İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin dış cephe kaplama sözleşmesinden doğan eksik/ayıplı iş, gecikme cezası, ödenmeyen iş bedeli ve teminat çeki ile sözleşme dışı iş alacaklarına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Adi ortaklık ile yüklenici arasında dış cephe kaplama taahhüt sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta, işveren, yüklenicinin işi eksik, ayıplı ve gecikmeli teslim etmesi nedeniyle eksik ve ayıplı iş bedeli ile gecikme cezası talep ederken; yüklenici ise işin büyük kısmını tamamladığını, kalan kısmın işverenin engellemeleri nedeniyle yapılamadığını savunarak, ödenmeyen iş bedeli, sözleşme dışı ek işler bedeli ve verdiği teminat çekinin iadesi ile borçlu olmadığının tespiti istemiyle karşılıklı alacak davaları açmış, taraflar birbirlerinin taleplerine itiraz etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2024
NUMARASI: ████████ Esas, ████████ Karar
BİRLEŞEN ANADOLU 5. ATM'NİN ████████ ESAS SAYILI DOSYASI
BİRLEŞEN İST. AND. 11. ATM'NİN ████████ ESAS SAYILI DOSYASI
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ : █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili, davacıların oluşturduğu adi ortaklık ile davalı yüklenici arasında █████/2014 tarihli "... projesi dış cephe kaplama taahhüt sözleşmesi" imzaladıklarını, sözleşme ekinde yapılacak iş, işin nasıl yapılacağı, hangi malzemelerinin kullanılacağı ve işin tesliminin nasıl yapılacağının kararlaştırıldığını, sözleşmeyle bina dış cephesinin alüminyum cam, alüminyum kompozit levha kaplaması ve alüminyum doğrama işlerini davalı tarafından yüklenildiğini, yapılacak işinde 150 günde tamamlanmasının kararlaştırıldığını, davalı yüklenicinin işi süresinde bitiremediğini, bunun üzerine davalıya █████/2015 tarihli ihtar gönderilerek 10 günlük bir süre tanındığını, bu süre içinde bitiremezse işin üçüncü şahıslara yaptırılıp masrafının talep edileceğinin ihtar edildiğini, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ Değişik iş dosyasıyla teslimden itibaren 180 gün gecikilmesine rağmen eksikliğin giderilmediği ve ayrıca ayıplı işlerin bulunduğununda belirlendiğini, iş bedelini ödediklerini ileri sürerek eksik ve ayıplı işler bedeliyle işin geç teslimi nedeniyle sözleşmenin 7. Maddesi gereğince gecikme cezası istediklerini beyan ederek fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik 20.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında davacı vekili, yüklenici olarak edimlerini büyük oranda yerine getirdiklerini, yaklaşık %1'lik kısım hariç iş teslimini gerçekleştirdiklerini, yapılan delil tespiti dosyasından sonra da eksikliklerin giderildiğini, tamamlanmayan %1'lik kısmın ise müvekkiline yapacağı işin yer teslimi yapılmaması nedeniyle ve davalının sürekli engeller çıkarması nedeniyle gerçekleştiremediğini, karşı taraf ile birim fiyat üzerinden anlaştıklarını, işin sonunda metraj ölçülüp fatura kesilecek iken davalıların engellemeleri nedeniyle işin miktarınında müvekkili tarafından ölçümlenemediğini, sözleşmenin ödemeyle ilgili 10. Maddesinde belirtilen çeklerin müvekkiline verileceği ifade edilirken yüklenicinin işe başlamadan önce aldığı bu çeklere karşılık çek bedellerinin toplamı olan 335.000,00 USD karşılığı 745.000,00 TL tutarında banka çekinin iş verene teminat çeki olarak verileceğini, müvekkili tarafından teminat çekine konu 335.000 USD'lik işin yapıldığını, davalının teminat çekini iade etmemesi üzerine kendisine noter ihtarı gönderildiğini ileri sürerek ödenmeyen iş bedeline karşılık fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik 100.000,00 TL'nin adi ortaklığı oluşturan iş verenlerden müteselsilen tahsiline, 745.000,00 TL bedelli teminat çekinin iptali ile müvekkiline iadesine, bu çekten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında davacı vekili, aynı akdi ilişki çerçevesinde gerçekleştirilen inşaat esnasında iş verenin talebi ile sözleşme dışı işler yapıldığını ileri sürerek sözleşme dışı yapılan işlerle ilgili fazlaya dair haklarını saklı tutarak 95.463,87 TL'nin davalılardan ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı vekili, yüklenici olarak edimlerini büyük ölçüde tamamladıklarını, %1'lik bir kısmın eksik olabileceğini onunda karşı tarafın engellemeleri ve yapacakları işle ilgili yerin kendilerine teslim edilmemesi sebebiyle tamamlayamadıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyanın davalıları olan Danış Makine İnşaat Limited Şirketi ve ... adi ortaklarının vekili, birleşen dosyalarda talep edilen iş bedeli ve sözleşme dışı yapılan iş bedellerine dair talepleri kabul etmediklerini, yükleniciye yapılan ödemelerin onun yaptığı işleri fazlasıyla karşıladığını, kendilerinin büyük kısımda işi üçüncü şahıslara yaptırmak zorunda kaldıklarını, bundan dolayı zarar gördüklerini, bu nedenle teminat çekininde iade şartlarının doğmadığını savunarak birleşen dosyaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki 10.11.2014 tarihli götürü bedelli eser sözleşmesi kapsamında yüklenicinin işi %97,7837 oranında tamamladığı, eksik kalan işlerin üçüncü kişilere daha yüksek bedelle yaptırılması nedeniyle iş sahibinin yalnızca 13.789,36 TL zararının bulunduğu, 19.05.2015 tarihli zeyilname ile günlük 500 USD tutarındaki gecikme cezasına ilişkin hükmün geçmişe etkili olarak hükümsüz bırakılması nedeniyle cezai şart talebinin reddedildiği, birleşen davada ise yüklenicinin KDV dâhil iş bedeli ve ispatlanan ödemeler dikkate alındığında 580.934,20 TL bakiye iş bedeli alacağı bulunduğu, ayrıca teminat çekinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve çekin davalıların elinde bulunması hâlinde iadesine, sözleşme dışı imalatlar yönünden de vekâletsiz iş görme hükümlerine göre hesaplanan 135.409,75 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuş, Dairemizce , götürü bedelli sözleşmelerde eksik işler bedeli ile bakiye iş bedelinin fesih tarihindeki fiziki gerçekleşme oranı esas alınarak ve her dava bakımından mahsuplaşma yapılmaksızın ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle kaldırılmış; kaldırma kararı doğrultusunda alınan ek bilirkişi raporunda yüklenicinin bakiye iş bedeli alacağının 580.934,26 TL, iş sahibinin eksik işler nedeniyle talep edebileceği fark zararının 13.788,48 TL, sözleşme dışı işler bedelinin ise 135.409,75 TL olduğu tespit edilerek hüküm kurulmuştur.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı/birleşen davada davalılar vekili istinafında, istinaf kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verildiğini, önceki raporu düzenleyen mimar bilirkişinin vefat etmesi üzerine yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulması yönündeki taleplerinin “bilirkişi heyeti ile keşif yapıldığı” gerekçesiyle reddedildiğini, oysa kaldırma kararındaki eksikliklerin giderilmesi bakımından mimar bilirkişinin belirleyici olduğunu, değiştirilen bilirkişinin ise ek rapora herhangi bir katkı sunmadığını ve önceki raporun tekrarından ibaret bir değerlendirme yapıldığını ileri sürmüştür. İstinaf ilamında özellikle fesih tarihi itibarıyla işin fiziki gerçekleşme oranının belirlenmesinin istendiğini, ancak bilirkişilerin keşif tarihi itibarıyla mevcut durum üzerinden değerlendirme yaptığını, bu nedenle raporun istinaf ilamına uygun olmadığını, mahkemenin kaldırılan önceki kararını aynen tekrar ederek fiilen direnme kararı verdiğini, önceki kararda yer alan maddi hataların dahi düzeltilmediğini, ayrıca dosyada bulunan raporlar arasında ciddi çelişkiler bulunduğunu, HMK 293 kapsamında alınan 27.10.2020 tarihli uzman görüşü raporunda da bu çelişkilerin ortaya konulduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre çelişkilerin giderilmesi amacıyla yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınması gerekirken mahkemenin bu yönde inceleme yapmadığını, taraflar arasındaki 10.11.2014 tarihli “... Projesi Dış Cephe Kaplama Taahhüt Sözleşmesi”nin 7. maddesinde günlük 500 USD cezai şart düzenlendiğini, sonradan imzalanan 19.05.2015 tarihli zeyilname ile yalnızca ileriye dönük olarak cezai şart hükmünün kaldırıldığını, zeyilname tarihine kadar işlemiş bulunan toplam 18.500 USD cezai şart alacağından feragat edildiğine dair herhangi bir ibra veya feragat beyanı bulunmadığını, buna rağmen mahkemece cezai şart talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, teknik şartnamenin düzenleyicisi ve denetleyicisi olan AXIS Facade Danışmanlık firmasının 07.11.2016 tarihli raporunda eksik ve ayıplı işlerin ayrıntılı biçimde ortaya konulduğunu, ancak bilirkişi raporlarında bu raporlara itibar edilmediğini, yüklenicinin teknik şartnamede öngörülen “Kaset-Fitil Sistemi” yerine maliyeti daha düşük “Silikon Sıkma Sistemi” uyguladığını ve maliyet farkının hesaplanmadığını ileri sürmüştür. Bunun yanında birleşen İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ Esas sayılı dosyasında yüklenicinin sözleşme dışı iş iddialarının, yüklenicinin tek taraflı hazırladığı ve iş sahiplerinin imzasını taşımayan tablolara dayandırıldığını, buna rağmen bu belgelerin hükme esas alındığını, vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanabilmesi için iş sahibi yararına iş yapıldığının geçerli delillerle ispatlanması gerektiğini, yüklenici tarafından geç kesilen faturaya rağmen KDV alacağına 19.12.2016 tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin hukuka aykırı olduğunu, KDV’nin ancak faturanın düzenlenmesi ile doğacağını, bu konuda alınan uzman görüşü raporunda da mahkeme kararının usul ve yasaya aykırılığının açıklandığını, eksik ve ayıplı işlerin üçüncü kişiye yaptırılması sonucu OZC Yapı ve Alüminyum San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 07.06.2017 tarihli 210.000 TL bedelli faturanın dikkate alınmadığını, mahkeme kararında buna ilişkin gerekçe de gösterilmediğini belirterek, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl davada davacılar iş sahibi, davalı yüklenicidir.
Asıl davada iş sahipleri, taraflar arasındaki dış cephe kaplama sözleşmesi kapsamında işin eksik, ayıplı ve geç teslim edildiğini ileri sürerek eksik ve ayıplı işler bedeli ile gecikme cezasının tahsilini talep etmiş; birleşen davalarda ise yüklenici bakiye iş bedeli, teminat çekinin iadesi ve sözleşme dışı imalat bedelinin tahsilini istemiştir. Mahkemece, yüklenicinin işi %97,7837 oranında tamamladığı, eksik işler nedeniyle iş sahibinin yalnızca 13.788,48 TL fark zararının bulunduğu, gecikme cezasına ilişkin hükmün zeyilname ile kaldırıldığı, yüklenicinin 580.934,26 TL bakiye iş bedeli ile 135.409,75 TL sözleşme dışı iş bedeli alacaklı olduğu ve teminat çekinden dolayı borçlu bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen, birleşen davaların ise kabulüne karar vermiş; kaldırma kararı sonrasında alınan ek bilirkişi raporu doğrultusunda aynı esaslar gözetilerek hüküm kurulmuştur.
Asıl ve birleşen Anadolu 5. Atm'nin ████████ Esas Sayılı Dosyaları yönünden;
Götürü bedel eser sözleşmelerinde iş sahibinin fazla ödeme yapıp yapmadığı veya yüklenicinin talep edebileceği iş bedelinin belirlenmesinde öncelikle işin fiziki tamamlanma oranının belirlenmesi gerekir.
Fiziki tamamlanma oranı, bir inşaat projesinde yer alan tüm imalat kalemlerinin (kazı, temel, betonarme karkas, duvar, sıva, mekanik, elektrik, çatı, dış cephe, ince işler vb.) her birinin proje kapsamındaki toplam iş miktarına oranla ne kadarının yerinde fiilen tamamlandığını gösteren ve genellikle yüzde (%) cinsinden ifade edilen bir ilerleme göstergesidir. Bu oran; projenin ilerleme seviyesini teknik olarak ortaya koymak, hakedişlerin düzenlenmesi ve ödemelerin yapılmasını sağlamak, eksik işler ile sözleşmenin feshi hâlinde yükleniciye ödenecek bedeli hesaplamak, inşaatın kabaca veya tamamen tamamlanıp tamamlanmadığını belirlemek gibi amaçlarla kullanılır.
Bu tanımlama sonrasında, bu türden sözleşmelerde, yüklenicinin sözleşme kapsamında yaptığı işin bedelinin hesaplanmasında "Fiziki Oran Yöntemi" uygulanır. Götürü bedelli eser sözleşmelerinde fiziki oran yöntemi gereğince, konunun uzman bilirkişi ile mahallinde inceleme yapılarak, tespitteki bulgular ve teknik değerlendirmeler de irdelenerek gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hakedilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerekmektedir. (Yargıtay 15. H.D. █████████ E - █████████ K)
Bu durumu somutlaştırmak gerekirse; örneğin on katlı bir bina yapılması öngörülmüşken fiilen dokuz katının inşa edildiği ve kaba inşaat düzeyinde işin yaklaşık olarak %90 oranında tamamlandığı kabul edildiğinde, ayrıca bu dokuz kat içinde de bazı kısımlarda eksikliklerin veya nefaset indirimi gerektiren hususların bulunduğu varsayımında, teknik olarak yapılması gereken; söz konusu eksikliklerin veya kusurların, tamamlanmış kabul edilen %100’lük kısmın içinde oransal olarak değerlendirilmesidir. Örneğin, bazı dairelerde tespit edilen nefaset unsurlarının toplamda %3’lük bir eksikliğe karşılık geldiği belirlenirse, fiziki gerçekleşme oranı %90'dan %3 düşülerek %87 olarak kabul edilmelidir. Sonuç olarak, bu şekilde belirlenen fiziki gerçekleşme oranı (örneğin %87), sözleşmedeki götürü bedel üzerinden uygulanmalı, bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek alacak hesabı buna göre yapılmalıdır.
Somut olayda ise hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yöntemin uygulanmadığı anlaşılmaktadır. Bilirkişilerce eksik işler için belirlenen bedelin doğrudan sözleşme bedeline oranlanması suretiyle fiziki gerçekleşme oranı hesaplanmış ise de, bu yöntem yukarıda açıklanan ilkelere uygun değildir. Öncelikle sözleşme kapsamındaki tüm imalatların teknik olarak gerçekleşme seviyesi tespit edilmeli, daha sonra eksik ve ayıplı imalatların bu oran üzerindeki etkisi taraflarının alınan ek rapora itirazları da karşılanmak suretiyle değerlendirilmelidir.
Bunun yanında, asıl dava ile birleşen davaların usulen birbirinden bağımsız dava niteliğinde bulunduğu gözetilerek, her bir dava bakımından taleplerin ayrı ayrı değerlendirilmesi, alacak ve mahsup hesaplarının da her dava yönünden bağımsız şekilde yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Bu açıklanan nedenlerle mahkemece, bilirkişi heyetinden, Dairemizin önceki kaldırma ilamında açıklanan esaslara uygun fiziki gerçekleşme oranını belirleyen, tarafların tüm teknik itirazlarını karşılayan, denetime ve hüküm kurmaya elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre yeniden karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, asıl ve birleşen Anadolu 5. Atm'nin ████████ Esas sayılı dosyası yönünden verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.
Birleşen Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası yönünden;
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, taraf beyanları, bilirkişi raporları ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sözleşme dışı imalatlara ilişkin talep yönünden usul ve yasaya uygun şekilde inceleme yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve ulaşılan sonucun dosya kapsamıyla uyumlu bulunduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa tespiti ile hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından, birleşen Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı-birleşen davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı-birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İSTANBUL ANADOLU ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../███████ tarih, 2024/.... Esas, 2024/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı-birleşen davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davacı-birleşen davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!