Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, ölümlü bir trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu incelemektedir; davacılar, vefat eden yakınlarının desteğinden yoksun kalma ve çektikleri acılar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep ederken, davalılar (kazaya karışan diğer aracın sürücüsü ve sigorta şirketi) sorumluluk sınırları, yapılan ödemeler, yetkisizlik, zamanaşımı ve müteveffanın kusuru gibi savunmalarla davanın reddini istemiş, ilk derece mahkemesi ise bazı davacıların maddi tazminat taleplerini reddedip, diğerlerininkini kabul etmiştir.

T. C.

KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2024
NUMARASI: ████████ Esas █████████ Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: █████/2023
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH: █████/2026
YAZILDIĞI TARİH: █████/2026
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı dosyasında verilen karara karşı, davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri İli ...İlçesi ... alanı olan ... Mahallesi sınırları içerisinde ...-... Karayolu üzeri ... Mahallesi yol ayrımında ... günü saat:06:40 sıralarında meydana gelen çift taraflı ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası olayında ...' nun vefat ettiğini, Müteveffa ... geride mirasçı olarak eşi ..., çocukları ..., ..., ..., ..., ...’i bıraktığını, mirasçıların kazada vefat eden ...’nun desteğinden yoksun kaldıklarını, kazada ... plakalı...marka karşıdaki araç ekte sunulan evraklardan görüleceği üzere olayda kusurlu olduğunu, davalı ... Anonim Şirketi'nden sigortalandığını, davalı ..., iş bu davaya konu suç sebebiyle Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmış ve hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, bu sebeplerle davalı gerçek ve tüzel kişilerin, davacı müvekkillerinin uğramış olduğu, maddi ve manevi her türlü zarardan sorumlulukları bulunmakta olup, zararın giderilmesi amacı ile müvekkillerinin kaza sebebi ile uğradıkları maddi zarar ve çektikleri acı, ızdırabın bir parça giderilmesi için manevi zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ancak sigortalısının kazadaki kusuru oranında ve maddi zararın varlığı ispat edildiği takdirde maddi zarardan sorumluluğu olduğunu, poliçe azami teminat limitiyle sınırlı olarak söz konusu olabileceğini, davacılar tarafından , müvekkili şirkete başvuru yapılmış olup hasar dosyası açıldığını, söz konusu hasar dosyasında incelemeler yapılmış olup aktüer raporu alındığını, aktüer raporunda tespit edilen tazminat rakamı olan 54.968,00-TL' nin 23.11.2021 tarihinde davacılara ödendiğini, müvekkili şirketin söz konusu kaza ile ilgili sorumluluklarını yerine getirdiğini, öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalı aracın kusurlu olması halinde kusur oranında sınırlı sorumlu olduğunu, tespit edilen maddi vakıalar hukuk dosyasını etkileyeceğinden, ceza dosyası ile kusur tespitine ilişkin rapor olması halinde celbini talep etiklerini, kaza tarihinden faiz talebi haksız olduğunu, temerrüt tarihinden faize hak kazanılabileceğini, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya yetkili mahkemenin Yahyalı Mahkemeleri olduğunu, yapılacak yargılama sonucunda davacıların müvekkili aleyhine haksız ve yersiz olarak açmış olduğu davanın reddine karar verilmesini, davacının taleplerinin tamamı zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davacının tüm taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin maktule çarpmamak için aracını sağa çevirmiş, hatta fren yapmış ise de mesafenin çok yakın olması, maktulun birden yola çıkması sebebiyle müvekkil kendi aracının sol ön kısmı ile maktulün kullandığı aracın sol ön kapı ve çamurluk kısmından çarpmış ve üzücü kaza meydana geldiğini, kazaya karışan maktul ...’nun aracında bulunan yaralılarda meydana gelen olayın müvekkilinin anlattığı gibi olduğunu açıkça beyan ettiklerini, yine müvekkilinin kaza esnasında fren tedbirine başvurduğunu, ancak iki araç arasındaki mesafenin kısa olması sebebiyle yapılan frene rağmen kaza meydana geldiğini, olayın oluşumunda bütün kusurun maktül ...’da olduğunu, kesinlikte kabul manasında olmamak üzere davacılar vekili tarafından her bir müvekkili için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş ise de bunun kabulü mümkün olmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, bu nedenlerle tüm dosya kapsamı, tanık anlatımları ve Yargıtay içtihatları dikkate alınarak ıslah dilekçesine karşı cevap ve itirazlarının kabulü ile davacıların müvekkili aleyhine haksız ve yersiz olarak açmış olduğu davanın öncelikle usulden, aksi halde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; Davacılar ..., ..., ..., ... ile ...' nun maddi tazminat isteminin ayrı ayrı REDDİNE, Diğer davacıların maddi tazminat istemlerinin KABULÜ ile, ... için 287.929,90-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile ... için 12.335,29-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalı ...' dan ise kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacılar ... ile ...' na verilmesine, Davacıların manevi tazminat istemlerinin KISMEN KABULÜ ile, ..., ..., ..., ... ile ... için ayrı ayrı 15.000'er TL, davacı ... için 30.000-TL ve davacı ... için 30.000-TL olmak üzere toplamda 135.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan...tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' dan tahsiliyle davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalılardan ...'un ceza davasında yargılandığı ve mahkumiyet kararı verildiğini, müvekkilleri lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini, kaza sonrası müvekkillerinde oluşan zarar ve maluliyet durumunun ağırlığı karşısında yapılan hesaplamaların çok düşük olduğunu belirterek verilen kararın kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın meydana gelene olaya, dosya kapsamına, tanık anlatımlarına, kanuna, içtihada aykırı bir karar olduğu ve kaldırılması gerektiği, davaya ve ıslaha karşı cevap dilekçelerinde zaman aşımı itirazında bulunduklarını, mahkemece bu itirazlarının dikkate alınmadan hatalı karar verildiğini, maddi tazminatlar bakımından kısmi dava açıldığını, belirsiz alacak davası açılmadığını, maddi tazminatlar için kaza tarihinden itibaren yasal faiz istendiğini, Islah edilen kısım için ıslah tarihinden faiz uygulanması gerektiğini, 2 sefer ıslah dilekçesi verildiğini bu hususun hukuka aykırı olduğunu, yaşanan kazada müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, müteveffanın kusurlu olduğunun dikkate alınmadan karar verildiğini, davacıların SGK'dan rücuen alacakları miktarların ödeme hesabından mahsup edilmediğini, avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğunu, raporda maddi hata yapıldığını, itirazlarının değerlendirilmediğini, davacı eşin destek süresinin 2038 yılında sona ermesine rağmen 2045 yılı sonuna kadar mükerrer olmak üzere 8 yıl fazla hesaplama yapıldığını, tazminat miktarının yüksek olduğunu, sigortalı aracın %15 kusurlu olduğu değerlendirmesinin hatalı olduğunu, yeniden kusur değerlendirilmesinin yapılması gerektiğini, uygulanacak faizin de yasal faiz olması gerektiğini, avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53.maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatından oluşan maddi tazminat ve aynı kanunun 56/2.maddesi gereği manevi tazminat istemine ilişkindir.
Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile davacı tarafça açılmış olan trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat ve manevi tazminat davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.
Kamu Düzenine İlişkin Yapılan İncelemede;
Taraf teşkili kamu düzeninden olup, mahkemece resen dikkate alınır. Mahkemece, yargılama sırasında taraflardan birisinin vefat ettiğinin anlaşılması halinde, vefat eden taraf davalı ise mirasçılarının tespit edilip, davaya dahil edilmesinin sağlanması; vefat eden davacı taraf ise yine mirasçılarının tespit edilmesi ve davaya aslen ya da vekaleten takibinin sağlanması, mirasçılar davayı takip etmedikleri takdirde davacı vekiline terekeye temsilci tayin edilmek için dava açma hususunda yetki verilmesi, terekeye temsilci tayin edilmesi halinde ise vekilden terekeyi temsilen yeni vekaletname istenilmek suretiyle taraf teşkilinin sağlanması gerekir.
Somut olayda, destek ...'nun annesi davacı ...'nun yargılama devam ederken, █████/2024 tarihinde vefat ettiği, mahkemece davacı ...'nun yargılama sırasında vefat etmiş olduğu tespit edilmemesi suretiyle, davacı ...'nun mirasçılarının davaya dahil edilmeden yargılamanın devam ettiği ve davacı ...'nun vefatından sonra █████/2024 tarihinde hüküm kurulduğu anlaşılmakla; mahkemece davacı vekilinden davacı ...'nun mirasçıları ve miras paylarını gösterir mirasçılık belgesinin istenmesi, dosya içerisinde davacı ...'nun taraf olmayan mirasçıları ... TC.Kimlik numaralı ..., ... TC.Kimlik numaralı ..., ... TC.Kimlik numaralı ..., ... TC.Kimlik numaralı ...ve ... TC.Kimlik numaralı ...'nun davayı aslen ya da vekaleten takibinin sağlanması, ya da davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat davasının eldeki davadan tefrikinin sağlanması ya da davacı ...'nun terekesine temsilci tayin edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, yazılı şekilde taraf teşkili sağlanmaksızın davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş olup, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4 ve 6.maddeleri gereğince kalıdırılarak, yeniden hüküm kurulmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
Kabule Göre de;
Gerçek belli iken varsayımlara göre değerlendirme yapılamaz. Müteveffa ...'nun █████/2024 ölüm tarihi itibariyle destek zararının hesaplanması gerekirken, TRH 2010 Yaşam tablosu esas alınarak, █████/2026 tarihine kadar destek zararının hesaplanması doğru görülmemiştir.
Destekten yoksun kalanların, destekten yoksun kalma tazminatı, en fazla desteğin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanan muhtemel bakiye ömrü sonu dikkate alınarak hesaplanacaktır.
Somut olayda, aktüerya bilirkişisi tarafından destek ... eğer ölmeseydi, █████/2038 tarihine kadar yaşayacağı belirtilmesine rağmen, davacı ...'nun destek zararının 2045 tarihine kadar hesaplanmış olması hatalı olmuş olup, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin bu yöndeki istinafının yerinde olduğu tespit edilmiştir.
Trafik kazası ile ilgili olarak, ceza dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporu, eldeki davada alınan kusur bilirkişisi raporu ile aynı trafik kazasına bağlı olarak açılmış olan diğer tazminat davalarında alınmış olan kusur bilirkişisi raporlarının tutarlı olup, birbiriyle çelişkili olmaması gerekir. Raporlar arasında çelişki olduğu takdirde çelişkinin mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik kürsüsünden seçilecek heyetten ya da İTÜ trafik kürsüsünden seçilecek heyetten rapor aldırılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi gerekir.
Somut olayda, davalı ...'un sanık olarak yargılandığı Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ E. ███████ K. sayılı dosyasında Ankara ATK'dan alınmış olan ... tarihli kusur raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde...plaka sayılı araç sürücüsü müteveffa destek ...'nun aslı derecede kusurlu, ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'un ise alt düzeyde tali kusurlu olduğunun rapor edildiği, ceza dosyasında trafik kusur bilirkişisinden alınmış olan ... tarihli kusur raporunun da aynı doğrultuda olduğu; eldeki dosyada Ankara ATK'dan alınmış olan ... tarihli kusur raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde...plaka sayılı araç sürücüsü müteveffa destek ...'nun %85 oranında kusurlu, ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'un ise %15 oranında kusurlu olduğunun rapor edildiği; raporlar arasında herhangi bir çelişkinin olmadığı, hükme esas alınan raporun olayın oluş şeklini doğruladığı, kaza sonrası tutulmuş olan kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olduğu kanaatine varılmış olunduğundan, davalı ... Aş. vekili ile davalı ... vekilinin kusura yönelik istinafının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre, dul eşin yeniden evlenme olasılığı saptanırken, olay tarihindeki yaşına göre değil, rapor tarihindeki ve hüküm tarihine en yakın tarihteki yaşına göre evlenme şansını belirlemek gerekmektedir. Çünkü:
a) Tazminat hesabında, rapor (hüküm) tarihindeki en son veriler dikkate alınır.
b) Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre, dul eşin yeniden evlenme olasılığı saptanırken, olay tarihindeki yaşına göre değil, rapor tarihindeki ve hüküm tarihine en yakın tarihteki yaşına göre evlenme şansını belirlemek gerekmektedir. Çünkü:
a) Tazminat hesabında, rapor (hüküm) tarihindeki en son veriler dikkate alınır.
b) Gerçek belli iken varsayımlara göre değerlendirme yapılamaz (..., s. 288).
Destekten yoksun kalma tazminatında bilinmeyen dönem için farazi bazı kriterlere göre hesaplama yapılmakta ise de, dul eşin hesap tarihi itibari ile evlenip evlenmediği belirlenebilir bir veridir.
Somut olayda kazanın... tarihinde gerçekleştiği ve desteğin de aynı tarihte öldüğü, davanın █████/2023 tarihinde açıldığı, destekten yoksun kalma tazminatı talep eden sağ kalan eş ...'nun █████/1966 doğumlu olduğu ve 18 yaşından küçük çocuğunun bulunmadığı, sağ kalan eşin bilirkişi raporunun alındığı █████/2024 tarihinde 55 yaşında olduğu ve eşin evlenmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dul kalan eşin evlenme ihtimali tartışılmış ve dul kalan eşin evlenme ihtimali konusunda birçok faktörün rol oynadığı, dul kalan eşin yaşı, çocuk sayısı, fiziki durumu, eşin ölümü nedeniyle içine düştüğü sosyo- ekonomik durumu, ölen eşine bağlılık durumu gibi kişiye özel mahrem duyguların yanı sıra, mahalli örf ve âdetlerin de yeniden evlenme şansını etkileyecek hususlar olduğu, anılan ilkeler özellikle dul kalan eşin olay tarihinde 58, halen 62 yaşında ve çocuk sayısına nazaran yeniden evlenme ihtimalinin bulunmadığı belirtilmiş olup (Yargıtay HGK. █████/2019 tarih ve ███████-2038 E. ████████ K. sayılı ilamı), mahkemece aktüerya raporunun hükme esas alınmasında herhangi bir sakınca olmayıp, (..., s. 288)., davalı ... vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
SGK'nın ... tarihli yazısı ile trafik kazası nedeniyle davacılara rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
Islah ve Maddi Hataların Düzeltilmesi başlıklı;
"MADDE 176- (1) Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.
(2) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.
Islahın zamanı ve şekli
MADDE 177- (1) Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.
(2) (Ek:22/7/2020-███████ md.)(1) Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.
(3) Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir.
Somut olayda, davacı tarafça 1 kez ıslah yapılmış olduğu ve █████/2024 tarihi itibariyle 1 kez ıslah harcının ödenmiş olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
Zamanaşımı yönünden; TBK'nın 49. maddesi maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72. maddesinde haksız fiilden zarar görenin, bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir. Aynı doğrultuda, 2918 sayılı KTK'nın 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade edilmiştir.
Görüldüğü gibi, 6098 sayılı TBK'nın 72. ve 2918 sayılı KTK'nın 109/2. maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı ve miktarları yönünden birbirine paraleldir.2918 sayılı Kanunun anılan madde hükmünde gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Dahası söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür (HGK'nun 5.6.2015 gün ███████-2198 █████████ sayılı kararı ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir).
2918 sayılı KTK'nın “Zamanaşımı” başlıklı 109. maddesi;
“...Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur.
Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.
Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır.” hükmünü içermektedir.
Açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa; trafik kazası neticesinde kazaya sebebiyet vermiş olan...plaka sayılı araç sürücüsü ...'nun vefat etmiş olması nedeniyle Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ E. ███████ K. sayılı kararı ile davalı ...'un cezalandırılmasına karar olup, yapılan eylemin aynı zamanda suç teşkil etmesi nedeniyle zamanaşamı süresinin... tarihinden itibaren onbeş yıl olduğu, davacı tarafça davanın zamanaşımı süresi içerisinde █████/2023 tarihinde kısmi dava olarak açılmış ve █████/2024 tarihinde süresi içerisinde süresi ıslah edilmiş olduğu, mahkemece de davalı ... vekilinin zamanaşımı defiinin değerlendirilmiş ve karara bağlanmış olduğu anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Desteğin kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer desteğin gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Davacılar desteğin asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiğini iddia etmiş ise SGK'dan trafik kazasının olduğu tarihteki desteğin ücret ve gelirlerini gösterir tüm belgeler getirtmelidir. Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise S.G.K kayıtları olup olmadığı da araştırılarak ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır.
Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, desteğin ölüm tarihindeki gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bunun kanıtlanmaması halinde ise maddi destek tazminatının hesabında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir. Sadece tanık beyanları ile kazanç tespiti mümkün olmayıp bunun bir takım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerekmektedir.
Hayatın olağan akışına göre trafik kazası sonucu ölen küçük çocuk ölmeseydi 18 yaşına gelmesi ile birlikte gelir elde edeceği ve ana ve babaya bakması muhtemeldir.Bu kapsamda Yargıtay yerleşik kararlarında da vurgulandığı üzere kişiler 18 yaşını doldurması, yani reşit olması ile gelir elde edebileceği kabul edilmiştir. 18 yaşından küçükler bir gelir elde etmediği için vefatı halinde destekten yoksun kalanlar desteğin 18 yaşına gelmesine kadar tazminat alamazlar.
Somut olayda, müteveffanın kaza tarihinde 60 yaşının üstünde olması nedeniyle pasif dönemde olduğu, asgari ücretin üzerinde de gelir elde ettiği ispatlanmamış olduğundan, Yargıtay yerleşik uygulamaları gereğince müteveffanın asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceğinin kabul edilmesi suretiyle, davacıların destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması isabetli olup, davacılar vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
6098 sayılı TBK m. 53 öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna “destekten yoksun (...) kalma tazminatı” denir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Destek tazminatı, fiili ve sürekli olarak bakımdan yoksun kalınması halinde takdir edilen bir tazminattır. Davacı tarafın özel bir durumda olduğu düzenli destek aldığı da kanıtlanmalıdır.
Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşlarının, okuldaki eğitim durumlarının, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacak iseler 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta iseler yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, davacılar ...'nun, ..., ..., ... ve ...'in kaza ve rapor tarihindeki yaşları itibariyle müteveffa ...'nun desteğinden çıkmış olmaları, ...'nun desteğini gördüklerine ilişikin de delil yeterli sunmadıkları dikkate alındığında bu davacılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin redddine yönelik ilk derece mahkemesi kararının isabetli olduğu, davacılar vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
Trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin tazminat davasında, alacak haksız fiilin yani kazanın meydana gelmiş olduğu tarihte muaccel olduğundan, alacağa kaza tarihinden itibaren araç sürücüsü ve işleten malikten faiz istenebilecek, sigortadan ise sigortaya başvuru tarihinden itibaren 2918 sayılı KTK'nın 99. maddesi uyarınca 8 işgünü içerisinde tazminatın ödenmemesi halinde temerrüte uğradığı tarihten itibaren, dava açılmadan sigortanın temerrüte uğratılmamış olması halinde ise dava tarihinden itibaren faiz istenebilecektir.
Somut olayda, dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yapıldığı, █████/2021 tarihinde davacılar ... ile ...'ya kısmi ödeme yapıldığı gözetilerek davalı sigorta yönünden ödeme tarihinin temerrüt tarihi olarak belirlenmiş olmasının yerinde olduğu; diğer davalı ... yönnüden ise... kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş olması isabetli olup, davalı ... vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
Sigortanın davalı olması otomatik olarak trafik kazasını ticari iş haline getirmeyecek olup, trafik kazasına karışan aracın ticari olup olmadığına bakılacak, aracın ticari olması halinde alacağa ticari avans faiz oranları, aracın ticari olmaması halinde ise alacağa yasal faiz oranları uygulanacaktır. İşletilecek faiz türünün tespitinde, zarara neden olan aracın trafik kaydı ve kaza tarihindeki gerçek kullanım amacının değerlendirilmesi, bu değerlendirme neticesinde aracın kullanım amacının hususi olması durumunda yasal faize, ticari olması ve avans faizi talebi bulunması halinde avans faizine hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın ticari amaçla kullanıldığı anlaşıldığından, mahkemece ticari avans faize hükmedilmesi isabetli olup, davalı ... Aş. vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıda izah edilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek bilirkişi raporlarının yöntemine uygun olarak alınmadığı ve delillerin yeterince toplanmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, diğer istinaf sebepleri değerlendirilmeksizin dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/6 maddesi gereğince KABULÜ ile, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-) Davanın yukarıda gerekçe bölümünde belirtilen hususlar değerlendirilerek yeniden görülmesi için dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE,
3-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf kanun yoluna başvuran taraflara iadesine,
4-) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-) İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-) İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,
7-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK md. 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK md. 353/1 - a, 362/1 - g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!