12. Ceza Dairesi, haksız tutukluluk nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, vekalet ücretinin yasal sınırı aşması üzerine yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanması.
Özet: Bu karar, haksız tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, davacının 1224 gün süren haksız tutukluluğu sonucunda yerel mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları Yargıtay tarafından doğru bulunup onanırken, hükmedilen vekalet ücretinin 5271 sayılı CMKnın 142. maddesinin 9. fıkrasındaki yasal sınıra (17.400,00 TL) uyarlanması gerektiği tespit edilerek, bu kısmın düzeltilmesi suretiyle yerel mahkeme kararının oy birliğiyle düzeltilerek onanmasına ilişkindir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : Kısmen kabulTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaDavacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında ölen davacının davayı takip eden mirasçılarına yer verilmemesi mahallinde düzeltilebilir yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir.I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemenin davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 191.012,00 TL maddi ve 2.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 30.285,11 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 13.06.2022 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece 29.721,77 TL maddi 300.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavalı vekilinin temyiz sebepleri; maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığına, hak ve nesafet kurallarına aykırı olarak hakkaniyet ölçüsünü aşacak şekilde tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumuna uygun fahiş bir talep olup olmadığı belirlenmeli ve belirlenen tazminat miktarı zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun olması gerektiğine, hükmedilen tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiğine, nisbî avukatlık ücretinin tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağına, resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUYerel Mahkemece Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas – ████████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 11.02.2011 – 19.06.2014 tarihleri arasında 1.224 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı,, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamadaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139. maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile değişik, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinin 9. fıkrasında belirtilen, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak davacı lehine 17.400,00 TL vekalet ücreti ödenmesi gerekirken 49.161.05 TL vekalet ücretine hükmedilmesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CUMK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının (3) numaralı bendine yer alan "49.161,05 TL" ibaresinin, "17.400,00 TL" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.