İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, kefilin şirket ödemeleriyle ipotek tesisi ve tazminat talepleri ile ipoteğin fekki davasına ilişkin ilk derece kararını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bir şahsın, banka dışı kredi kuruluşuna kefaletinden doğan borcun şirket aracılığıyla ödenen kısmının şahsi ödeme sayılmasını ve lehine ipotek tesisini veya bu bedelin tahsilini talep ettiği asıl dava, önceki bir mahkeme kararının ödemenin şirket tüzel kişiliği nedeniyle şahsi kabul edilemeyeceği yönündeki kesin hükmü gerekçe gösterilerek reddedilmiş; borcun tamamen ödendiği iddiasıyla talep edilen ipoteğin kaldırılmasına ilişkin birleşen dava ise önceki mahkeme kararının bozma ilamında belirtilen hususlar çerçevesinde ele alınmıştır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararASIL DAVA YÖNÜNDENDAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA : Asıl Dava Yönünden Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'un, davalı ... A.Ş'.ye...'un borcu nedeniyle kefil olduğunu, kefalet kapsamında bankanın borcunun ödendiğini, davalı bankaya hem kendi şahsı adına hem de davacı şirket üzerinden ödemelerde bulunduğunu, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/6 E. sayılı dosyasından kendisinin şahsen yapmış olduğu ödeme kabul edilerek lehine ipotek tesis edildiğini, ancak davacı şirket üzerinden yapılan 360.000,00 TL ödemeye ilişkin isteminin reddedildiğini, davalı bankanın şirket üzerinden yapılan ödemenin ... tarafından yapılan ödeme olarak kabul edilmesi halinde davacı ... lehine 360.000,00 TL'lik ipotek tesis edilmesini, aksi durumda ise 360.000,00TL ödemenin ve şirketin ödeme nedeniyle uğramış olduğu zararın tespitiyle davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen Dava Yönünden ... vekili dava dilekçesinde özetle; ipoteğe konu ... İlçesi, ... Mahallesinde kain ... ada ... nolu parsel üzerinde bulunan ... Blok, Kat:. .. nolu bağımsız bölümün ... tarafından satın alındığını, ancak ipotek borcu tamamen ödendiği halde davalı banka tarafından 1.301.350-TL'lik ipoteğin kaldırılmadığını, borcun ödenmiş olması nedeniyle ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Asıl Dava yönünden davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, aynı iddiaların Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/6 E., ████████ K. sayılı dosyasında ileri sürüldüğünü, mahkemece davacı ...'un şirket üzerinden yapıldığını iddia ettiği 360.000,00 TL'lik ödemeyi kabul etmediğini, bu bağlamda daha önce mahkeme tarafından kesinleşmiş ilamla sonuçlandırılan istemle ilgili açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Asıl Dava yönünden feri müdahiller dosyaya sunmuş oldukları beyan dilekçelerinde özetle; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/6 E. Sayılı dosyasında alacakları bulunduğunu, davacı ...'un davayı kazanmasında alacaklarının tahsili yönünden menfaatleri bulunduğunu, bu nedenlerle davacı ... yanında feri müdahil olarak kabullerine karar verilmesini talep etmişlerdir.Birleşen Dava yönünden davalı banka vekili dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ipoteğin Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. sayılı dosyasında ihtilaflı olduğunu, bu bağlamda ipoteğin kaldırılmadığını, her iki dava dosyasının birleştirilmesine, mahkemece fek kararı verilmesi durumunda davanın açılmasına davalı bankanın sebebiyet vermemesi nedeniyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması yönünde karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Asıl dava yönünden davacı taraf diğer davacı şirket üzerinden yapmış olduğu ödemelerin kendisi tarafından yapıldığının kabul edilerek lehine ipotek tesis edilmesini, aksi durumda 360.000-TL ödemenin davalı bankadan tahsili ile söz konusu ödeme kapsamında davacı şirketin uğramış olduğu zararın tahsilini talep etmiş ise de; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/6 E., ████████ K. sayılı (bozmadan önce; ████████ esas ████████ karar sayılı) dosyasında aynı iddiaların ileri sürüldüğü, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı ...'un dava konusu taşınmaz yönünden yapmış olduğu ödemenin toplam 298.650,00 TL olduğuna ve bu miktar üzerinden ... lehine ipotek tesisine karar verildiği, davacı şirket adına yapılan ödemenin şirketin tüzel kişiliği bulunması nedeniyle ... ödemesi olarak kabul edilemeyeceğinin hüküm altına alındığı, söz konusu tespite ilişkin mahkeme ilamının kesinleştiği, dolayısıyla asıl dava yönünden 360.000,00 TL'lik ödeme kapsamında davacı ... lehine ipotek tesis edilmesi veya ödemenin davacı şirket adına yapıldığı kabul edilerek söz konusu bedelin ve ödeme nedeniyle uğranılan zararın tazmininin kesinleşen karar kapsamında davalı bankadan istenemeyeceği mahkememizce değerlendirilmiştir. Birleşen dava yönünden ise; Bakırköy 6.ATM ████████ esas ████████ karar sayılı ilamın bozulmasına ilişkin Yargıtay 19.HD ██████████ esas █████████ karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, ipotek konusu borcun iş bu yargılama sırasında tamamen ödendiği kabul edilmekle, davalı bankanın ipotek alacağını tamamen tahsil ettiği, dolayısıyla ipoteğin fekki koşullarının oluştuğu, Yargıtay bozma ilamında belirtildiği halde ve davacı tarafından bankaya çekilen ihtarnameye rağmen davalı banka tarafından ipotek fek edilmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verildiği, bu nedenlerle davalı bankanın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği mahkememizce değerlendirilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden davacı ...'un kredi borcuna mahsuben 360.000-TL'nin davacı şirket üzerinden kendisi tarafından ödendiği hususunun Bakırköy 6.ATM ████████ esas ████████ karar sayılı ilamı kapsamında kabul edilemeyeceği; davacı şirket tarafından 360.000-TL ipotek borcunun 3.kişi sıfatıyla ödediğini ifadan önce alacaklı bankaya bildirmediğinden TBK 127/2 md kapsamında talepte bulunamayacağı, davacı şirketin yaptığını iddia ettiği 360.000-TL ödemeyi ancak sebepsiz zenginleşme kapsamında lehine ödeme de bulunduğu... mirasçılarından talep edebileceği, bu kapsamda yapılan değerlendirme sonucunda asıl dava yönünden davacıların davasının reddine; birleşen dava yönünden yukarıda belirtilen 19.HD bozma ilamı kapsamında ipotek borcunun tamamı bozma ilamına konu yargılama sürecinde tamamen ödenmiş olması nedeniyle ipoteğin fekkine, bozma ilamında yapılan tespit ve davacı tarafından davalı bankaya çekilen ihtarnameye rağmen ipoteği fek etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet veren davalı bankanın birleşen dava yönünden yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğine, ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece, davacı şirket tarafından, ipotek borcuna ilişkin yapılan ödemelerden önce bankaya gerekli bildirim yapılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de davalı banka tüm durumdan haberdar olup davacının alacağına kavuşmasının önüne geçerek süreci uzatmayı amaçladığını, dava devam ederken davalı banka ile sulh olunduğunu ve davalı bankaca 29.01.2013 tarihinde bir kısım ödemenin yapıldığı davacı ...'un %80 ortağı olduğu .... Şti. tarafından yapılan 360.00,00 TL ödemeye ilişkin şirketin ödemeyi ... namına yaptığına ilişkin taahhütname aldığı belirtildiğini, bundan sonra davalı çalışanı olan kişiye ipotek devri için .... Noterliğinin 20.02.2013 tarih ... yevmiye numaralı vekaletname ile 815.650,00 TL lik kısmı için vekaletname çıkarmış ise de devir işlemi vekaletin tapuda işlem için değil noterde işlem için verilmiş olması nedeni ile gerçekleşemediğini ve davalı bankanın hisse satışı gündemde olduğundan bu defa davalı banka çalışanları yönetim kurulundan bu aşamada yeni karar çıkartamayacaklarını uyuşmazlığın dava ile bitirilmesini talep ettiğini, davalı ... A.Ş. mahkemeden bilgi gizleyerek davacı ile yapmış olduğu .... Şti.den tahsil ettiği ödemelerin davacı ...'un kefaleti nedeni ile tahsil ettiğine ilişkin davacı şirketten alınan beyanı mahkemeye ibraz etmediğini ve hiçbir şekilde müzekkerelere cevap vermediğini, halefiyet kuralları gereği ipoteğin davacı ... namına tescili veyahut ipoteğin davacı şirkete devri gerektiğini, aksi kanaatte ise de sebepsiz zenginleşme kurallarının uygulanması gerektiğini, somut olayda da davacı .... Şti.'nin yapmış olduğu ödemeleri davalı banka kabul ederek zenginleşmiş ve davacının pasif iflasına sebebiyet verecek şekilde azaldığını, davalı bankanın yargılamalardaki tutumu, yargı mercilerinden bilgi ve belge gizlediği de dikkate alındığında süreci uzatarak ve davalı şirket tarafından yapılan ödemeleri kendi faaliyeti kapsamında kullanarak zenginleştiği ortada olup tüm bu ödemelere rağmen ipotek terkinleri de yapmadığı da dikkate alındığında ayrıca kötüniyetli de olduğunun ortada olduğunu, tüm bu durumlar dikkate alındığında davalı ... A.Ş. davacı .... Şti. nin yapmış olduğu ödemeyi faizi ve paranın değer kaybıyla iade etme zorunluluğu bulunduğunu, davacı, davalı ... tarafından 2014 yılından beri süren gereksiz oyalaması nedeni ile hakkı olan paraya kavuşamadığı için .... Şti. sermayesini kaybettiğini ve mal varlığını icradan satılarak fiilen fiktif durumuna geçtiğini, sermayesi; davalı ... A.Ş. tarafından ipoteğin devredilerek alacağının almasına imkan vermeyen davacı şirketinin fiilen iflası ile tüm maddi gelirini kaybettiğini, davacı ... maddi olarak yaşamını çocuklarının desteği ile devam ettirmek zorunda kaldığını ve strese bağlı olarak gelişen şeker hastalığı nedeni ile ayak parmağı ameliyat ile kesildiğini, bunun yanında zincirleme gelişen olaylar nedeni ile borç batağına düştüğünü, davacı hakkına kavuşmak için arabuluculuk dahil tüm yolları denemesine rağmen sonuç alamadığından zaruri olarak adli yardım talepli işbu davayı açtığını ve yerel mahkemenin 25.02.2021 tarihli ara kararında da adli yardım talebinin kabul edildiğini,davacıların mağduriyeti de dikkate alınarak adli yardım taleplerinin kabulünü talep ettiklerini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin davalı bankanın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin kararı hukuka aykırı olmakla birlikte taraflar arasındaki ilişki ve dava tarihi itibari ile mevcut olan durum birlikte değerlendirildiğinde davalı bankanın yargılamaya sebebiyet vermediğini, mahkemece, ipoteğe bağlı kredi borcunun bitmesine rağmen ipoteğin fek edilmemiş olmasından dolayı davalı banka aleyhine hüküm kurulduğunu ancak asıl davanın davacısının da birleşen davaya konu ipoteğin kendisine temlik edilmesini talep ettiği davayı açtığını ve işbu ipotek ihtilaflı hale gelmiş iken davalı bankanın kendiliğinden ipoteği fek etmesi beklenemeyeceğini, birleşen dosyanın davacısının fekkini talep ettiği ipotek ile asıl dava olan Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E.sayılı dosyasına konu ipotek aynı olduğunu ve her iki dosyanın davacısı da aynı ipotek üzerinde hak iddia ettiğini, ipotek ihtilaflı olup ipotekle ilgili yargı süreci devam ederken davalı bankanın fek işlemini yapamayacağını, mahkemece işbu hususta sundukları beyanlar değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE: Dava, asıl davada davacı kefilin yaptığı ödeme kadar lehine ipotek tesis edilmesi, birleşen davada ipoteğin fekki davasıdır.İlk derece mahkemesince, asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacılar ..., .... ve davalı ... vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, asıl davanın ispatlanıp ispatlanmadığı, birleşen davada davalı ...yargılama giderlerinden sorumlu olup olmadığı, noktasındadır.Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 15.10.2020 tarihli, 2020/6 E., ████████ K. sayılı dosyasında, davacı ...'un kefil sıfatıyla ödediği 806.585,46 TL bedelin davalı banka adına olan ipotek hakkının davacı adına tescilini, ipoteğin paraya çevrilerek davacının ödediği bedelin davalı ...'dan tahsilini talep etmiş, Mahkemece, davacı ve davalı ...'ın murisi olan...'a davalı bankanın kredi verdiği, bu krediler nedeni ile █████/2007 tarihinde borçlu...'un ve davacı ...'un yarı yarıya hissedar olduğu ... .... ada . parselde bulunan . nolu bağımsız bölümün üzerine 1.600.000,00 TL üzerinden ipotek konulduğu, ayrıca █████/2009 tarihinde yine borçlu... adına kayıtlı ... ...ada ... parselde bulunan ... nolu bağımsız bölümün üzerine 80.000,00 TL üzerinden banka lehine ipotek konulduğu, ...un █████/2010 tarihinde vefat etmesi üzerine .. nolu bağımsız bölümdeki murisin 1/2 hissesinin ve davaya konu .. nolu bağımsız bölümün tamamının mirası reddetmeyen davalı ... adına tescil edildiği, kredi borcunun zamanında ödenememesi nedeni ile banka borçlu... arasında yeniden borç yapılandırma sözleşmesinin düzenlendiği, bu sözleşmeye davacı ...'un borçlu ve kefil olarak imza attığı, bankanın █████/2016 tarihli cevabi yazısına göre, davacı ...'un bankaya toplamda 378.650,00 TL ödeme yaptığı, her ne kadar davacı taraf davacının yetkilisi bulunduğu dava dışı .... Şti. tarafından ödenen bedelin de kendisi tarafından ödendiğini ileri sürmüş ise de, şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunması nedeni ile dava dışı şirket tarafından yapılan kredi ödemelerinin davacının ödemesi olarak kabul edilemeyeceği, davacının kefil sıfatı ile ödediği bedel kadar alacaklıya halef olduğundan, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile davacının kefil sıfatı ile davalı bankaya ödediği kredi borcunun 378.650,00 TL olduğunun tespitine, 378.650,00 TL 'nin 80.000,00 TL' si için davalı ... adına kayıtlı ... İlçesi ... Mah ...ada .... nolu parselde bulunan 65 nolu bağımsız bölümde tapuda davalı banka lehine kayıtlı bulunan ipotek hakkının kaldırılarak davacı adına tesciline, bakiye 298.650,00 TL için davalı ... adına kayıtlı ... İlçesi ... Mah .... ada parselde bulunan ... nolu bağımsız bölümün 1/2 hissesinde davalı banka lehine kayıtlı bulunan ipotek hakkının 298.650,00 TL' lik kısmı için kaldırılarak davacı adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş karar 08.01.2021 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı, asıl davada iş bu dava ile ise davacı müvekkili şirket hesabından yapılan ödemelere ilişkin davalı bankanın tutumuna göre özetle, ipoteğin devri veya sebepsiz zenginleşme kapsamında müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin faiziyle iadesi, paranın değer kaybı ve ticari kazanç kaybı ile birlikte talep edilmiştir.Somut olayda, avalı bankanın ... şubesiyle .... lehine kullandırılan kredilere, davacı ..., dava dışı ..., .... Şti'nin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olmuşlardır. Büyükçekmece Noterliği 19.11.2009 tarihli İhbarnamesine konu .. adet kredi hesabına ait toplam 634.817, 84 TL için hesap kat edilmiştir. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/6 E., ████████ K.sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, banka şubesi nezdindeki mevduat hesabının hareketleri incelendiğinde faizli bakiye 806.685,46 TL tutarında olan borcun tamamı için tahsilatın taksitler halinde gerçekleştiği, ancak bu borcun 360.000,00 TL'ye tutarındaki kısmının söz konusu sözleşmede kefil olarak yer almayan .... Şti., 375.650,00 TL tutarındaki kısmının ise kefil ... tarafından söz konusu mevduat hesabına yapılan tahsilatlarda ödendiği tespit edilmiştir.Bu durumda asıl dava davacısı ... yönünden, kesinleşen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/6 E., ████████ K.sayılı dosyasında, davacı ...'un bankaya toplamda 378.650,00 TL ödeme yaptığı, her ne kadar davacı taraf davacının yetkilisi bulunduğu dava dışı .... Şti. tarafından ödenen bedelin de kendisi tarafından ödendiğini ileri sürmüş ise de, şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunması nedeni ile dava dışı şirket tarafından yapılan kredi ödemelerinin davacının ödemesi olarak kabul edilemeyeceği kabul edildiğinden asıl davada davacı ... yönünden davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğinden Mahkemenin kararının sonucu itibariyle doğru olduğu görülmüştür.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Kefilin rücu hakkı" başlıklı 596 madde hükmü ise; "... Kefil, aksi kararlaştırılmamışsa, rehin hakları ile aynı alacak için sağlanmış diğer güvencelerden sadece kefalet anında var olan veya bizzat asıl borçlu tarafından, sonradan özellikle bu alacak için verilmiş bulunanlara halef olur. Alacaklıya kısmen ifada bulunan kefil, rehin hakkının sadece bunu karşılayan kısmına halef olur. Alacaklının rehin konusu üzerinde geriye kalan alacak hakkı, kefilin rehin hakkından ön sırada gelir...." şeklinde olup asıl dava davacısı .... kefil olmadığından somut olayda uygulama imkanı bulunmamaktadır. TBK'nın 127.maddesinde "alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişi, aşağıdaki hâllerde ifası ölçüsünde alacaklının haklarına halef olur: 1. Başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi rehinden kurtardığı ve bu şey üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hakkı bulunduğu takdirde, 2. Alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişinin ona halef olacağı, borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirildiği takdirde. Diğer halefiyet hâllerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.Asıl davada davacı .... yönünden yapılan değerlendirmede, davacı ...., diğer davacı kefil ve ipotek borçlusu ...'un bankaya olan borcu nedeniyle ödeme yapmış olup, davacı şirket tarafından bankaya yapılan ödeme dava dışı asıl borçlunun borcundan düşülmüştür. Davacı, üçüncü kişinin borcunu ödemiş olup mal varlığında artış olan dava dışı asıl borçlu ....'tur. Bu ödemeler nedeniyle davalı bankanın mal varlığında herhangi bir artış meydana gelmediği gibi davalı bankanın dava konusu olaya ilişkin hata ve hilesi de ispat edilebilmiş olduğundan davalı bankanın sebepsiz zenginleşmediği, bu nedenle sorumlu tutulamayacağı nazara alındığında, davacının üçüncü kişinin borcu için yaptığı ödemeyi davalı bankadan iadesini talep edemeyeceğinden Mahkemece asıl davanın reddine karar vermesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.Birleşen davada, davacı ..., davalı bankaya .... Noterliği 09.04.2021 tarihli, ... numaralı ihtarnamesini göndererek, müvekkiline ait İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... no'lu bağımsız bölümün 1/2 hissesinde banka lehine 16.10.2007 tescil tarihli ... yevmiye numaralı 1.600,00 TL bedelli, müvekkiline ait İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi ...ada...parsel .... nolu bağımsız bölüm 1/1 hissesi üzerinde bankaları lehine 14.04.2009 tarihli... yevmiye numaralı 80.000,00 TL bedelli ipotek hakkı bulunduğu, bu ipotekler nedeniyle Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/6 E., ████████ K. Sayılı kararı ile karar verilerek kararın kesinleştiği, Mahkemece dava konusu taşınmazlar üzerindeki ipotek hakkının 378.650 TL'lik kısmını kaldırarak ... Adına tesciline karar verildiği, ipotek hakkı sona erdiğinden ipotek fekkini talep etmiş ihtarname davalı bankaya 12.04.2021 tarihinde tebliğ edilmiştir.Somut olayda, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/6 E., ████████ K. Sayılı dosyasında yargılama sırasında kredi borcunun ödendiği, kararın 29.12.2020 tarihinde kesinleştiği, davacı davacı ...'nin, davalı bankaya .... Noterliği 09.04.2021 tarihli ihtarnamesi ile borç ödendiğinden ipoteğin fekkini talep ettiği halde, davalı banka tarafından ipotek fek edilmeyerek işbu birleşen davanın açılmasına sebebiyet verildiğinden Mahkemece davalı bankanın yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından asıl dava davacıları ..., .... Şti. ve davalı ... A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı ... ile .... Şti. ve davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı ...'dan 732,00 TL istinaf karar harcının alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı .... tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 161,00 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 571,00 TL istinaf karar harcının bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davalı ... tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 22.224,00 TL harcın, alınması gerekli olan 88.895,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 66.671,00 TL istinaf karar harcının davalı ... alınarak hazineye irat kaydına,5-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerilerinde bırakılmasına,6-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026