Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanık müdafiinin hakaret suçundan temyiz başvurusunu değerlendirerek, mağdurun kamu görevlisi sıfatı ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı hususlarının eksik incelenmesi nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında verilen hakaret suçundan mahkumiyet hükmünü, mağdurun kamu görevlisi vasfının yeterince araştırılmaması ve sanığın aşamalardaki savunmasında dile getirdiği kaza tehlikesi atlatması sonucu oluşan panik ve sinir durumu karşısında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması gerekçeleriyle hukuka aykırı bularak bozmuştur; öte yandan, sanığın mala zarar verme ve ulaşım araçlarının hareketlerinin engellenmesi suçlarından aldığı cezaların, miktarları ve istinaf incelemesi sonucunda kesin nitelikte olması sebebiyle temyiz kapsamı dışında kaldığına ve bu suçlara ilişkin temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇLAR: Hakaret, mala zarar verme, ulaşım araçlarının hareketlerinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulmasıHÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onamaYapılan ön incelemede sanık hakkında mala zarar verme ve ulaşım araçlarının hareketlerinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması suçlarından kurulan hükümlerin kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.Hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Büyükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesinin (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz isteği, tanık ... mahkeme huzurunda dinlenilmeden hüküm kurulduğuna, katılanın araştırmadan kamu görevlisi olarak kabul edilmesinin hatalı olduğuna ve kullandığı otobüs ile hatalı çıkış yaparak sanığın sürüşünü tehlikeye atması nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇE Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Tüm dosya kapsamı, otobüs şoförü olan katılanın aşamalarda iddiasını tekrarlaması ve soruşturma aşamasında dinlenilip, kovuşturma aşamasında kendisine ulaşılamayan tanık ...'ün duruşmada okunan soruşturma beyanı karşısında, sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.Ancak;1.5237 sayılı Kanun'un 125/3-(a) maddesinde düzenlenen hakaret suçunda mağdur kamu görevlisi olup kamu görevlisinin, anılan Kanun'un 6/1-(c) maddesinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması ve aynı maddenin '' kamusal bir faaliyetin yürütülmesinin ihaleye dayalı olarak özel hukuk kişilerince üstlenilmesi durumunda, bu kişilerin kamu görevlisi sayılmayacağı açıktır.'' şeklindeki gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde; katılanın kamu görevlisi olup olmadığının tespiti açısından belediyeye ait otobüsün mü yoksa özel halk otobüsünün mü şöförü olduğu saptanmadan aynı Kanun'un 125/3. maddesinin (a) bendi uyarınca hüküm kurulması,2. Sanığın aşamalardaki savunmasında kullandığı emanet araç ile seyir halinde iken katılanın otobüsü önüne kırması nedeniyle kaza tehlikesi atlatması üzerine panik ve sinirle otobüsün yanına gittiğine ve katılanın kendisine hakarette bulunduğuna ilişkin savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre, 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,Hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARAR A. Mala Zarar Verme ve Ulaşım Araçlarının Hareketlerinin Engellenmesi, Kaçırılması veya Alıkonulması Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2. maddesinin (a) bendinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelenen suçların 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar kapsamında olmadığı birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.04.2026 tarihinde karar verildi.