Haksız eylemden kaynaklanan ölümlü trafik kazası sonrası sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle sigorta şirketinin yaptığı tazminat ödemelerinin tahsili için açtığı itirazın iptali davası.
Özet: Bir trafik sigortası şirketi, kırmızı ışık ihlali yaparak ölümlü kazaya sebebiyet veren sigortalısı aracın şoförünün olay yerini terk etmesi nedeniyle diğer araçta meydana gelen 120.000 TLlik hasar bedelini ödedikten sonra araç sahibine rücu talebiyle icra takibi başlatmış; araç sahibinin takibe itiraz etmesi üzerine, itirazın iptali davası açan davacı sigortacı, sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu ve aracın pert total olduğunu tespit eden bilirkişi raporu ışığında, davanın kabulünü talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili şirket sigortalısı davalıya ait olan ... plakalı aracın █████/2023 tarihinde ... sevk ve idaresinde iken ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca kırmızı ışık ihlali yapmak suretiyle çarpması neticesinde ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında dava dışı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, kaza sonrasında müvekkilince kazada vefat eden şahsın yakınlarına yapılan destekten yoksun kalma tazminatı haricinde ... plakalı araç için de 120.000,00-TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemelerden davalı sigortalının sorumluluğunun bulunduğunu, olay yeri terkinin başlı başına rücu sebebi olduğunu, bu nedenle kazada hasarlanan araç için yapılan tazminat ödemelerinin tahsili amacıyla araç maliki davalıdan talepte bulunduklarını ancak ödeme yapılmadığını, bu nedenle taraflarınca ... İcra Dairesi'nin 2024/... sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, ... plakalı aracın trafik kaydı üzerine ve 3. Şahıslara devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının dava gerekçesini sigortalı aracın araç sürücüsü ...'ün kaza mahallini terk etmesi olarak göstererek Poliçe Genel Şartlarının B.4 f bendine dayandığını, davacının iddialarının Poliçe Genel Şartlarındaki belirtilen şartlarda olmadığını, davacının zarara uğramasını gerektiren bir eylemin olmadığını, olay yerinde kamera kaydı bulunduğunu, sürücünün merhumun araçtan fırladığını görmesi üzerine korku ile olay yerinden ayrıldığını ve akabinde en yakın şantiyeye giderek teslim olduğunu, zaten akabinde de şantiye sorumlusu ...'ın sürücüyü ... Karakolu'na götürecekleri esnada karakol tarafından arandıklarını ve orada beklemeleri gerektiğinin taraflarına söylendiğini, akabinde de ekibin gelerek sürücüyü aldığını, bu suretle sürücünün kaçtığı iddiasının doğru olmadığını, diğer yandan dava konusu kazanın meydana geldiği kavşakta sürekli ölümlü kazaların olduğunu, kavşakta tali yoldan hızla gelen sürücülerin aynı hızla ana yoldan çıkmalarının engellenmesi amacıyla çalışma yapılması gerektiğini, ayrıca kaza tutanaklarında da her iki sürücünün de sarı ışıkta geçtiğinin anlaşıldığını, ... plakalı araç sürücüsünün kavşağa girerken hızını düşürdüğünü ancak müteveffa sürücünün hızını düşürmeden kavşağa girdiğini, bu suretle çarpışmanın meydana geldiğini, davacının kaza sonrası kaçma kastı taşımaması nedeniyle olay yerini terk nedenli rücu talebine ilişkin şartların oluşmadığını iddia ederek; davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; Alacaklı tarafından borçlu aleyhine 120.000,00-TL asıl alacak ve 9.187,40-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 129.187,40-TL borcun ödenmesi amacıyla █████/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.Adli Trafik/Makine Mühendisi, Aktüerya ve Sigorta Uzmanlarından Oluşan Bilirkişi Heyetinin █████/2026 Tarihli Raporunda Özetle; "Davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı çekici sürücüsü ...'ün asli ve tam (%100) oranında kusurlu olduğu, mütevaffa sürücü ...'nin kusurunun olmadığı, müteveffa sürücü ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasarın onarım bedelinin yedek parça bedeli 391.265,4-TL ve işçilik bedeli 101.000,00-TL olmak üzere toplam KDV hariç ....265,41-TL olduğu, aracın kaza tarihi itibariyle rayiç değerinin 245.000,00-TL olduğu, aracın onarım bedeli rayiç değerinin de üzerinde olması, aracın kazada karoserindeki ağır hasar gözönüne alındığında aracın pert total kabul edilmesi uygun olacağı, aracın hasarlı bedelinin 24.500,00-TL olduğu, bu durumda meydana gelen zarar 220.500,00-TL olduğu, davacı Sigortacı, tanzim etmiş olduğu poliçe ile düzenlendiği poliçede tanımlanan motorlu aracın (... plaka sayılı çekici) işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olup, sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlı olduğu, değer kaybının maddi zararlardan olduğu, davacı Sigortacının 18.03.2023 kaza tarihinde sorumluluk tutarının maddi zararlarda (değer kaybı dahil) araç başı teminat limitinin 120.000,00-TL olduğunun https://www.guvencehesabi.org.tr/teminat-limitleri sayfasından tespit edildiği, davacının yapmış olduğu tazminat ödemesinin limitler dahilinde olduğu, daimi sakatlı ve ölüm teminatının ise kaza tarihinde kişi başı teminat limiti 1.200.000.00-TL olduğu, Genel Şartlar B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı maddesinde bulunan alt madde (f) bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, dava dosyasında, davalının işleteni olduğu aracı kaza sırasında sevk eden araç sürücüsünün olay yerini terk etme sebebinin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmek, can güvenliği nedeni ile uzaklaşmak ve/veya benzeri mücbir ve/veya zorunlu haller nedeni ile olup olmadığını gösterir yönde belge, delil, beyan vb. görülememiş olup, davalının dilekçesinde belirtmiş olduğu hallerin taktirin mahkemede olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır.DELİLLER:-... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı icra dosyası-Davacı vekili tarafından sunulan; ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sureti, hasar dosyası sureti, 120.000,00-TL bedelli dekont sureti, █████/2024 tarihli ödeme talepli ihtarat sureti, -... (...) Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... Soruşturma sayılı dosyası-... (...) 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/... sayılı ceza dava dosyası-Tarafların beyan ve dilekçeleri-Bilirkişi raporu-Arabuluculuk son tuanağı-Tüm dosya kapsamıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, ölümlü trafik kazası kapsamında dava dışı zarar görenlere ödenen bedelin rücuen tahsili için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2.maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B-4. maddesi uyarınca; tazminat yükümlüğünün azaltılmasına ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Bu rücu hakkı, kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacı, bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmesi kuralından kaynaklanmaktadır.6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmekte olup, sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat tutarı, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir.KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.Poliçe tarihindeki Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:a)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,b)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,c)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,ç)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,d)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,e)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,f)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi VEYA kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.Somut olayda, taraflar arasında davalının malikliğinde olup kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigortasına dair poliçe bulunduğu, meydana gelen kazada dava dışı zarar görenin aracnnda oluşan hasar için sigortalı aracının tam kusurluluğu ve maddi zarara dair poliçe limiti tüketilecek şekilde 120.000,00 TL ödeme yapılmış, dava dışı sürücü ...'ün kazaya rağmen durmayarak olay yerini terk etmesinden bahisle ödenen miktarın rücusu talep edilmektedir. Dava dışı sürücünün kazaya rağmen durmayarak olay yerini terk ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Sigortacı tarafından ödenen bedelin sigortalıya rücusunun gündeme gelmemesi için sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller içinde bulunması gerektir. Bu yönden ispat yükümlülüğü davalı sigortalı üzerindedir. Böylece sigortacılık mevzuatı ile kazaya karışanların usulünce hareket etmeleri, kamu düzeni açısından yaptırım öngörerek olumlu davranış göstermeleri zorunlu hale getirilmiştir. Davalı yan dava dışı sürücünün olay mahallinde göreceği tepkiden korkarak can güvenliği nedeniyle terk etmek zorunda kaldığını, olay yerini terk etmenin zararın oluşumuna, artışına, delilin toplanmasına etki etmediğini, kamera kaydı bulunduğundan delil kaybı veya zarar artışına neden olunmaması nedeniyle rücu şartlarının oluşmadığını savunmuştur. Dava dışı sürücünün alınan ifadesinde "olayın şoku ile korktuğu için durmadığını" beyan ettiği, objektif ve yakın bir can güvenliği tehlikesinden ziyade subjektif bir zanla hareket ettiği; yine tanık ifadesi ile beyanı alınan ... ifadesine göre sürücünün olaydan sonra nerede olduğunu söylemediği, çok korktuğu için olay yerinden kaçtığını belirttiği, can güvenliği tehlikesine dair bir emare tespit edilemediği, davalının üzerine düşen ispat yükünü yerine getirmediği görülmüştür. Davalı yan her ne kadar özetle olay yerini terkin sonuca etkili olmadığını savunsa da terk olgusunun alkol ve ehliyet durum tespitinin sağlıklı ve zamanında yapılması, sürücü değişikliği gibi olumsuz olayların önüne geçilmesi, sağlığa veya maddi zarara dayalı yardım yükümlülüğünde zararın artmasının engellenmesi gibi hususlara dair de menfaat içerdiği salt kamera kaydı olmasının düzenlemenin amacını ortadan kaldırmadığı anlaşılmakla rücu şartının gerçekleştiğine kanaat edilmiştir. Alınan bilirkişi raporuna göre dava dışı zarar gören aracının pert kabul edilmesi gerektiği ve araç başına olan maddi zarara dair ödenen poliçe limitini tüketen 120.000,00 TL'lik ödemenin yerinde olduğu, dava dışı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davacının hasar dosyası ve ceza soruşturması kapsamı da aynı tespitleri içermekle miktar yönünden davacının haklılığı sabit olmuştur. █████/2024 ödeme tarihinden itibaren takip tarihine kadar; 54 gün için, 120.000,00-TL ve 51,75 oran/36000 üzerinden 9.315,00TLhesap edilmesi gerektiği, bu miktarın takipteki talebin üstünde kaldığı, davacının aynı hesapla /36500 üzerinden yaptığı talebe göre de 9.187,40-TL'nin hesaplanması gerektiği, dolayısıyla takipteki miktarların yerinde olduğu anlaşılmıştır.İcra İnkar Tazminatı Yönünden; Haksız fiile dayalı davacı alacağının varlığı ve miktarının, rücu şartlarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;1-Davanın KABULÜ ile; ... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin ödeme emrindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin Reddine,3-Alınması gereken 8.824,79-TL karar ve ilam harcından 1.560,26-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 7.264,53-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,4-Davacı tarafından 615,40-TL başvuru harcı ve 1.560,26-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.175,66-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan toplam 19.955,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ... Hakim ...e-imza e-imza