İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 06.02.2023 depremlerinde zayi olan şirket karar defteri için zayi belgesi verilmesi talebinin reddine dair istinaf kararı.
Özet: Bir şirketin ortakları tarafından, şirkete ait karar defterinin 06.02.2023 depremlerinde, şirket müdürünün cezaevinde olması ve diğer defterlerin yerinin bilinmemesi gibi özel koşullar altında zayi olduğu iddiasıyla zayi belgesi verilmesi talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi Türk Ticaret Kanununun ilgili maddesindeki şartların oluşmadığı ve gerekli özenin gösterilmediği gerekçesiyle talebi reddetmiş olup, davacılar vekili, defterin deprem nedeniyle zayi olduğunu ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bu red kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ KARAR NO:█████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:18.12.2025NUMARASI:████████ Esas - █████████ Karar DAVA:Zayi Belgesi VerilmesiZayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın 4.000,00 TL, diğer davacının 6.000,00 TL bedelle, 31.12.2019 tarihinde re'sen terk halinde olan ... Şirketi'nin ortakları olduklarını, ...'ın şirketin müdürü olduğunu ve halen ... Kapalı cezaevinde hükümlü olarak bulunduğu, şirketin ticari defter ve belgelerinin nerede olduğunun davacılar tarafından bilinmediği, ülkemizde meydana gelen 06.02.2023 tarihli depremlerde şirkete ait defter ve belgelerin bulunduğu ...'ın ikameti olan binanın yıkıldığı ve evrakların zayi olduğu, defter ve belgelere ulaşılamadığı, davacı şirkete ait karar defterine şirket hissedarının tüm özen ve dikkatine rağmen meydana gelen deprem nedeniyle ulaşılamadığını, karar defterinin tespiti ve zayi belgesinin verilmesi talebiyle 18.10.2023 tarihinde ... adına açılan davada İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ile ... şirketi tarafından dava açılabileceği belirtilerek aktif husumet nedeniyle davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek, davacıların ortağı oldukları şirkete ait zayi olan karar defterinin yeniden tasdiki için zayi belgesinin verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava dilekçesinde; Davacılar █████/2019 tarihinde resen terk halde bulunan ... Şirketinin ( Küçükyalı Vergi Dairesi - vergi no : ... ) resmiyette ortakları olduğunu, davacı ...'ın bahse konu şirketin müdürü olup ... Kapalı cezaevinde hükümlü olarak bulunmakta olduğunu, Şirketin diğer defter ve belgelerinin ise şu an şu an nerede olduğu müvekkiller tarafından bilinmediğini, Şöyle ki; ülkemizde meydana gelen █████/2023 tarihli depremlerde şirkete ait defter ve belgelerin bulunduğu, şirket müdürü ...'ın ikameti olan bina yıkılmış ve evraklar zayi olduğundan bahisle iş bu dava açılmıştır. Bilindiği gibi TTK. m. 82/7'de:'Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.' zayi belgesi verilme şartları düzenlenmiştir. TTK. m.82/7'de hangi hallerde zayi belgesi verilebileceği belirtilmiş olup, davacının zayi belgesi talep edebilemesi için zayi olan belgenin korunması için gerekli dikkat ve özeni göstermiş olması, belgenin onun iradesi dışında ve elinde olmayan bir nedenle zayi olmuş olması gerekmektedir.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, Yerleşik içtihatlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının özen yükümlülüğünü ihlali anlamına gelmeyecek deprem,sel,yangın,doğal afet gibi irade dışı sebeplerle zayi belgesi istemli dava açılabileceği, iş bu davada TTK 82/7 uyarınca zayi kararı verilmesi koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış olmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir...." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 31.12.2019 tarihinde resen terk edilen .... Şirketi'nin ortakları olduğunu, şirket müdürü ...'ın ... Kapalı Cezaevinde hükümlü olarak bulunduğunu, şirketin diğer defter ve belgelerinin nerede olduğunun müvekkillerince bilinmediğini, ancak 06.02.2023 tarihli depremlerde şirkete ait defter ve belgelerin bulunduğu, şirket müdürü ...'ın ikameti olan binanın yıkıldığını ve belgelerin zayi olduğunu, şirkete ait karar defterinin de ortakların tüm özen ve dikkatine rağmen deprem nedeniyle zayi olduğunu, karar defterinin zayi olduğunun tespiti için açılan davanın usulsüz şekilde reddedildiğini, mahkemecenin ret kararını gerekçelendirmediğini, defterin deprem nedeniyle zayi olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇETalep, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren on beş gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7).Davacılar, gerçek kişi olup davayı kendi adlarına açmışlardır. Dava dilekçesinde 31.12.2019 tarihinde re'sen terk hâlinde bulunan .... Şirketi'nin müdürünün ceza evinde olduğu belirtilmiştir. Dosyada bulunan sicil müdürlüğü kayıtlarına göre şirketin son tescilinin 14.01.2009 tarihi olduğu, her iki davacının şirketin ortağı oldukları ve ...'ın şirketin temsilcisi ve müdürü olduğu belirlenmiştir. Şirketin re'sen terkin olduğu belirtilmesine karşın mahkemece getirtilen sicil kaydında buna ilişkin bir bilgi bulunmaktadır. Davacılardan ...'ın şirketin müdürü olduğu ve halen ceza evinde bulunduğu belirtilmesine karşın dava konusu talebin, şirket adına yapılmadığı gibi dava dilekçesine ekli vekaletnamenin de şirketi temsilen değil davacı gerçek kişi adına verildiği anlaşılmıştır. Belirtilen maddede zayi belgesinin tacir tarafından talep edilebileceği vurgulanmıştır. Buna karşın eldeki davada talebin tacir şirket adına değil, davacı gerçek kişilerin kendi adlarına açıldığı anlaşılmış olup, davacıların eldeki davada davacı sıfatlarının yani aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece süre ve diğer şartlar yönünden değerlendirme yapılmaksızın, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esas bakımından talebin reddine karar verilmesi usule aykırı olmuş, hükmün bu nedenle resen düzeltilmesi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacılar tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 353/1.b.2, 33 ve HMK 355. maddeleri uyarınca resen yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, talep hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede talebin aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine dair dair aşağıdaki karar kurulmuştur.KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davacılar tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, HMK'nın 353/1.b.2, 33 ve HMK 355. maddeleri uyarınca resen yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine bu doğrultuda; 1-Davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, 2-Alınması gerekli 712,00 TL harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasın, 4-Kullanılmayan gider avansının davacılara iadesine, 5-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri bakımından: a-Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacılar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep halinde,ilk derece mahkemesince davacılara iadesine, b-Davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince davacıya tebliğine,7-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 18.07.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.ç maddesi uyarınca karar kesindir.