Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu cismani zarar tazminatı kararının, müterafik kusur ve tazminat hesaplamaları yönünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi.
Özet: Bir trafik kazası sonucunda ağır yaralanan davacının açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi davacıya kaza tarihi ve dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte tazminat ödenmesine hükmetmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, davacının koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasının, tazminat hesaplamalarının ve uzamış ceza zamanaşımı uygulamasının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin kararını istinaf nedenleri yönünden usul ve yasaya aykırı bulmayarak onamıştır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2022
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ:█████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili; █████/2010 tarihinde davalı ...'ın kullandığı ... plakalı araç ile ... istikametinde geceleyin karşı şeride geçerek ...'in kullandığı ... plakalı motosiklete çarpıp motosiklette bulunan davacının yaşamını tehlikeye sokacak, kırık oluşturacak ve duyularından birinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralanmasına neden olduğunu, Denizli 5.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı ...'ın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini belirterek, ıslah dilekçesi ile artırılmış şekilde 376.701,76 TL maddi tazminatın davalılardan (20.000,00 TL sinden diğer davalı A.Ş.nin müteselsilen sorumlu olması kaydıyla ), 100.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ...'dan █████/2010 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; zamanaşımı, derdestlik ve kesin hüküm itirazında bulunduğunu, davacının müvekkilinin aracının sigorta poliçesinden (... A.Ş.'den) 71.419,00 TL ve İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı kararı ile 80.070,32 TL olmak üzere toplam 151.489,32 TL tazminat ödemesi aldığını, bu ödemelerin davada dikkate alınarak mahsup edilmesini, davacının manevi tazminat talebini kabul etmediklerini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketinin davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
Mahkemece 02.11.2021 tarihli kararla davanın kısmen kabulü ile, 339.541,59 TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş. 'nin 20.000,00 TL sinden dava tarihi █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydı ile, davalı ...'dan kaza tarihi olan 28.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya ödenmesine, takdiren 45.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm Dairemizin ... esas, ... karar sayılı kararı ile
‘’ 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu taktirine, elektrikli motorsiklette yolcu olan davacının kask ve koruyucu takmadığı, kaza neticesinde özellikle diz bölgesinde ve muhtelif yerlerde parçalı kırıklar oluştuğu, dolayısıyla bu hali zararın doğmasında ve artmasında etkisi olmasına göre, mahkemece tazminatların tayininde müterafik kusur indirimi yapılmasında usulsüzlük bulunmamasına, davalı İMMS'li sigortalı aracın trafik kaydında "hususi" olduğu yazılı olup, şahsi kullanıma mahsus vasıta olduğu, ticari olmadığından maddi tazminatın yasal faiz uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemesine, karara dayanak kılınan ATK İkinci Üst Kurulu'nun █████/2018 günlü raporunun davacıda var olan arazlar nazara alınarak kaza günündeki mevzuata göre usulünce belirlenmiş olmasına, beden eğitimi öğretmenliği yüksekokulundaki tahsile göre davacı için beden eğitimi öğretmenliği nazara alınarak hesaplama yapılmasında usulsüzlük bulunmamasına, yukarıda açıklandığı üzere davacı koruyucu terdibat takmadığından katışık kusurlu görünerek tazminattan yerleşik yargı kararlarında kabul edildiği nispette indirim yapılmış olmasına, davacının tedavisi sırasında ihmal gösterip işbirliği yapmayarak hastalığın artmasına neden olduğunun ispat edilememiş olmasına, davacının tam zararını maluliyet raporunun çelişkisiz ve açıklayıcı biçimde temin edildiği █████/2018 gününde öğrenmesine göre bu tarihten itibaren uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağından █████/2020 gününde artırılan maddi tazminatın zamanaşımına uğramamış olmasına, eylül 2019 yılında mezun olan ve tahsili sırasında kaza sebebiyle bir yarı yıl kaydını donduran davacı için çalışmaya başlayacağı dönemin Ocak 2020 olarak alınmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmamasına, dosyadaki delillere ve trafik mevzuatına göre temin edilen kusur raporundan da anlaşılacağı üzere kontrolsüz ve aniden önündeki aracı sollamak için dava dışı motor sürücüsünün bulunduğu şeride girerek kazayı yapmaya neden olan davalı sürücünün tam kusurlu olmasına, davalı tarafça sunulan uzman raporunun kazanın oluşunu değil de zararın doğması ve artmasına ilişkin olmakla trafik kusur sorumluluğunun tayininde nazara alınamayacak olmasına, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ve davalı ...'ın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-a davacının sair istinaf itirazı yönüyle; trafik kazası tarihine, davacının yaşına, hadiseden davacının tam kusurlu olmasına, olay neticesinde davacının uzun ve zorlu tedavi süreçleri geçirmiş olmasına, işgöremezliğinin süresi ve derecesine göre mahkemece takdir edilen manevi tazminat tutarı bir miktar az olmuştur. Bu cihatten davacının istinaf başvurusunun kabulü iktiza eder.
b- Davalının hesaba itirazı yönüyle; mahkemece aktüerya bilirkişisinden █████/2019 günlü kök rapor temin edilmiş anılan raporda davacının geliri asgari ücret alınmış, ödemenin zararı karşıladığı belirtilmiştir. Anılan rapora tarafların itiraz etmesi üzerine aynı bilirkişiden █████/2020 günlü birinci ek rapor temin edilmiş; elden nakit 1.500,00 TL ödemenin tıbbi malzeme ve tedavi masrafı için verildiği, başka davada (İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi ███████ Esas sayılı dosyasında) sigorta şirketince ödeme yapılıp davadan feragat edilmekle limit (175.000,00) kadar sürücü ve işleten sorumluluktan kurtulacağı, davalının tam kusurlu olduğu, davacıda 18 ay geçici %26 kalıcı sakatlık bulunduğu verilerine göre PMF 1931 Yaşam Tablosu esas alınmış, davacının 2014 yılına kadar asgari daha sonra Milli Eğitim Müdürlüğü'nün bildirdiği maaşı alabileceğinin kabulüyle hesaplama yapılarak geçici 11.831,48 TL daimi işgöremezlik zararı 364.870,28 TL olmak üzere toplam maddi tazminat 376.701,76 TL olarak hesap edilmiştir. Davacı taraf birinci ek rapora itiraz etmemiş, bu doğrultuda maddi tazminat davasını ıslah etmiştir. Müstenif davalı ... vekili ise gelirin fazla alındığı ve sair yönlerden ek rapora itiraz etmiştir. Mahkemece █████/2021 günlü ikinci ve █████/2021 günlü üçüncü ek rapor temin edilmiştir. Öncelikle dosyadaki delillere mahkemenin üçüncü ek rapordan önce TÜİK'ten, kimi kurum ve kuruluşlardan, yaptığı araştırmaya göre davacının beden eğitimi öğretmeni olduğunda asgari ücretin 1,771 kazancı olacağına ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacının beden eğitimi öğretmenliği üzerine eğitimini gördüğü kaza sırasında bir yarı yıl kaydını dondurduğu, maluliyet raporuna göre 18 ay geçici ve %26 nispetinde kalıcı sakatlığın oluşmasına, maluliyet bölgesine göre davacının ileride beden eğitimi öğretmenliği yapabileceği ancak kaza sebebiyle bu kabiliyetini kaybetmiş olduğu ve mezuniyet tarihine göre mesleğine Ocak 2020 yılında başlayacağının benimsemesinde de usulsüzlük yoktur. Sonuncu ek rapordan önce yaşam tablosu PMF 1931 nazara alınmış, buna davacı itiraz etmemiştir. Her ne kadar, davalı TRH 2010 Ömür Tablosunun dikkate alınacağından bahisle itiraz etmiş ise de, sözü geçen tablo daha uzun sürede olduğu için davalının aleyhine olmakla bu itirazında hukuki yararı görülmemiştir. █████/2020 tarihinden sonra alınan raporlarda davacı tarafın itirazı olmamakla6100 sayılı HMK'nın 281.maddesi uyarınca bu hesaplama tarihi davalı taraf açısından usuli mektesep hak oluşturmaktadır. Buna göre geçici iş göremezlikte bir usulsüzlük görülmemekle 10.728,21 TL nazara alınarak hesap bilirkişisinden birinci ek raporun düzenlendiği (█████/2020 tarihi) gündeki verilere göre davacının Mayıs 2012 ile Ocak 2020 tarihleri arasında asgari ücrete göre, bundan sonra mesleğine başlayacağı Ocak 2020 tarihinden itibaren asgari ücretin 1.771 katı geliri olacağı, yaşam tablosunun PMF 1931 olarak alınması, buna göre pasif dönem 6 yıl olacağından buna göre hesap yapılması amacıyla bilirkişiden ek rapor temini, geçici iş göremezlikten salt %20 müterafik kusur indirimi yapılması, kalıcı sakatlık tazminatından ise öncelikle % nispetinde katışık kusurun mahsubu en son sigortanın kaza tarihi itibari ile limitinin (175.000,00 TL) düşürülmesi ile kalan tutarın hükmedilmesi yerine mahkemece yazılı şekilde izah edilen hususlara ve davalının kazanılmış haklarına mugayir biçimde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu yönüyle de davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulü gerekir ‘’ gerekçesiyle kaldırılmış, kaldırma kararı üzerine mahkemece 27.12.2022 tarihli karar ile
1-Davanın maddi tazminat talebi yönünden KISMEN KABULÜ İLE, 8.582,57 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 175.757,11 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 184.339,68 TL tazminatın davalı ... A.Ş. 20.000,00 TL'sinden dava tarihi olan 03.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle sorumlu olmak üzere davalı ...'dan kaza tarihi olan 28.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Manevi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜ İLE, takdiren 85.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, karar verilmiştir.
Davacı vekili beyanlarını tekrarla ve özetle, 09.12.2022 tarihli raporda 2020 yılı asgari ücretinin dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, güncelleştirilmesi gerektiğini, davalının tam kusurlu olup manevi tazminatın da tam kabulü gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna savunmuştur.
Davalı ... vekili beyanlarını tekrarla ve özetle, kaldırma kararına uygun rapor alınmadığını, davacının beden öğretmeni olmadığı halde beden öğretmeni gibi hesaplama yapıldığını, taleplerin zaman aşımına uğradığını, % 100 kusur oranını kabul etmediklerini, davacının maluliyetin artmasına sebebiyet verdiğinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, manevi tazminatın yükseltildiğini belirterek istinaf kanun yoluna savunmuştur.
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kaldırma kararına ve kaldırma kararındaki gerekçelere, mahkemece kaldırma kararına uyulmasına, alınan bilirkişi raporuna, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, olay tarihine, olayın vehametine, kusur durumuna, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre taraf vekillerinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacı ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ...'dan alınması gereken 18.398,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.599,65 TL'nin mahsubu ile bakiye 13.798,95 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4- Davacı ve Davalı ... tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye irat kaydına,
5-Davacı ve Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,
6-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince temyizi kabil olan kararın dairemiz yazı işleri müdürlüğünce resen tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, █████/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 361/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!