Bir geminin karaya oturması sonucu oluşan yük hasarını ödeyen sigorta şirketinin, halefiyet hakkıyla taşıyan ve donatana açtığı itirazın iptali davasında deniz ticareti hukuku ve sorumluluk tartışmaları.
Özet: Bir sigorta şirketi, İstanbuldan Sfaxa deniz yoluyla taşınan sigortalı yükün, taşıyıcıya ait geminin karaya oturması sonucu kurtarılamaması üzerine sigortalısına ödediği 150.395,15 Euro tutarındaki zararı Türk Ticaret Kanununun halefiyet hükümleri uyarınca taşıyıcı ve acentesinden talep etmiş; davalı donatan ise mahkemenin görevsizliğini, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını ve gemi adamının sevk kusuru nedeniyle kendi sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddini ve kabul edilirse sorumluluğun sınırlanmasını talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
(... İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
DAVA:İtirazın İptali (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2015
KARAR TARİHİ:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ... nolu nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi ile sigortalanan ... ... San ve Tic AŞ 'ye ait ... profil ve aksesuarlarının İstanbul'dan ... / ...'e nakliyesinin taşıyan sıfatıyla davalı ... ... tarafından ... Denizciliğin donatanı olduğu M/V ... gemisi ile gerçekleştirildiğini, diğer davalı ... Denizciliğin ise konişmentoyu düzenleyen gemi acentesi olduğunu, ... Denizciliğin navlun faturaları tanzim ettiği, bu nedenle taşımayı fiilen gerçekleştiren tüzel kişilik olarak taşımadan kaynaklanan hasardan dolayı sorumlu olduğunu, emtiaların konteyner içerisinde istiflenerek █████/2014 tarihinde İstanbul'da ... gemisine yüklendiğini, varış limanı olan ... Limanına taşınması sırasında geminin ... Adası mevkiinde karaya oturması sonucu gemide ve konteynerlerde ciddi hasar meydana geldiğini, bir kısım konteynerlerin kurtarıldığını, ancak müvekkili sigorta şirketinin sigortalamış olduğu konteynerlerin kurtarılamadığını, bu nedenle ortaya çıkan 150.395,15 Euro sigortalı zararının müvekkili tarafından tazmin edildiğini, böylelikle müvekkilinin göre ödediği zarar miktarını TTK'nun 1472.maddesindeki halefiyet hükümlerine göre davalılara rücu etme hakkını kazandığını, bu kapsamda ... İcra Müdürlüğünün 2014/... esas sayılı icra dosyası üzerinden davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların borca itiraz etmeleri nedeniyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek icra takibine itirazın iptali ile % 20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı M/V ... Gemisi Donatanı ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusunun TTK'nun 5.kitabında düzenlenen deniz ticaretine ilişkin olması nedeniyle mahkemenin görevsiz olduğunu, davacı davasını kanuni halefiyet ve alacağın temliki hükümlerine dayandırdığından sigortalının davaya konu eşyanın teslimi konusunda hak sahibi olması gerektiğini, ancak sigortalı ... ... şirketinin konişmentoya göre yükleyici olduğunu, konişmentonun yetkili hamili gözüken ... ... şirketinden ... Alimünyuma ciro edildiğinin ispatlanması gerektiğini, konişmentoda ciro bulunmadığından davacının aktif husumet ehliyetine haiz olmadığını, diğer yandan dava konusu emtiaya ilişkin faturada eşyanın teslim şeklinin CFR olarak gösterildiğini, bu teslim şekline göre alıcının eşyanın nakliyesi sırasında ortaya çıkacak rizikolara katlanmak zorunda olduğunu, sigorta ettiren ve sigortalının da alıcı şirket olan ... ... şirketi olduğunu, dolayısıyla alıcının mal bedelini satıcıya ödeyip ödemediği, sigorta poliçesinde sigortalı olarak gösterilip gösterilmediği ve sigortacıdan tazminat alıp almadığı hususlarının aydınlığa kavuşturulması gerektiğini, geminin gemi adamlarının sevk ve teknik yönetime ilişkin hareketlerinin sonucunda karaya oturduğunu, geminin karaya oturmasında müvekkili donatanın kusurunun bulunmadığını, bu nedenle TTK'nun 1180.maddesine göre geminin karaya oturması sonucu ortaya çıkan zararlardan dolayı müvekkilinin sorumsuz olduğunu, konişmentoda taşıyanın sorumluluğunun 1924 Lahey Kurallarına tabi olduğunun yazıldığını, Lahey Kuralları m.IV[2(a)] hükmünde ve TTK'nun 1180.maddesinde taşıyanın kendi kusuru yoksa geminin sevk ve teknik idaresine ilişkin bir hareketin sonucu ortaya çıkan zararlardan sorumlu olmayacağının düzenlendiğini, olay öncesi vardiyadaki ikinci kaptanın uyuyakalması ve rota değişikliği yapması gereken yer ve zamanda rota değişikliğini yapmamış olması geminin sevkine ve teknik yönetimine ilişkin bir hareket olduğunu, bu nedenle donatanın yasa gereğince sorumsuz olduğunu, TTK'nun 1062.maddesinde donatanın yükle ilgili kişilere karşı taşıyanın gemi adamlarının kusurundan doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere göre sorumlu olduğunun düzenlendiğini, müvekkili gemi donatanının gemiyi denize, yola ve yüke elverişli halde bulundurma yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bu kapsamda denize elverişlilik belgesi, liman çıkış belgesi, ikinci kaptanının yeterlilik belgesi, yük gemisi inşa emniyet belgesi, teçhizat emniyet belgesi, klas sertifikası, emniyetli yönetim sertifikası ve ilaç ve tıbbi donanım sertifikalarının bulunduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle müvekkilinin ortaya çıkan yük zararından dolayı sorumluluğu bulunmamakla birlikte aksinin kabulü halinde TTK'nun 1186.maddesinde düzenlenen sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ... Nak. Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ... ... ile imzaladığı █████/2013 tarihli zaman çarteri sözleşmesi uyarınca ... isimli geminin ticari yönetimini elde ettiğini, ancak geminin teknik yönetiminin ... Denizcilikte kaldığını, mürettebatın da gemi donatanı ... Denizciliğin gemi adamları olduğunu, geminin Yunanistan'ın ... Adası açıklarında █████/2014 tarihinde karaya oturduğunu, büyük bir kısmının sular altında kaldığını, kurtarma çalışmalarından sonra gövdesinde çatlaklar meydana geldiğinden tamir kabul etmez gemi haline dönüştüğünü, gemide bulunan konteynerlerin bir kısmının kısmen hasarlı olarak kurtarıldığı halde büyük bir kısmının kurtarılamayarak zayi olduğunu, davacının dava konusu malların satıcısı ve ... nolu konişmentoya göre taşıtan olan davadışı ... Alimunyum şirketinin sigortacısı olduğundan öncelikle aktif husumet ehliyetine haiz olduğunun ispatlanması gerektiğini, bu kapsamda mallara ilişkin konişmento asıllarının dosyaya ibraz edilmesini istediklerini, malın teslim şekli CFR olduğundan yükteki ziya ve hasarla ilgili tüm dava ve talep haklarının davadışı alıcı ... ... şirketinde olduğunu, davacının ise sigorta tazminatını satıcı şirkete ödediğini, oysa ki emtia gemiye yüklendikten sonra yarar ve hasar alıcıya geçtiğinden davacının ödediği tazminatın sigorta poliçesi dışında yapılan lütuf ödemesi olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle de davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, öte yandan davacı tarafın hertürlü tazminatı geminin zorunlu mali mesuliyet sigortacasından da isteyebileceğini, TTK'nun 1180.maddesi ve 1924 tarihli Brüksel Konvansiyonu hükümlerine göre taşıyanın yük zararından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, yükün ziyaının geminin karaya oturmasından kaynaklandığını, geminin tüm teknik idaresinin davalı gemi donatanı ... Denizcilikte olduğundan karaya oturma hadisesinde müvekkili taşıyanın herhangi bir şahsi kusurunun bulunmadığını, aksinin kabulü halinde tazminat tutarının TTK'nun 1186.maddesindeki sınırlı sorumluluk hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, sonuç olarak ... gemisinde bulunan birçok yükün zayi olmasına neden olan karaya oturma hadisesinin geminin sevk ve teknik yönetimine ilişkin bir kusur neticesi meydana geldiğini, teknik yönetiminin ise davalı ... Denizcilikte olduğunu, bu nedenle müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğinden müvekkilinin dava konusu yük zararından dolayı sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ... Taş. Tan. Org. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yüke ilişkin teslim şekli CFR olduğundan emtiadaki hasar ve kayıplardan dolayı dava açma hakkının alıcı firmaya ait olduğunu, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili şirketin dava konusu emtiaları tam, eksiksiz ve sağlam bir şekilde diğer davalıların tasarrufunda bulunan gemiye teslim ettiğini, bu hususun taşıma evrakları ile sabit olduğunu, hasarın ve ziyanın ise geminin diğer davalıların sorumluluğu altında bulunduğu zamanda meydana geldiğini, müvekkilinin olayda herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, taşıma evraklarından malın vesaik mukabili taşındığı anlaşıldığından davacının sigortalısının mal bedelini alıcıdan tahsil edip etmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafça istenilen icra inkar tazminatının yerinde olmadığını savunarak davanın reddi ile davacı yanın % 20 'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Dava; davacı sigorta şirketi nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan emtianın ... isimli gemi ile taşınması sırasında geminin karaya oturması sonucu zayi olması nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin TTK'nun 1472. maddesindeki halefiyet hükümlerine göre davalılara rücu edilmesi için ... İcra Müdürlüğünün 2014/... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılın icra takibine itirazın iptali davasıdır.
... İcra Müdürlüğünün 2014/... esas sayılı dosyasında; davacı ... Sigorta tarafından 144.068,00 Euro asıl alacak, 6.327,15 Euro işlemiş faizden oluşan 150.395,15 Euro'nun, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 7 oranında faiz uygulanmak suretiyle tahsili için █████/2014 tarihinde davalılar aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların borca ve faize itirazı nedeniyle icra takibinin durdurulmuş olup takibin itiraz ile davanın İİK'nun 67.maddesine göre süresinde olduğu görülmüştür.
Mahkememiz tarafından verilen 20.03.2019 tarihli kararı ile; "Davacının sigortacısı olduğu iki adet konteyner yükünün ... gemisine yüklendiği, geminin ... Liman Başkanlığının düzenlediği liman çıkış belgesi ile seferine başladıktan sonra █████/2014 tarihinde Yunanistan'ın ... Adası yakınlarında karaya oturduğu, bu nedenle geminin ve gemi içerisinde bulunan konteynerlerin zarar gördüğü, bir kısım konteynerlerin kurtarıldığı ancak dava konusu konteynerlerin batmak suretiyle zayi olduğu, ... cihazının gemide bulunduğuna ilişkin taraflararasında bir ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın ... cihazının olay anında arızalı olmasından dolayı mı yoksa kapalı olmasından dolayı mı çalışmadığı, buna göre geminin denize elverişli olup olmadığının saptanması gerektiği, ... cihazına ilişkin belgelerden cihazın sefer başlangıcında çalışır vaziyette olduğu, bunun aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı, donatanın cihazı gemiye çalışır vaziyette yerleştirme yükümlülüğünü yerine getirdiği, cihazın kontrolünün tamamen kaptanda olduğu, diğer seyir cihazları gibi yolculuğun başlangıcında yada seyir sırasında açılmamış olmasının teknik bir kusur oluşturduğu, dosya kapsamına göre kaptanın sefer başlangıcında ... cihazını açmadığı sonucuna varıldığı, buna göre kazanın ve sigortalı yükün zayi olmasının gemi adamlarının teknik kusurundan kaynaklandığı, 6102 sayılı Kanun'nun 1180 inci maddesine göre "zarar, geminin sevkine veya başkaca teknik denetimine ilişkin bir hareketin veya yangının sonucu olduğu takdirde, taşıyan yalnız kendi kusurundan sorumlu olduğundan" gemi adamlarının teknik kusurundan kaynaklanan zararlardan dolayı taşıyanın sorumluluğuna gidilemeyeceği, davalı donatan ve taşıyanların sigortalı malın zayi olmasından dolayı sorumlu tutulamayacakları" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulduktan sonra, istinaf talebinin incelendiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile istinaf talebinin Esastan Reddine karar verilmiştir. İş bu karar davacı vekilinin temyiz talebi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı İlamı ile hüküm bozulmuştur.
21.03.2023 tarihli Bozma İlamında özetle; "Gemide bulunan ... cihazının alarm vermemesi ve ikinci kaptanın seyir vardiyası sırasında uyuması nedeniyle yapılması gereken manevrayı yapamaması sonucunda geminin tam yol süratle karaya oturduğu sabittir. ... cihazı köprü üstünde bulunan vardiya zabitinin uyuması, bayılması, kalp krizi geçirmesi ya da başka bir nedene bağlı olarak ölmesi gibi olağanüstü ve acil durumlarda köprü üstünün kontrolsüz kalma riskini önlemek amacıyla IMO tarafından geliştirilerek ... bölüm V'e ilave edilen köprü üstü seyir, izleme, alarm sistemi olup, 1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren 3.000 GRT'den büyük tüm yük gemilerinde bulundurulması zorunlu hale getirilmiştir. Bu durumda, ... kuralları gereğince ... cihazı geminin denize elverişliliği için gerekli olup, cihazın gemide olmaması ya da arızalı olması geminin sefere elverişliliğini ortadan kaldırıp, 6102 sayılı Kanun'un 1141 inci maddesine göre taşıyanın sorumluluğunu gerektirdiği, somut olayda ... cihazının kaza sırasında çalışır durumda olmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla geminin sefere elverişli olmadığının kabulü ile sonucuna göre karar vermek gerektiği" belirtilmiştir.
Dosya Yargıtaydan döndükten sonra 2023/... Esas üzerinden verilen 20.12.2023 tarihli karar ile; ... gemisinin ... cihazının sefer başlangıcında bozuk olduğunun davalı tarafça ispatlanamadığı, dosya kapsamına göre yükleme sırasında kapalı tutulan cihazın, sefer sırasında kaptan tarafından devreye alınmadığı sonucuna varıldığı, söz konusu seyir cihazının yolculuğun başlangıcında yada seyir sırasında açılmamış olmasının teknik kusur oluşturduğu, dolayısıyla kazanın ve sigortalı yükün zayi olmasının gemi adamlarının teknik kusurundan kaynaklandığı, TTK'nun 1180.maddesine göre gemi adamlarının teknik kusurundan kaynaklanan zararlardan taşıyanın sorumsuz olduğu, TTK m.1062 ile donatanın gemi adamlarının kusurlarından kaynaklanan sorumluluğu, TTK'da taşıyan hakkında düzenlenen hükümlere tabi kılındığından, somut olayda sigortalı yükün zayi olmasından dolayı davalı gemi donatanı ile davalı taşıyanın sorumluluğuna gidilemeyeceği sonuç ve kanaati ile mahkememizin █████/2019 tarihli önceki kararında Direnilmesine ve bu doğrultuda davanın reddine karar verilmiştir.
İş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edildiğinden, temyiz talebinin incelendiği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.01.2026 tarihli, ███████-585 E. ve ███████ K. Sayılı Kararı ile; "... Somut olayda, gemide bulunan ... seyir yardımcı cihazının alarm vermemesi ve ikinci kaptanın seyir vardiyası sırasında uyuması nedeniyle yapılması gereken manevrayı yapamaması sonucunda geminin tam yol süratle karaya oturduğunun sabit olduğu, ... cihazı köprü üstünde bulunan vardiya zabitinin uyuması, bayılması, kalp krizi geçirmesi ya da başka bir nedene bağlı olarak ölmesi gibi olağanüstü ve acil durumlarda köprü üstünün kontrolsüz kalma riskini önlemek amacıyla IMO tarafından ... bölüm V'e ilâve edilen köprü üstü seyir, izleme ve alarm sistemi olup, 1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren 3.000 GRT'den büyük tüm yük gemilerinde bulundurulmasının zorunlu hâle getirildiği, bu durumda, ... kuralları gereğince ... cihazı geminin denize elverişliliği için gerekli olduğu, cihazın gemide olmaması ya da arızalı olmasının geminin sefere elverişliliğini ortadan kaldırdığı ve 6102 sayılı TTK'nın 1141. maddesine göre taşıyanın sorumluluğunu gerektirdiği, somut olayda ... cihazının kaza sırasında çalışır durumda olmadığı ve bu durumun nedeninin bu cihazın yolculuğun başlangıcında çalışmamasından kaynaklandığı anlaşıldığından, geminin denize ve yola elverişli olmadığının kabulü gerektiği, bu itibarla; ... Kuralları V. Bölüm, Kural 19 gereğince ... cihazının yolculuğun başlangıcından itibaren çalışır durumda tutulması gerektiğinden ve bu yetki tamamen gemi kaptanında olduğundan bu cihazın seyre başlandığı anda açılması gerektiği, ancak bu cihazın sefer başlangıcında açıldığına dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, zira; TTK'nın 1097. maddesinde göre ... cihazına ilişkin açma ve kapama bilgilerinin jurnal kayıtlarında belirtilmesine ilişkin bir hüküm bulunmasa da TTK'nın yürürlük tarihi de dikkate alındığında böyle önemli cihaza ilişkin bilgilerin yer almamasının gemi kaptanı bakımından kusur teşkil ettiği gibi bu cihazın bağlı olduğu ... cihazındaki hard diskin boş olması da gemi kaptanı açısından kusur oluşturduğu, her ne kadar geminin sefere çıkması için gerekli belgeler dosya içerinde mevcut ise de; gemi adamlarının başlangıçtaki elverişsizliğe ilişkin kusurları sebebiyle meydana gelen zararlardan davalı taşıyanlar ve hakkında taşıyan hükümleri uygulanan donatanın kurtulmasının söz konusu olmadığı, mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında, bir karşı görüş dışında, ... cihazının sefere başlangıç aşamasında açık olduğu ve sefer sırasında kaptan tarafından kapatıldığı şeklindeki tespitin ihtimal dahilinde yazılmış olduğu, bu tespitin dosya içeriğine de uygun olmadığı, zira, kaza sırasında çalışır durumda olmadığı bilinen ... cihazının, bir ihmâl sonucunda mı kapalı kaldığı ya da esasen arızalı olması dolayısıylamı faal hâlde bulunmadığı hususunda kesin bir kanaate varmanın mümkün olmadığı, ayrıca bilirkişi raporlarında ... cihazının kaptan tarafından elle aktif edilen ve elle kapatılan bir cihaz olduğunun belirtildiği, davalı tarafın delilleri arasındaki ... onay sertifikasına göre gemideki cihazın otomatik modunun bulunduğu, cihaz limana geldiğinde otomatik olarak kapanıp, sefere başladığında otomatik olarak çalışacak teknik donanıma da sahip olduğu, gemi adamının gemiyi başlangıçta sefere elverişsiz hâle getirecek bir kusuru varsa, artık taşıyanın teknik kusura ilişkin sorumsuzluk hükümleri değil, geminin başlangıçta sefere elverişsiz hâle geldiğinin kabulü gerektiği, ... kurallarında sefere elverişlilik şartı olarak belirtilen ... cihazının aktif edilmemiş olmasının gemi kaptanının teknik kusuru olarak kabul edilemeyeceği ve bu durum artık gemiyi başlangıçta sefere elverişsiz hâle getiren bir sonucu ortaya çıkardığından meydana gelen zararlardan davalı taşıyanlar ve TTK'nın 1062. maddesi gereği donatanın sorumlu olduğu" gerekçesi ile Direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bu aşamadan sonra dosyanın yeniden esasa kaydı yapıldıktan sonra Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.01.2026 tarihli, ███████-585 E. ve ███████ K. sayılı Kararı doğrultusunda; dava konusu sigortalı yükün zayi olması nedeniyle ortaya çıkan zarardan dolayı davalı taşıyanın TTK m.1141 gereğince, davalı ... gemisi donatanın da TTK m. 1062 gereğince sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
10.03.2014 tarihinde gemi acentesi tarafından sigortalı yetkililerine yapılan yazılı bildirimde; ... isimli geminin 08.03.2014 tarihinde ...'dan Bizerte'ye giderken karaya oturmuş olduğu, gemi ve yüklerin ciddi olarak hasarlanmış olduğu bilgisinin verildiği; 28.03.2014 tarihli e-posta yazısı ile de “kurtarılan 33 konteyner içerisinde sizin konteyneriniz bulunmamaktadır.” şeklinde bildirimde bulunulduğu dosyaya sunulan e-posta yazışmalarından anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacı sigorta şirketi nezdinde, nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava konusu ... profil ve aksesuarlar emtiasının içerisinde bulunduğu ...-7 ve ...-1 nolu 2 adet konteynerin ... isimli gemi ile Türkiye'den ...'e taşınması sırasında geminin karaya oturması sonucu, gemide ve taşınan konteynerlerde ciddi hasar meydana geldiği, bir kısım konteynerin kurtarıldığı, ancak sigortalı firmaya ait konteynerlerin kurtarılanlar arasında olmadığı, dolayısıyla konteynerler içindeki emtiaların tamamı ile zayi olduğu sabittir.
12.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda emtia bilirkişi tarafından zayi olan emtia değerine ilişkin olarak; ... ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından düzenlenen 28.02.2014 tarihli fatura konusu ... profil pres, ... profil P.500 beyaz Alümin profil ... 9016, ... 3410, ... 3413,Pervaz köşe gönye ..., 4'lü stoper ..., Alt hava kesici ...-200, Üst hava kesici ...-201, D-56 köşe volkanize ...-101 cinsi emtiaların piyasa değerinin fatura bedeli olan 181.919,67 USD'den daha düşük olduğuna dair bir belge bulunmadığı da dikkate alınarak faturada yer alan birim bedelin piyasa değerine uygun olduğu; her bir emtianın birim bedeli ve miktarı ile toplam değerlerinin uyumlu olduğu; dolayısıyla dava konusu emtianın faturada yazılı bedelinin, piyasa rayiç değeri olarak kabul edilebileceği değerlendirilmişitir. Buna göre somut olayda zayi olan malın değerinin 181.919,67 USD olduğu kabul edilmiştir.
Davacı sigorta şirketi, ekspertiz raporunda hesap edilmiş olan 144.068,86 Euro'yu dava dışı ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne 17.04.2014 tarihinde ... Bankası ... şubesi vasıtası ile ödediği dosyaya sunulan ödeme dekontundan anlaşılmaktadır. Ekspertiz raporunda emtianın fatura tutarına %10 ilave bedel ile 144.068,86 Euro hasar bedeli saptanmıştır. Yargıtay uygulamalarına göre sigorta şirketleri poliçe hükümleri gereği sigortalısına ödediği kar payı mahiyetindeki ilave bedeli zarardan sorumlu olanlara rücu edemeyeceğinden TTK m.1472 gereği rücuya esas gerçek hasar miktarı 181.919,67 USD olacaktır. Davacı sigortalısına Euro üzerinden ödeme yapıp, icra takibindeki talebini de Euro para birimi üzerinden yöneltmiş olduğundan, asıl alacak tutarı 181.919,67 USD'nin 17.04.2014 tarihindeki kura göre karşılığı olan 131.340,46 Euro kadardır. Bu tutarın ödeme tarihinden takip tarihine kadar ki işleyen faizi ise 3.502,11 Euro olarak hesaplandığından, toplam alacak miktarı 134.842,57 Euro olarak saptanmıştır.
Dosya kapsamına göre davalı taşıyanlar bakımından TTK m.1186/f.1 kapsamında sorumluluğun sınırlandırılması koşulları mevcuttur. Anılan hüküm gereğince, taşıma belgelerinde yer alan eşyaya ait bilgilere göre 2723 kapx 666.67 = 1.815.342,41ÖÇH= 114.770.667,10 TL= 2.133.886,65 Euro'ya tekabül etmektedir. Buna göre yukarıda tespit edilen 134.842,57 Euro tazminat miktarı sorumluluk sınırının içinde kaldığından, davalıların 134.842,57 Euro'dan sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
Tüm bu değerlendirmelerin sonucunda, davanın 134.842,57 Euro üzerinden kısmen kabulü ile, ....İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı icra takibine itirazlarının kısmen iptaline, 131.340,46 Euro asıl alacak ile 3.502,11 Euro işlemiş faizden oluşan toplam 134.842,57 Euronun, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz yürütülmek suretiyle ve tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılardan tahsili için icra takibinin devamına, koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebi ile davalı yanın kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine dair, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalıların ....İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı icra takibine itirazlarının KISMEN İPTALİ ile 131.340,46 Euro asıl alacak ile 3.502,11 Euro işlemiş faizden oluşan toplam 134.842,57 Euronun, bu tutar içerisindeki asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz yürütülmek suretiyle ve tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılardan tahsili için icra takibinin DEVAMINA,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
-Koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebi ile davalı yanın kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,
2-Karar harcı olan 26.066,47 TL'den peşin alınan 5.042,15 TL'nin mahsubu ile bakiye 21.024,32 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacının peşin olarak yatırdığı 5.042,15 TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 61.054,55 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalılar vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 44.012,24 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 27,70 TL başvurma harcı, 2057,00TL posta gideri, 29.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 31.584,70 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 28.318,48 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı ... ... Taş. Tanıtım Organizasyon Ve Dış Tic. Ltd. Şti yargılama gider 188,00 TL posta gideri davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 19,44 TL'sinin davacıdan alınıp işbu davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin yargılama gideri 94,00 TL posta gideri davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 9.72 TL'sinin davacıdan alınıp işbu davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ... ... Nak. Tic. A.ş'nin yargılama gideri 100,00 TL posta gideri davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 10,34 TL'sinin davacıdan alınıp işbu davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair,hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı, verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili dairesinden temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan ...
✍e-imzalıdır.
Üye ...
✍e-imzalıdır.
Üye ...
✍e-imzalıdır.
Katip ...
✍e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!