Kambiyo senedi olan bono nedeniyle başlatılan icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında ödememe protestosu şartının hukuki geçerliliği tartışması.
Özet: Kambiyo senedine dayalı icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında davacı, ödeme protestosu düzenlenmediği için takibin usulsüz olduğunu, davalıyla ticari ilişkisi bulunmadığını öne sürerek borçlu olmadığının tespitini ve senedin iptalini talep ederken; davalı ise senedin davacı tarafından alınan nakit borca karşılık verildiğini, davacının senedi kendisine ciro ettiğini, icra takibini sürüncemede bırakma amaçlı kötü niyetli hareket edildiğini belirterek davanın reddini istemektedir.

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; Davalı/takip alacaklısı tarafından, müvekkili aleyhine ... 20. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra dosyasından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, takip dayanağı olan 13.05.2020 düzenleme tarihli, 22.05.2020 ödeme günü 1.000.000,00 TL bedelli bonoya ilişkin olarak açılan icra takibinde ödememe protestosu gönderilmeden takip başlatıldığını, bononun ödenmemesi halinde ödememenin ödememe protestosu adı verilen ve noterlikçe düzenlenen resmi bir belgeyle belirlenmesinin şart olduğunu, ödememe protestosunun ödeme gününü izleyen iki işgünü içinde çekilmesinin zorunlu olduğun, protestonun düzenlenmesinin, bonoyu elinde bulunduran hamilin kambiyo senetlerine mahsus müracaat haklarını kullanması açısından büyük önem arz ettiğini, TTK’nın 713/1. maddesinde, poliçenin/bononun vadesinde ödenmemesi halinde hamilin, cirantalara, düzenleyene ve poliçe dolayısıyla taahhüt altına girmiş olan diğer kişilere başvurabileceğinin hüküm altına alındığını, bu nedenle, hamilin bonodan kaynaklanan müracaat hakkını kullanabilmesi için, bazı istisnai durumlar dışında, yasal süre içinde protesto düzenletmesi gerekmektedir. Söz konusu istisnai durumlar dışında ödememe protestosu çektirmeyen hamilin, örneğin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna başvuramayacağı gibi genel haciz yoluna da başvuramayacağını, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir surette ticari ilişkinin mevcut olmadığını, ticari ilişki olmadığı gibi davalının müvekkili ile olan dış ilişkisinin de olmadığını, dış ilişkisiyi ispat edecek bir borçlanma vasıtasının da söz konusu olmadığını, bu durumda, alacaklının, borçlu müvekkili Livia Kartal hakkında takip yapabilmesi için, bononun keşidecisine ödememe protestosu göndermesinin zorunlu olduğunu, ödememe protestosunun çekilmemiş olması nedeniyle alacaklının müvekkiline karşı takip açma hakkının bulunmadığını, bu nedenle açmış oldukları işbu davanın kabulü ile borçlu olmadıklarının tespitine, icra takibi ve takibe konu senedin iptaline karar verilmesini talep ettiklerini bildirerek davanın kabulü ile ... 20. İcra Dairesi 'nin...E. Sayılı icra dosyasından borçlu olmadıklarının tespitine, 1.000.000,00 TL bedelli 22.05.2020 vade tarihli senedin iptaline ve icra takibinin müvekkili yönünden iptaline, dava sonuna kadar, ... 20. İcra Dairesi 'nin ... E. Sayılı icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, adli yardım taleplerinin hem harçlar yönünden hem teminat yönünden kabulüne, harçlar yönünden mümkün değil ise Mahkemenin ihtiyati tedbir için teminata hükmetmesi durumunda sadece hükmedilecek teminata yönelik adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilerek teminatsız tedbir konulmasına, haksız ve kötüniyetli davalının asıl alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafın ikame ettiği iş bu davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkili ile davacı-borçlu ve davacının eşinin uzun zamandır tanışmakta olduğunu, borçlu ile eşinin defalarca müvekkilinden borç para aldıklarını, davaya konu bononun da, borçlunun, müvekkilinden borç olarak aldığı nakit para alımı nedeniyle müvekkiline verildiğini, Davacı-borçlu bonunun bedelini müvekkiline ödemediği için bononun ... 20. İcra Müdürlüğü 'nün ... E. Sayılı icra dosyası ile takibe konulduğunu, Davacı-borçlunun icra takibinin başlatıldığı tarihten itibaren takibi sürüncemede bırakmak için tamamen kötüniyetle olarak heryolu denediğini, satışı durdurmak için kıymet takdirine itiraz ettiğini, icra dosyasından daha önce kısmi tahsilat yapıldığını, davacı-borçlunun aradan yıllar geçmesine rağmen bugüne kadar borçlu olmadığını iddia etmediğini, taşınmaz satışı yapıldığı esnada iş bu davayı açtığını, davacının tek amacının takibi sürüncemede bırakıp müvekkili zarara uğratmak olduğunu, davacı tarafın, dava dilekçesinde bonoya dair protesto yapılmadığını bu nedenle kambiyo takibi yapılamayacağını iddia ettiğini, davacının bu iddiasının hukuki dayanağı olmadığından kabul etmediklerini, takibe konu senet incelendiğinde keşidecisinin, .... Şti. Lehdarın ise davacı-borçlu olduğu ve davacı borçlu tarafından senedin müvekkiline ciro edildiğinin açıkça görüldüğünü, davacı borçlunun doğrudan senedi ciro ederek müvekkiline teslim ettiğinden dolayı senedin kimde olduğunu bildiğini, ödemesini rahatlıkla müvekkiline yapabileceğinin ortada olduğunu, dava dilekçesinde sanki arada başka cirantalar varmış ve davacı kişi, senedin kimde olduğunu bilmiyormuş gibi iddialar yazılı olduğunu, bu iddiaların hukuki dayanağının olmadığını, davacı tarafın, senedin protesto edilmediğini bu nedenle kambiyo takibi yapılamayacağını iddiasında bulunduğunu, Türk Ticaret Kanunu ile İcra ve İflas kanununa göre senedin kambiyo özelliği ve icraya konulabilmesi için protesto şartının bulunmadığını, davacı-borçlunun senedi bizzat müvekkiline veren kişi olduğunu, ödeme yapmak istediğinde doğrudan müvekkiline ödeme yapma imkanına sahip olduğunu, bu nedenle davacının bu yöndeki tüm iddia ve açıklamalarının gerçek dışı olduğunu, Türk Medeni Kanunu 2. Maddesinde "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz" hükmünü amir olduğunu, davacının iyiniyetli olmayıp sadece müvekkilini zarara uğratma amacıyla iş bu davayı açtığını, İcra takibi yaklaşık 3 yıl önce başlatılmasına rağmen bugüne kadar davacı-borçlunun senetteki imzaya ve borca itiraz etmemiş iken taşınmaz satışı başladığında sırf takibi sürüncemede bırakmak için iş bu davanın açıldığını, davacının kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, icra dosyasına davacı-borçlu tarafından 06.03.2023 tarihinde 51.369,40-TL, 17.02.2023 tarihinde 49.495,03 TL ödeme yapıldığını, İİK 72. Maddesinde "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir." hükmünün yer aldığını, tahsilat tarihleri nazara alındığında davanın süresinde olmadığının açık olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı taraf herne kadar arabuluculuk sürecinin tamamlandığını iddia etmiş ise de yapılan arabuluculuğun müvekkilinin yokluğunda ve müvekkilinin haberi olmadan yapıldığını, müvekkiline arabuluculukla ilgili usulüne uygun bir tebligatın yapılmadığını, icra takibinin 2022 yılında başlatıldığını, güncel dosya kapak hesabının 2.750.815,19 TL olduğunu, davacı tarafın ise icra takibinin başlatıldığı miktar üzerinden teminat yatırdığını, dava tümden haksız olmasına rağmen yatırılan teminat tutarının da yasanın aradığı teminat tutarının yarısı dahi olmadığını, bu durumda sayın mahkemece davacı-borçlunun ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş olmasının hakkaniyete usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, aksi halde güncel dosya kapak hesabı üzerinden teminat alınmasına karar verilmesini talep ettiklerini bildirerek Sayın Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı ve belirlenen teminat tutarının İİK 72. Maddesine açıkça aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir kararından rücu edilmesine ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına veya icra dosyasındaki güncel dosya kapak hesabı üzerinden teminat alınmasına karar verilmesini, dava şartı arabuluculuk sürecinin yasaya aykırı yapılması ve arabuluculuk şartının yerine gelmemesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, dosyada daha önce yapılan tahsilatlar olup buna göre davanın süresinde olmadığınıdan davanın reddine karar verilmesinini, davacı-borçlunun davası haksız, dayanaksız ve kötü niyetli olduğundan davanın reddine ve İİK 72. Maddesi gereğince takibe konu alacağın %20' inden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, tüm yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların arasındaki uyuşmazlık; davacının ... 20. İcra Müdürlüğü 'nün... Esas sayılı icra dosyası ve icra dosyasına konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 730.maddesindeİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ...Karar sayılı kararında " ... 15. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyada alacaklı davalı tarafından borçlular aleyhine keşide tarihi █████/2019, vade tarihi █████/2019 , 200.000,00 TL bedelli bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.6102 sayılı TTK'nun 778. maddesi yollaması ile bonolar hakkında uygulanması gereken aynı Kanun'un 714. ve 730. maddeleri uyarınca, belirli bir günde veya düzenleme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir bonoya dayanarak hamilin lehtara ve cirantalara müracaat edebilmesi, ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisinin protesto edilmesine bağlıdır. Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında protesto keşide etmeksizin, lehtar ve cirantaları takip edemez. Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında, senedi düzenleyene protesto keşide etmediği takdirde, ciranta olan borçluya karşı müracaat hakkını kaybeder. TTK 730/1 maddesinde hamilin, kabul etmeme veya ödememe protestosunu düzenleme belirli süreleri geçirirse, kabul eden kişi hariç olmak üzere, cirantalara, düzenleyene ve diğer borçlulara karşı sahip olduğu hakları kaybedeceği düzenlenmiştir. İcra takibine konu bonoda, davacının lehtar ciranta, davalı alacaklının ise hamil olduğu, senedin TTK 714. Madde gereğince protesto edilmediği , TTK 730/1 maddesi gereğince davalının davacıya bonodan kaynaklanan müracaat hakkını kaybettiği, ödememe protestosu çekilmeyen senedin kambiyo senedi vasfını yitirdiği, yazılı delil başlangıcında olduğu, bu durumda ispat yükümlülüğünün davalı alacaklıda olduğu anlaşıldığından mahkemece bu hususun dikkate alınarak taraflar arasındaki temel ilişki yönünden deliller toplandıktan sonra karar verilmesi gerekirken eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır."belirtilmiştir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararında "Dosya kapsamına göre, ilamsız icra takibinde dayanak gösterilen 11 adet bonoda davacı ve davalının ara ciranta oldukları, keşideci ve lehtarın yukarıda belirtilen dava dışı şirketler olduğu görülmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 778. maddesi yollaması ile bonolar hakkında uygulanması gereken aynı Kanun'un 714. ve 730. maddeleri uyarınca, kabul etmemenin veya ödememenin, kabul etmeme veya ödememe protestosu denilen resmî bir belge ile belirlenmesi zorunludur. Belirli bir günde veya düzenleme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir bonoya dayanarak hamilin lehtara ve cirantalara müracaat edebilmesi, ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisinin protesto edilmesine bağlıdır. Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında protesto keşide etmeksizin, lehtar ve cirantaları takip edemez. Keşidecinin takip edilebilmesi için ise protesto şartı öngörülmemektedir. Somut olayda , icra takibine konu bonolara ilişkin keşideciye karşı süresi içinde ödememe protestosu çekilmediği bu nedenle, bonoya dayalı olarak kambiyo hukukuna göre müracaat hakkını yitiren hamilin, ancak davacı ile aralarındaki temel ilişkiye dayalı olarak talepte bulunabileceği, senetler üzerinde davalı ....davacı .....'dan sonraki ciranta olduğu ve hamil sıfatıyla ilamsız takip başlattığı anlaşılmaktadır. Hamil davalının kendisinden önceki ciranta davacıya karşı aradaki temel ilişkiyi kanıtlamak suretiyle alacak talebinde bulunabileceği, mahkemece, davalının temel ilişkiye dayalı alacağı bakımından yazılı delil başlangıcı olduğunun kabulü ile ispat yükünün davalıda olduğu gözetilerek, davalının ispat vasıtası olabilecek delil sunmadığı bu nedenle temel ilişkiye dayalı alacağın varlığı ispatlanamadığından davanın kabulüne dair karar verildiği verilen kararın dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. " belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafından davacıya karşı davaya konu senede ilişkin ... 20. İcra Müdürlüğü 'nün ...Esas sayılı dosyası ile 1.000.000 TL asıl alacak, 378.061,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.378.061,00 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davaya konu senet şeklen incelendiğinde keşidecisinin dava dışı ...Şti., lehtarının davacı olduğu, senedin arka yüzünde ilk olarak lehtar davacının cirosunun bulunduğu, lehtarın cirosundan sonra davalının cirosunun bulunduğunun görüldüğü, dava dilekçesinde davalı tarafça davaya konu bono nedeniyle lehtar olan davacıdan talepte bulunulabilmesi için keşideciye ödememe protestosu gönderilmesi gerektiğinin, keşideciye ödememe protestosu gönderilmediğinin bu nedenle davacıdan talepte bulunamayacağının, takip başlatılamayacağının beyan edilerek menfi tespit talepli bu davanın açıldığı, yukarıda belirtilen İstinaf İlamlarında da açıklandığı üzere 6102 sayılı TTK'nun 714.ve730.maddeleri kapsamında bonolarda alacaklı hamil tarafından keşideci dışındaki lehtar ve diğer cirantalara karşı müracaat edebilmesinin ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisinin protesto edilmesine bağlı olduğu, dosya kapsamından davalı tarafından keşideciye ödememe protestosu gönderilmediğinin anlaşıldığı, bunun aksine davalının bir beyanının ve ispatının bulunmadığı, 6102 sayılı TTK'nun 714.ve730.maddeleri doğrultusunda kambiyo hukuku kapsamında davalı hamil davacı lehtara karşı müracaat hakkını yitirecek ise de yukarıda açıklandığı üzere senedin arka yüzünde lehtarın cirosundan sonra davalının cirosunun bulunduğu arada başka bir cirantanın bulunmadığı, davacı tarafça davaya konu senedin ciro edilerek davalı dışında başka bir kişiye verildiğine ilişkin herhangi bir iddiasının, beyanının ve ispatının bulunmadığı, senedin ciro edilerek davacı tarafından davalıya verildiği anlaşılmakla taraflar arasındaki temel ilişki yönünden yazılı delil başlangıcı olacağı, davalı tarafça temel ilişki yönünden talepte bulunabileceği yazılı delil başlangıcı olacağından davalının temel ilişkide alacaklı olduğunu her türlü delille ispat edebileceği, davalının tanık deliline dayandığı, davalı tanıklarının dinlenildiği, tanık ... tarafından taraflar arasında araç alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunun beyan edildiği ancak davaya konu senet ve senede ilişkin alacak yönünden somut bir beyanda bulunulmadığı, dinlenen diğer tanık ...tarafından davalı tarafından davacının eşi ...'a 1.000.000 TL borç verildiğinin, borcun karşılığında davacının eşi tarafından davacının cirosu bulunan çek verildiğinin, bu husustan davacının haberinin olduğunun, borcun ödenip ödenmediğini bilmediğinin beyan edildiği, davaya konu senetteki miktar ile bu tanığın beyanındaki borç olarak verildiği belirtilen miktarın aynı olduğu, davacı tarafça tanığının bu beyanına karşı herhangi bir beyanda bulunulmadığı veya delil sunulmadığı, senedin temel ilişki yönünden yazılı delil başlangıcı olacağı yukarıda açıklanmış olmakla tanık ...beyanları doğrultusunda davalı tarafça alacak yönünden temel ilişkinin ispat edildiği yönünde mahkememizce kanaat oluştuğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL karar harcının, peşin alınan 23.533,84 TL harçtan mahsubu ile bakiye 22.801,84 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından sarf edilen toplam 650,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 210.928,54 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine, 6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır