Sigorta şirketinin kasko tazminatı ödemesinin rücuen tahsili davasında, trafik kazasının davalı yol işletmesinin sorumluluk alanı dışında gerçekleşmesi nedeniyle husumet yokluğundan davanın reddi kararı.
Özet: Bir kasko sigorta şirketi, sigortalısının yol üzerindeki cisim nedeniyle yaşadığı trafik kazası sonucu ödediği hasar bedelini, kusurlu olduğunu iddia ettiği otoyol işleticisinden rücuen talep etmiş; davalı ise kazanın kendi sorumluluk sahası dışında meydana geldiğini belirterek husumet itirazında bulunmuş, yapılan yargılama sonucunda, kaza mahallinin davalının değil, dava dışı başka bir işletme şirketinin sorumluluğunda olduğunun tespiti üzerine, davalı hakkında pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

T.C.
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO :████████DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ:█████/2026KARAR TARİHİ:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Şirketi'ne ait ... plakalı aracın müvekkili tarafından kasko poliçesi ile teminat altına alındığını, 26.07.2023 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile yol üzerinde bulunan cismin aracın sol ön lastik kısmıyla çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ... İşletici Firmasının asli ve tam kusurlu olduğunu, trafik kazası sonrasında dava dışı sigortalının müvekkili şirkete başvurduğunu, yaptırılan ekspertiz incelemeleri sonucunda araçta hasarın 7.020,00 TL olduğunun tespit edildiğini, bu bedelin dava dışı sigortalıya ödendiğini, bu bedelin davalıdan rücusunun gerektiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, müvekkili tarafından ödenen 7.020,00 TL'nin 15.02.2024 ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan rücusunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ilgili kazanın müvekkilinin sorumluluk sahası dışında gerçekleştiğini, bu yüzden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, kaza yerinin ... sahasında kaldığını, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin üzerine düşün tüm yükümlülükleri özenle yerine getirdiğini, davacı tarafın ispatla yükümlü olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı tarafından dava dışı sigortalısına ödenen bedelin halefiyet ilkesi gereği zarara sebebiyet verdiği iddia edilen ücretli otoyol işletmesinden rücuen tahsili istemine ilişkindir.Davalı davaya cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın davalının sorumluluk sahası dışında meydana geldiğini beyan etmiş ve husumet itirazında bulunmuştur. Mahkememizce dava dışı ... ... Bakım Ve İşletme Başmühendisliğine müzekkere yazılarak ve müzekkeremize kaza tespit tutanağı da ek yapılarak, yazımız ekinde gönderilen kaza tespit tutanağında yazılı kazanın meydana geldiği yerin/adresin kimin sorumluluğunda olduğu hususu sorulmuş, ilgili müzekkeremize verilen █████/2026 tarihli yazı cevabı ile ".. ilgi yazıda İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas sayılı dava dosyasında bahsi geçen kazanın meydana geldiği kesimin bakım ve işletme sorumluluğu yukarıda bahsi geçen iş kapsamında Görevli Şirket sıfatıyla ... İşletme A.Ş.’ ye aittir. " şeklinde cevap verildiği görülmüştür. Sıfat, dava konusu kılınan sübjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade eder ve dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavramdır (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukuku, C. I, Ankara 2016, s. 512). Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat, dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re’sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (Kuru, Baki: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C. I, Ankara 2020, s. 331 vd.; Yargıtay HGK, █████/2021, E. 2017/1-1270, K. ████████ , §§16-17)Yargılama esnasında tarafların dava ve cevap dilekçesi ekinde ibraz etmiş olduğu deliler ile müzekkere cevapları celp edilip incelendiğinde; davanını huzurdaki davaya konu ettiği kazanını davalı sorumluluk alanıda meydana gelmediği, kazanın meydana geldiği yerin dava dışı ... İşletme A.Ş. Sorumluluğunda olduğunun bildirildiği bu durumda davalının huzurdaki davada pasif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harç dava açılırken peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 7.020,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine, 6-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...(e-imzalıdır) Hakim .. (e-imzalıdır)