Ameliyat sonrası sağ gözde şaşılık ve çift görme şikayetiyle açılan tıbbi kötü uygulama davasında maddi ve manevi tazminat talebinin kabulü ile faiz başlangıcına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: 2014 yılında bir davacının, davalı hastanede davalı doktor tarafından yapılan sinüs ameliyatı sonrası sağ gözünde şaşılık ve çift görme rahatsızlıkları oluştuğu iddiasıyla açtığı maddi ve manevi tazminat davasında; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporları doğrultusunda doktor ve hastanenin kusurlu olduğuna hükmederek davacıya tazminat ödenmesine karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise bu kararı faiz başlangıç tarihi ve vekalet ücreti düzeltmeleriyle birlikte esasen onamış, davalı hastane ise Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 9. Tüketici MahkemesiSAYISI : 2017/... E., 2025/9 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan ...Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin 2014 yılı Kasım ayında davalı şirket hastanesinde davalı doktor tarafından burnundan sinüs ve polip ameliyatı yapıldığını, bu ameliyat nediyle müvekkilinin sağ gözünün şaşı olduğunu ve çift görme başladığını, müvekkilinin başvurduğu dava dışı hastanelerde yapılan muayeneler sonunda gözdeki şaşılığın sinüs ameliyatı sırasında göz kas ve damarlarına verilen zarar sonucu oluştuğunun tespit edildiğini, dava dışı hastanede ameliyat olmasına rağmen sorunun giderilemediğini, müvekkilinin bu durumla ilgili iki operasyon daha geçirmesi gerektiğini ve yapılacak bu ameliyatların %100 başarı garantisi olmadığının bildirildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 300.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş;12.03.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 812.981,02 TL olarak ıslah etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... Ltd. Şti. vekili; müvekkili şirket hastanesinde diğer davalı doktor tarafından davacıya kronik sinüzit ve nazal polip teşhisi konularak ameliyat önerildiğini, davacıya gerekli bilgilendirmenin yapıldığını, ameliyat esnasında herhangi bir komplikasyon meydana gelmediğini, bunun epikriz raporu ile de sabit olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği şaşılık veya çift görme şikayetleri ile ilgili müvekkili hastaneye başvurmadığını, davacının hasta geçmişi incelendiğinde 1990 yılından bu yana 3 kere ameliyat olduğunun tespit edilebileceğini, müvekkili şirkete atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... vekili; müvekkili tarafından yapılan davaya konu ameliyatta komplikasyon gelişmediğini, davacının müvekkiline ve diğer davalı şirket hastanesine şikayetleri ile ilgili herhangi bir başvurusunun olmadığını, ameliyat sonrası gerçekleşen durumun davacının hipertansiyonu olması nedeniyle olabileceğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan ATK ve bilirkişi raporları doğrultusunda, ortaya çıkan durumun davalı doktor ve davalı hastane kaynaklı olduğu, davacının bedensel ve manevi zararının oluştuğu, aynı zamanda davacının geçici iş göremezlik şartlarının oluştuğu, yaşı, olay nedeniyle yaşamış oldukları üzüntü, acı ve psikolojik sorunlar dikkate alınarak manevi tazminat taleplerinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının 214.728,61 TL maddi tazminat talebinin ve 300.000,00 TL manevi tazminat talebinin olay tarihi olan 25.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı şirket vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı hastanenin davalı doktorun hatalı kabul edilen uygulamaları nedeniyle TBK 66. maddesi gereğince adam çalıştıran sıfatı ile sorumlu olduğu, davacının dava ve ıslah dilekçelerinde maddi ve manevi tazminat taleplerine dava tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep ettiği, taleple bağlılık ilkesi gereğince hükmedilen maddi ve manevi tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken olay tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yerinde görülmediği, Mahkemece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 maddesi ve 13. maddesinde yer alan düzenlemelere aykırı şekilde vekalet ücreti takdirinde bulunulduğu gerekçesiyle, davacının istinaf taleplerinin kabulüne, davalı şirket vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davacının davasının kısmen kabulü ile davacının 214.728,61 TL maddi tazminat talebi ve 300.000,00 TL manevi tazminat talebinin dava tarihi olan 05.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı şirket vekili; hüküm kısmınmda müvekkili şirket adı yazılmadan; ''...Reddedilen maddi tazminat yönünden; davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3 maddesi uyarınca reddedilen 34.356,58 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,'' şeklinde vekalet ücretine ilişkin hüküm kurulmasının ve tek vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, müvekkili lehine vekalet ücretine ilişkin hesaplamanın da hatalı olduğnu, alınan 3 ATK raporunda ortaya çıkan durumun, diğer davalı doktorun beceri eksikliği kaynaklı olduğu ve yapmış olduğu müdahalenin tıp bilimi ilke ve kurallarına uygun olmadığının açıkça yazıldığı, müvekkili şirket hastanesinin herhangi bir kusuru bulunmadığının tespit edildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, teşhis ve tedavi hizmetini üstlenen doktor ve özel hastanenin vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.1. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle alınan ATK raporları dikkate alınarak davalı doktorun uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığının tespit edilmesi nedeniyle davalı şirketin TBK 66. maddesi gereğince adam çalıştıran sıfatı ile sorumlu olduğu, Mahkemece ret sebebinin ortak olması nedeniyle tek vekalet ücretine hükmedilmesinde ve karşı taraf vekili yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre hükmedilecek vekalet ücretinin davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği gözetilerek davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinde isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.2. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 maddesinde; "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindeki düzenleme karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasında davalılardan yalnızca davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup kararın bozulmasını gerektirir.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370/2 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (7) numaralı maddesinin çıkartılarak yerine; "7-Reddedilen maddi tazminat yönünden; davalı ... ve davalı .... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3 maddesi uyarınca reddedilen 34.356,58 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine," bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.