İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde trafik kazasında yaşamını yitiren diş hekimliği öğrencisinin muhtemel kazançları üzerinden talep edilen, sürücünün asli kusurlu olduğu maddi ve manevi tazminat davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacıların kızlarının bir trafik kazasında, asli ve tam kusurlu sürücü tarafından yaya geçidinde çarpılarak ölmesi sonucu, sürücü, araç sahibi ve kasko sigorta şirketinden, ölenin potansiyel diş hekimi kazancı ve manevi zararları nedeniyle, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasından alınan 1.800.000 TLye ek olarak maddi ve manevi tazminat (her bir ebeveyn için 1.500.000 TL manevi, ayrıca maddi talep) talep ettikleri; davalı kasko sigorta şirketinin ise sorumluluğunun poliçe limitleri (bedeni zarar için 1.000.000 TL, manevi zarar için 250.000 TL) ile sınırlı olduğunu ve davacılarla maddi tazminat konusunda ibraname imzalandığını iddia ettiği bir tazminat davasıdır.

T.C.
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO :████████ EsasKARAR NO :████████DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ:█████/2025DAVA :Davacılar vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracı ile ... Caddesinden ... Caddesi istikametine seyir halinde iken ... AVM önüne geldiği esnada aracının ön kısımları ile ... AVM isimli işyeri önünde yaya geçidinden geçmeye çalışan ...'e çarptığını ve bunun sonucunda müvekkillerinin kızı olan ...'in vefat ettiğini, olay sebebiyle .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosya kapsamında davalı ...'in tutuklu olarak yargılandığını, kaza tespit tutanağı ve diğer tüm hazırlık belgelerine göre ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in asli ve tam kusurlu olduğunu, ...'in, ölüm tarihinde ... ... Üniversitesi Dİş Hekimliği Fakültesi 3. Sınıf öğrencisi olduğunu, dava konusu tazminat talebinin, ... plakalı araç sürücüsü davalı ... kazanın meydana gelmesindeki kusuru sebebiyle TBK 49 vd. Hükümlerine göre kusur sorumluluğu, diğer davalılar ise her ne kadar kazada doğrudan sorumluluğu bulunmasa da KTK 85 hükmü gereği işleten-malik sıfatıyla sürücünün kusur oranında kusursuz sorumluluğunun mevcut olduğunu, bu sorumluluğun ise TBK madde 61 gereğince müteselsil sorumluluk olduğunu, kasko şirketi olan ... sigorta şirketi ise poliçe ile sınırlı olmak üzere mevzuat gereği sorumluluğunun mevcut olduğunu, kasko poliçesini düzenleyen ... Sigortaya sorumlu olduğu tazminatın ödenmesi için taraflarınca başvuruda bulunulduğunu, başvurunun ... sigortaya 12.02.2025 tarihinde tebliğ olduğunu, ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortasının ... sigorta olduğunu, ... sigortaya yapmış oldukları başvuru sonucunda, ZMM Poliçesi kapsamında sorumlu olduğu tazminat miktarı (2024 yılı için) olan 1.800.000(Bir Milyon Sekiz Yüz Bin) TL'yi taraflarına ödendiğini, ... Sigorta ile ibraname yapıldığını, yargılamaya konu olan olay trafik kazasının olduğunu ve haksız fiilden kaynaklandığını, haksız eylemlerde faiz başlangıcı haksız eylem tarihi olduğunu, temerrüt için muhataba ihbar ya da ihtar zorunluluğunun olmadığını, somut olaydı talep ettikleri tüm alacak kalemleri yönünden kaza tarihi olan 25.09.2024 tarihinde temerrüt oluştuğundan kaza tarihinden faiz işletilerek karar verilmesi gerektiğini, kazaya karışan aracın kaza tarihi olan 25.09.2024 tarihinde davalı ... adına tescilli olduğunu, davalı ...'in kazaya karışan ... plakalı aracı kazadan sonra devrettiğini, maddi tazminat talebi yönünden ise , murisin resmi değil gerçek gelirinin araştırılarak tazminat hesabının fiili gelir üzerinden yapılması gerektiğini, bu sebeple müteveffa ...'in kaza tarihinde Diş Hekimliği Fakültesi 3. Sınıf öğrenci olduğunu, kaza sebebiyle vefat etmemiş olsaydı üç yıl sonra diş hekimi olarak çalışacağını, dolayısıyla tazminat hesaplamasında müteveffa ...'in diş hekimi olarak muhtemel kazancının dikkate alınması gerektiğini, manevi tazminat yönünden ise kazada hasıl olan netice itibariyle davacı müvekkillerinin desteğini yitirdiğini ve ciddi bir şekilde yıprandığını, müvekkillerinin mağduriyetinin giderebilmesi gerektiğini belirterek dilekçesinin sonuç kısmında maddi alacak yönünden; harca esas değer olarak 10.00,00 TL belirttiklerini ancak, alacak likit olmadığından HMK 107 gereği kısmi açılan bu dava değerinin bilirkişi hesabına göre arttırma haklarını saklı tuttuklarını, destek- muris ...'in ölümü nedeniyle davacı müvekkili ... ve ... her biri için ayrı ayrı 1.500.000 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen ... Sigortadan poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz ile tahsiline, davacı müvekkili ... ve ... her biri için ayrı ayrı şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere, toplamda 3.20.000,00(Üç Milyon Yirmi Bin) TL alacağın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ... Sigorta poliçe miktarı ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı ... Sigorta vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde, ... plakalı kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi Genişletilmiş Kasko ile █████/2023-█████/2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının , sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 1.000.000,00-TL ve manevi tazminat için kaza başına 250.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davayı ve iddiaları kabul etmediklerini, müvekkili şirket ile davacı yanlar arasında düzenlenen ibranamede davacı tarafların müteveffa ...'in desteğinden yoksun kalınması nedeni ile uğradığı maddi tazminat miktarları yönünden anlaşma sağlandığını, başvuruya konu mezkûr kaza olayına karışan ... plakalı araç ... Sigorta A.Ş. mahiyetinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile teminat altında olduğunu, sigorta hukukuna hakim ilkelerden olan sıralı sorumluluk ilkesi gereğince, herhangi bir trafik kazası olayı sonucu ortaya çıkan bedeni zararların tazmini öncelikli olarak KZMMS Poliçesinden karşılanması gerektiğini, kaza tarihi itibariyle KZMMS poliçesi uyarınca teminat limiti 1.800.000,00 TL olduğunu, karşı tarafça dosyaya sunulan ve KZMMS kapsamında ... Sigorta A.Ş ile yapılan protokol uyarınca başvurana mezkur kaza olayı sebebiyle limitin tamamının ödendiğini, ekte sunmuş oldukları hesap raporunda ibranamenin düzenlendiği 09.12.2024 tarihinde hesaplanan tazminat 1.566.377,70 TL olmakla teminat limitinin altında kaldığını, sıralı sorumluluk ilkesi uyarınca KZMMS limiti tüketilmeden aynı araca ait ihtiyari mali mesuliyet poliçesi teminatından maluliyet zararın karşılanmasının açıkça usul ve yasaya akırı olduğunu ve huzurdaki işbu davanın esastan reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 97. maddesi'ndeki "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü gereği 26.04.2016 yürürlük tarihli 6704 sayılı torba yasa ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki zararların dava yolu ile çözümü öncesi sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini, bu değişiklikle trafik kazaları nedeniyle zarara uğrayanların sigortacıya dava açmadan önce mutlaka sigortacıya yazılı başvurmak zorunda olduklarını, dava açabilmeleri için mevcut zararın tespiti açısından gerekli belgelerin ibraz edilmesi sureti ile usulüne ... yazılı başvurusundan itibaren 15 günlük sürenin dolmuş olması gerektiğini, bir başka anlatımla yazılı başvuru ve başvurudan itibaren 15 günün geçmiş olması ZMSS’na tazminat davası açılmasının ön şartı olduğunu, somut olayda müteveffa ...’in vefatı sebebiyle talep edilen tazminata ilişkin, ilgili Genel Şartlarda tahdidi olarak sayılan belgeler eksiksiz bir şekilde müvekkili şirkete iletilmediğini bu sebeple yapılan başvurunun öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilmesi için müteveffa ile davacılar yönünden düzenli ve eylemli yardımın varlığının gerektiğini, TBK 53.maddesi ile düzenlendiğini, destek sayılması için, davacıların müteveffanın desteğine , yardımına ihtiyaç duyup duymadığının araştırılması gerektiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere; “ölümden önce sürdürülmekte olan aşırı lüks ve israflı bir hayat tarzının devamı istemiyle” destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacıların gerçekten müteveffanın desteğine yardımına ihtiyaç duyup duymadıklarının araştırılması gerektiğini, Yargıtay 21.Hukuk Dairesi’nin █████████E. █████████K. 11.06.1996 tarihli ilamına, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin ████████E. █████████K. 22.06.1992 tarihli ilamına atıfta bulunarak dilekçesinin devamında, davacı tarafın müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmesi için, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ispat etmesi gerektiğini, zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, sigortacının ise, KTK ve Genel Şartlar mucibince poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceğini, böyle bir halde zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararları, işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işletenin sorumlu bulunması gerektiğini, KTK.86.madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğünün olmayacağını, Yargıtay 11.H.D. 15.03.2001 tarih ve █████████ E.ve █████████ K. sayılı kararının bu yönde olduğunu, KTK Madde hükmünce 86 hükmünce İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın kazanın meydana geldiğini ispat ederlerse sorumluluktan kurtulacağını, dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek kusur raporu alınması gerektiğine, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve E.███████; K.███████ sayılı Kararı ile KTK’da yer alan birtakım hükümlerin iptaline karar verildiğini ancak dilekçesinin devamında madde madde olarak açıkladığı sebeplerle dosya ile ilgili kararın uygulama alanı bulamayacağını belirterek dilekçesinin devamında, tazminat hesaplamasında dikkate alınacak parametrelerin 01.06.2015 tarihli Trafik Sigortası Genel Şartları ile belirlendiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesinde yer alan iptal konusu ifadeler kanun hükmüne 26.04.2016 tarihinde eklendiğini, Genel Şartların uygulanmasının yalnızca söz konusu kanun hükmünde yer alan ifadeye dayandırılması halinde; ilgili Genel Şartların 26.04.2016 tarihinden önce düzenlenen poliçeler bakımından geçerli olmayacağının kabulü gerektiğini ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu dahil tüm yargı mercileri tarafından kanuna yapılan ekleme öncesinde düzenlenen poliçeler ve meydana gelen kazalar için de Genel Şart hükümlerinin dikkate alınması gerektiğinin kabul edildiğini ve bu yönde kararlar verildiğini, bu hususun gerekçesinin █████████ E. sayılı olmak üzere birçok Yargıtay 17.H.D. kararında : “Oysa 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları, yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen poliçelerde geçerli olacağından, poliçenin düzenlendiği tarih itibarı ile Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası’nın kapsamı tüm taraflarca bilinmektedir. Sigortacı, işletenin sorumluluğunu poliçe ve genel şartlar kapsamında üstlendiğine göre, sonradan bir değişiklikten bahsetmek mümkün olmayacaktır. Kaldı ki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1423 maddesine göre sigortacı, sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerinden oluşan aydınlatma yükümlülüğünü sigortalıya karşı yerine getirmese dahi sigortalı, sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmemiş ise sözleşme poliçede yazılı şartlar ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlar kapsamında yapılmış olur.” şeklinde açıklandığını, yukarıdaki kararın içeriğinden ve kararda geçen açıklamalardan Genel Şart hükümleri kanun atfından bağımsız olarak uygulama alanı bulması gereken, genel işlem koşulu olarak değerlendirilmesi mümkün olmayan ve kapsamı ve hükümleri tüm taraflarca bilinir durumda olan ve tarafsız bir kurum tarafından hazırlanan ve sigortacının sorumluluğunu düzenleyen bir mevzuat olmakla; Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesinde yapılan değişikliğin işbu düzenlemenin uygulanmasına engel teşkil etmediğinin kabul edildiğini, ikinci olarak Anayasa Mahkemesi kararının 17.07.2020 tarihinde verilmiş olduğunu, iptal kararlarının geriye yürümeyeceği de gözetilerek hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere karar tarihinden önce düzenlenen poliçeler ve meydana gelen kazalar bakımından etkisi bulunmadığının gözetilmesi gerektiğini, Anayasa’nın 153’üncü maddesi gereğince Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceğini, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümemesinin gerekçesi olarak iptal kararlarının, kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı bir sonuç doğurmasının önlenmesi olduğunun belirtildiğini, aynı şekilde, hukuki güvenlik ve istikrar, adalet, kamu düzeni ve kamu yararı gibi temel kavramları gerekçe gösterildiğini, temel amacın iptal edilen yasaya dayanılarak yapılan işlemlerin geçerliğinin korunması olduğunu, bu doğrultuda sigorta şirketlerinin iptal kararı öncesinde Karayolları Trafik Kanunu 90. Maddesi doğrultusunda akdetmiş olduğu poliçelerde geçen şart ve hükümlerin iptal kararına dayanılarak geçersiz olduğunu kabul etmenin haksız olacağını, bu nedenle destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında TRH2010 tablosu kullanılmasının, %1,65 teknik faiz uygulanması ve hesaplamanın progresif rant yöntemi yerine aktüeryal yöntemlerle yapılması gerektiğini, peşin ödenen tazminatın, reel faiz getirisi kadar iskonto edilmemesi zarar gören bakımından sebepsiz zenginleşmeye, davalı bakımından fakirleşmeye neden olacağından ve Türk Borçlar Kanunu’na göre zararın hesaplanması esaslarına aykırı olacağından, hakkaniyete aykırı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve E.███████; K.███████ sayılı Kararı ile iptal edilen KTK hükümleri nedeniyle ortaya çıkan kanun boşluğu ise 19.06.2021 tarihli Resmi Gazete ile yürürlüğe giren 7327 sayılı İcra ve İflâs Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 18. ve 19. Maddeleri ile Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklikler ile belirli hale geldiğini, söz konusu kanun hükümlerinin işbu tarihte devam eden yargılama süreçlerinde de dikkate alınması gerektiğini, söz konusu düzenlemelerin mevzuatta boşluk haline gelen bir takım hukuki uyuşmazlıkların çözümü adına ortaya çıkan karışıklıkları gidermek adına yürürlüğe konulduğunu, yürürlük tarihinden itibaren mevcut tüm uyuşmazlıklar için esas kabul edilmesi gerektiğini, belirtilen kanuni düzenleme sonrası ve 04.12.2021 tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartların yürürlüğe girdiğini, bu anlamda dosya hesaplamasında Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesinin aşağıdaki güncel halinin dikkate alınması gerektiğini, kanun hükmüne dayalı olarak 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren güncel Trafik Sigortası Genel Şartları hükümlerinin esas alınması gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları A.5. kapsama giren teminat türleri maddesi doğrultusunda; Trafik Sigortası Genel Şartları sakatlanma teminatı bakımından dilekçe ekinde sunulan ek-2 destekten yoksun kalma teminatı bakımından ise dilekçe ekinde yer olan Ek-3'deki hesaplama yöntemlerinin esas alınması gerektiğini, söz konusu Genel Şartların , EK-2 4. maddesi ile sakatlık tazminatının %1,65 iskonto (teknik faiz) ile hesaplanmasının düzenlendiğini, EK-3 4. maddesi ile sakatlık tazminatının %1,65 iskonto (teknik faiz) ile hesaplanmasının düzenlendiğini, açıklanan sebeplerle uyuşmazlık konusu bedeni zararlara ilişkin tazminat hesaplamaları bakımında poliçe tanzim tarihi itibariyle geçerli güncel mevzuata göre değerlendirme yapılmak suretiyle tazminat hesaplanmasına karar verilmesini talep ettiklerini, somut olayda manevi tazminat talep edebilme şartları oluşmadığını bu sebeple başvurunun reddi gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ███████-73 E. ve ████████ K. sayılı ve 17.02.1999 tarihli kararına atıfta bulunarak işbu uyuşmazlıkta uygulanması gereken faizin taraflar arasında ticari iş yapılmamış olması sebebiyle yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... ve ... vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde, hali hazırda söz konusu olayla ilgili olarak .... Asliye Ceza Mahkemesi’ nin ... E Sayılı Dosyasının derdest olduğunu, ceza dosyasından alınan adli tıp raporunda vefat eden ...'in kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun görüleceğini, ilk raporda müvekkillerinin hız limitleri üzerinde bir hızda seyrederek bir kazaya sebebiyet vermesi sebebiyle asli kusurlu olduğunu iddia ettiklerini, ardından kendilerinin hız tespiti yapamadığını bunun için dosyanın Adli Tıp Kurumu Adli Bilişim İhtisas Dairesi Ses Ve Görüntü İnceleme Şubesine gönderilmesi gerektiğini bildirdiklerini, Adli Tıp Kurumu Adli Bilişim İhtisas Dairesi Ses Ve Görüntü İnceleme Şubesinin gelen rapor ile müvekkilinin hızının tespit edilemeyeceğinin bildirildiğini, bu haliyle ilk raporun geçersizliğinin tescillendiğini, söz konusu olayın meydana geldiği yerde sağ taraftaki araç yayaya yol verdiğinde sol şeritteki araç yayaları göremediğini, kazanın olduğu mahalde hızlı ve yoğun trafik olduğunu ve benzer bir çok olay yaşandığını, meydana gelen kaza müvekkillinin çalışmakta olduğu ... Gross Market isimli markete ait bir işin ikmali amacıyla müvekkili ...'e ait araç ile başka bir market şubesine giderken meydana geldiğini, müvekkili ...'in çalışmış olduğu şirket yetkililerince bu iş için yetkilendirildiğini, söz konusu kaza bu esnada meydana geldiğini, iş kazası niteliğinde olduğunu, söz konusu olay iş kazası mahiyetinde olduğunu, ileride ortaya çıkabilecek zararlardan ... Gıda Akaryakıt İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirket isimli şirketinde sorumlu olduğunu, bu sebeple davanın ... Gıda Akaryakıt İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi 'ne ihbar edilmesi gerektiğini, ceza dosyası içerisine sundukları Karayolları Genel Müdürlüğü Eğimsiz Ve Kuru Asfalt Yolda Araçların Hızlarına Göre Durma Mesafesi başlıklı tablosu ile KTT bilgilerinin eşleştirildiğini, KTT müvekkilinin çarpma sonrasında 6,5 metre mesafede durduğunun görüldüğünü, Karayolları Genel Müdürlüğü Eğimsiz Ve Kuru Asfalt Yolda Araçların Hızlarına Göre Durma Mesafesi başlıklı tablosu incelendiğinde bir araç 6,8 metrede duruyor ise hızının 20 km olması gerektiğini, söz konusu yolda hız sınırının 60 km olup töleransıyla birlikte 66 km olduğunu, müvekkilinin hız sınırları en üst limiti olan 65 km giderken fren vermiş ve durmuş olduğu varsayılsa dahi müvekkilinin en az 41 metrede durmuş olması gerektiğini, ancak somut olayda müvekkilinin 6,8 metrede durmuş olmasının müvekkilin hız sınırlarının çok altında aracıyla seyrettiğini gösterdiğini, .... Asliye Ceza Mahkemesi ... E sayılı dosyasının kararına temel teşkil eden adli tıp raporlarnın hukuka ve kanuna aykırı olarak özensiz bir şekilde tanzim edildiğini, T.C. Yargıtay Ceza Genel Kurulu Esas No: ████████ Karar No: ███████ Karar Tarihi: 23-01-2018 sayılı kararına atıfta bulunarak dilekçesinin devamında, araç sahibi müvekkili ...'in kaza ile hiçbir ilgisi olmadığını, asgari ücretle çalıştığını , kazaya karışan araç resmi kayıtlarda müvekkili ...'in üzerine tescilli olduğunu ancak sunmuş oldukları evraklarda tüm ödemeleri ve bakımları diğer müvekkili ... tarafından yapıldığını ve aracın asıl sahibinin ... olduğunu, davacı tarafından iddia edilmiş olan maddi ve manevi zararlar sebebiyle talep edilmiş olan maddi-manevi tazminatını kabul etmediklerini, davacının söz konusu davayı açmak suretiyle müvekkilinden haksız kazanç sağlamak istediğini, TBK madde 52 ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 26.02.1979 tarih, █████████ E., █████████K atıfta bulunarak dilekçesinin devamında, ayrıca davacı tarafın talebinin zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak acıyı bir nebze de olsa hafifletmek için tarafların zenginleşme ve fakirleşmelerine sebep olmayacak şekilde tazminata hükmedilmesinin Yargıtay kararları ile kabul edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ... Gıda Akaryakıt İnşaat Taah.tic.ltd Şti.vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde, davalılar ... ve ... tarafından mahkemeye sunulan cevap dilekçesine karşı beyanda bulunduklarını, bir kazanın 5510 Sayılı Kanun uyarınca iş kazası olarak kabul edilebilmesi için; kazaya uğrayan kimsenin 5510 Sayılı Kanun bakımından sigortalı sayılması gerektiğini, meydana gelen kazanın 5510 Sayılı Kanun'un bahse konu 13. maddesinde sayılan durumlardan birinde meydana gelmiş olmasının kaza sonucunda bedensel (veya ruhsal) zarar ya da ölüm şeklinde bir zararın ortaya çıkması ve kaza ile ortaya çıkan zarar arasında ... nedensellik bağının olması gerektiğini, işverenin, iş kazasının meydana gelmesi neticesinde bir tazmin borcunun doğması için ise; kazanın, işverenin kusurlu davranışı sonucu meydana gelmesi, bu kaza sonucunda bir zarar doğması ve yapılan iş ile kaza arasında ... nedensellik bağının bulunması gerektiğini, bir olayın iş kazası olarak nitelendirilmesi için işverenin her durumda kazadan sorumlu tutulması sonucunu doğurmadığını, davaya konu meydana gelen kazanın iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğini, 5510 sayılı SSGSSK madde 13'te iş kazasının tanımının açıklandığını, her ne kadar ...'in müvekkili şirkete ait bir iş için yetkilendirildiğini ve işbu işi yapmaktayken kazanın meydana geldiğini iddia etmiş ise de müvekkili şirket yetkililerince davalı ...'e herhangi bir görevlendirme yapılmadığını, davalının görev tanımında böyle bir iş bulunmadığını, davalının kaza sırasında kendi kişisel işleriyle ilgilendiğini, müvekkili şirketin, şirkete ait bir işin yapılması için çalışanlarını görevlendirdiğinde; görevli çalışanın işbu işi yaparken kullanılmak üzere tahsis edilen şirket araçlarını kullandığını, dosyada da sabit olduğu üzere davalı ...'in meydana gelen kaza sırasında abisinin aracı ile seyir halinde bulunduğunu, davalı tarafından gerçekleştirilen kazanın, 5510 sayılı SSGSSK madde 13'te sayılan durumlardan hiçbirinin koşullarını sağlamadığını, iş kazası olarak sayılamayacağını, iş kazası olarak nitelendirilemeyecek kaza sebebiyle ise müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; meydana gelen kazanın, müvekkilinin işinin yapıldığı esnada gerçekleşip iş kazası olarak nitelendirilebilse dahi işbu durumda müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilebilmesi için yeterli olmadığını, Yargıtay 10. H. D. ██████████ E. - ████████ K. - 6.2.2024 Tarihli kararına atıfta bulunarak dilekçesinin devamında, Yerleşik Yargıtay uygulamaları uyarınca; işverenin sorumluluğu için kazanın işverenin işi görülürken gerçekleşmiş olmasının yeterli olmadığını, kusur durumuna bağlı olarak illiyet bağının kesilebileceğini ve işverenin sorumluluğuna gidilemeyeceğinin hüküm altına alındığını, davalı ...'in tam ve asli kusuruyla sebep olduğu kazanın, iş kazası olarak değerlendirilebilseydi dahi davalının tam kusuru illiyet bağını keseceğinden müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Deliller ; .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyası, kaza tutanakları, trafik tescil kayıtları, hastane, otopsi, ölüm ve epikriz raporları, nüfus kayıtları, bilirkişi, tanık, keşif ve yasal her türlü delilUyuşmazlık noktaları; Davalı ...'in sevk ve idaresindeki ...'e ait ... plakalı aracın davacıların kızlarına çarparak vefat etmesine neden olduğunu, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasından 1.800.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatını tahsil ettiklerini, söz konusu aracın davalısı sigorta tarafından ihtiyarı mali sorumluluk poliçesinin yapıldığı belirtilerek, daha önce tahsil edilen kısmın zararlarını karşılamadığı belirtilerek, her bir davacı için belirsiz alacak kapsamında şimdilik 10.000 TL destekten yoksun kalma destekten yoksun kalma tazminatı ile 3.000.000,00 TL manevi tazminatın (sigorta şirketinin limiti ile sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiş olup, trafik kazasındaki tarafların kusur durumu ile destenken yoksun kalma tazminat miktarının ve manevi tazminat miktarının tespiti noktalarında uyuşmazlık toplanmaktadır. Dava dilekçesi ekinde sunulan , mirasçılık belgesine göre ... ... █████/2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle, geriye mirasçı olarak davacıların kaldığı tespit edilmiştir. Davacıların dava tarihinden önce kazaya sebebiyet veren aracın ZMM poliçesini yapan ... Sigortaya müracaat ederek , ZMM kapsamında verilen teminat limitinin tamamı olan 1.800.000,00TL'nin davacılara ödendiği tespit edilmiştir. Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk koşulu yerine getirilmiştir. Trafik kazasında vefat eden ... ... ... ... Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 3.sınıf öğrencisi olduğuna dair belge dava dilekçesi ekinde sunulmuştur. İş bu dava da davalı gösterilen ve kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kasko poliçesini yapan ... Sigorta tarafından ihtiyari mali mesuliyet poliçesi düzenlendiği, maddi tazminat açısından 1.000.000,00TL , manevi tazminat açısından ise 250.000,00TL limit verildiği görülmüştür. Dava tarihinden önce davacılar tarafından maddi ve manevi tazminat ödenmesi amacıyla █████/2025 tarihinde ... Sigortaya müracaat ettikleri tespit edilmiştir. Davacılar ile davalı şahısların ekonomik sosyal durumları emniyet aracı ile tespit edilerek dosyaya bırakılmış, vefat eden ...'in öğrenim görmüş olduğu okula yazı yazılarak, öğrenim durumu ile ilgili belgeler dosyaya bırakılmıştır. Yazı cevabı incelendiğinde Diş Hekimliği Fakültesinin öğrenim süresinin 5 yıl olduğu, ...'in 3.sınıf öğrencisi olduğu bildirilmiştir. Trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde, █████/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle, sürücü ...'in yayaya geçiş hakkını vermemek kurulanı ihlal ettiğinin yazılı olduğu görülmüştür. ... Asliye Ceza Mahkemesine ait ... esas ████████ karar sayılı ilam incelendiğinde, mahkemece alınan kusur raporlarında yayanın kusursuz , sürücü ...'in ise tam kusurlu olduğunun belirtildiği dikkate alınarak sanık ...'in hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. ... plakalı aracın ZMM Poliçesini yapan ... Sigortaya yazı yazılarak poliçe ve ödeme belgeleri alınarak dosyaya bırakılmıştır.Vefat edenin gelir durumun tespiti için ... Birliğine yazı yazılmış yazı cevabı incelendiğinde, mezun olduğunda 3-6 ay içinde iş bulunabildiği, 2025 yılında 68.000,00TL , diş hekimi uzmanlık eğitimi almış ise 70.000,00TL ücret alabileceği , ortalama ücretin 60.000,00TL olduğu bildirilmiştir. Gelir durumunun tespiti için ... Odasına yazılan yazı cevabında diş hekimlerinin ve uzman diş hekimlerinin ücretlerinin bildirildiği tespit edilmiştir. Dosya kusur uzmanı ve aktüerya bilirkişine tevdi suretiyle trafik kazasındaki tarafların kusur durumuna ayrıca destekten yoksun kalma tazminatı miktarının tespit edilmesi hususunda bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişiler tarafından ibraz edilen rapor incelendiğinde, meydana gelen kazada sürücü ...'in tam kusurlu olduğu , vefat edenin öğrenim durumu ve alabileceği ücret ile ilgili yazılan yazı cevapları dikkate alınarak bildirilen ücretlerin ortalaması alınarak 2025 yılı aylık emsal ücretin 56.500,00TL kabul edilerek hesaplama yapılarak davacı anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatları hesaplanmış bulunan rakamdan, ZMM Poliçesini yapan ... Sigorta tarafından ödenen miktarlar ödeme tarihi dikkate alınarak bilirkişiler tarafından güncellenerek düşülerek davacı annenin destekten yoksun kalma tazminat miktarının 1.950.014,09TL, davacı babanın destekten yoksun kalma tazminat miktarının ise 1.226.029,51TL olduğu, davalı sigorta şirketinin maddi tazminat açısından anne ...'ye isabet eden zararın 613.975,86TL'lik , babaya isabet eden zararın ise 386.024,14TL'lik limiti ile sorumlu olduğu belirlenmiş, toplam manevi tazminat limitinin ise 250.000,00TL olduğu raporda yer almıştır. Rapora itiraz edilmesi nedeniyle, itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmış , bilirkişiler kök rapordaki görüşlerinde ısrar ettikleri görülmüştür. Davacı tarafça değer artırım dilekçesi vererek ... için 1.950.014,09TL, davacı ... için 1.226.029,51TL'ye çıkardığı tespit edilmiştir. İhbar olunan tarafından zaman aşımı defi ileri sürülmüş ise de, ölümlü trafik kazası nedeniyle uzamış ceza zaman aşımı dikkate alınarak zaman aşımı süresinin dolmadığı tespit edilmiştir. Toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda , davacıların maddi tazminat davalarının kabulüne, davacıların üniversite öğrencisi olan kızlarını kayıp ettikleri, ...'in kusursuz olduğu, tarafların ekonomik sosyal durumları, davacıların kızlarının vefatı nedeniyle duydukları elem ve acı nedeniyle, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, her davacı yönünden 400.000,00TL manevi tazminatın davalılardan (davalı Sigorta şirketi yönünden teminat limiti ile sorumlu olmak kaydı ile ) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat istemine ilişkin vekalet ücreti hususunda mahkememizce yapılan değerlendirmede; davaya konu manevi tazminat istemi yönünden her ne kadar mahkememizce davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de; emsal mahiyetteki ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi █████████ E., █████████ K. Sayılı █████/2026 tarihli kararında " Reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği istinaf istemi yönünden, █████/2025 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin ███████ esas ████████ karar sayılı █████/2024 tarihli kararı ile 6100 Sayılı HMK madde 326/2 hükmünün “manevi tazminat davaları yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline” karar verilerek kararın 6216 Sayılı Yasanın 66/3 hükmü uyarınca Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olup; eldeki davada ilk derece mahkemesinin karar tarihinde iptal kararı henüz yürürlüğe girmemiş ise de Dairemiz karar tarihi itibariyle bu karar yürürlükte olduğundan, Mahkemece manevi tazminat istemi yönünden takdiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin bu hususa değinen istinaf nedenlerinin de reddi gerekmiştir. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmekle iptal kararı ve emsal mahiyetteki yüksek mahkeme içtihadı da dikkate alınarak reddedilen manevi tazminat istemi yönünden davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere , 1-Davacıların maddi tazminat davasının kabulü ile, a-1.950.014,09 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı ... Sigorta açısından 613.975,86 TL limitle sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan, ... Sigorta yönünden █████/2025 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, b-1.226.029,51 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı ... Sigorta açısından 386.024,14 TL limitle sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan, ... Sigorta yönünden █████/2025 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, a-Davacı anne ... için 400.000,00 TL (... Sigorta yönünden 125.000,00 TL limitle sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan, ... Sigorta yönünden █████/2025 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,b-Davacı baba ... için 400.000,00 TL (... Sigorta yönünden 125.000,00 TL limitle sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan, ... Sigorta yönünden █████/2025 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,c-Davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine, 3-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, maddi tazminat istemi nedeni ile 291.001,97 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketi açısından 98.096,38 TL vekalet ücreti limiti ile sorumlu olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...'e verilmesine, 4-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, maddi tazminat istemi nedeni ile 189.644,13 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketi açısından 61.763,86 TL vekalet ücreti limiti ile sorumlu olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...'e verilmesine, 5-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat istemi nedeni ile, 64.000,00 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketi açısından 45.000,00TL vekalet ücreti limiti ile sorumlu olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...'e verilmesine, 6-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat istemi nedeni ile, 64.000,00 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketi açısından 45.000,00TL vekalet ücreti limiti ile sorumlu olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...'e verilmesine, 7-Davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen reddi ile gerekçede açıklanan nedenlerle, davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, 8-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.300,00TL zorunlu arabulucu ücretinin davalı ... Sigorta'dan alınarak hazineye irad kaydına, 9-Davacılar tarafından yapılan 20.000,00TL bilirkişi ücreti, 835,00TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam , 20.835,00TL yargılama giderinin ( davalı sigorta şirketi açısından 6.548,44TL yargılama gideri limiti ile sorumlu olmak koşulu ile ) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak , davacılara verilmesine, 10-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 11-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde , yazı işleri müdürü tarafından ilgilisine resen iadesine, 12-Adli yardım kararı nedeniyle, davacılar tarafından yatırılmayan 615,40TL maktu başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak , hazineye irad kaydına, 13-Bu dava sebebiyle 271.603,53TL karar ve ilam harcının ( davalı sigorta şirketi açısından 85.387,50TL karar ve ilam harcı limiti ile sorumlu olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak , hazineye irad kaydına, Davacılar vekilinin ve bir kısım davalılar vekilinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2026 Başkan ...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdır Katip ...e-imzalıdır