Danıştay 8. Daire, Maden Kanunundan kaynaklanan idari para cezasına karşı temyiz talebini, davanın parasal sınırın altında kalması sebebiyle kesinleştiği gerekçesiyle incelemeksizin reddederken, maden mevzuatının her durumda temyize açık olması gerektiği yönündeki karşı oyunu barındırır.
Özet: Bir madencilik şirketine, faaliyet raporunu zamanında sunmadığı gerekçesiyle verilen idari para cezasına karşı açılan davada, Bölge İdare Mahkemesinin kararının temyizen incelenmesi talebi, para cezasının İdari Yargılama Usulü Kanununda belirlenen temyiz parasal sınırının altında kalması nedeniyle incelenmeksizin reddedilmiştir; çoğunluk kararı, bu tür uyuşmazlıklarda kararın kesin olduğunu belirtirken, karşı oy ise maden mevzuatından kaynaklanan davaların parasal sınıra bakılmaksızın temyize açık olması gerektiğini savunmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████TEMYİZ İSTEMİ İNCELENMEKSİZİN RET KARARI Davacı ... Madencilik İnş. Mermer San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri Av. ... ve Av. ... tarafından, Denizli ili, Merkez ilçesi sınırları dahilinde Sicil:... sayılı II (b) grubu (traverten) işletme ruhsat sahası için 2019 yılı faaliyet raporunun █████/2020 tarihine kadar verilmediğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, 57.097.00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle... Genel Müdürlüğüne karşı açılan dava sonucunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istemiyle yapılan başvuru incelendi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde; Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin madde hükmünde sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği, aynı maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise "Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar"ın temyiz kanun yolu incelemesine açık olduğu, "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında ise; temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, temyiz isteminin reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. Bu durumda, davacı hakkında Maden Kanunu'na muhalefet nedeniyle verilen idari para cezası miktarının, Bölge İdare Mahkemesince karar verildiği tarihte geçerli olan temyiz parasal sınırı altında kaldığı görülmekte olup, temyize konu kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre temyiz kanun yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.Nitekim İdari Dava Daireleri Kurulu'nun █████/2025 tarihli E:█████████ K:████████ ve █████/2025 tarihli E:█████████ K:████████ sayılı kararları da bu yöndedir. Açıklanan nedenlerle, TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, █████/2025 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY :(X)- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlığını taşıyan 46. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde; maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar hakkında verilen kararların, Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabilir. Bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararlar ise kesindir. Bu maddede tahdidi olarak sayılan konular birbirinden bağımsız olduğundan, bir davanın bu maddede sayılan konulardan birine ilişkin olması durumunda başkaca herhangi bir kritere bağlı olmaksızın temyiz incelemesine tabi olacağı açıktır.Bu durumda, maden mevzuatının uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıkta temyiz isteminin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle temyiz isteminin incelenmeksizin reddi yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.