İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, trafik kazasında oluşan sinyalizasyon direği hasarı tazminat talepli davada sigorta şirketinin zamanaşımı ve poliçe limiti itirazlarını değerlendiren istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, şehir içi yolcu taşıma hizmeti veren davacı şirketin, davalı sürücünün kendi aracıyla bir belediyeye ait sinyalizasyon direğine çarparak sebep olduğu kazada, belediyeye ödediği hasar ve arabuluculuk ücreti toplam bedelinin davalı sürücü ve onun zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan diğer davalı şirketten ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili talebiyle açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin zamanaşımı, yetki ve görev itirazlarını reddederek zararın davalılardan tahsiline hükmetmesi üzerine, sigorta şirketinin zamanaşımı, poliçe limiti ve teminat dışı haller konularında itiraz ederek istinaf yoluna başvurması incelenmektedir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 03.10.2023NUMARASI : ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 26.06.2026KARAR YAZIM TARİHİ : 26.06.2026 İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.10.2023 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının Dairemizce incelenmesi davalı .....A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden olup şehir içi yolcu taşıma hizmeti verdiğini, 29.10.2020 tarihinde davalı ....'nın müvekkiline ait .... plakalı aracı sevk ve idare ederken İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait bir sinyalizasyon direğine çarpmak suretiyle trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağı ile davalı ....'nın kusurlu olduğunun sabit olduğunu, kaza sonrasında İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin davacı ve davalılara karşı başlattığı ██████████ sayılı arabuluculuk sürecinde müvekkili yönünden anlaşma sağlandığını, davalılar yönünden ise anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne 58.691,34 TL hasar bedeli ve arabulucuya 3.434,57 TL ödeme ücreti olmak üzere toplam 62.125,91 TL ödeme yaptığını, müvekkiline ait aracın davalı .... A.Ş. tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesiyle sigortalı olduğunu, oluşan zarardan poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinin de sorumlu olduğunu belirterek, ödediği 62.125,91 TL'nin ödeme tarihi olan 14.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ....A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresi geçirildikten sonra açıldığını, davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirket nezdinde .... plakalı aracın sigortalı olduğunu, araç başına teminat limitinin 36.000,00 TL olduğunu, kaza nedeniyle kusur incelemesi yapılması gerektiğini, davacının faiz talebinin de haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ....'ya usulüne uygun şekilde tebligat yapılmış olmasına rağmen süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalı sigorta şirketinin zamanaşımı def'inin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/1. maddesi gereğince yerinde görülmediği, yetki itirazının davalı sigorta şirketinin İzmir Şubesinin bulunması nedeniyle reddedildiği, davalı sigorta şirketinin görev itirazının da, davanın bu davalıya karşı ZMMS sigorta poliçesi kapsamında yöneltilmiş olması ve sigorta mevzuatından kaynaklı mutlak ticari dava niteliğinde bulunması nedeniyle reddedildiği, dosyada alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında davalı ....'nın kazanın oluşumunda birinci derecede kusurlu olduğunun ve zarar gören sinyalizasyon sisteminde hurda bedeli düşüldükten sonra 57.191,34 TL gerçek zarar meydana geldiğinin tespit edildiği, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihini kapsar şekilde araç başına 39.000,00 TL, kaza başına 78.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sigortalı olduğunun belirlendiği, davacının İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ödediği 57.191,34 TL hasar bedeli ile 3.434,57 TL arabuluculuk ücretinden oluşan toplam 60.625,91 TL'den davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı, davalı ....'nın ise tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 60.625,91 TL'nin temerrüt tarihi olan 14.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ....A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı .... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra açıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun araç başına 39.000,00 TL teminat limitiyle sınırlı olduğu halde mahkemece hatalı olarak kaza başına teminat limiti üzerinden hüküm kurulduğunu, davacının ZMMS poliçesi kapsamında üçüncü kişi konumunda bulunmadığını, zarar gören ile sigortalının aynı kişi (davacı) olması karşısında poliçeden tazmin talep edilemeyeceğini, sigortalının kendi malına gelen zararların ZMMS Genel Şartları'nın teminat dışı hükümleri kapsamında bulunduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. GÖRÜŞ :Dava, davacı tarafından dava dışı zarar görene ödenen tazminatın davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/1-a maddesinde, İş Mahkemelerinin; 4857 sayılı İş Kanunu'na veya 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir. İşverenin, işçisinin iş görme borcunu ifa ederken üçüncü kişiye verdiği zararı tazmin etmesi sonrasında işçisine yönelttiği rücu talebine ilişkin uyuşmazlıklarda da, çözümün iş ilişkisinin hukuki mahiyetinin değerlendirilmesini ve iş kanunu hükümlerinin uygulanmasını gerektirmesi nedeniyle görevli mahkeme İş Mahkemesidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12.12.2016 tarih █████████ E. ██████████ K. sayılı ilamı). Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekir. Somut olayın incelenmesinde, davacı şirketin İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden olup şehir içi toplu taşıma hizmeti veren bir anonim şirket olduğu, dava konusu .... plakalı otobüsün davacı şirketin malı olduğu, kaza tarihinde bu aracı sevk ve idare eden davalı ....'nın, dosya kapsamından ve özellikle kolluk tarafından alınan beyanlardan davacı şirket nezdinde şoför olarak istihdam edildiğinin, yani davacı ile davalı .... arasında 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında bir iş ilişkisinin bulunduğunun anlaşıldığı, dava konusu trafik kazasının da davalı ... .'nın bu iş ilişkisi kapsamında, davacıya ait aracı sevk ve idare ettiği sırada meydana geldiği, bu durumda davacı tarafından işçisinin iş görme borcunu ifa ederken sebep olduğu zarar nedeniyle dava dışı üçüncü kişiye yapılan ödemenin davalı ....'dan rücuen tahsili istemine yönelik uyuşmazlığın, işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle çözümünde iş kanunu hükümlerinin uygulanmasının gerekeceği, bu itibarla davalı .... yönünden açılan davaya bakmakla görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, davalı......A.Ş.'nin görev itirazının davalıya karşı ZMMS sigorta poliçesi kapsamında yöneltilmiş mutlak ticari dava niteliğinde olması nedeniyle yerinde görülmeyerek reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, diğer davalı .... yönünden yukarıda açıklanan işçi-işveren ilişkisinin görev hususuna etkisinin resen değerlendirilmediği görülmüştür. Mahkemece, davalı ..... yönünden görev dava şartının resen gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi ve dava dosyasının bu davalı yönünden tefrik edilerek görevli İş Mahkemesine gönderilmesi, davalı .... A.Ş. yönünden ise yargılamaya Asliye Ticaret Mahkemesinde devam edilerek tefrik edilen dosya yönünden tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla esas hakkında karar verilmesi gerekirken, her iki davalı hakkında dava şartı noksanlığı gözetilmeksizin aynı hüküm içerisinde birlikte esastan karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu durumda, ilk derece mahkemesince davalı .... yönünden görev dava şartı noksanlığı nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi ve dosyanın bu davalı yönünden tefrik edilmek suretiyle görevli İş Mahkemesine gönderilmesi, davalı ....A.Ş. yönünden ise yargılamaya devam edilerek tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla esas hakkında karar verilmesi gerekirken, dava şartı noksanlığı gözetilmeksizin her iki davalı hakkında birlikte esastan hüküm kurulması doğru görülmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre davalı ....A.Ş. vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.10.2023 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre davalı .... A.Ş. vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi gereğince kesin olmak üzere 26.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.