Danıştay 5. Daire, Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan personelin masumiyet karinesi ve AİHS ihlali iddialarıyla yaptığı göreve iade başvurusunun reddine ilişkin temyizini onadı.
Özet: Danıştay, Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan ve OHAL Komisyonuna yaptığı göreve iade başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davanın reddedilmesi üzerine istinaf başvurusunun da reddedilmesi kararına karşı temyiz başvurusunda bulunan davacının, hayatının hiçbir döneminde bilerek yasa dışı bir oluşuma üye olmadığı, eylemlerinin dini nitelik taşıdığı, masumiyet karinesi, ayrımcılık yasağı ve mülkiyet hakkı gibi temel haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarına rağmen, bölge idare mahkemesinin kararında hukuka ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz istemini oybirliğiyle reddederek ilgili kararı onamıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : ██████████
Karar No : █████████
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hayatının hiçbir döneminde bilerek ve isteyerek yasa dışı hiçbir oluşuma, cemaate veya örgüte üyeliğinin bulunmadığı, suç işlemek veya örgüt mensubu olmak gibi bir kastının hiçbir zaman olmadığı, hakkında yürütülen ceza soruşturmasının başından itibaren örgüt üyesi olmadığını, hayatının hiçbir döneminde böyle bir kastla hareket etmediğini beyan ettiği, yalnızca dini bir cemaat olarak bildiği bu yapı tarafından düzenlenen sohbetlere katıldığı, katılmış olduğu sohbetlerin ise dini içerikli olduğu, suç içeren herhangi bir faaliyet içerisinde yer almadığı, bu yönde kimseden herhangi bir talimat da almadığı, tamamen dini duygularla hareket ettiği, örgütün gerçek yüzünün bilinmediği dönemlerde tamamen dini duygularla veya insani ihtiyaçlarla bu örgütle temas kuran ve █████ Aralık sürecinden sonra örgütün gerçek yüzünü anlayıp örgütle bağını koparan kişilerin örgütle iltisaklı veya irtibatlı olarak değerlendirilmemesi gerektiği, somut olayda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi kapsamına giren bir suçlama bulunduğundan anılan maddede güvence altına alınan ceza hukukuna dair tüm ilkelere uygun bir yargılama yapılması gerektiği, Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca masumiyet karinesinden yaralanma hakkının OHAL dönemlerinde dahi askıya alınamayacağı, ceza yargılamasındaki tüm beyanları samimi bulunup infazı gerektiren bir ceza verilmediği halde Komisyon kararı ile ölünceye kadar kamu görevinde çalışamama gibi ağır bir ceza verildiği, işlendiği zaman kanunda suç olarak tanımlanmayan eylemlerinin terör örgütü ile iltisak ve irtibatına delil olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, AİHS'in 7. maddesinin ve Anayasa'nın 38. maddesinin ihlal edildiği, kanun hükmünde kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle masumiyet karinesi yok sayılarak terör örgütü üyesi olmakla suçlandığı, ayrımcılık yasağının ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılması nedeniyle düzenli olarak elde ettiği gelirinden mahrum bırakıldığı, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!