Ticari elektrik hizmet sözleşmesinden doğan itirazın iptali davasında, davalının borcu ödemesiyle konusuz kalan uyuşmazlıkta yargılama ve arabuluculuk giderlerinin davalıya bırakılarak sulh sağlanması.
Özet: Başlangıçta ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş elektrik faturalarına ilişkin icra takibine itirazın iptali talebiyle açılan davada, davacı tarafın müvekkili şirkete davalı tarafından borcun ödenmesi üzerine, yargılama aşamasında davanın konusuz kaldığı beyan edilmiştir; taraflar karşılıklı olarak icra inkâr tazminatı, kötü niyet tazminatı ve vekalet ücreti taleplerinden feragat ederek, yargılama giderleri ile arabuluculuk ücretinin davalı tarafından karşılanması hususunda mutabık kalmışlardır.

T.C.
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşme gereğince davalının ... Sözleşme Hesap Numarası ile elektrik kullandığını, davalının 31.07.2025, 31.08.2025, 04.09.2025, 31.10.2025 ve 11.11.2025 tarihli olmak üzere 5 adet Elektrik Bedeli Dönem Faturası borçlarını ödememesi üzerine .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını, taleplerinin mahkemece kabulüne karar verildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, fatura düzenlenmesinin tek başına yeterli olamayacağını, sözleşmede bulunan imzanın kimin imzası olduğu, imzayı atan kişinin müvekkili şirketin yetkilisi olup olmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir sözleşmenin yapılmadığını, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin █████/2026 tarihli beyan dilekçesi ile dosya borcunun davalı tarafça müvekkili şirkete ödendiğini, davanın konusuz kaldığını, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine dair tarafların anlaştığını belirterek dosyada karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettikleri görüldü. Mahkememiz dosyasının █████/2026 tarihli celsesinde davacı vekilinin beyanında; "Sunduğumuz beyanlar doğrultusunda davanın konusuz kaldığı yönünde karar verilmesini talep ediyoruz. Karşı tarafça ödeme yapılmış olduğundan dava konusuz kalmıştır. Karşı taraftan vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı talebimiz yoktur ancak yargılama gideri ve arabuluculuk ücreti davalı taraf üzerinde bırakılsın dedi." dediği ve imzasının alındığı görüldü. Yine aynı tarihli celsede davalı vekilinin beyanında; "Dava konusuz kalmıştır. Bu nedenle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilsin. Bizim de karşı taraftan vekalet ücreti ve kötüniyet tazminatı talebimiz yoktur. Ayrıca yargılama gideri ve arabuluculuk ücreti bizim tarafımızdan karşılanacaktır." dediği ve imzasının alındığı görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflarca yargılama aşamasında dosyaya sunulan beyanlardan ve mahkememiz son celsesindeki beyanlarından , davanın konusuz kaldığının beyan edildiği , tarafların birbirinden icra inkar tazminatı, kötüniyet tazminatı ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı, dosya kapsamında yapılan yargılama gideri ve arabuluculuk ücretinin davalı tarafça karşılanacağı hususunda tarafların mutabık olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 313. Ve devamı maddelerinde Sulh düzenlenmiştir. Buna göre kanunun 313. Maddesinde "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.(3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir.(4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." şeklindeki düzenlemesi, 314. Maddesinin "(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.(2)Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir.(3)Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir." şeklindeki düzenlemesi ve 315. Maddesinin "(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir" şeklindeki düzenlemesi bir bütün olarak incelendiğinde işbu davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir dava olduğu, yargılama esnasında tarafların sulh olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı, tarafların birbirinden icra inkar ve kötüniyet tazminatı bulunmadığı bildirilmekle bu istemlerin koşulları oluşmadığından reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış olup, tarafların birbirinden vekalet ücreti taleplerinin olmadığı görülmekle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, yine taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları dikkate alınarak yargılama gideri ve arabuluculuk ücreti davalı taraf üzerinde bırakılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin alınan 4.978,09 TL harçtan mahsubu ile artan 4.246,09 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,5-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Tarafların birbirlerinden vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7-Davacı tarafça yapılan 75,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 9-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 6.000,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...(e-imzalıdır) Hakim ...(e-imzalıdır)