Davalı tarafın icra takibine haricen ödenen 100.000 TLyi bildirmemesi sonucu davacının fazladan ödeme yapmak zorunda kalmasından kaynaklanan haksız ödemenin istirdadı ve kötü niyet tazminatı talebi.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan istirdat davasında davacı, davalı tarafından kesilen 6.000 USD bedelli faturanın 3.000 USDlik kısmına itiraz etmesine ve davalıya icra takibi öncesinde banka hesabına 100.000 TL harici ödeme yapmasına rağmen, davalının bu ödemeyi icra dosyasına bildirmemesi ve icra takibinde kesinleşen 3.000 USD karşılığını yeniden ödemek zorunda kalması nedeniyle fazladan ödenen 100.000 TLnin ticari faiziyle iadesini ve davalının kötü niyetli eylemleri sebebiyle %20den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO :████████DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:█████/2026KARAR TARİHİ :█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından dava dilekçesinden özetle;" Davalı taraf müvekkil davacıya verdiği hizmet kapsamında; █████/2026 tarihli, ... no'lu, 6.000,00 USD bedelli hizmet faturasını tanzim ettiğini, müvekkil davacı da davalı tarafla olan anlaşması ve aldığı hizmetin gerçekte 3.000,00 USD bedelli olmasından kaynaklı, anılan faturanın 3.000,00 USD'lik kısmına █████/2026 tarihli, ... numaralı kısmi iade faturası kesilmiş ve bu fatura e-fatura sistemi üzerinden davalı tarafa ilettiğini, davalı taraf 6.000,00 USD'lik fatura dayanak gösterilmek suretiyle .... İcra Müdürlüğü'nün 2026/... E. Sayılı dosyası ile müvekkil davacı aleyhinde █████/2026 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığını, Müvekkil davacı, icra takibi sonrası yapılacak ödemelerin icra dosyasına yapılması gerektiğini bilmeksizin; █████/2026 tarihinde 50.000,00 TL ve █████/2026 tarihinde 50.000,00 TL olmak üzere toplamda 100.000,00 TL ödemeyi davalı tarafın ... Bankası bünyesinde bulunan ... IBAN numaralı resmi banka hesabına ''... no'lu fatura mahsuben'' açıklaması ile (icra takibine dayanak fatura no) havale ettiğini, Akabinde ilgili icra dosyasına █████/2026 tarihinde kısmi itiraz dilekçesi sunulmuş, borcun 3.000,00 USD'lik kısmının kabulümüzde olduğu ancak 3.000,00 USD'lik kısmına itirazımızın vaki olduğu iyi niyetle belirtilmiş, süreç neticesinde de dosya itiraza konu olmayan 3.000,00 USD'lik kısım yönünden kesinleşmiş, 3.000,00 USD'lik kısım yönünden ise itirazen durdurulduğunu, alacaklı taraf kesinleşen miktar üzerinden müvekkilin banka hesapları ve gemisi üzerine hacizler tesis ettiğini,Esasen icra müdürlüğü dosyayı sehven 6.000,00 USD yönünden kesinleştirmiş, ancak sonrasında bu işlem talebimiz üzerine düzeltildiğini, bunun üzerine davalı tarafın icra dosyasında kayıtlı olan avukata numarasından █████/2026 tarihinde ulaşılmış, haricen ödenen 100.000,00 TL'lik dekontlar kendisine iletilmiş, dosyada kesinleşen 3.000,00 USD üzerinden kapak hesabı yaptırılacağı ve haricen ödenen 100.000,00 TL'nin bu hesaptan mahsup edilmesi gerektiği, bu haseple de dosyaya bu ödemelere ilişkin haricen tahsil bildiriminde bulunması gereği bildirildiğini ancak müvekkiliyle görüşüp dönüş yapacağını ileten meslektaşları tarafından herhangi bir dönüş yapmamış, dosyaya bildirimde bulunmamış, █████/2026 tarihinde tekrarla bulunduğumuz tüm rica ve hukuki uyarılara karşın herhangi bir aksiyon almadığını akabinde müvekkilin daha fazla mağdur olmaması, gemisinin bağlanmaması, banka hesaplarındaki blokelerin kaldırılması ve ticari hayatının devamını sağlayabilmesi adına; █████/2026 tarihinde icra müdürlüğüne kesinleşen 3.000,00 USD yönünden kapak hesabı yaptırılmış, haricen ödenen 100.000,00 TL'lik dekontlar bildirim mahiyetinde icra dosyasına da sunulmuş, ancak yine de o günün kapak hesabı olarak 174.906,79 TL ödeme yapılmak durumunda kalındığını, Velhasıl; █████/2026 tarihinde ödenen kapak hesabı tutarı içerisindeki 100.000,00 TL'lik kısım; davalı tarafın haricen aldığı ödemeleri ilgili icra dosyasına kötü niyetli olarak bildirmemesinden kaynaklı İİK m.72 uyarınca işbu istirdat davasına konu edilmek zorunda kalındığını, alacaklı tarafça icra dosyasına konu edilen tutarın itiraza konu 3.000,00 USD'lik kısmının ihtilaflı olması ve belki yapılacak 'itirazın iptali' yargılaması neticesinde bu bedeli de ödemek durumunda kalabilecek olmaları hususu ile işbu dosya konusu ihtilafın hukuken herhangi bir bağı bulunmadığını, haricen alınan ödemelerin her halükarda icra dosyasına bildirilmesi gerektiğini, nitekim 6.000,00 USD'nin tamamını ödemek saikinde olsalar dahi davalı tarafın bu tutumu karşısında yine 100.000,00 TL fazladan ödemek zorunda kalacaklarını, bu süreç neticesinde fazladan ödenilen tutarın olası bir 'itirazın iptali' davasının kabulü neticesinde ödenecek tutardan mahsubu gibi bir uygulamanın hukuka uygun olmayacağını, nitekim o kararın işbu davaya konu gerekçeleri açısından asla haksız kılmayacağını, kaldı ki hiçbir şartta 6.000,00 USD'lik bir hizmet de almadığını, icra dosyası kapsamında davalı tarafa fazladan yapılan ödemenin ödeme tarihi olan █████/2026 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile iadesi ve haricen yapılan ödemelerin davalının resmi hesabına fatura bilgileriyle yapılmış olması, avukatı ile iletişime geçilmesi ve dekontların ayrıca kendisine sunulması ve tabii ki arabuluculuk sürecinin dahi kötü niyetle sonlandırılması sebebiyle davalının kötü niyetli olduğu aşikar olduğundan fazladan yapılan ödemenin %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı" talebini dava ile karar verilmesini talep etmiştir.Dava, 6102 sayılı TTK.'nın 1352. maddesine göre deniz alacağına ilişkindir.HMK'nın 115/1 maddesi gereğince mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir.HMK'nın 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması dava şartlarındandır.Dava, deniz ticaretinden kaynaklı alacağının tahsili istemine ilişkindir.TTK'nın 1352. maddesinin 1-m ve y bentlerine göre alacağın deniz alacağı olduğu ve davanın açıklanan niteliğine göre, uyuşmazlığın çözümünde TTK'nın deniz ticaretine ilişkin hükümlerinin uygulanması zorunludur. TTK'nın 5/2. maddesinde; "...Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok Asliye Ticaret Mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakim Savcılar Yüksek Kurulu'nca Asliye Ticaret Mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer Kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortasına ilişkin hukuki davalara bakmakla görevlendirilebilir." hükmü bulunmaktadır. Hakimler Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin █████/2014 tarihli kararı ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesi, Ticaret Kanunu'ndan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticareti ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerden dolayı davaya bakma görevinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde olduğu, mahkememizin bu davada görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın, mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince usulden REDDİNE, karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde, talep halinde HMK'nın 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ve aynı Yasa'nın 331/2. maddesi gereğince yargılama giderleri hakkında karar verilmesine,Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 341. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır