Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunda tanık dinlenmeden eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazın reddi kanun yararına bozulmuştur.
Özet: Adalet Bakanlığının talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlamasıyla ilgili olarak, şüphelinin telefon görüşmesi kaydını iş yeri yöneticileri dışında başka kişilerle de paylaştığı iddiasına rağmen, tanık beyanlarına başvurulmadan eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddi hukuka aykırı bulunarak, soruşturmanın genişletilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği

SAYISI : █████████ Değişik iş
SUÇ : Haberleşmenin gizliliğini ihlal
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci kararı
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.11.2023 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Samsun 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 19.12.2023 tarihli ve █████████ Değişik iş sayılı kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi gereğince, 01.11.2024 tarihli ve 94660652-105-55-6355-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2024 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2024 tarihli ve KYB-███████████sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki ile şüphelinin suç tarihinde aynı işyerinde çalıştıkları, müştekinin şüpheliyi telefonla aradığı, görüşme sırasında şüphelinin ses kaydını alarak iş yeri yöneticileri ile bu ses kaydını paylaştığını belirtilerek şikâyetçi olunan olayda atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Şikâyetçi vekilinin █████/2023 tarihli dilekçesinde, şüphelinin anılan ses kaydını ... programı üzerinden ... ..., ... ... ve ... ......'e göndererek atılı suçu işlediğini iddia etmesi karşısında, anılan kişilerin tanık olarak beyanına başvurulduktan sonra sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Şüpheli ile şikâyetçinin suç tarihinde aynı iş yerinde çalıştığı, şikâyetçinin şüpheliyi telefonla aradığı, görüşme sırasında şüphelinin ses kaydını alarak bu kaydı iş yerinin yöneticileri ile paylaştığı ve bu nedenle şikâyetçinin istifa etmek zorunda kaldığı iddiasına konu olayda, şüpheliye yüklenen fiillerin 5237 sayılı TCK'nın 132 vd. maddelerinde düzenlenen suç tanımlarına uymadığı, dolayısıyla fiillerin suç unsuru taşımadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış ise de şikâyetçi vekilinin dilekçesinde şüphelinin anılan ses kaydını ... programı üzerinden ... ..., ... ... ve ... ......'e gönderdiğinin ileri sürülmesi karşısında, bu kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurularak yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşıldığından, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Samsun 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 19.12.2023 tarihli ve █████████ Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!