Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satım sözleşmesi kapsamında sahte ve standart dışı telekomünikasyon kabloları nedeniyle açılan maddi tazminat davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir ticari satış sözleşmesi kapsamında telekomünikasyon şirketi olan davacının, davalıdan temin ettiği kabloların sahte, standart dışı ve gizli ayıplı olması nedeniyle uğradığı maddi zararların tazmini talebiyle açtığı davayı ele almaktadır; davacı, kabloların montaj sonrası kalitesizliğinin anlaşıldığını ve can/mal kaybı riski taşıdığını belirtirken, davalı ise ayıp iddiasının gerçek dışı olduğunu ve ayıbın süresi içinde bildirilmediğini savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: ████████ Esas - ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AYargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C.ANKARA7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████....DAVA : Maddi Tazminat (Ticari Satım Sözleşmesinde, Ayıba Karşı Tekeffül Hükümlerine Dayalı)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025G.K. YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan, Ticari Satım Sözleşmesinde, Ayıba Karşı Tekeffül Hükümlerine Dayalı Maddi Tazminat Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; müvekkili bulunan davacı şirketin telekomünikasyon alanında faaliyet gösterdiği; bu kapsamda .... firmasına satmak üzere davalı şirketten yaklaşık 15.000 metre farklı cins ve özellikte ... marka kablo siparişi hususunda anlaştıkları; davalı şirketin teklif formunda belirtilen... marka kabloları teslim edeceğini taahhüt ettiği; kabloların farklı tarihlerde teslim edildiği ve ücretinin eksiksiz ödendiği; teslim alınan kabloların...'ye satıldığı ve bir kısmının montajının yapıldığı; bir süre sonra Türk ... tarafından kablolarda sorun olduğunun ve istenilen özellikleri taşımadığının sözlü olarak bildirildiği; sorunun tespiti amacıyla alınan numunelerin ... Kablo firmasının laboratuvarında incelendiği; ... Kablo firması tarafından düzenlenen █████/2024 ve █████/2024 tarihli raporlarda, kabloların ... marka olarak markalanmasına rağmen kesinlikle ... Kablo üretimi olmadığının (sahte olduğunun), standart dışı ve eksik malzeme (HFFR yerine PVC) kullanıldığının, bakır iletken miktarının olması gerekenin çok altında olduğunun ve bu durumun can ve mal kaybı riski oluşturduğunun tespit edildiği; bu durumun gizli ayıp, hatta davalının ağır kusuru veya hilesi ile gizlenmiş bir ayıp niteliğinde olduğu; ayıplı durumun ....suç duyurusunda bulunulduğu; ....'nin talebi üzerine ayıplı kabloların sökülerek yerine yenilerinin alınması ve montajının yapılması sürecinde müvekkilinin zarara uğradığı beyan edilmiş olup; öncelikle davalı şirketin borca yetecek miktardaki malvarlığı üzerine ihtiyati haciz ve/veya ihtiyati tedbir konulmasına; delillerin kaybolma ihtimaline binaen dava konusu kabloların kullanıldığı adreslerde keşif yapılarak bilirkişi marifetiyle delil tespiti yapılmasına; fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00.-TL maddi tazminatın işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.II) CEVAP :Davalı vekili tarafından, yasal cevap süresi içinde sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; davacı şirketin ayıplı mal iddiasının tamamen gerçek dışı olduğu; müvekkil şirket tarafından faturalara konu malların teslim edildiği ve davacı şirket tarafından kullanıldığı; davacının ayıp iddiasının TTK 23. maddesi uyarınca ticari satımlardaki ayıp ihbar süresi geçirildikten sonra yapıldığı; davacının sunduğu teklif formunun hukuken bağlayıcı olmadığı ve sözleşme niteliği taşımadığı; taraflar arasında bu hususta yazılı bir sözleşme bulunmadığı; ayıplı olarak iddia edilen malların davacı tarafından kabul edilmiş sayıldığı beyan edilmiş olup; davanın reddine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.III) DELİLLER :.... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası..... Tarafından .....'ye Yönelik Düzenlenen █████/2023 Tarihli Teklif Formu.....'ye Yönelik Düzenlenen █████/2024 Tarihli Teklif Formu ...Tarafından Düzenlenen █████/2023 Tarih ve ... Numaralı Fatura....Tarafından Düzenlenen █████/2023 Tarih ve ...Numaralı Fatura....Tarafından Düzenlenen █████/2023 Tarih ve ... Numaralı Fatura.... Tarafından Düzenlenen █████/2024 Tarih ve ... Numaralı Fatura....Tarafından Düzenlenen █████/2024 Tarih ve ...Numaralı Fatura.... Tarafından Düzenlenen █████/2024 Tarih ve ... Numaralı Fatura..... Tarafından Düzenlenen █████/2024 Tarih ve ... Numaralı Fatura.... Tarafından Düzenlenen █████/2024 Tarih ve ... Numaralı Fatura.... Tarafından Düzenlenen █████/2024 Tarih ve ... Numaralı Fatura.Yukarıda Belirtilen Faturalara İlişkin Sevk İrsaliyeleri ve Ödeme Dekontları.... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ve Tebliğ Şerhi.... ...Tarafından Düzenlenen █████/2024 Tarihli Teknik İnceleme Raporu.... ... Tarafından Düzenlenen █████/2024 Tarihli Teknik İnceleme Raporu..... Soruşturma Sayılı Dosyası Kapsamında Yapılan Yazışmalar.... ile Elektronik ve Haberleşme Mühendisi ... Tarafından Düzenlenen █████/2025 Tarihli Bilirkişi Heyeti Raporu.Mahkememizce Alınan, Hukukçu ve Elektrik Elektronik Mühendisi Bilirkişi ...tarafından Düzenlenen Bilirkişi Kök ve Ek Raporları.IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ..... ("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ...'ye ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan, Satım Sözleşmesinde Ayıba Karşı Tekeffül Hükümlerine Dayalı Maddi Tazminat Davası olduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasında; "dava konusu ticari satım sözleşmesinin akdedildiği ve dava konusu kabloların davacı tarafa teslim edildiği" hususlarında, herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır.Bu doğrultuda uyuşmazlığın; taraflar arasında akdedilmiş olduğu ihtilafsız bulunan "Ticari Satım Sözleşmesi" uyarınca davacı tarafa teslim edilen kablolarda açık/gizli ayıp bulunup bulunmadığı; ayıp bulunduğunun tespiti halinde yasal süreler kapsamında ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı; söz konusu ayıp ile ilgili olarak, davalının mes'uliyeti bulunup bulunmadığı ve bulunmakta ise zararın miktarı ile uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı” hususunda yapılan incelemede; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu; 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.c) Ticari Satım Sözleşmelerinde Ayıba Karşı Tekeffül Sorumluluğunun Hukuki Nitelendirmesi :Ayıba karşı tekeffül hükümlerinin uygulandığı uyuşmazlıklarda; tarafların "tacir sıfatını haiz" olması ve uyuşmazlığın "ticari nitelikteki satım sözleşmesinden" kaynaklandığının anlaşılması durumlarında; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerinin yanı sıra 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (özel hükümler içeren) 23/1. maddesinin (c) bendinin birlikte uygulanması gerekmektedir.Bu doğrultuda; "ayıba karşı tekeffül" müessesesi ile ilgili olarak öncelikle, mevzuat kapsamında yapılan düzenlemelere genel olarak değinilmesi önem arz etmektedir.6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Ayıptan Sorumluluk - Konusu - Genel Olarak" başlıklı 219. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.(2) Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur."6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Sorumsuzluk Anlaşması" başlıklı 221. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür."6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Gözden Geçirme ve Satıcıya Bildirme" başlıklı 223. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.(2) Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Satıcının Ağır Kusurunun Sonuçları" başlıklı 225. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz.(2) Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir."6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Alıcının Seçimlik Hakları" başlıklı 227. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.(2) Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.(3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.(4) Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.(5) Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Satış ve Mal Değişimi" başlıklı 23. maddesi aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır.a) Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı, çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse; sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş olan kısım hakkında kullanabilir. Ancak, o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesi veya izlenen amaca ulaşılması imkânı ortadan kalkıyor veya zayıflıyorsa ya da durumdan ve şartlardan, sözleşmenin kalan kısmının tam veya gereği gibi yerine getirilemeyeceği anlaşılıyorsa alıcı sözleşmeyi feshedebilir.b) Alıcı mütemerrit olduğu takdirde satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, satışın açık artırma yoluyla veya bu işle yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir. Satıcı isterse satış için yetkilendirilen kişi, satışa çıkarılacak malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir. Satış giderleri satış bedelinden çıkarıldıktan sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak şartıyla, satıcı tarafından alıcı adına bir bankaya ve banka bulunmadığı takdirde notere bırakılır ve durum hemen alıcıya ihbar edilir.c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır."Öğretide "ayıp" kavramı; "satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen niteliklerin, bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliği bulunmaması veya bulunmaması gereken bir kusurun/eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince üründen/hizmetten beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali" olarak tanımlanmakta olup; kendi içinde farklı sınıflandırmalara tâbi tutulmaktadır.Bu sınıflandırmaların ilkinde "ayıp" kavramı; maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde üçlü bir ayrıma tâbi tutulmaktadır. "Maddi ayıp", bir mal veya hizmette, fiziken hata bulunması hali; "ekonomik ayıp", mal veya hizmetin iktisadi vasıflarında eksiklik bulunması hali; "hukuki ayıp" ise mal veya hizmette fiziken ya da ekonomik ayıp bulunmamasına rağmen, hukuki nedenlerle mal veya hizmetten yararlanılamaması veya kullanılamaması halidir.İkinci sınıflandırma kapsamında ise "ayıp" kavramı; açık ayıp ve gizli ayıp olarak ikili bir sınıflandırmaya tâbi tutulmaktadır. Bu kapsamda; ayıbın "ilk bakışta" ya da "yüzeysel bir muayene ile" tespit edilebilmesi halinde "açık ayıp" kavramından bahsedilmektedir. Bununla birlikte; "durumun gerekli kıldığı muayene ile anlaşılamayan" ayıplar ise, "gizli ayıp" olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca belirtmek gerekir ki; 6102 sayılı TTK.'nın (tarafların, tacir sıfatını haiz olduğu ve uyuşmazlığın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklandığı durumlarda uygulanması gerekli özel hükümlerin düzenlendiği) 23. maddesi kapsamında; "malın muayene ve ihbar yükümlülüğü" düzenlenmiştir. Alıcının iğfal edildiği durumlara münhasır olmak üzere ise, TTK.'nın 225. maddesi kapsamında; satıcı bakımından ağırlaştırılmış sorumluluğu içerir hüküm düzenlenmekte; alıcıyı iğfal etmiş olan satıcının, "ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı" belirtilmektedir."Ayıba karşı tekeffül" müessesesinin şartlarının gerçekleştiği durumlarda; alıcının Kanun tarafından kendisine tanınan seçimlik haklarını kullanabilmesi, yine Kanun tarafından kendisine yükletilmiş külfetleri yerine getirmesine bağlıdır. Bu külfetler, "malın muayenesi" ve "tespit edilen ayıbın, satıcıya ihbarı" olarak düzenlenmiş olup; "Külfet" kavramının hukuki tanımının da dikkate alınması suretiyle alıcının, üzerine yüklenen külfetleri yerine getirmemesi halinde, Kanun tarafından kendisine tanınan seçimlik hakları kullanması imkanı bulunmamakta, alıcı tarafından "alıcının satılanı kabul etmiş sayılacağı" hususu, yasal bir karine olarak karşımıza çıkmaktadır.Yukarıda belirtilen açıklamalar kapsamında da belirtildiği üzere; "ayıba karşı tekeffül" müessesesinin, tacir sıfatını haiz taraflar arasında ve ticari nitelikteki satım sözleşmelerinden kaynaklandığı durumlarda, TBK.'nın genel hükümlerinin yanı sıra TTK.'nın 23/1 (c) maddesinde hükme bağlanan "özel hükümlerin de" birlikte uygulanması gerekmektedir.TTK.'nın 23/1 (c) maddesi kapsamında da belirtildiği üzere; uyuşmazlık konusu malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının, "iki gün" içinde durumu satıcıya ihbar etme külfeti bulunmaktadır. Açıkça belli olmayan ayıplarda ise alıcı, emtiayı teslim aldıktan sonra "sekiz gün" içinde "muayene etmek veya ettirmek" ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde, haklarını korumak için durumu, "işbu sekiz günlük süreç içerisinde satıcıya ihbar etmek" külfetleri altındadır. Bununla birlikte; emtiada mevcut bir "gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması" halinde ise; (TTK.'nın 23/1.c maddesi atfıyla) TBK.'nın 223. maddesi uygulama alanı bulacaktır. TBK.'nın 223/2. maddesinde; ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde bildirimin "derhal" yapılması aksi halde alıcının, malı "ayıp ile beraber kabul edilmiş sayılacağı" belirtilmiştir.Son olarak; "ihbar külfetinin" yasal süre içerisinde yerine getirilip getirilmediğinin kanıtlanması hususunda ise, "ispat yükü" ile ilgili genel hükümlerin dikkate alınması gerekmektedir. Bu doğrultuda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat Yükü" başlıklı 190. maddesi kapsamında belirtilen "(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmü uyarınca ispat yükü; öncelikle davacı üzerindedir.d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davalıdan satın alınan ... marka kabloların, laboratuvar incelemesi neticesinde sahte, ayıplı ve vaat edilen teknik özellikleri taşımadığının anlaşıldığından bahisle, işbu durumun gizli ayıp niteliğinde olduğu ve bu nedenle davacı şirketin uğradığı tüm zararların tazmini amacıyla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00.-TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edilmiş olduğu anlaşılmıştır.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; davacının ayıplı mal iddiasının gerçek dışı olduğu; ayıp ihbarının yasal süresinde ve usulüne uygun şekilde yapılmadığı; davacının sunduğu teklif formunun hukuken bağlayıcı bir sözleşme niteliği taşımadığı beyanlarıyla davanın reddine karar verilmesinin talep edilmiş olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce yapılan incelemede; "taraflar arasında ticari satım sözleşmesi akdedilmiş olduğu ve faturalara konu kabloların davalı tarafından davacıya teslim edildiği" hususlarında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı anlaşılmış; bununla birlikte taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların ise aşağıda belirtilen hususlar olduğu tespit edilmiştir:i. Satıma konu kabloların, üzerinde "..." markası bulunmasına rağmen sahte, ayıplı ve sözleşmede kararlaştırılan teknik özellikleri taşıyıp taşımadığı,ii. İddia edilen ayıbın, davacı tarafça yasal süresinde davalıya ihbar edilip edilmediği.iii. Davalının ayıptan doğan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve varsa davacının uğradığı zararın miktarı.d.1) Bilirkişi İncelemeleri :Mahkememizce, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.i. İ... ve Elektronik ve Haberleşme Mühendis... Tarafından Düzenlenen █████/2025 Tarihli Bilirkişi Heyeti Raporu :Anılan bilirkişi heyeti raporu kapsamında; ... santral lokasyonlarında keşif yapıldığı; dava konusu elektrik kablolarının santral kabinetlerini besleyen orta gerilim kabloları olduğu; ... Kablo firması tarafından davacıya gönderilen █████/2024 ve █████/2024 tarihli teknik raporların incelendiği; bu raporlardaki tespitler uyarınca ürünlerin markalamalarında üretim tarihi bilgisi bulunmadığı,... logosunun standart dışı uygulandığı, kablolarda kullanılması gereken ... malzeme yerine PVC malzeme kullanıldığı ve izole kalınlıklarının standartların altında olduğu; bu bulgular doğrultusunda söz konusu elektrik kablolarının ... Kablo üretimi olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı; ayrıca bu kabloların istenilen özelliklere sahip olmamasının telekomünikasyon sistemleri açısından önemli riskler oluşturduğu ve personel için hayati tehlike yaratabileceği hususları rapor edilmiştir.Talimat Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen keşif işlemi akabinde, dava konusu kablolarda ayıp bulunup bulunmadığının tespiti hususunda alınan bilirkişi raporunu müteakiben; zararın tespiti amacıyla dosyanın farklı bir bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.ii. Hukukçu ve Elektrik Elektronik Mühendisi ... Tarafından Düzenlenen █████/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu :Anılan bilirkişi raporu kapsamında; dava dilekçesi ekindeki faturalar incelenerek davalıdan satın alınan kabloların 3 çeşit (120 MM NYAF, 240 MM NYAF, 3X35+16 N2XH) ve toplamda 15.865 metre olduğu; fatura bedelleri toplamının 12.153.275,00.-TL olarak hesaplandığı; faturalarda ve irsaliyelerde belirtilen kablo kodlarına (HF ve H07Z1-K) göre kabloların "...)" özellikte olması gerektiği, ancak ... Kablo raporunda numunelerin PVC kılıflı olduğunun belirtildiği, bu durumun bir uygunsuzluk olduğu; davacının sunduğu geçici kabul tutanaklarında yer alan toplam kablo miktarının (6.307 metre) faturalardaki miktarla uyuşmadığı; ayrıca bazı kabul tutanaklarının sevk ve kabul tarihlerinin, ilgili kablonun fatura tarihinden önce olduğu, bu nedenle kabul tutanaklarındaki kabloların tamamının davalıdan tedarik edilmemiş olabileceğinin değerlendirildiği; davalıdan alınan kusurlu kabloların hangi santrallerde ne miktarda kullanıldığı ve gerçek kesitlerinin ne olduğuna dair belgelerin dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle toplam maddi değerin tespitinin yapılamayacağı; ancak Mahkemenin tüm kabloların kusurlu olduğunu varsayması halinde, farklı kesit ve malzeme türlerine göre satım ve dava tarihlerindeki tahmini değerlerin ne olabileceğine dair hipotetik hesaplamalar yapıldığı hususları rapor edilmiştir.█████/2025 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından "bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine rağmen, tarafımızca sunulan yeni deliller (irsaliyeler, kablo kontrol formu, iade tutanakları) incelenmeden raporun eksik bir şekilde düzenlendiği, bu yeni belgelerle zararın tespitinin mümkün olduğu" gerekçeleriyle itiraz edildiği; davalı vekili tarafından ise "raporun kendi beyanlarını doğrular nitelikte olduğu" yönünde beyanda bulunulduğu anlaşılmış olup; Mahkememizce "davacı taraf itirazlarının değerlendirilmesi ve davacı vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli itiraz dilekçesi ekinde sunulan belgelerin de dikkate alınarak incelenmesi suretiyle, ayrıntılı ve denetime elverişli ek rapor düzenlenmesi" amacıyla ek rapor alınması cihetine gidilmiştir.iii. Hukukçu ve Elektrik Elektronik Mühendisi ...Tarafından Düzenlenen ve █████/2025 Tarihinde Mahkememize Sunulan Bilirkişi Ek Raporu :Anılan ek rapor kapsamında; davacı vekilinin itiraz dilekçesi ekinde sunduğu yeni belgelerin (sevk irsaliyeleri, kablo kontrol formları, demontaj ve iade tutanakları) incelenmiş bulunduğu; bu belgelere göre kusurlu olduğu tespit edilen kablo miktarlarının 1x120 mm² kablo için 2.291 metre, 1x240 mm² kablo için 6.186 metre ve 3x35+16 mm² kablo için 100 metre olduğu; bu kusurlu kabloların davalı faturalarındaki birim fiyatlara göre KDV dahil toplam maddi değerinin 6.891.571,08.-TL olduğu; ... Kablo raporunda belirtilen fiili kesit ve malzeme özellikleri dikkate alındığında, bu kusurlu kabloların satım tarihindeki gerçek (objektif) piyasa değerinin KDV dahil 4.231.219,20.-TL olduğu; montaj-demontaj işlemine tabi tutulmuş olmaları nedeniyle %50 oranında değer kaybı dikkate alındığında, bu kabloların dava tarihindeki gerçek (objektif) değerinin ise KDV dahil 2.115.609,60.-TL olarak hesaplandığı hususları rapor edilmiştir.Bilirkişi ek raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna yönelik itiraz beyanında bulunulmadığı; davalı vekili tarafından ise "ayıp iddiasının gerçek dışı olduğu, ayıp ihbar süresinin geçirildiği, teklif formunun bağlayıcı olmadığı ve incelemeye sunulan kabloların müvekkili bulunan davalı şirkete ait olmadığı" gerekçeleriyle itiraz edildiği anlaşılmıştır.Bilirkişi ek raporuna yönelik davalı vekili tarafından sunulan itiraz beyanlarının incelemesinde; "ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı" itirazının Mahkememizce değerlendirilmesi gereken hukuki nitelendirme kapsamında bulunduğu; "davacının dayandığı teklif formunun, hukuken bağlayıcı olmadığı ve sözleşme niteliği taşımadığı" hususundaki itirazı ile ilgili olarak; teklif formunun, sözleşme kurmaya yönelik "icap" niteliğinde bulunması ve davacının bu teklife istinaden sipariş vermesinin, "kabul" anlamına gelmekte olması ve en önemlisi, davalı tarafın bu tekliflere uygun olarak faturalar düzenleyerek malları teslim etmesi ve davacının da bedelini ödemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında teklif formlarındaki şartlar kapsamında bir satım sözleşmesinin kurulduğunun ve fiilen uygulandığının aşikar olduğu; yine davalı tarafın "incelenen ayıplı kabloların, davalı şirket tarafından satıldığının belli olmadığı ve davalı şirkete ait olmadığı" iddiası ile ilgili olarak ise; söz konusu iddianın, dosya kapsamında mevcut sevk irsaliyeleri ve faturalar ile örtüşmemekte olması; bilirkişi ek raporu kapsamında işbu hususun özellikle incelenmiş ve bu kapsamda davacının ...'a yaptığı sevkiyatlara ilişkin irsaliyeler ile davalının davacıya düzenlediği faturalar arasında "tarihsel uyumluluk" bulunduğunun açıkça belirtilmiş olması ve bunun yanı sıra, davalı tarafından, bilirkişi ek raporunda belirtilen tarihsel uyumluluğun aksini ispat eder nitelikte bir delil başlangıcı dahi sunulmamış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafın itirazının reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.iv. Bilirkişi Kök ve Ek Raporları İle İlgili Nihai Değerlendirme:Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesinde; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının (█████/2025 tarihli heyet raporu, █████/2025 tarihli kök rapor ve ek rapor) gerek kendi kapsamlarında ve gerekse birbirleri arasında herhangi bir çelişki barındırmadıkları; Sözleşme maddelerinin yorumlanmasına ilişkin olarak ve/veya Sözleşme kapsamındaki verilerin (teklif formu, fatura ve irsaliye numaraları, tarihleri ve miktarları) bilirkişi raporlarına aktarılmasında herhangi bir yanlışlık veya tutarsızlık bulunmadığı; raporların birbirini tamamlar nitelikte olduğu; █████/2025 tarihli ilk raporda, kabloların ayıplı ve sahte olduğunun teknik olarak teyit edildiği; █████/2025 tarihli ikinci raporda, dosyadaki mevcut delil durumuna göre zararın hesaplanamayacağının ve hangi santralde ne kadar kusurlu kablo kullanıldığına dair belgelerin eksik olduğunun tespit edildiği; davacı tarafından eksik belgelerin ikmalini müteakiben alınan ek raporda ise, yeni deliller ışığında detaylı zarar hesabı yapılarak önceki raporun eksikliğinin giderilmiş olduğu; neticeten Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarında, dava konusu uyuşmazlığın aydınlatılması için gerekli (zararın somutlaştırılması açısından kritik önemi haiz) tespitlerin (özellikle ek bilirkişi raporunda; davacı tarafından sonradan sunulan sevk irsaliyeleri ve .... tarafından düzenlenen kablo kontrol formlarının esas alınması suretiyle, hangi santralde tam olarak kaç metre kablonun kusurlu olduğunun tespitinin) yapılmış olduğu ve gerekçelerinin açıklanmış bulunduğu anlaşılmakla; hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli oldukları kanaatine varılarak, ek/yeni rapor alınması cihetine gidilmemiştir.d.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme :Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; öncelikle davalı tarafından sunulan "ayıp ihbarının, yasal süresinde yapılmadığı" iddiası ile ilgili olarak değerlendirme yapılmış olup; kabloların .... Geciktiricili) yerine PVC malzemeden yapılmış olduğu veya içindeki bakır iletken miktarının düşük olması gibi hususların tespit edilmiş olduğu hususları dikkate alındığında; dava konusu ayıbın, kabloların dış görünüşünden anlaşılamayacak nitelikte olan, ancak laboratuvar ortamında kimyasal ve teknik analizlerle ortaya çıkarılabilen ve dolayısıyla olağan bir muayene ile tespit edilemeyecek nitelikte bulunan "gizli ayıp" niteliğinde bulunduğu anlaşılmış; bu kapsamda, davacı tarafın ... Kablo firmasından durumu tespit eden █████/2024 ve █████/2024 tarihli raporları almasını müteakiben, noter kanalıyla davalıya ihtarname gönderim tarihi olan █████/2024 tarihine kadar geçen 14 günlük sürenin "derhal bildirim yükümlülüğünü" karşılar mahiyette makul süre olduğu kanaatine varılmıştır.Mahkememizce müteakiben "satıma konu kabloların, üzerinde ... markası bulunmasına rağmen sahte, ayıplı ve sözleşmede kararlaştırılan teknik özellikleri taşıyıp taşımadığı; iddia edilen ayıbın, davacı tarafından yasal süresinde davalıya ihbar edilip edilmediği; davalının ayıptan doğan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve varsa davacının uğradığı zararın miktarı" hususlarında yapılan değerlendirme kapsamında ise; taraflar arasında, dava konusu kabloların satımı hususunda akdedilmiş bir ticari satım sözleşmesinin bulunduğu ve bu sözleşme doğrultusunda davalı tarafından davacıya muhtelif tarihlerde elektrik kabloları satıldığı (bu hususlarda ihtilaf bulunmamaktadır) anlaşılmış; Mahkememizce ....yazılan talimat üzerine mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu kapsamında, ... Kablo raporlarındaki bulguları teyit eder nitelikte, kabloların ... Kablo üretimi olmadığının (ayıplı bulunduğunun) tespit edilmiş olduğu; müteakiben Mahkememizce "zararın tespiti" hususunda aldırılan bilirkişi kök ve ek raporları kapsamında, davacının sunduğu sevk irsaliyelerinin ve ....'un kontrol tutanaklarının karşılaştırılması neticesinde, kusurlu olduğu tespit edilen toplam kablo metrajının (2.291 metre 1x120 mm², 6.186 metre 1x240 mm² ve 100 metre 3x35+16 mm²) somut olarak belirlenmiş olduğu ve bu kabloların KDV dahil fatura bedeli 6.891.571,08.-TL olarak hesaplandığı hususları birlikte değerlendirilerek; davalı şirketin ayıplı mal tesliminden ötürü, davacı şirketin zarara uğramış olduğunun sabit olduğu anlaşılmakla ve bilirkişi raporları kapsamında sunulan hesaplamaların da dikkate alınması suretiyle davanın kabulüne dair, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.(Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında, davacı vekili tarafından "davanın ıslah edilmediğinin" açıkça bildirilmiş olması nedeniyle; Mahkememizce verilen hüküm, kesin nitelikte verilmiştir.)V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)1) Davanın KABULÜNE;a) 1.000,00.-TL.'nin, █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,b) Mahkememiz tarafından verilen █████/2025 tarih ve ....Esas sayılı "ihtiyati haciz" kararının KALDIRILMASINA; 2) Karar ve İlâm Harcı :a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40.-TL. harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 427,60.-TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80.-TL. harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 427,60.-TL peşin harç, 427,60.-TL. başvurma harcı ve 60,80.-TL. vekalet harcı olmak üzere toplam 916,00.-TL. harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 40.000,00.-TL. bilirkişi ücreti ile 4.905,00.-TL. posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 44.905,00.-TL. yargılama giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00.-TL. arabuluculuk ücretinin, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 4) Vekâlet Ücreti :Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 1.000,00.-TL. üzerinden) takdir edilen 1.000,00.-TL. vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. █████/2025 ....¸ ¸ Gerekçeli Karar