Yanlış parklanma kaynaklı trafik kazasında, araç hasarı ve değer kaybı nedeniyle sigorta şirketine açılan haksız fiil tazminat davası.
Özet: Davacı, 01.06.2023 tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait aracın kavşağa görüşü engelleyecek şekilde hatalı park etmesi sonucu meydana gelen ve bilirkişi raporuyla sigortalı aracın %25 kusurlu bulunduğu maddi hasarlı trafik kazasında aracında oluşan değer kaybı ve kusur tespit ücretinin, arabuluculuk yoluyla çözüme kavuşmaması üzerine davalı sigorta şirketinden tahsilini talep ederek dava açmış, davalı ise talebin zamanaşımına uğradığını ve belirsiz alacak davası olarak hukuki menfaat bulunmadığından usulen reddi gerektiğini savunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████ DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 6253 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu md. 17 ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 5/A düzenlemeleri çerçevesinde dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da, muhatap anlaşmaya varılamaması nedeniyle işbu davanın ikame edilmesi zorunluluğu hasıl olduğunu, Her ne kadar KTK madde 97 gereği davalı sigorta şirketine 04.01.2024 tarihinde müvekkilin aracında meydana gelen hasar sonucunda değer kaybı bedeli için başvuru yapılmışsa da işbu başvurumuzun ardından tarafımıza herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili -- adına kayıtlı ve sürücüsü yine müvekkili olan ---- plakalı aracın, davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait -----plakalı aracının kavşağa 5 metre mesafeden daha az mesafede köşe başına park etmesi sebebiyle müvekkilinin görüş açısı kapanmış, kavşağa giriş yaparken yol kontrolünü sağlayamamış dava dışı ---- ile çarpışması sonucu 01.06.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası kusur tespiti amacı ile Adli Trafik Bilirkişisi ---- yapılan müracaat üzerine düzenlenen Uzman Mütalaasında davalı şirkete sigortalı ----- plakalı araç sürücüsünün KTK md. 60/d "Kavşaklar, tüneller, rampalar, köprüler ve bağlantı yollarında ve buralara, yerleşim birimleri içinde beş metre ve yerleşim birimleri dışında yüz metre mesafede duraklamak yasaktır" maddesini ihlal ederek %25 kusurlu olduğunun belirlendiğini, Kusur oranının tespitinin akabinde müvekkilinin aracında meydana gelen toplam tazminat tutarının (fazlaya ilişkin haklarımız saklı olmak üzere) kusuru oranında davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olacağının aşikar olduğunu, davaya konu kazada kusur oranlarının tespit edilmesi amacıyla müvekkili tarafından kusur rapor ücreti olarak 600,00,00-TL ödeme yapıldığını, müvekkiline ait --- plakalı araç sürücüsü-----sola dönüş manevrası yaptığı esnada, davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait -----plakalı aracının kavşağa 5 metre mesafeden daha az mesafede köşe başına park etmesi sebebiyle müvekkilinin görüş açısı kapanmış, kavşağa giriş yaparken yol kontrolünü sağlayamamış aracının ön kısımlarıyla ---- gelen dava dışı --- plakalı aracın sağ yan kısımlarıyla çarpmış ve bu nedenle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kaza sonrasında tutulan polis tutanağında bahse konu kazanın meydana geldiği ----Üzerinde kazadan önce park halinde bulunan ve kazada sürücülerin görüş açısını engelleyen davalı şirkete sigortalı aracın da yer almasını defaatle talep etmişse de Kaza Tespit Tutanağını tutan polis memuru tarafından park halindeki araç tutanağa eklenmemiş, kaza hakkında bu araç sürücüsünün herhangi bir görüşüne yer verilmediğini, fakat dilekçe ekinde yer alan kazanın hemen ardından çekilen kaza fotoğraflarında ---- plakalı aracın kavşağı kapatacak şekilde yola taşarak park edildiği açık ve net olarak görülmekte olduğunu,---- plakalı aracın, 2918 Karayolları Trafik Kanununun 60/1-d , 60/1-a , 61/1-n maddeleri uyarınca araçların duraklama ve park etmeleri ile ilgili kural düzenlemelerine aykırı davranış sebebiyle kazanın meydana gelmesinde en az %25 oranında kusuru mevcut olduğunu, kusurlu olduğu eksper raporlarında açıkça belli olan davalının müvekkilinin uğradığı zararı kusuru oranında karşılamakla yükümlü olduğu kanunun amir hükmü gereği olduğunu, dava konusu olay nedeni ile oluşan hasar ve değer kaybına ilişkin zarardan, davalı sigorta şirketi de sorumlu olduğunu, işbu kaza sebebi ile müvekkile ait araçta maddi hasar meydana gelmiş olup meydana gelen hasar sebebiyle de müvekkile ait araçta hasar ve değer kaybı oluştuğunu, davalı şirketin sigortalısının meydana gelen kaza sonucu haksız ve kusurlu olması nedeniyle davalının müvekkilin uğradığı maddi zararları müteselsil sorumluluk kapsamında karşılamakla yükümlü olduğu aşikar olduğunu beyan ederek davanın kabulüne, 01.06.2023 tarihinde davalının sigortalısının kusuru sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebi ile müvekkilinin aracında meydana gelen şimdilik 10-TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, aksi kanaatte olunması halinde yasal faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama gideri olarak 6000,00-TL kusur raporu ücretinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talebinin zaman aşımına uğramış olduğunu bu nedenle reddi gerektiğini, davacının işbu davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmadığından usulden reddi gerektiğini, uyuşmazlığın konusunu oluşturan talebin HMK 114/h maddesi uyarınca hukuksal yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, hasar tazminat talebine ilişkin olarak sigorta şirketine başvuru ve 15 günlük bekleme süresi dava şartı haline getirildiğini, sigorta poliçesi hazırlanış tarihi itibari ile sigortalının maddi araç başına sigorta limiti 120.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirket bu teminat ile sorumlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından sigortalanan araç var ise sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu, işbu meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüne atfedilecek bir kusur olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün dolayısı ile müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğununun doğuran bir kaza tespit tutanağı olmadığından işbu davanın reddi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla değer kaybının hesaplanmasında ZMMS genel şartlarının dikkate alınması gerektiğini, ZMMS genel şartlarında belirtilen hesaplama yöntemlerine göre tespit edilecek değer kaybının belirlenmesi gerektiğini, hasar bedeli hesaplanırken iskonto uygulanması gerektiğini, hasar bedeli hesaplanırken KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, tazminata konu kazanın haksız fiilden kaynaklandığından uygulanması gereken faiz yasal faiz olup, başvuru sahibi tarafından talep edilen tazminat tutarına avans faizi talep edilmesi hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu, ayrıca asıl alacağa uygulanması istenen faiz talebinin dava tarihinden itibaren uygulanması gerektiğini, davacı tarafından atanan eksper eksist siteminden atanmamış olup davacı yan sigorta şirketine başvuru dahi yapmadan eksper ataması yaptığını işbu sebeple atanan eksperden alınan rapor, uzman görüşü niteliğinde olup ücretinin görüş alan taraf olan davacı yanca ödenmesi gerektiğini, bununla birlikte ekspertiz ücreti fahiş olup tarafımızca kabulü mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat isteminden ibarettir.Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye çıkartılmış, araç tescil bilgileri, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak █████/2023 tarihinde gerçekleşen kazaya ilişkin --- plakalı aracın hasar, poliçe, tramer kayıtları, davalı --- müzekkere yazılarak █████/2023 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle -----plakalı araçların ait poliçe, hasar dosyası, davacının başvurusu ve varsa ödemeye dair belgeleri incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere uzman bilirkişiden alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Dosya muhteviyatında bulunan bilgi ve belgeler birlikte nazara alındığında, kaza yerinin konumu ve mahal şartlarla dikkate alınarak olay değerlendirilip, yukarıdaki hususlar muvacehesinde 01.06.2023 tarihinde meydana gelen Maddi Hasarlı Trafik Kazasında; Sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracı ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda birinci derecede etkenlik arz ettiği için 4/8 oranında % 50 kusurlu olduğu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda ikinci derecede etkenlik arz ettiği için 2/8 oranında % 25 kusurlu olduğu, ---- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarının ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda ikinci derecede etkinlik arz ettiği için 2/8 oranında %25 kusurlu olduğu, █████/2023 tarihinde meydana gelen kaza da trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde --- tarafından belirlenmiş hasar bilgilerinin, ---- plakalı araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu, hasarın gerçek zarar kapsamında kaldığı değerlendirmesi Yapılmıştır. Yargıtay uygulamaları doğrultusunda “aracın moödeli, markası, Özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa Fayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının ne olduğunun, daha önce aracın karıştığı kazaların neler olduğu ve bunların değer kaybına etkisinin olup olmadığı hususları çerçevesinde yapılan teknik incelemede: ---- model araçta oluşan Değer Kaybı bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalının tazınin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, değer kaybı bedeli = 80.000,00- TL x 0,25 (davalı sigortacının sigortalı kusur oranı) — 20, 000,00 TL olarak hesap edilmiştir." tespitinde bulunmuştur. Davalı vekilinin yapılan ödemelere dair beyan dilekçesi ve dekont sunduğu, davacı vekilinin yapılan ödemeler nedeniyle davanın konusuz kaldığını beyan ettiği görülmüştür. Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; borcun sona erdiği ve davanın esasının konusuz kaldığı anlaşılmakla HMK 331/1 maddesi uyarınca yargılama harç ve giderlerinin, kural olarak davada haksız çıkan aleyhine hüküm verilen tarafa yükletileceği anlaşıldığından, dava tarihinde haklılık durumuna ve davalının davanın açılmasına sebebiyet verip vermediği hususuna bakılmıştır. Davacının dava açılmasına sebebiyet vermediğine dair Mahkememizce edinilen kanaat neticesinde bakiye harç ve arabuluculuk ücreti davalı taraf üzerinde bırakılmış ve talep edilmediği görülmekle kendisini vekil ile temsil eden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-a)Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,6-TL 'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 9.565,00-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,4- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,5- Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT m.6 uyarınca hesaplanan 10,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.