İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde lastik patlaması sonucu meydana gelen trafik kazasıyla otokorkuluklara verilen zararın tazmini ve haksız eylem nedeniyle itirazın iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, davalıya ait aracın ani lastik patlaması sonucu otokorkuluklara çarparak verdiği hasar nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile 18.498,81 TL asıl alacak, faiz ve ek zararların tahsilini talep ettiği bir davayı özetlemektedir; davalı taraf kusuru reddederken, bilirkişi raporu kazanın ani teknik arıza nedeniyle gerçekleştiğini ve sürücüye kusur atfedilemeyeceğini, ancak otokorkuluk hasarının ve tamir bedelinin varlığını tespit etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili █████/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 13.02.2024 tarihinde kendisine ait ... plakalı araçlar ile davacının işlettiği .... istikametinde araç lastiğinin patlaması sebebiyle kusurlu bir şekilde otokorkuluğa çarpmak suretiyle otokorkuluklara, levhalara, malzemelere vb. unsurlara ağır bir fiziksel bir hasar vermiş olup fotoğraflar, video ve kaza tespit tutanağı ile kayıt altına alınan işbu eylem neticesinde haksız fiil sorumluluğu doğduğunu, bu kapsamda öncelikle takibe konu edilen 18.498,81-TL asıl alacak ve takip tarihi itibari ile 9.613,86-TL işlemiş avans faizi olmak üzere 28.112,67-TL üzerinden işbu itirazın iptalini talep etmekle, icra takip aşamasındaki zararımızın malzeme ve işçilik kalemleri yönünden kısmen eksik hesaplanmış olması neticesinde, icra takibine göre asıl alacak üzerinde artırılan 8.555,48-TL miktarın da alacak davası olarak görülmesi taleplerinin olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; dosyaya sunulan özellikle resmi jandarma tespit tutanağı ve sair deliller neticesinde yaklaşık ispat şartı yerine getirilmiş olduğundan güncel b.a.m kararları da dikkate alınarak kazaya konu davalıya ait başta ... plakalı araçlar olmak üzere, diğer taşınır, taşınmaz ve banka hesapları üzerine; takdiren teminatsız, aksi kanaatte olunması durumunda ise uygun görülecek bir miktar teminat karşılığında ihtiyati haciz konulması taleplerinin kabulüne, davalı yanca, ... 35. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itirazın takip çıkış tutarı olan 28.112,67-TL yönünden iptali ile takibin devamına, yine takibe konu edilmeyen zararımız 8.555,48-TL alacak için de hukuk genel kurulu kararı uyarınca talepleri ayrıca alacak davası olarak görülerek karara bağlanarak 13.02.2024 tarihli kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, söz konusu itirazın kötü niyetli ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olması nedeniyle asgari %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili █████/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili dilekçesinde davalı şirketin ait aracın sigortası olmadığını belirtmiş ise de, bu husus gerçeği yansıtmadığını, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte kazanın oluşumunda kusurun araştırılmasını talep ettiklerini, aynı şekilde kusurla birlikte oluşan maddi zararın araştırılmasını talep ettiklerini, davacı yanın kendi değerlendirmeleri sonucu belirlenen zarar bedeli tarafımızca kabul edilmemesi gerektiğini, davalı şirketin yıllardır itibarlı, güvenilir bir şekilde ticari faaliyetlerine devam ettiğini, davacı yan gerçeği yansıtmayan ve hukuki dayanaktan yoksun talepleri ile sayın mahkemeyi yanıltmaya çalışarak haksız kazanç elde etmek istediğini, davalı şirkete ait çok sayıda araç olup araçların tamamı zorunlu trafik sigortası ve kasko sigorta poliçeleri ile sigortalı olup herhangi bir maddi sorumluluğu bulunmadığını, açıklanan bu nedenlerle; iş bu davanın yetkisiz Mahkemede açılmış olması nedeniyle davanın yetki yönünden reddine, HMK'nın 61. maddesine göre davanın müvekkil şirketin uğrayacağı zarardan sorumlu olması ihtimaline binaen davanın ... Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi ne İhbar edilmesine, davalıya atfedilecek herhangi bir kusur bulunmaması sebebiyle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, ... 35. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
█████/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "13.02.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasının ... plakalı aracın l ani gelişen teknik arıza şeklinde lastiğinin patlaması ile sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde otoyolda bariyerlere çarpması sonucu gerçekleştiği, Kazanın oluş şekli değerlendirildiğinde olayın ani gelişen teknik arıza (lastik patlaması) sonucu meydana geldiği, dosya kapsamında sürücünün hız, şerit ihlali, takip mesafesi ihlali veya başka bir trafik kuralını ihlal ettiğine ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı, bu nedenle ... plakalı aracın sürücüsüne herhangi bir trafik kuralı ihlali isnad edilemeyeceği, Kazada otoyol altyapı unsuru olan otokorkuluk sisteminde kısmi hasar oluştuğu, Hasarın giderilmesi amacıyla yapılan icra takibi asıl alacak konusu malzeme ve işçilik giderleri toplamı 18.498,81 TL bedelin kadri maruf olduğu, Teknik arızalar gibi lastik patlaması da işletme riski olarak kabul edileceğinden zarar ile araç işletilmesi arasında illiyet bağı bulunduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi kapsamında meydana gelen zararın araç işleteni sorumluluğunda olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
█████/2026 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "13.02.2024 tarihli tek taraflı kazada oluşan otoyol altyapı unsuru olan otokorkuluk sisteminde kısmi hasarın giderilmesi amacıyla yapılan hasar onarıma ait 27.054,29 TL bedelin teknik yönden kadri maruf olduğu, icra takibine konu 18.498,81 TL bedelin üzerine kesin hesap ile belirlenen kök raporda sehven değerlendirilmeyen 8.555,48 TL’lik farkında takibe konu edilmeyen zarar olarak asıl alacağa ilave edilebileceği, ancak itirazın iptali davasına konu takip miktarı dışında ayrıca talep edilen bedelin aynı dava kapsamında artırılıp artırılamayacağı hususu hukuki değerlendirme niteliği taşıdığı için bu husustaki takdir ve değerlendirme Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, Kaza tarihi itibariyle, toplamdaki 27.054,29 TL hasar bedeline asıl alacak tutarı olarak kabulü durumunda işleyecek faiz hesabı hukuki değerlendirme gerektirdiği, ve ayrıca makine mühendisliği ihtisas konusu olmadığından değerlendirilmemiştir." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı oto korkuluğunda meydana gelen zararın tazmini davasıdır.
Kaza tespit tutanağına göre dava konusu olayın 13.02.2024 tarihinde saat 00:25 sularında ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi mevkinde ... geçtikten sonra tek araçlı ve tek taraflı kaza şeklinde meydana geldiği, ... plakalı ağır vasıta araç seyir halindeyken aracın sol ön lastiğinin patlaması sonucu sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybettiği, aracın sola doğru savrularak yolun sol tarafındaki otoyol bariyerlerine sürtme/çarpma şeklinde tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Davacı yanca otokorkuluğa çarpmak suretiyle otokorkuluklara, levhalara, malzemelere verdiği zarar nedeniyle haksız fiil sorumluluğu kapsamında davalı yandan tazminin talep etmiş, davalı yan ise açılan davayı kabul etmediklerini ve ... ve ... kapsamında zararların giderilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddini talep etmişlerdir.
Davalı vekilince yetki itirazında bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Yine aynı Kanun'un 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda davanın özü haksız fiilden kaynaklı zarar nedeniyle açıldığı anlaşılmakla yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Dava konusu trafik kazası nedeniyle, davalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur durumunun tespiti ile davacıya atfedilecek kusur bulunup bulunmadığı ve hasar için talep edilen bedelin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi için hazırlanan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "13.02.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasının ... plakalı aracın l ani gelişen teknik arıza şeklinde lastiğinin patlaması ile sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde otoyolda bariyerlere çarpması sonucu gerçekleştiği, Kazanın oluş şekli değerlendirildiğinde olayın ani gelişen teknik arıza (lastik patlaması) sonucu meydana geldiği, dosya kapsamında sürücünün hız, şerit ihlali, takip mesafesi ihlali veya başka bir trafik kuralını ihlal ettiğine ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı, bu nedenle ... plakalı aracın sürücüsüne herhangi bir trafik kuralı ihlali isnad edilemeyeceği, Kazada otoyol altyapı unsuru olan otokorkuluk sisteminde kısmi hasar oluştuğu, Hasarın giderilmesi amacıyla yapılan icra takibi asıl alacak konusu malzeme ve işçilik giderleri toplamı 18.498,81 TL bedelin kadri maruf olduğu, Teknik arızalar gibi lastik patlaması da işletme riski olarak kabul edileceğinden zarar ile araç işletilmesi arasında illiyet bağı bulunduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi kapsamında meydana gelen zararın araç işleteni sorumluluğunda olduğu," belirtilmiştir. Hazırlanan rapora taraflarca itiraz edilmiştir.
İtiraz üzerine hazırlanan █████/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda; "13.02.2024 tarihli tek taraflı kazada oluşan otoyol altyapı unsuru olan otokorkuluk sisteminde kısmi hasarın giderilmesi amacıyla yapılan hasar onarıma ait 27.054,29 TL bedelin teknik yönden kadri maruf olduğu, icra takibine konu 18.498,81 TL bedelin üzerine kesin hesap ile belirlenen kök raporda sehven değerlendirilmeyen 8.555,48 TL’lik farkında takibe konu edilmeyen zarar olarak asıl alacağa ilave edilebileceği, ancak itirazın iptali davasına konu takip miktarı dışında ayrıca talep edilen bedelin aynı dava kapsamında artırılıp artırılamayacağı hususu hukuki değerlendirme niteliği taşıdığı için bu husustaki takdir ve değerlendirme Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, Kaza tarihi itibariyle, toplamdaki 27.054,29 TL hasar bedeline asıl alacak tutarı olarak kabulü durumunda işleyecek faiz hesabı hukuki değerlendirme gerektirdiği," ifade dilmiştir.
Hazırlanan ek rapora itiraz edilmiş ise de bilirkişi raporunda detaylı olarak bahsedildiği üzere; "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca araçların karayolunda güvenli şekilde seyredebilmesi için teknik bakımlarının yapılmış olması gerekmektedir. Ayrıca Karayolları Trafik Kanunu'nun 52. maddesinde sürücülerin araçlarının teknik özelliklerini ve yol şartlarını dikkate alarak araçlarını kontrol altında bulunduracak şekilde sürmeleri gerektiği düzenlenmiştir.
KTK. m. 85/1 uyarınca bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, işleten sayılan kişi (veya kişiler) bu zarardan sorumlu olacaktır.
Trafik kazası incelemelerinde ani ve öngörülemeyen teknik arızalar sürücünün kusuruna bağlanmayabilmektedir, buradaki kazada karayolunda başka araç bulunmaması, Kaza Tutanağı'nda sürücüye trafik kuralı ihlali isnadı olmaması, kazanın lastik patlaması sonucu meydana geldiğini dosya muhteviyatındaki tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde doğrular nitelikte olduğu görüldüğünde, ve dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde kazanın ani gelişen teknik arıza sonucu meydana gelmiş olduğuna kanaat edilmiştir.
Aracın işleteni, söz konusu araçta lastik kontrolleri uygun kontrol ve bakımların yapılması konusunda sorumluluk taşımaktadır. Somut olayda kazanın lastik patlaması sonucu meydana geldiği anlaşılmış olmakla birlikte, lastik patlaması trafik hukukunda genel olarak işletme kusurunu ortadan kaldıran mücbir sebep olarak kabul edilmemeli olup aracın işletilmesi sırasında meydana gelen teknik arızalar gibi lastik patlaması da işletme riski olarak kabul edilmelidir.
Bu nedenle meydana gelen tek taraflı kazada otoyol altyapı unsuru olan çelik oto korkuluk (bariyer) ve bileşenleri zarar gördüğünden, zarar ile araç işletilmesi arasında illiyet bağı bulunduğu," ifade edilmiştir.
Bu kapsamda davalı yanca davacının işletmiş olduğu otoyolda bulunan otoyol altyapı unsuru olan otokorkuluk sisteminde kısmi hasara neden olduğu ve araç işleteni olarak sorumlu olduğu, talep edilen miktarın kabul edilebilir olduğu da anlaşılmakla meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacı yanca takibe konu edilmeyen 8.555,48 TL alacak için de dava açıldığı ancak itirazın iptali davalarında takibe sıkı sıkıya bağlılığın söz konusu olması nedeni ile takipte talep edilmeyen bir konuda ya da alacak kaleminde karar verilemeyeceği, anlaşılmakla bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.
Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması ve kabul edilen alacağın likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla itirazın iptali davası yönünden KABULÜNE,
Davalının ... 35.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 28.112,67 TL alacağın %20'si olan 5.622,53 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı vekilinin takip konusu edilmeyen diğer zarar kalemi yönünden talebinin REDDİNE,
4-Alınması gereken 1.920,37 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 1.304,97 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 28.112,67 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 8.555,48 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 405,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 11.723,30 TL yargılama giderinin 8.988,25 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin 3.603,49 TL'sinin davalıdan, 1.096,51 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
9-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile, davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.█████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!