İzmir 5. Ticaret Mahkemesinden ticari satıştan kaynaklanan menfi tespit davasında zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediği için usulden red kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının merhum babasının banka kredisinde kefil olması nedeniyle aleyhine başlatılan icra takiplerine karşı borçlu olmadığını iddia ettiği menfi tespit davasını konu almaktadır; ancak mahkeme, bir miktar paranın ödenmesi talebi içeren ticari davalarda zorunlu dava şartı olan arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığını belirterek, davanın usulden reddi için ilgili yasal düzenlemeleri (7155 sayılı Kanun ile değişik TTK 5/a ve HMK 115) temel almıştır, bu da davanın esastan incelenmeden usul yönünden sonlandırılma gerekçesini oluşturmaktadır.

T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : █████████ Karar
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: █████/2019
KARAR TARİHİ: █████/2019
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; 2015 yılında, babası muris ...'ün, davalı bankadan 10.000,00 TL bedelli kredi çekmek istediğini, fakat krediye puan yetmediği için banka tarafından ipotek istenildiğini, kendisinin de ipotek verdiğini, ancak babasının █████/2016 tarihinde vefat ettiğini, vefatından önce █████/2016 günü davalı bankaya, söz konusu kredinin 6.123,00 TL'ye tekabül eden ilk taksidini ödediğini, kendisinin de yine 9.915,00 TL ödeme yaptığını, fakat banka tarafından aleyhine mükerrer takipler başlatıldığını belirterek, yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile takibe konu borçtan ve senetten dolayı borcunun olmadığının tespiti ile takibin iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Müvekkil bankanın alacağını temin etmek için davacı hakkında vadesinde ödenmeyen senet alacağına dayalı olarak İzmir ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Müvekkil banka ile dava dışı ... arasında █████/2015 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış, davacı ..... yine aynı tarihli kefalet sözleşmesi ile kredi alanın kullandığı ve/veya kullanacağı nakdi ve/veya gayrinakdi kredilerden kaynaklanan tüm borçların toplam 30.000,00-TL tutarlık kısmına kefil olmayı kabul ve taahhüt etiğini, ...'ün █████/2016 tarihinde vefat ettiğini, davacının, imzalamış olduğu kredi sözleşmesinin koşullarına uymayarak kredi geri ödemlerini yapmaması üzerine kredi hesapları kat edilmiş, tahsilinde bedeli kredi borcuna mahsup edilmek üzere keşide ve teslim edilmiş olan senet, vadesi geldiği halde ödenmediğinden İzmir ...İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, borçluların iddialarını yazılı bir belge ile ispat edemedikleri ve alacaklının da takip dayanağı bonoların teminat senedi olduklarına yönelik kabul beyanının bulunmadığı gözetilerek, müvekkil bankaya karşı açılan menfi tespit davası haksız ve dayanıksız olmakla, davacı tarafın beyanlarını ve davayı etmeyerek, davanın ve davacı tarafın haksız kötü niyet tazminatı talebinin de reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretini de davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; takip dosyası, ödeme makbuzları, bilirkişi, imza incelemesi, yemin, tapu kayıtları, ipotek belgeleri ve yasal her türlü delile dayandığı görülmüştür.
Davalılar vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; Karşı tarafın delilerine karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydı ile, İcra Dosyaları, Genel Kredi Sözleşmeleri, İpotek Evrakları, Banka kayıtları, Bilirkişi İncelemesi, Her Türlü Yasal Delile dayandığı görülmüştür.
DEĞERLENDİRME : :Dava; banka kredi sözlemesi ile kambiyo senedi ile icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
█████/2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7155 sayılı kanunun 20. Maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesinde "Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesi ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesinin yapıldığı,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a maddesi 2. Bendinde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise, dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulde reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilir." düzenlemesinin yapıldığı,
6100 Sayılı HMK'nun 115. Maddesine göre de, Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.... Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse, davanın usulden reddine karar verir.. düzenlemesinin yapıldığı,
Davaya konu uyuşmazlık bir miktar para alacağının tahsiline ilişkin başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın talep edilen bir miktar para alacağının var olup olmadığı noktasında toplandığı, TTK nun 5/A maddesindeki dava şartı olan arabuluculuk düzenlemesinin salt talep sonucuna yönelik olmadığı, düzenlemenin para alacağı talebine ilişkin uyuşmazlıkların tamamını kapsadığı, davanın alacak, itirazın iptali veyahutta menfi tespit davası olarak açılmasının sonuca etkili olmadığı, bu nedenle menfi tespit davasının da arabuluculuk dava şartı kapsamında düzenlendiği, davacının ihtara rağmen dava açılmadan önce arabulucuya müracaat ettiği ve uzlaşma sağlanamadığına dair herhangi bir kanıtı ve belgeyi verilen kesin süre içerisinde sunmadığı görülmekle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
Davacı tarafça peşin yatırılan 515,40 TL harçtan 44,40 TL red harcının mahsubu ile 471,00 TL harcın karar kesinleştiğinde, talep halinde davacıya iadesine,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde, talep halinde davacıya iadesine,
Dair davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2019
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!