Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ön ödemesi yapılmış ticari ürünlerin eksik teslimatı sebebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davası kararı.
Özet: Davacı, bedelini ödediği ayakkabı siparişinin yarısının teslim edilmemesi ve iade faturasının dikkate alınmaması üzerine başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, davalı cevap dilekçesi sunmayarak ticari defterlerini ibraz etmemiş, bilirkişi raporu davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olduğunu, dava konusu faturanın kayıtlı olduğunu ve ana alacak tutarının takip miktarı ile aynı olduğunu tespit ederken, işlemiş faiz talebi için temerrüdü gösterir bir belgeye rastlamamıştır.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: █████████ Esas - ████████
T.C.Ankara Batı2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARTÜRK MİLLETİ ADINAESAS NO : █████████ KARAR NO : ████████HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026K. YAZIM TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıdan 14 adet ayakkabı siparişi verdiğini, 30.09.2024 tarihli fatura bedeli olan 25.748,80 TL tutarını 01.10.2024 tarihinde davalının.....bank A. Ş. nezdindeki hesabına ödediğini, ancak davalının sadece 7 adet ayakkabı gönderdiğini, kalan 7 adet ayakkabının gönderilmemesi üzerine 21.11.2024 tarihli iade faturası düzenlenerek bedel iadesinin talep edildiğini, davalının iadeyi gerçekleştirmemesi üzerine Kahramankazan İcra Dairesi .... E. sayılı dosyası ile 12.874,40 TL asıl alacak ve 6.573,09 TL işlemiş faiz üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının 20.11.2025 tarihinde ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, yetkiye ve borcun ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının fatura içeriğine ve temel ilişkiye itiraz etmediğini, yetki itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tarafların tacir olması sebebiyle uygulanan temerrüt faizinin hukuka uygun bulunduğunu, dava şartı arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.DELİLLER :Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, Vergi Dairesi kayıtları, █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE :Dava, davalıdan satın alınan ve ücreti peşin ödenen faturaya konu malların bir kısmının teslim edilmemesi nedeniyle kısmi iade talebine ilişkin başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Nazilli Vergi Dairesinin █████/2026 tarihli cevabi yazısı ile; .... vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellef ....'un Gerçek Usulde İşletme Hesabı Esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş, dolayısıyla tacir sıfatına haiz olduğu anlaşılmıştır.Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) aleyhine █████/2025 tarihli ödeme emri ile 12.874,40 TL asıl alacak, 6.573,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.447,49 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalının █████/2025 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın █████/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 19.447,49 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.Taraflara ticari defter kayıtların dosyaya sunumu veya bulundukları yerin bildirilmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından müvekkili şirketin ticari defterlerinin bulundukları adres bildirilmiş, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar dosyaya sunulmadığı gibi bulundukları yerle ilgili olarak da herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.Dosyaya kazandırılan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı ticari defterlerine ait açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süreleri içerisinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usule uygun tutulduğu, dava ve takip konusu faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu, dosya kapsamında mübrez BA/BS formlarına göre, gerek davacının gerekse davalının, dava ve takip konusu faturayı bağlı bulundukları vergi dairesine beyan ettiği, dava ve takip tarihi itibariyle davacı asıl alacak tutarının 12.874,40 TL olduğu, söz konusu tutarın takip miktarı ile aynı olduğu, takipte işlemiş faiz talep edilmiş ise de, dosya kapsamında davalının temerrüdüne yönelik bir belgeye rastlanılmadığı, İİT. yönelik hukuki değerlendirmenin sayın Mahkemeye ait olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 1 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:█████/2020 - ███████.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarih ve ████████ E., █████████ K. sayılı ilamı:"...bb-) Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması: TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir..."şeklindedir.) Davacının hukuki ilişkiyi, iade faturasına konu malın teslim edilmediğini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödemenin iade edildiği savunması bulunmamaktadır.Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 12.874,40TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği, davalıyı temerrüte düşürücü bir belgeye dosya arasında rastlanılmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE ; Davalının, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz olmaksızın 12.874,40 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-12.874,40 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 879,45 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 264,05 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin, 3.045,24 TL sinin davalıdan, 1.554,76 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 788,90 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 8.788,90 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 5.818,32 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 12.874,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.█████/2026 Katip .... e-imza Hakim .... e-imza