İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari satımdan kaynaklanan kurşun geçirmez kapı faturasına süresinde itiraz edilmediği gerekçesiyle açılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacının, davalıya sattığı iki adet kurşun geçirmez kapıya ait 2.970 Euro bedelli faturanın ödenmemesi üzerine başlattığı ilamsız icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali talebiyle açılan bu davada, zorunlu arabuluculuktan sonuç alınamamış, davacı ayrıca kötü niyet tazminatı istemiş, davalı ise savunma sunmamıştır; bilirkişi raporunda, davalıya tebliğ edilen faturaya Türk Ticaret Kanununun 21/2 maddesi gereğince sekiz gün içinde yazılı itiraz edilmediği, bu durumun fatura içeriğinin davalı tarafından zımnen kabul edildiği anlamına geldiği ve alacağın mevcudiyetinin sabit olduğu tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO ████████DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:█████/2025KARAR TARİHİ:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıdan doğmuş ve muaccel hale gelmiş alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, takibin dayanağının █████/2024 tarihli ve ... numaralı, 2.970 Euro bedelli fatura olduğunu, takip tarihi itibarıyla █████/2025 tarihinde geçerli olan 1 Euro = 41,81 TL kuru esas alınarak alacağın 124.175,70 TL olarak hesaplandığını, davalının ödeme emrinin tebliği üzerine borca, faize ve fer’ilerine itiraz ettiğini, ancak davalının davacıdan 1 adet 2197x1990 ölçülerinde ve 1 adet 1387x2197 ölçülerinde olmak üzere ... standartlarında kurşun geçirmez kapı satın aldığını ve buna rağmen bedelini ödemediğini, yapılan itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, itirazın iptali davası açılmadan önce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacağın ███████ itibarıyla muaccel olmasına rağmen keyfi şekilde ödenmediğini, bu nedenle kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, tazminat oranı belirlenirken yüksek enflasyon koşullarının dikkate alınarak asgari %20 oranının üzerinde bir tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin Mahkememiz dosyasına cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLER : .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyası,, bilirkişi kök raporu, talimat bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında █████/2025 tarihinde 124.175,70-TL asıl alacak ve 28.059,46-TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce atanan SMM bilirkişisi ...'ın hazırlamış olduğu █████/2026 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; dava konusu; taraflar arasında kurulan ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 31.10.2024 tarihli, ... numaralı, “Kurşun Geçirmez Kapı Camsız” açıklamalı, 2.970,00 Euro (110.256,80 TL) tutarlı fatura ile 1 adet 2197x1990 ölçülerinde ve 1 adet 1387x2197 ölçülerinde ... standartlarında kurşun geçirmez kapının davalıya teslim edilmesine rağmen bedelin ödenmemesi nedeniyle, söz konusu faturadan kaynaklanan 124.175,70 TL asıl ve 28.059,46 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 152.235,16 TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacı █████/2025 günü saat 14:00'te Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, Takdir Sayın Mahkemenize ait olduğu, davalı █████/2025 günü saat 14:00'te Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen faturanın içeriği incelendiğinde, "Kurşun Geçirmez Kapı Camsız” a ilişkin olduğu, görüldüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. Maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaya, TTK m.21/2’de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı anlaşıldığı, bu durum, faturanın içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarak kabul edildiği şeklinde yorumlandığı, ayrıca, fatura içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı, sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen faturanın davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriğinin davalının bilgisi dahilinde olduğu, 25 Ocak 2021 tarihinde yayınlanan 523 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğindeki değişiklikle 01.07.2021 tarihinden itibaren e-fatura ve e-arşiv fatura olarak düzenlenen belgelerin BA-BS formlarındaki bildirim zorunlulukları kaldırıldığı bu sebeple BA-BS formlarında dava konusu faturaların yer almadığı, davacı, takip tarihi itibarıyla TTK m.1530 hükümleri uyarınca yapılan temerrüt faizi hesaplaması sonucunda, talep edilebilecek işlemiş faiz tutarının 19.736,72 TL olduğu, neticeten; rapor kapsamında yapılan incelemeler doğrultusunda, davacı ve davalı tarafların ticari defter ve muhasebe kayıtlarını inceleme günü tarafıma sunmamaları nedeniyle, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 31.10.2024 tarihli, ... numaralı, “Kurşun Geçirmez Kapı Camsız” açıklamalı, 2.970,00 Euro (110.256,80 TL) bedelli faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ile fatura bedelinin ödenip ödenmediği hususlarında defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılması mümkün olmadığınıy, bu itibarla, söz konusu faturaya dayalı olarak davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı yönünde rapor kapsamında kesin, açık ve denetlenebilir bir tespit yapılamadığı, sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/... Talimat sayılı dosyasından alınan █████/2026 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; dosya kapsamındaki bilgi ,belgeler ile davacı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; davacının takip /dava konusu yaptığı 31.10.2024 tarihli 110.256,80.TL bedelli fatura (2.970.EURO) davacı ticari defterlerinde davalı/borçluyu borçlandırarak kayıt altına aldığı, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davalının temerrüte düşürülmediği açıklanan nedenle davacı takip tarihine kadar faiz talep edemeyeceğini, mahkememiz aksi kanaatte ise 24.852,00-TL ticari temerrüt faizi talep edebileceği sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇEDava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.Uyuşmazlık, taraflar arasında taraflar arasındaki ticari ilişki ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraflar arasındaki sözleşme kapsamında temin ettiği hizmetlerden toplam 124.175,70 TL tutarlı faturalardan kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; davacının incelenen defter ve kayıtlarına göre (davacı tarafın yerinde inceleme talebi sunması sebebi ile talimat yazılmış ) ticari ilişkilerinin bulunduğu, davalının verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davacı şirket tarafından davalı şirkete takibe konu e-faturaları düzenlediği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın alacak talebine konu faturayı davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, faturalara itiraz edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, dava konusu faturaların davalı tarafa teslim edildiği ve davalının 8 gün içerisinde itiraz etmediğinin tespiti edildiği faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği ancak bu yönde ispata yarar bir delil sunulmadığı, davalı şirket verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edilebileceğinden mahkememizce verilen kesin süreye rağmen kayıtlar sunulmadığından davacı kayıtları davalı kayıtları ile uyumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve davalının, davacıya toplamda 124.175,70TL tutarında asıl alacak yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davanın Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN Kısmen İPTALİNE, takibin 124.175,70TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,2- Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 24.835,14TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 8.482,44-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 1.359,44TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 7.123,00-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan toplam 21.392,34-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ...e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır