Yargıtay, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan açılan davada bölge adliye mahkemesinin kanuna aykırı bozma kararı vermesi nedeniyle hükmü bozarak yeniden yargılama istedi.
Özet: Yargıtay, sanığın özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan aldığı ceza sonrası bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını usuli yetki sınırları dışında bozarak dosyayı geri göndermesini hukuka aykırı bulmuş; zira ilgili kanun maddeleri uyarınca bölge adliye mahkemesinin kendisinin duruşma açarak yeniden yargılama yapması gerekirken, bu hatalı bozma kararı üzerine verilen sonraki kararların hukuki değerden yoksun olduğu gerekçesiyle sanığın istinaf başvurusunun esastan reddi kararını bozmuştur.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Sanığın, gerekçeli kararın 19.03.2025 tarihinde tebliği üzerine 19.03.2025 havale tarihli dilekçe ile hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, Tebliğname'deki temyiz isteminin süresinde yapılmadığı gerekçesi ile reddini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, şantaj suçundan TCK'nın 107/2-1, 52/2-4, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 2.400,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen adlî para cezasının 5 eşit taksitler halinde ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince o yer Cumhuriyet savcısının, sanığın ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine sanık hakkında fikri içtima hükümleri uyarınca daha ağır cezayı gerektiren özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet, şantaj suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca hükümlerin bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, TCK'nın 44/1, 134/2, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. GEREKÇE VE KARAR
Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verdiği 15.03.2024 tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesinde "İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," ve aynı Kanun'un 280/1-f maddesinde "Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," karar verilebileceği belirtilmiş olup; aynı Kanun'un 280/1-g maddesinde ise "Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra (…) davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına, karar verir" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Anılan düzenlemeler kapsamında İlk Derece Mahkemesince verilen ilk hükme yönelik istinaf talepleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesinin bozma yetkisinin bulunmaması nedeniyle vermiş olduğu ilk bozma kararının karar tarihi itibariyle yürürlükte olan kanunî düzenleme uyarınca hukuka aykırı olup bu karara istinaden verilen sonraki kararların da hukukî değerden yoksun olması karşısında, İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesinin bozma kararı üzerine verdiği karara yönelik esastan ret kararı verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!