Tıbbi hata iddialarıyla açılan davada göz ameliyatı sonucu görme kaybı yaşayan hastanın maddi ve manevi tazminat talebinin ilk derece mahkemesince kabulü ve temyiz süreci.
Özet: Miyop ve katarakt şikayetleriyle başvuran davacı hasta, davalı doktor tarafından yapılan sağ ve sol göz ameliyatları sonrasında sol gözünde kalıcı görme kaybı yaşadığını, doktorun ameliyat riskleri konusunda yeterli bilgilendirme yapmadığını ve operasyonlarda tıbbi eksiklikler bulunduğunu iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiş; davalı doktor ve hastane ise aydınlatılmış onam alındığını, ameliyatların başarılı olduğunu ve görme kaybının komplikasyondan kaynaklandığını savunmuş; ilk derece mahkemesi ise davacıya uygulanan tedavinin tıbbi eksikliklerden kaynaklandığı ve davalıların müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebini kısmen kabul etmiştir.

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., 2025/... K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., 2022/... K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan ... Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; miyop hastası olan müvekkilinin davalı şirket hastanesinde diğer davalı doktora muayenesinde davalı doktor tarafından gözüne yapay mercek takılarak şikayetlerinden kurtulabileceğinin ameliyatın hiç bir risk taşımadığını beyan etmesi üzerine müvekkilinin ameliyata razı olarak 30.07.2016 tarihinde sağ gözünden hem katarakt hem de miyoptan kurtulmak üzere ameliyat olduğunu, müvekkilinin sargı açıldığında görme kaybının devam ettiğini davalı doktor ...'a ilettiğinde iyileşmenin zaman alacağını, ameliyatın herhangi bir risk içermediğini belirterek diğer gözün ameliyatı için müvekkilini ikna ettiğini, 13.08.2016 tarihinde bu kez sol gözünden davalı doktor tarafından ameliyat edildiğini, sargılar açıldığında sol gözünün hiç ışık almadığını farkettiğini, davalı doktorun bu durumun normal olduğunu, zamanla gözünün açılacağını beyan ettiğini, bu şekilde 3 ay oyaladığını, 26.11.2016 tarihinde doktorun tekrar müdahale etmesi gerektiğini söylemesi üzerine ikinci kez ameliyat olduğunu fakat sonucun değişmediğini, müvekkilinin sol gözünün kör olduğunu, dava dışı hastanede yapılan tetkik ve muayene neticesinde ameliyatta kullanılan silikonların büzüştüğünün ve derhal müdahale edilmesinin gerektiğinin müvekkiline söylendiğini, müvekkilinin bu durumu davalı doktor ...'a iletmesi üzerine üçüncü ameliyatı yaparak müdahale ettiğini ancak sonucun değişmediğini, dava dışı hastanede yapılan tetkikler sonucunda müvekkilinin ameliyatlarda retinasının yırtıldığını öğrendiğini, bu süre sonucunda gündelik işlerini yapmaz, başkasının yardımına muhtaç duruma geldiğini, ruhsal travma nedeniyle psikiyatrik tedaviye başladığını belirterek, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 29.09.2022 tarihli dilekçesi ile 1.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 235.133,83 TL olarak ıslah etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... Hizmetleri A.Ş. vekili; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davalı doktor tarafından davacıya tedavi ile ilgili gerekli bilgilendirmelerin yapıldığını, davacının talebi üzerine 30.07.2016 tarihinde sağ göze operasyon uygulandığını ve yapılan kontrollerde davacının görme derecesinin arttığını, davacının ısrarla diğer gözün de tedavisini isteyince davalı doktor tarafından da tıbben uygun bulunması neticesinde davacının 13.08.2016 tarihinde sol gözünden ameliyata alındığını, davacı tarafın hiç göremediği iddiasının gerçek durumu yansıtmadığını, davacının 26.11.2016 tarihinde ve 31.12.2016 tarihinde sol gözünden yeniden ameliyata alınarak operasyon yapıldığını, retinanın düzeltilemediğini ancak davacının iddia ettiği gibi körlük de yaşanmadığını, davacının iddialarının aksine ameliyat öncesi ve sonrası herhangi bir hatanın ya da ihmalin söz konusu olmadığını, müvekkili şirkete atfedilecek herhangi bir kusur ve ihmalin söz konusu olmadığını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... vekili; davaya konu ameliyatın tüm endikasyonları hakkında davacıya ve dava dışı eşine bilgi verildiğini, davacının sözlü ve yazılı onayının alınmasından sonra operasyonunun planlandığını ve başarı ile uygulandığını, davacının ameliyat sonrası görme oranının %60-70 kesinliğe ulaştığını, davacının sonrasında hemen sol gözününde tedavi edilmesi isteğiyle başvurduğunu, operasyon sonucunda sol göz görme keskinliğinin %50 seviyesine ulaştığını, davacıya ameliyat öncesi safhada teşhis, süreç ve riziko aydınlatması yapıldığını ve aydınlatılmış onamı alındığını, dava konusu olayda davacının gözünde meydana gelen durumun ameliyat sonrası komplikasyon olduğunu,müvekkilinin bu zararların ortaya çıkmasında sorumlu olmadığı gibi davacının tedaviyi takip etmemesi nedeniyle kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıya uygulanan tedavinin tıbbi eksiklikten kaynaklandığı TBK'nın 66. maddesi gereğince davalı şirketin adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğu, davalıların müştereken kusurlu olduğu, alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden 234.133,83 TL maddi tazminatın 29.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 75.000,00 TL manevi tazminatın da dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli olduğu, Mahkeme kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... Ticaret A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... Ticaret A.Ş. vekili; ATK 7. İhtisas Kurulunun raporunda hizmeti sağlık çalışanları aracılığı ile yürüten müvekkili şirketin dosya içerisindeki mevcut belgelere göre görünür bir hatasının saptanamadığının mütalaa olunduğunu,müvekkil şirket TBK 66. maddesi düzenlemesi uyarınca gerekli gözetim ve denetimleri yerine getirerek olası zararların doğmasını engellemek için özen yükümlülüğüne uygun hareket ettiğinden kusursuz sorumluluk halinin atfedilmesinin isabetsiz olduğunu, davacının son kez 27.02.2017 tarihinde ameliyat edildiği ve görme kaybının ne zaman arttığının kesin olarak tespit edilemediğinden görme kaybının 27.02.2017 ve sonrası olarak tespit edilmesi gerekirken 30.07.2016 tarihinin esas alındığını, aktüerya bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ATK 3. İhtisas Kurulu ve ATK 7. İhtisas Kurulunun raporlarının her ikisinde de tek ve aynı göz hekiminin yer aldığını, üniversiteden seçilecek 3 kişilik akademik kariyeri olan hekimden rapor aldırılması taleplerinin kabul edilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, tedavi hizmetini üstlenen doktor ve özel hastanenin vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranıldığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Temyiz olunan karardaki gerekçeye ve özellikle hem Adli Tıp Kurumundan hem de bilirkişi heyetinden alınan raporlarda davalı doktorun uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığının bildirildiği, davalı hastanenin de vekalet sözleşmesi gereğince aynı şekilde sorumluluğunun bulunduğu hükme esas alınan aktüerya raporu ve TRH 2010 yaşam tablosu uygulamasının Yargıtay içtihatlarına uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.