Danıştay, ormanlık alanda planlanan madencilik faaliyetine izin talebinin çevresel ve sosyal olumsuz etkileri nedeniyle reddi kararının temyizini değerlendirmektedir.
Özet: Orman sahasında madencilik faaliyeti yürütmek için yapılan izin talebinin reddedilmesi üzerine açılan iptal davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf incelemesi sonucunda, projenin yöre halkının geçimine, ekolojik dengeye, su kaynaklarına ve ormanlara zarar vereceği, ayrıca toplumsal sorunlara yol açacağı gerekçeleriyle idare işleminin hukuka uygun olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş; davacı şirket ise, revize edilmiş projenin çevreye etkilerinin düşük olduğunu, yerleşim alanlarına uzaklığı ve alınacak önlemlerle olumsuzlukların giderileceğini iddia ederek bu kararı temyiz etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı tarafından, Konya ili, Beyşehir ilçesi, ... Mahallesi sınırları dahilinde İR:... nolu ruhsat sahasında madencilik faaliyeti yapmayı planladığı orman sahası için yapmış olduğu izin talebinin reddine ilişkin ... tarih ve E... sayılı davalı idare işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:.. sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile █████/2019 tarihinde Mahkemeye sunulan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu orman sahasının, yakınlarında bulunan yöre halkı açısından oldukça önemli olduğu, zira yöre halkının geçimini buradan sağladığı, dava konusu alanın yerleşim alanına oldukça yakın olduğu, burada kurulacak olan tesisin yöre halkını doğrudan etkileyeceği hususunun sabit olduğu, kurulacak tesisin vereceği zararlar neticesi özellikle erozyonun artacağı, ekosistemin bozulacağı, su kaynaklarının azalacağı, insan hayatı için büyük öneme sahip olan ve gittikçe azalan ormanların daha da azalbileceği, dava konusu yere ilişkin olarak orman halk ilişkilerini olumsuz yönde etkileyeceği, hayvancılık ve tarım hususunda köylüleri oldukça zor duruma düşüreceği, bunun yanında dosya içeriğinde bulunan belgelerden köyün belirli kısmının tesisin kurulumunu istediği, bir kısmının ise istemediğine ilişkin imza verdiği, bu bağlamda orman, ağaç eksilmesi yanında bu yanıyla da sosyal probleme yol açacağı ve halk arasında sosyal problemin devamına yol açacağı, orman halk ilişkisinin de bozulacağı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava dilekçesinde ... Köyü’ne 1.5 km uzaklıkta bulunan S. G. isimli taş ocağının sosyal problem ve köy orman ilişkisine zararlı bir yanının bulunmadığı, bu taş ocağına köylüler tarafından muvafakat verildiği ifade edilmişse de, davacı vekili tarafından zikredilen ocak sahasının bulunduğu alanın mülkiyetinin orman olmayıp, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesine tabi izinli bir tesis alanı olmadığı, bu bağlamda dava konusu işleme emsal teşkil etmeyeceği anlaşıldığından bu iddiaya itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, keşif sonrası dosyaya sunulan ruhsat sahasına ilişkin tadilat projesi değerlendirmeye alınmadan tanzim edilen bilirkişi raporuna istinaden verilen kararın hukuka aykırı olduğu, bölgeye ulaşım imkanının uygun olması, atık su ve katı atığın bertarafının daha kolay olması, içme ve kullanma suyunun rahat temini ve yerleşim alanlarından uzak olması nedeniyle projenin uygulama alanı olarak bu bölgenin seçildiği, bölgenin hammadde imkanına sahip olmasından dolayı proje için başka bir alternatifin söz konusu olmadığı, bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında belirtildiği üzere, maden sahasının yerleşim yerine yakınlığının bulunmadığı, Zira maden sahası ile yerleşim yeri arasındaki mesafenin 1200 metre olduğu, ÇED raporu incelendiğinde görüleceği üzere birçok etkenin, ... Mahallesi için olumsuz etki oluşturmadığı, tesisisin inşası aşamasında kırma-eleme tesisinde meydana gelecek tozlanmanın önlenmesi için toz indirgeme sisteminin kurulacağı, toz kaynağı olan her bir ünitenin kapalı ortam içerisine alınacağı, kapalı ortam içine alınan ünitelere toz indirgeme sistemi kurmadan faaliyete geçilmeyeceği, tesis alanında yer yer gözlenen bitkisel toprağın üretim esnasında zayii olmaması için faaliyet öncesi sıyrılarak alınıp üretimin yapılmayacağı alanda depolanacağı, bu toprağın rüzgar ve yağmur erozyonuyla zayii olmaması için üzerlerinin çimlendirileceği, faaliyet sonrası ise bu toprağın alanın yeniden ağaçlandırılmasına uygun olacak şekilde zemine döküleceği, öte yandan 1200m mesafedeki ... Mahallesinde oluşacak 22,3 dBA gürültü seviyesinin ise █████/2010 tarihli ve 27601 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğinin EK-VII Tablo-4'de belirtilen "ticari yapılar ile gürültüye hassas kullanımların birlikte bulunduğu alanlardan konutların yoğun olarak bulunduğu alanlar" için belirtilen gündüz 65 dBA sınır değerin yaklaşık 3 kat altında kaldığı, bu nedenle tesisin inşasından kaynaklanan gürültünün konutlara olumsuz etkisinin olmayacağı, tesisin işletmesi aşamasında ise işletme sahasında açılacak ocak alanında yapılacak patlatma işlemlerinden kaynaklanacak toz emisyon miktarları ve bunların meteorolojik koşullara bağlı olarak dağılımları gerekli formüller kullanılarak hesaplandığında patlama sırasında 1000 metre mesafede 3,5 birim havada asılı partikül, yine çöken tozların mesafeye göre dağılımının 1000 metrede 3,5 birim olarak hesaplandığı, bu durumda 1200 metre mesafede bulunan ... Mahallesi için daha düşük değerlerin çıkacağı, 1200 metrede bulunan ... Mahallesi için bu değerlerin kısa ve uzun vadeli sınırların altında kaldığı ve olumsuz bir etki oluşturmadığı, Kırma-eleme tesislerinin çalışması sırasında ise çöken tozların mesafeye göre dağılımının 1000 metrede 6,8 birim, havada asılı partiküllerin mesafeye göre dağılımı ise 1000 metrede 6,7 birim olarak hesaplandığı, 1200 metre mesafede bulunan ... mahallesi için ise olumsuz bir etkinin oluşmayacağı, öte yandan tesis ve çevresinde endemik, ulusal ve uluslararası kanunlarla korunan nadir ve nesli tehlikede olan bitki türlerine rastlanılmadığı, bilirkişilerce bölgede yer yer bulunan ardıç ağaçlarının, madenin işletmeye açılması halinde zarar göreceği bildirilmiş ise de ardıç ağaçlarının endemik bir bitki olmadığı, diğer taraftan tesis alanında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve diğer ilgili kanun, yönetmelik ve tüzüklerin kapsamına giren milli park, tabiat parkı, sulak alan, tabiat anıtı, tabiat koruma alanları, doğal sit ve anıtlar, çevre koruma bölgeleri ve turizm bölgeleri, erozyon alanları, heyelan alanları ve potansiyel erozyon alanlarının bulunmadığı, bilirkişi raporunda tesisin açılması halinde, orman-halk ilişkisinin maden kurulması ile bozulacağı bildirilmekte ise de Konya Orman Bölge Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı yazısında bölge ile ilgili olarak "ÇED Yönetmeliği ve 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında ormanlar ve ormancılık açısından olumsuz etkileri bulunmamaktadır." kararı verildiği, ayrıca Konya Orman Bölge Müdürlüğü'nün... tarihinde vermiş olduğu ... sayılı kararında, izin talep edilen sahanın içerisinden yöre halkının kaimden beri kullanageldiği arazi ulaşım yolunun bulunması ve yine aynı saha içerisinde mevcut su kaynağına ait çeşmenin bulunması orman-halk münasebetinin olumsuz etkilenmesine gerekçe olarak gösterilmiş ise de bu durumun, ruhsat alanında düzenlemeye gidilerek çözüldüğü, bilirkişilerce bu hususun raporda dikkate alınmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı tarafın dilekçesinde belirttiği üzere maden sahasının yerleşim yerine 1200 metre uzaklıkta olduğu, bu mesafede madencilik faaliyetleri sebebiyle oluşacak çevresel faktörler bakımından yerleşim yerlerinin etkilenmemesinin mümkün olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.