İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, sigorta şirketinin rücuen itirazın iptali davasında ticari ilişki yokluğundan görevli mahkemenin asliye hukuk olduğuna hükmetti.
Özet: Bir sigorta şirketinin, yüksek voltaj nedeniyle sigortalısına ödediği hasarın rücuen tahsili amacıyla elektrik dağıtım şirketine karşı başlattığı takibe yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece ticaret mahkemesinin, sigortalı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığı ve sigortalının tacir vasfı olmadığı gerekçesiyle davanın görev yönünden usulden reddine karar vermesi üzerine davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunu inceleyen üst mahkeme, sigortacının halefiyet davasının sigorta poliçesinden doğan bir ticari dava sayılamayacağını, sigortalının sorumlu kişiye karşı açacağı dava gibi değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, uyuşmazlığın ticari nitelikte olmaması nedeniyle ilk derece mahkemesinin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığına hükmetmiştir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 26.03.2026NUMARASI : ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 10.07.2026KARAR YAZIM TARİHİ : 10.07.2026 Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.03.2026 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili, davalı/borçlu aleyhine Didim (Yenihisar) İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibinin davalının borca itirazı üzerine durdurulduğunu, davalının haksız ve mesnetsiz itirazı nedeniyle arabuluculuk sürecinin başlatıldığını ve yürütülen görüşmelerin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, somut uyuşmazlığın incelenmesinde, dava dışı sigortalı ...ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığı, davacının sigortalısına ait olan yerin bireysel konut olduğu, dava dışı ....'ın dosya kapsamına göre tacir olmadığı gerekçesiyle davanın görev dava şartı yokluğundan HMK md 114/1-c ve 115/2 uyarınca usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Didim Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından, sigortalı ....’a ait konutun, Depremsiz Evim Paket Poliçesiyle teminat altına alınmış olup, poliçe süresi içerisinde █████/2024 tarihinde sigortalı konutun antre bölümünde bulunan buzdolabının alev alarak yandığı, yüksek voltaj girişi nedeniyle buzdolabı kapasitörünün patlaması sonucu yangın meydana geldiği, sigortalı adrese yüksek voltaj verildiği ve yangının bu nedenle çıktığı, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği, ileri sürülen talep, sigortacılık faaliyeti kapsamında yapılan bir ödemenin, zarardan sorumlu olan üçüncü kişiden tahsiline ilişkin olup, doğrudan müvekkilin ticari faaliyeti çerçevesinde doğduğunu, sigorta şirketlerinin rizikonun gerçekleşmesi hâlinde tazminat ödemesi yapması ve akabinde sorumlu kişilere yönelmesi, sigortacılık faaliyetinin doğal ve zorunlu bir sonucu olduğunu, bu nedenle eldeki uyuşmazlığın, davacı yönünden ticari işletmenin yürütülmesi kapsamında ortaya çıktığı, davalı.... A.Ş. yönünden de uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu, bu itibarla, uyuşmazlığın hem davacı sigorta şirketinin yürüttüğü sigortacılık faaliyeti hem de davalı şirketin dağıtım ve satış faaliyeti ile doğrudan bağlantılı olduğu, dolayısıyla davanın ticari nitelikte bulunduğundan davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirtmiştir. GEREKÇE:Dava, sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödemede bulunan davacı sigorta şirketi tarafından, TTK nun 1472 maddesi uyarınca söz konusu hasar bedelinin rücuan davalıdan tahsili hususunda başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 E ve 9 K sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, dava dışı sigortalı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, davacının sigortalısına ait olan konutun bireysel konut olduğu, dava dışı sigortalının tacir sıfatının da bulunmadığı gerekçesiyle mahkemece, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle an HMK md 114/1-c ve 115/2 uyarınca usulden reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 10.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.