Yargıtay 4. Ceza Dairesi, rahatsız edici kaba sözlerin onur ve şeref rencide edici boyutta olmadığı gerekçesiyle hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının kanun yararına bozulmasını değerlendirdi.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanığın faşist polisler beni dövüyor, bana işkence yapıyor, insan değil misiniz gelin beni kurtarın şeklindeki sözlerinin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı bir hitap tarzı niteliğinde olması nedeniyle hakaret suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı ve yerel mahkemenin mahkumiyet kararında isabet bulunmadığı gerekçesiyle kanun yararına bozulmasını talep etmektedir.
4. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., ████████ K.
SUÇ : Hakaret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanığın hakaret suçundan cezalandırılmasına dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.01.2026 tarih ve 2025/.. sayılı istem yazısı Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"... 5237 sayılı Kanun’un “hakaret” başlıklı 125. maddesinde; “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.” hükmü yer aldığı,
Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövme şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacağı,
Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 15.02.2024 tarihli ve ██████████ esas, █████████ sayılı kararında; Şüphelinin trafik polisine "Cezayı yazma, benim şoförle başımı belayı sokma, ona değil bana ceza yaz." "Belediye başkanını arayacağım biraz bekle." dediği, polisin işlemlere devam etmesi üzerine şüphelinin bağırarak "Sen insan değilsin Allah senin bin belanı versin." dediği iddiasıyla açılan davada sanığın atılı suçu işlediği kabul olunmuştur. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda, sanığın sarf ettiği kabul edilen sözlerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi ve açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA" şeklinde belirtildiği,
Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 21.09.2023 tarihli ve ██████████ esas, ██████████ sayılı kararında; İnceleme konusu somut olayda; sanığın şikayetçilere karşı kullandığı kabul edilen "Siz faşist polissiniz." şeklindeki sözü, muhatapların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanığın yalnızca şikayetçi ...'a yönelik eyleminin hakaret suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi ve açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA" şeklinde belirtildiği,
Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerektiği,
İncelenen somut olayda; sanığın ''faşist polisler beni dövüyor, bana işkence yapıyor, insan değil misiniz gelin beni kurtarın'' şeklinde kabul edilen sözlerinin mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olması karşısında; hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığının gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın mağdurlara yönelik söylediği kabul edilen sözlerin mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olması karşısında; hakaret suçunun unsurları oluşmadığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, mahkumiyet kararı verilmesi Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
2. Sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2024 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, Yargıtay tarafından düzeltilmesi gerektiğinden sanığın hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince BERAATİNE,
4. Sanığın beraat etmesi nedeni ile bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına,
5. Hükmolunan cezanın çektirilmemesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!