İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş ticari satış faturaları ve cayma bedeli alacağına ilişkin itirazın iptali davası.
Özet: Elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş tüketim ve cayma bedeli faturaları nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan bu davada, davacı elektrik sağlayıcı şirket, davalının borca itirazının haksız olduğunu, takibin devam etmesi gerektiğini ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20 icra inkâr tazminatı ödemesine hükmedilmesini talep ederken, davalı savunma sunmayarak davacının iddialarını inkar etmiş sayılmış ve dosyadaki deliller ile bilirkişi raporu ışığında uyuşmazlığın çözümlenmesi beklenmektedir.

T.C.
İSTANBUL20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO :████████DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:█████/2025KARAR TARİHİ:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan tüketim bedellerine ilişkin olmak üzere toplam 4 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle ... 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz etmiş olduğunu, yapılan itiraz ile icra takibinin durduğunu, uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul mahkemelerinin yetkili kılındığını, davalının yetki itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirketten olan alacağı, elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklanmakta olduğunu, söz konusu fatura bedelinin davalı tarafından halen ödenmemiş olduğunu, davalının abonelik adresinin bulunduğu Mersin İli sayaçları yerel dağıtım firması olan ... ... A.Ş. tarafından okunmakta olduğunu, takibe konu faturaların elektrik tüketim bedelleri ile sözleşme uyarınca düzenlenen cayma bedelinden oluştuğunu, cayma bedelinin sözleşme hükümleri gereği usulüne uygun hesaplandığını, davalı, müvekkili şirket tarafından sms ve e-posta ile gönderilen faturaları teslim aldığını, sms ile de hatırlatma ve uyarılar yapılmasına rağmen borcunu ödemediğini, tüm bu sebeplerle; davanın kabulüne, davalı-borçlunun takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalıya çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalıya davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.DELİLLER: ... 2025/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ...'tan gelen sayaç bilgilerini içerir müzekkere cevabı, ... ... A.Ş.'den gelen 2024 yılı Ekim, Kasım, Aralık dönemlerine ait ...'a bildirilen tüketimleri içerir müzekkere cevabı, Elektrik Abonelik Sözleşmesi, faturalar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine başlatılan elektrik tüketim faturalarından kaynaklı alacağa ilişkin ... 2025/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı tarafın 3 adet kullanım bedeli ve 1 adet cayma bedeline ilişkin borcunu ödemediğini, bu kapsamda davalı yanın elektrik hizmetinden yararlandığını, ancak davalı yana verilen hizmet karşılığında tahakkuk eden faturaların ödenmediğini , ödenmeyen fatura bedeline ilişkin başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, kötüniyetli karşı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas Sayılı icra dosyasının dosyamız arasına alındığı anlaşıldı. ... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; ödenmemiş elektrik alacağı olmak üzere toplam 648.571,78-TL asıl alacak ve toplam 96.420,62-TL faiz alacağı olmak üzere toplam 744.992,40-TL borcun ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığı, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan █████/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.Davacı ve davalı tarafın sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, mahkememizce davaya konu icra takip dosyası celp edilerek incelenmiş ve taraflara ait ticari defter ve kayıtları, Elektrik Abonelik Sözleşmesi ve faturalar üzerinde mali müşavir tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Elektrik Mühendisi Bilirkişi ... ... bilirkişi heyeti tarafından █████/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmesi kapsamında davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 01.11.2024 fatura tarihli,... numaralı, 02.12.2024 fatura tarihli, ... numaralı, 07.01.2025 fatura tarihli, ... numaralı, 20.01.2025 fatura tarihli, ... numaralı faturalardan kaynaklı oluşan toplam 648.571,78 TL fatura alacağının işlemiş faizleri ile birlikte davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacı defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2024 yılı E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, E-Defter uygulamasında yalnız Envanter Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, 2024, 2025 yılları envanter defteri açılış tasdikinin süresi içinde yapıldığı, davacı, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2024, 2025 yıllarında E-Defter kullanıcısı olup, 2024, 2025 yıllarında tuttuğu elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, ilgili yıllara ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve Merkezi Takip Sistemi 2025/... E. sayılı dosyasındaki takibe konu edilen; 01.11.2024 fatura tarihli, ... numaralı, KDV dahil 132.552,83 TL, 02.12.2024 fatura tarihli, ... numaralı, KDV dahil 127.535,70 TL, 07.01.2025 fatura tarihli, ... numaralı, KDV dahil 128.209,33 TL, 20.01.2025 fatura tarihli, ... numaralı, KDV dahil 260.273,92 TL, toplam 4 adet faturanın, davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında muhasebe usul ve esaslarına uygun kaydedildiği; bu işlemler neticesinde davacının takibe konu 4 adet faturadan kaynaklı takip tarihi (20.02.2025) itibariyle davalıdan toplamda 648.571,78 TL tutarında bakiye alacaklı olduğu, davalı yan █████/2026 günü saat 14:05'te Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz etmediği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamındaki incelemeye göre, söz konusu faturaların tamamının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaların taraflar arasında bulunan Abonelik Sözleşmesi kapsamında Elektrik Tüketim Bedeli karşılığında düzenlendiği, faturaların davalıya teslimine ilişkin davalı yanın cep telefonuna sms olarak gönderilen bilgilendirme sistem görüntülerinin ve davalıya gönderilen e-posta görüntülerinin ibraz edildiği, davalı tarafça bu faturaların tesliminden itibaren Türk Ticaret Kanunu’nun 23/2. maddesi uyarınca öngörülen 8 günlük yasal süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunulduğunu gösterir yazılı veya somut bir belgenin dosyada yer almadığı, bu itibarla düzenlenen faturaların davalı tarafça bilindiği ve içeriğinin zımnen kabul edildiği kanaatine varıldığı, davacı ...Ş.; 17.01.2025 son ödeme tarihli 128.209,33 TL tutarlı,11.11.2024 son ödeme tarihli 132.552,83 TL tutarlı ve 12.12.2024 son ödeme tarihli127.535,70 TL tutarlı faturaları tanzim edip davacı şirkete gönderdiği halde davalı ... fatura bedellerini ödememiştir. Sözü geçen üç fatura davalı şirketin tükettiği elektrik enerjisine ilişkin olup taraflar arasında yapılan Elektrik Abonelik Sözleşmesine uygun olarak tahakkuk ettirilmiştir. Bundan dolayı davalı şirketin ödeme yükümlülüğü bulunduğu, davalı ... sözü geçen 3 adet enerji tüketimine ilişkin faturaları ödemediğinden davacı şirket taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olarak sözleşmeyi feshetmiş ve 260.273,92 TL tutarında Cayma bedeli tahakkuk ettirmiştir. Ancak, davacı şirket, cayma bedeli hatalı hesapladığı, Davalı şirketin 31.12.2023-31.12.2024 tarihleri arasındaki 12 aylık tüketimi 266068,560 kWh, sözleşme fesih tarihindeki enerji bedeli 2,8149 TL/kWh, dağıtım bedeli 1,17161TL/kWh olduğundan fatura tutarı 2666068,560kWhx(2,8149+1,17161)TL/kWh=1.060.684,97 TL olup, cayma bedeli= 1.060.684,97TLx0,10=106.068,49 TL olarak hesaplandığı, Davalı ...’nin, yukarıdaki tabloda gösterilen üç adet enerji tüketimine ilişkin fatura bedelleri ile revize edilen cayma bedelini icra takip tarihine kadar işlemiş gecikme faizleriyle birlikte Davacı ... Enerji A.Ş.’ne ödeme yükümlülüğü bulunduğu, Neticeten; Rapor içerisinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 4 adet faturanın Mahkemece kabul edilmesi halinde/olasığında, davacının incelenen ticari defterlerine göre takibe konu faturalardan kaynaklı davacı yanın takip tarihi (20.02.2025) itibariyle davalı yandan 648.571,78 TL fatura ve 95.099,78 TL işlemiş faiz olmak üzere genel toplamda 743.671,56 TL alacaklı olacağı, Diğer yandan dosya kapsamında yapılan teknik incelemeler neticesinde; takibe konu 20.01.2025 fatura tarihli, ... numaralı, KDV dahil 260.273,92 TL tutarlı cayma bedeli faturası yönünden davacının talep edebileceği tutarın 106.068,49 TL + %20 KDV olduğu, bu kapsamda KDV dahil toplam 127.282,18 TL üzerinden talepte bulunabileceğinin hesaplandığı, bu çerçevede yapılan değerlendirmede; davacının takibe konu üç adet tüketim faturasından kaynaklı 388.298,86 TL ile cayma bedeline ilişkin 127.282,18 TL olmak üzere toplam 515.581,04 TL asıl alacak, ayrıca 86.836,07 TL işlemiş faiz ile birlikte toplam 602.417,11 TL alacaklı olacağı," şeklinde rapor düzenlenmiştir. "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı).Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller, davacı ve davalı beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ve davalı şirketin incelenen ticari defter, kayıtlar ile elektrik abonelik sözleşlemesine göre taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı yanın 2024-2025 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin davacı tarafın lehine delil olarak kullanılabileceği, davalı şirketin 2024-2025 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu defterlerin buna göre değerlendirildiği, taraflar arasında imzalanan sözleme konusunun anlaşmaya istinaden davalı aboneye elektrik enerjisi verilmesine ilişkin olduğu , bu sözleşme kapsamında davacı yan tarafından faturalandırma yapıldığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde iki tarafın da karşılıklı edimler yüklendiği ve dosya kapsamında incelenen belgelerden de anlaşılacağı üzere davacı yan tarafından sözleşme ile üzerine düşen edimleri yerine getirdiği, ancak incelenen ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile davalı yanın üzerine düşen edimleri ifa etmediği ve incelenen ticari defterlere göre davalı yanın sözleşme kapsamında borcunun bulunduğu, davacı şirketin ticari defterlerine göre; davaya konu icra takibinin sebebini oluşturan faturaların işlenmiş olduğu, davaya konu edilen üç faturanın davalı şirketin tükettiği elektrik enerjisine ilişkin olup taraflar arasında yapılan Elektrik Abonelik Sözleşmesine uygun olarak tahakkuk ettirildiği, bundan dolayı davalı şirketin ödeme yükümlülüğü bulunduğu, davalı ... sözü geçen 3 adet enerji tüketimine ilişkin faturaları ödemediğinden davacı şirket taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olarak sözleşmeyi feshettiği ve 260.273,92 TL tutarında Cayma bedeli tahakkuk ettirdiği, ancak, davacı şirketin cayma bedelini hatalı hesapladığı, teknik bilirkişi tarafından yapılan doğru hesaplamaya göre davalı şirketin 127.282,18-TL cayma bedeli ödeme yükümlülüğünün bulunduğu anlaşıldığından mali müşavir ve elektrik mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporun dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından mahkemece esas alınmış ve yapılan hesaplama neticesinde Davacı Şirketin İcra takip Alacağının asıl alacak 515.580,04-TL, gecikme faizi 86.836,07-TL olmak üzere toplam 602.416,11-TL olduğunun mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi ile de sabit olduğu anlaşıldığından davacı tarafın dava ve takip konusu faturalardan dolayı davalıdan kısmen alacaklı olduğu ispatlandığından davacı tarafın başlattığı ... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasına yönelik borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin belirtilen asıl alacak ve faiz üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;a) Davacı tarafın başlattığı Merkezi Takip Sitemi 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 515.580,04 TL asıl alacak ve 86.836,07-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 602.416,11-TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen bedeller üzerinden aynı şartlarla devamına, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (120.483,22 TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 41.151,04-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 40.535,64-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 3.719,65-TL'sinin davalıdan, geri kalan 880,35-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 96.362,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-)Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.230,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-)Davacı tarafından yapılan; 18.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 110,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 18.110,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 14.644,12-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,7-)Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır