Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rölöve metrekare fazlası ve haksız gecikme cezası iadesi talepli alacak davasının gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket tarafından, davalı idare ile imzalanan hizmet sözleşmesi uyarınca yürütülen işin başlangıçta eksik metrekare üzerinden ihale edildiği ve fiili metrajın daha fazla olduğu, bu iş artışının bedelinin ödenmediği, söz konusu durumun gecikmelere neden olduğu ve haksız yere gecikme cezası kesildiği iddia edilerek, hesaplanmayan fazla metraj bedelinin ve kesilen gecikme cezalarının ticari faiziyle birlikte tahsili talep edilirken, davalı idare ise tüm hakedişlerin eksiksiz ödendiğini ve davacının herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediğini savunmaktadır.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ Karar ....DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2025YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davalı idare arasında █████/2014 tarihinde... ihale kayıt numaralı “.... sözleşmesi imzalandığını ve işin █████/2017 tarihinde hizmet işleri kabul tutanağı ile tamamlandığını, sözleşme konusu iş için yapının mevcut halinin ölçülerek çizilmesi olan rölöve hazırlanıp idareye sunulduğu vakit idarenin kontrol mühendisi tarafından metrekare kontrolü yapılmak istenildiğini, çizilen rölövenin metrekaresinin birim fiyat usulü ile yapılan sözleşmedeki 5200 metrekareden fazla olduğunun anlaşılması üzerine kontrol mühendisi tarafından 6200 metrekarelik hesap içeren 1. hakediş dosyasının excel formatında düzenlenmiş olduğunu, bu dosyanın birim fiyat teklif mektubunda elektronik posta adresi olarak bildirdikleri müvekkiline ait ... adresine █████/2015 tarihinde mail olarak gönderilmiş olduğunu, ancak bu mailden sonra kontrol mühendisi ile yapılan telefon görüşmesinde bu artışın işin sonunda hesaplanacağı bildirilerek 1. hakedişin 3. sayfası olan metraj cetvelinde imalatın toplam miktarı (m2) sütununa 5200 yazılarak tanzim edilen 1. hakediş dosyasının idare tarafından hazırlandığını ve karşılıklı imzalandığını, ... kayıtlarına göre █████/2017 tarih ve .... sayılı dilekçe ile onaylı proje metrajları sunularak iş artışına dikkat edilerek kesin hesabın yapılmasının talep edildiğini fakat █████/2017 tarihinde hizmet işleri kabul tutanağı imzalanırken şifaen yapılan görüşmede fazla imalatın bedelinin son hakedişten ayrı olarak kesin hesapta verilebileceğinin sözlü olarak ifade edildiğini, ancak davalı idare tarafından kesin hesabın yapılmaması üzerine █████/2017 tarihinde tekrar kesin hesabın yapılmasının talep edildiğini, davalının █████/2018 tarihli ve ....sayılı yazı ile müvekkilinin sözleşme kapsamında ilave herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını bildirdiğini, davalı idarenin 5. hakediş dosyasını (kesin) ifadesiyle tanzim ederek yapılan işin tamamının bedelini ödediğini ifade ettiklerini, ama onaylanan projelerin üzerinden yapılan metrekare hesabında bir fazlalık olduğunu, idarenin ihaleye çıktığı söz konusu işin metrekaresini eksik hesaplamış olduğunu, mezkur olayda idarenin hukuki ayıbının söz konusu olduğunu, imalat miktarı eksik hesaplandığı için verilen sürede tamamlanamadığını ve bu sebeple idare tarafından müvekkili şirketin hakedişlerinden haksız şekilde gecikme cezası kesildiğini, bu süre artışının meydana gelmesinde müvekkil şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, iş artışı nedeniyle müvekkili şirkete süre verilmesi ve ek ücret ödenmesi gerekirken herhangi bir ödeme yapılmadığını aksine ceza kesildiğini, 4735 sayılı Kanuna göre ilave işlerin aynı sözleşme kapsamında aynı yükleniciye yaptırılabilmesi için iş artışının öngörülemeyen durumlar nedeniyle ortaya çıkması, artışa konu işlerin yaptırılmasının zorunluluk arz etmesi, artışa konu işlerin esas proje içinde kalması gibi şartların somut olayda gerçekleşmiş olduğunu, bu hususun idarece dikkate alınmadığını, bu nedenle ....yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı idareye hesaplanacak metrekare üzerinden işin süresine ilave edilmesi gereken zamanın bilirkişi marifeti ile belirlenmesi, bu süre için kesilen gecikme cezası, kesildiği tarihten itibaren hesaplanacak yasal faizi ile müvekkili şirkete iadesinin ihtar edildiğini, ama davalı ile anlaşma sağlamadığını belirterek, hesaplanmayan metrekarelerden hasıl olacak bedelin uzman bilirkişi marifeti ile hesaplanması ile gecikme cezası olarak kesilen ancak süre verilmemesi sebebiyle iade edilmesi gereken bedelin şimdilik 20.000,00 TL'sinin davalı idarenin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacı ile "... işinin sözleşmesinin █████/2014 tarihinde imzalandığını ve davacının █████/2014 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başladığını, muhtelif tarihlerde yapılan hakediş ödemeleri ile birlikte █████/2017 tarihinde işin kesin kabulünün yapılarak, █████/2017 tarihinde son hakedişin düzenlendiğini, sözleşmenin 5. maddesinde işin sözleşme ve ekleri dokümanlara, yürürlükteki tüm standart ve mevzuatlara göre rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin ve projelerin ayrılmaz bir parçası olan yazılı ve görsel belgelerin hazırlanması işi olduğunun belirtildiğini, davacı ile yükleniciyle düzenlenen tüm hakkedişlerin yapıldığını, hesaplamaya dair miktarlarda herhangi bir değişiklik olmadığını, davacının söz konusu hakedişlere herhangi bir ihtirazı kayıtta bulunmadığını, kesin kabul ve kesin hakediş ödemesinden sonra █████/2017 tarihli dilekçe ile yüklenicinin iş artışı talebinde bulunduğunu, metrajların sözleşme kapsamında yapılan işleri yansıtmadığı ve sözleşme kapsamında ilave herhangi bir hak ve alacağın bulunmadığı tespit edildiğinden davacıya olumsuz cevap verildiğini, ayrıca sözleşmenin 16. maddesinde fiyat farkı verilemeyeceğinin düzenlendiğini, ayrıca sözleşmenin 18. maddesi uyarınca █████/2016 tarihli ve ... sayılı yazı ile yükleniciye işin süresinin bittiği ve cezalı çalıştığı bildirilerek gecikme cezası uygulandığını, davacı yüklenicinin bu hususta bir itirazının da olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.YARGILAMA VE GEREKÇE:Dava, yapılan fazla iş tutarının ve haksız olarak verilen cezai şart bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize █████/2024 tarihinde tevzi edilen dava dosyası Mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılmıştır. Dava 30.06.2022 tarihinde açılmış olup davacı vekili tarafından arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına dair tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya ibraz edilmediği, duruşmada taraf vekillerinin beyanlarında dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna gidilmediğinin beyan edildiği anlaşılmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde sonra gelmek üzere █████/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. ile 5/A maddesi eklenmiş olup bu maddeye göre Türk Ticaret Kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari ticari davalardan , konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında arabuluculuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Kabul tarihi █████/2018 olan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun’un 21. 22. 23. ve 24. maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir."MADDE 20- 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.“3. Dava şartı olarak arabuluculukMADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.”MADDE 21- 6102 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.“GEÇİCİ MADDE 12- (1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.”MADDE 22- 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.“Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır.”MADDE 23- 6325 sayılı Kanuna Dördüncü Bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla Beşinci Bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.“Dava şartı olarak arabuluculukMADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."Bu yasal düzenleme ile TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesiyle TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiş olup, aynı yasal düzenlemenin 23. maddesinde 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesiyle arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir . Dava tarihi olan 30.06.2022 tarihinde açıldığı ve davacının davalı yönünden zorunlu arabulucuya başvurmadığı anlaşılmış olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinin 1. Fıkrası ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanununa 7155 sayılı yasanın 23. Maddesi ile eklenen 18/A-2 maddesi gereğince bu husus mahkememiz acısından özel dava şartı olduğundan ve dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından HMK 114 ve 115. Maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştiHÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;1)Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan, dava açılışında alınan 269,41 TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 345,99 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına 3) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize ... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır