İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinde otelz.com ile konaklama tesisi arasında, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak için itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, davacı şirketin, davalı internet rezervasyon platformundan ticari hizmet sözleşmesi kapsamında doğan ve taraflarca imzalanmış cari hesap mutabakatı ile belgelenen 68.299,78 TL alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir; davalı, hizmetin ispatlanamadığını ve kendi alacaklarının bulunduğunu savunurken, mali müşavir bilirkişi raporu davacının muhasebe kayıtlarının yasalara uygun ve güvenilir olduğunu ortaya koymuştur.

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında.... İcra Dairesi 2025/... E. Numaralı dosya ile icra takibine geçildiğini, borçlu davalı yanın itiraz edilmesi üzerine icra takibi hakkında durma kararı verildiğini, davalı borçlu yanın yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, sırf takibi durdurmak ve alacaklı müvekkilinin alacağına kavuşmasına engel olmak amacını taşıdığını, müvekkili şirket ... San. ve Tic. A.ş, ... isimli tesisin sahibi olduğunu, bünyesinde macera parkı, konaklama alanları, spor tesisleri, yeme içme alanlarının bulunduğu bir tesisi işlettiğini, başta ... ili olmak üzere ulusal ve uluslararası piyasada bilinen ve saygın bir kurum olduğunu, tesisin içerisinde bulunduğu konaklama alanlarının kullanımına ilişkin olarak borçlunun sahibi olduğu "..." isim İnternet sitesinden de rezervasyon aldığını, bu hizmete ilişkin tarafların aralarında anlaşma gereği oluşan cari hesapta firma kendisine ihtar keşide edildiği tarihte borçlu olarak bulunduğunu, son oluşan ve ekte bulunan, her iki tarafça onaylanarak imzalanan cari hesap mutabakatı'nda karşı taraftan müvekkili şirketin bakiye 68.299,78 TL alacakları bulunduğunu, müvekkilinin alacağına ilişkin olarak .... Noterliği 26.12.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, ancak olumlu bir sonuç alınamadığını, yapılan ilamsız icra takibi ve sonrası yürütülen arabuluculuk görüşmeleri de olumlu bir sonuç vermediğini, borca itiraz edildiğini, .... İcra Dairesi 2025/... E. Dosyasında icra takibinin devamına karar verilmesini, asıl alacağa ticari temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesini, davalı yanın haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz etmesi nedeniyle en az %20 oranında icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket www.otelz.com alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirket işletmekte olduğu konaklama tesisi olan '' ... ... '' isimli otelin odalarının müvekkili şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkili şirket ile anlaştığını ve taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartları belirlendiğini, yerleşik içtihatlar doğrultusunda faturanın tebliğ edilmiş olması ve itiraz edilmemiş olması, hizmetin tam ve eksiksiz vermiş olduğunu kanıtlamadığını, hatta karine dahi teşkil etmediğini, hizmetin verildiği hususundaki ispat yükü davacı tarafta olduğunu, davacı bugüne kadar bu iddiasını destekler hiçbir kanıt sunmadığını, müvekkili şirketin davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacakları mevcut olduğunu, davanın haksız ve hukuka aykırı davasının esastan reddini, dava masraf ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini, davacının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeni ile % 20'den az olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyası, ihtarname, Cari Hesap ve Cari Hesap Mutabakatı, sözleşme, taraflara ait 2024 yılına ait BA/BS formları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
Talimat Mahkemesince alınan Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Davacı firmanın muhasebe kayıt ve defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, delil niteliğine haiz olup olmadığı, iddia ve savunmalar kapsamında herhangi bir borcunun bulunmadığına ilişkin hususların tespitine ilişkin olarak, Davacı firmanın e-defter kapsamında tutmakla yükümlü olduğu yevmiye defteri ve defter-i kebire ilişkin kayıtlarını ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde tuttuğu, beratlarını süresinde aldığı ve muhafaza ile ibraz yükümlülüklerini yerine getirdiği ve defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı firmanın 2024 yılı elektronik defter beratlarını süresinde alarak açılış ve kapanış tasdikleri yerine geçen yükümlülükleri yerine getirdiği, T.T.K'nın ve V.U.K.'nun ilgili maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, açılış kapanış tasdiklerinin kanuna uygun olarak yapıldığı, davacı firmanın 2024 yılı defterinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, tutulması gereken zorunlu defterlerin birbirlerini doğruladığı muhasebe işlem ve kayıtlarını usulüne uygun olarak tutulduğu, defterlerin sahibi lehine delil teşkil ettiği tespit edildiği, davacının yasal defter kayıtlarına göre davalıdan 68.299,78 TL alacaklı olduğu, alacak tutarının yasal defter kayıtları ve davalı firma tarafından imzalanan mutabakat mektubu ile doğrulandığı, dosya kapsamında taraflar arasında konaklama rezervasyon hizmetine ilişkin ticari ilişkinin mevcut olduğu ve bu ilişkinin yazılı sözleşmeye dayandığı, sözleşmede tarafların hak ve yükümlülükleri ile komisyon oranı, ödeme şartları ve temerrüt halinde uygulanacak faiz hükümlerinin açık şekilde düzenlendiği, davacı ticari defter ve cari hesap kayıtlarının incelenmesi neticesinde davacının davalıdan 68.299,78 TL alacaklı olduğu, dosya kapsamında davalı tarafın bu borcun ödendiğine, mahsup edildiğine veya sona erdiğine ilişkin davalı tarafça sunulmuş herhangi bir banka kaydı, ödeme belgesi, cari hesap mutabakatı veya yazılı belgeye rastlanılmadığı, davalı taraf her ne kadar komisyon alacağı bulunduğu yönünde itirazda bulunmuş ise de, bu iddiayı destekleyen ticari kayıt, fatura, hesap dökümü veya mali belge dosyaya ibraz edilmediğinden söz konusu itirazın mali kayıtlarla doğrulanamadığı, faiz yönünden yapılan değerlendirmede; sözleşmede temerrüt halinde iki alternatif faiz düzenlemesi bulunduğu, ancak banka ticari kredi faiz oranına ilişkin verilerin dosyada bulunmaması nedeniyle hesaplamaya esas alınamayacağı, buna karşılık aylık 962 oranının açık, sabit ve denetime elverişli olduğu, bu nedenle alacağa ticari temerrüt faizi uygulanarak hesaplama yapılarak, yapılan hesaplamalar sonucunda, 68.299,78 TL asıl alacak üzerinden 13.02.2025 takip tarihinden rapor tarihine kadar aylık 962 faiz uygulanması suretiyle işleyen faizin 22.948,72 TL olduğu tespit edildiği, mevcut ticari defter kayıtları, cari hesap hareketleri, sözleşme hükümleri ve dosya kapsamındaki belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından başlatılan icra takibinin dayanağının bulunduğu, takip konusu alacağın ticari kayıtlarla desteklendiği, davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın mali yönden yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, Tüm dosya kapsamı, sunulan belgeler ve yapılan incelemeler birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıdan 68.299,78 TL alacaklı olduğu, işleyen faiz tutarının 22.948,72 TL olmak üzere toplam alacak tutarının 91.248,50 TL tutarında olduğu, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve borç miktarının kayıtlarla sabit olduğu..." sonuç ve kanaatini bildirmiştir.
Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Dava konusu, taraflar arasında davacıya ait “...” isimli konaklama tesisine ilişkin rezervasyon ve konaklama hizmetlerinin davalıya ait “otelz.com” internet sitesi üzerinden pazarlanması ve satışına yönelik kurulan ticari ilişki kapsamında oluştuğu iddia edilen 68.299,78 TL tutarlı cari hesap alacağının tahsili amacıyla, davacı tarafından.... İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali, takibin devamı, asıl alacağa ticari temerrüt faizi işletilmesi ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibaret olduğu, Davacı Ticari defterleri Talimat yoluyla incelenmiş olup, buna ilişkin olarak dava dosyasına Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ... tarafından 08.05.2026 tarihli Bilirkişi Raporu ibraz edilmiştir. İbraz edilen Raporun Sonuç Bölümünde aynen;...Davacı firmanın muhasebe kayıt ve defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, delil niteliğine haiz olup olmadığı, iddia ve savunmalar kapsamında herhangi bir borcunun bulunmadığına ilişkin hususların tespitine ilişkin olarak, Davacı firmanın e-defter kapsamında tutmakla yükümlü olduğu yevmiye defteri ve defter-i kebire ilişkin kayıtlarını ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde tuttuğu, beratlarını süresinde aldığı ve muhafaza ile ibraz yükümlülüklerini yerine getirdiği ve defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı firmanın 2024 yılı elektronik defter beratlarını süresinde alarak açılış ve kapanış tasdikleri yerine geçen yükümlülüğü yerine getirdiği, T.T.K'nın ve V.U.K.'nun ilgili maddelerinde ör esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, açılış kapanış tasdiklerinin kanuna uygun olarak yapıldığı, davacı firmanın 2024 yılı defterinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, tutulması gereken zorunlu defterlerin birbirlerini doğruladığı muhasebe işlem ve kayıtlarını usulüne uygun olarak tutulduğu, defterlerin sahibi lehine delil teşkil ettiği tespit edildiği, davacının yasal defter kayıtlarına göre davalıdan 68.299,78 TL alacaklı olduğu, alacak tutarının yasal defter kayıtları ve davalı firma tarafından imzalanan mutabakat mektubu ile doğrulandığı, dosya kapsamında taraflar arasında konaklama rezervasyon hizmetine ilişkin ticari ilişkinin mevcut olduğu ve bu ilişkinin yazılı sözleşmeye dayandığı, sözleşmede tarafların hak ve yükümlülükleri ile komisyon oranı, ödeme şartları ve 30 temerrüt halinde uygulanacak faiz açık şekilde düzenlendiği, davacı ticari defter ve cari hesap kayıtlarının incelenmesi neticesinde davacının davalıdan 68.299,78 TL alacaklı olduğu, dosya kapsamında davalı tarafın bu borcun ödendiğine, mahsup edildiğine veya sona erdi davalı tarafça sunulmuş herhangi bir banka kaydı, ödeme belgesi, cari hesap mutabakatı veya yazılı belgeye rastlanılmadığı, davalı taraf her ne kadar komisyon alacağı bulunduğu yönünde itirazda bulunmuş ise de, bu iddiayı destekleyen ticari kayıt, fatura, hesap dökümü veya mali belge dosyaya ibraz edilmediğinden söz konusu itirazın mali kayıtlarla doğrulanamadığı, faiz yönünden yapılan değerlendirmede; sözleşmede temerrüt halinde iki alternatif faiz düzenlemesi bulunduğu, ancak banka ticari kredi faiz oranına ilişkin verilerin dosyada bulunmaması nedeniyle hesaplamaya esas alınamayacağı, buna karşılık aylık 962 oranının açık, sabit ve denetime elverişli olduğu, bu nedenle alacağa ticari temerrüt faizi uygulanarak hesaplama yapılarak, “yapılan hesaplamalar sonucunda, 68.299,78 TL asıl alacak üzerinden 13.02.2025 takip tarihinden rapor tarihine kadar aylık 962 faiz uygulanması suretiyle işleyen faizi 22.948,72 TL olduğu tespit edildiği, mevcut ticari defter kayıtları, cari hesap hareketleri, sözleşme ve dosya kapsamındaki belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından başlatılan icra takibinin “dayanağının bulunduğu, takip konusu alacağın ticari kayıtlarla desteklendiği, davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın mali yönden yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, Tüm — dosya — kapsamı, — sunulan belgeler ve yapılan incelemeler birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıdan 68.299,78 TL alacaklı olduğu, işleyen faiz tutarının 22.948,72 TL olmak üzere toplam alacak tutarının 91.248,50 TL tutarında olduğu, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve borç miktarının kayıtlarla sabit olduğu, tespit edilmiştir...” şeklinde tespitler yapıldığı, Davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2023 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davalının 2023, 2024, 2025 yılları envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davalı 2023, 2024 ve 2025 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2023, 2024, 2025 yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalının incelenen ticari defterlerine göre, davalı 120. Alıcılar hesap kodu altında davacı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davalının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesaba konu edilen faturaların tamamı davalının yasal ticari defterlerinde 120 Alıcılar hesabı altında muhasebe usul ve esaslarına uygun kaydedildiği; davacı tarafından düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak davalının takip tarihi (13.02.2025) itibarıyla davacıya 68.299,78 TL tutarında cari hesap bakiye borçlu olduğu tespit edildiği, Davacının talimatla incelenen ticari defterleri ile davalının incelenen ticari defter ve kayıtları birbiriyle birebir uyumlu olup her iki tarafın da ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği anlaşıldığı, Dosya kapsamında sunulu 09.12.2024 tarihli cari hesap mutabakat belgesinin incelenmesinde, söz konusu belgenin davacı tarafından davalı şirkete hitaben düzenlendiği, belgede davalı şirket nezdindeki cari hesap bakiyesinin 68.299,78 TL borç olarak gösterildiği ve bu tutarın rakamla birlikte yazı ile de ifade edildiği, mutabakat belgesinin davalı tarafça kaşe ve imza altına alınarak onaylandığı, bu suretle belirtilen bakiye tutarının davalı tarafından da kabul edildiği, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesaba konu edilen faturalar yönünden, davacı ticari defterlerinin talimat mahkemesi aracılığıyla incelendiği, bu kapsamda Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen 08.05.2026 tarihli raporda fatura içeriklerine ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirmeye yer verilmediği, ayrıca davalı tarafça dosyaya flash bellek sunulduğu, sunulan dijital içerik içerisinde dava konusu faturaların yer almadığının tespit edildiği, Akabinde davalı şirket muhasebecisi olduğu belirtilen ... ile il geçilerek fatura örneklerinin iletilmesinin talep edildiği, ilgili kişiye e-posta gönderildiği ve telefon ile irtibat kurulduğu ancak kendisinin şirketten ayrıldığını bildirdiği, sonrasında davalı vekili Av. ... ile iletişime geçildiği, e- posta gönderildiği ve telefon görüşmesi yapıldığı, vekil tarafından davalı şirkete ulaşılamadığının bildirildiği görülmüş olup, bu nedenlerle cari hesaba konu faturalar üzerinde inceleme ve değerlendirme yapılamadığı, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, talimat ile incelenen davacı ticari defter ve kayıtları ile davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesaba konu edilen faturaların tarafların ticari defter ve muhasebe kayıtlarında mevcut olup cari hesaba konu faturalardan kaynaklı olarak davacının takip tarihi (13.02.2025) itibarıyla davalıdan 68.299,78 TL asıl ve 4.054,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 72.354,73 TL alacaklı olduğu..." sonuç ve kanaatini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği konaklama hizmetine ilişkin düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce....İcra Dairesinin 2025/... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı Rota 16 inşaat turizm restoran sanayi ve ticaret Anonim Şirketi tarafından, borçluZonline ticaret ve turizm anonim Şirketi aleyhine 68.299,78 TL asıl alacak, 4.364,64 TL faiz olmak üzere toplam 72.664,42 TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %53,25 değişen oranlarda faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davacı taraf , işletiminde olduğu otellerde davalı işletiminde olan otelz.com isimli internet sitesi üzerinden rezervasyon alarak 3. Kişilere konaklama sağladığını davacının faturaya ve cari hesaba konu borcu olduğunu iddia etmiş .davalı taraf ise faturanın tebliğ edilmiş ve itiraz edilmemiş olmasının alacağı ispatlamadığını hizmetin tam ve eksiksiz olarak verildiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, ayrıca kendi alacakları olduğunu takas mahsup uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. TTK'nın 21/2. Maddesine göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delille ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK'nın 222. maddesine bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilen fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Hal böyle olunca tarafların mahkeme ara kararına uygun çağrıya göre ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme önem arz eder.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2020 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.
Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.
Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Sh 111 vd.).
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli █████████ E. ████████ K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli █████████ E. ████████ K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli █████████ E. ███████ K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
Taraflara ait ticari defterler üzerinde yapılan incelemede, davacı tarafın ticari defterlerinin yasal olarak usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafın cari hesap hareketlerine konu faturaların davalınında ticari defterlerinde kayıtlı olduğu her iki tarafın karşılıklı ticari defterlerinin birbiriyle uyumlu olup davalının takip tarihi itibariyle davacı yana 68.299,78 TL borçlu göründüğü, davacı tarafça takibe konu edilen faturanın davalı tarafça ticari defterlerinde kayıt altına alındığı 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz ve iade edilmediği, usulüne uygun tutulan davalı ticari defterlerindeki kayıtların HMK 222 de düzenlenen diğer şartlarla birlikte değerlendirildiğinde davalı aleyhine kesin delil niteliğinde olduğu, davalının defterlerinde kayıtlı olan fatura borçlarının tamamını ifa ettiğine yönelik delil sunamadığı bu minvalde davacının takibe konu ettiği faturalardan ve cari hesaptan dolayı davalının ticari defterlerine göre 68.299,78TL alacaklı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. (İstanbul BAM 45 HD █████████ Esas- █████████ Karar)
Davacı taraf takipte takip öncesi işlemiş faiz alacağı talebinde bulunmakla :6098 Sayılı TBK nın 117. madde hükmünce muaccel bir alacağın borçlusu alacaklının yöntemine uygun ihtarıyla temerrüte düşer. Vadenin kesin olarak kararlaştırıldığı veya saklı tutulan bir hakka dayanarak iki taraftan birinin usulen ihbarda bulunarak kesin vadeyi tesbit ettiği hallerde sadece bu günün geçmesiyle borçlu temerrüte düşmüş olur. Buna göre bir alacağa temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacağın istenebilir olması yeterli olmayıp alacaklının miktar da belirterek ödeme talebini içeren ihtarıyla borçlunun temerrüte düşürülmesi ya da sözleşmede kesin vadenin kararlaştırılmış ya da saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan birisinin usulen bir ihbarıyla kesin vadenin tayin edilebilir olması zorunludur. Aksi halde bir tacir ancak TTK 18/ 3'üncü maddeye uygun şekilde temerrüte düşürülebilir .Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde temerrüt faizi işletilmesine yönelik düzenleme bulunmamışsa da davacı tarafça ....niterliğinin ihtarnamesi ile cari hesaptan doğan alacağının talep edildiği ihtarnamenin 27.12.2024 tarihinde tebliğ olduğu , ihtarda 3 günlük ödeme süresi veridliği 31.12.2024 tarihinden itibaren davacı tarafın temerrüt faizi talep edebileceği takipten önce işlemiş faizin 4.054,95 TL olup bilirkişi raporundaki tespitin doğru olduğu anlaşılmış ve faiz talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Alacağın cari hesaba dayandırıldığı ve likit olduğu mahkememizce değerlendirilerek davacı lehine kabul edilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her nekadar kısa kararda red edilen miktar yönünden kötü niyet tazminatı talebi değerlendirilmemişse de gerekçe yazım aşamasında bu husus fark edilmekle : İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca, itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Buna göre borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız ve kötüniyetli olması gerektiği, davacının icra takibinde kısmen haksız olmasının, icra takibinin salt bu nedenle kötüniyetle başlatıldığının kabulüne yeterli olmadığı, mevcut delil durumu ve dosya kapsamına göre kötüniyet tazminatına ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, davanın kısmen kabulü ile, itirazın iptaline, takibin 68.299,78-TL asıl alacak, 4.054,95-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 72.354,73-TL alacak yönünden devamına fazlaya ilişkin talebin reddine , davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı.... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 68.299,78-TL asıl alacak, 4.054,95-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 72.354,73-TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 68.299,78-TL alacağa tarihinden itibaren değişine oranlarda avans faizi işletilerek devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si(13.659,95-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 4.942,55-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 877,61-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.064,94-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin kabul red oranına göre 4.580,40-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 19,60-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 309,69-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 877,61-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.493,01-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 15.500,00-TL Bilirkişi ücreti ve 301,00-TL posta giderinden ibaret toplam 15.801,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 15.733,66-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilerek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!