Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, mirasbırakanın adil mal paylaşımı tespitiyle davanın reddi.
Özet: Mirasbırakanın sağlığında çocukları arasında mal kaçırma kastıyla muvazaalı satış göstererek taşınmazları devrettiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, davacıların istinaf ve temyiz başvuruları üzerine, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin mirasbırakanın mal kaçırma kastı bulunmadığı, taşınmazları çocuklar arasında adil bir denkleştirme yaparak paylaştırdığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek temyiz itirazları reddedilmiştir.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Boyabat 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar vekili; müvekkillerinin dedesi olan mirasbırakan ... ...'nın ölmeden önce üzerindeki malvarlıklarından en kıymetli olanlarını çocukları arasında ayrım yaparak müvekkillerinin babası olan ...'den mal kaçırmak amacıyla satış gösterip muvazaalı bir şekilde davalı çocuklarına devrettiğini, bu kapsamda 488, 1010, 7 49... parsel sayılı taşınmazlarını davalı ...'a, 350, 414, 765, 93 parsel sayılı taşınmazlarını davalı ...'e, 510, 540, 5 44... parsel sayılı taşınmazlarını ise davalı ...'e satış göstermek suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacıların payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı ...; mirasbırakanları ... ...'nın sağlığında adına tapuda kayıtlı bulunan Sinop ili, ... ilçesi, ... içindeki söz konusu arazileri vefat eden kardeşleri...'nın da hayatta olduğu dönemde adil bir şekilde paylaştırdığını, herhangi bir hile veya muvazaa olmadığını, ölen kardeşlerinin eşi ve çocukları olan davacıların kötüniyetli olarak bu davayı açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...; babası ... ...'nın sağlığında üzerinde bulunan malları tüm kardeşlere eşit olacak şekilde paylaştırdığını, bu paylaştırma işlemini de tüm çocuklarını evine çağırarak 22.08.2012 tarihinde kura yöntemi ile yaptığını, muris babasının çocuklarından mal kaçırma kastı olmadığı gibi aksine, üzerinde bulunan tüm mallarını çocuklarına paylaştırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...; davacıların dava dilekçesinde kök muris ... ... tarafından aynı tarihte davacıların murisi olan...'ya verilen taşınmazlardan bahsetmediklerini, gerçeği gizleme yoluna giderek mahkemeyi yanıltma çabası içerisinde olduklarını, babası ... ...'nın, sağlığında üzerinde bulunan malları tüm kardeşlere eşit olacak şeklide paylaştırdığını, bu paylaşımı 22.08.2012 tarihinde tüm çocuklarını kendi evine çağırarak kura çekilmek suretiyle yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; kök muris ... ... tarafından 22.08.2012 tarihinde davalılara, 04.10.212 tarihinde davacılar murisi...'ya devredilen taşınmazlara ve 04.10.2012 tarihli harici satış sözleşmesi ile davacılar murisi...'ya devredilen tapusuz taşınmaza, dava dışı mirasçı ... ...'ya kök muris ... ... adına kayıtlı olan yerlerden hak verilmemesine ve muris ... ...'dan intikalen gelen taşınmaz hisselerinin kök muris ile davalılar tarafından dava dışı mirasçı ... ...'ya devredilmiş olmasına göre; kök muris ... ...'nın kendisine ve eşi ... ...'ya ait taşınmazları kendi yaptığı denkleştirme hesabına göre çocukları arasında paylaştırdığı ve buna göre devirler yaptığı, davacı tarafın mal kaçırma iddiasına gerekçe olarak gösterdiği 03.10.2012 düzenleme tarihli senet, ... 4. İcra Dairesinin ██████████ Esas sayılı icra takibi ve Boyabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı menfi tespit davasının paylaştırmanın yapıldığı 22.08.2012 tarihinden sonraki döneme ilişkin olduğu, paylaştırma işleminden evvel kök muris ile davacıların murisi arasında mal kaçırmayı gerektirecek düzeyde bir ihtilaf iddia olunmadığı ve bu yönde elverişli bir delil de sunulmadığı, kök muris tarafından davacıların murisine ve davalılara devredilen taşınmazların sayılarına, devir tarihlerine ve devir tarihindeki değerlerine göre kök murisin mal kaçırma kastıyla hareket ettiğinin ispat olunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.