Kamu görevinden KHK ile ihraç edilen davacının göreve iade talebinin reddi kararının temyizi üzerine Danıştayda, ceza mahkemesi kararı karışıklığı iddiası değerlendirildi.
Özet: Kamu görevinden Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılan davacının, göreve iade talebinin reddine ilişkin işlemin iptali ve özlük haklarının iadesi amacıyla açtığı davanın idare mahkemesi ve istinaf aşamasında reddedilmesi üzerine temyiz başvurusu yaptığı; temyiz dilekçesinde, mahkeme kararlarında dosya içeriğiyle örtüşmeyen iddialara yer verildiğini, özellikle başka bir kişiye ait ceza mahkemesi kararı ve tespitlerinin kendisine atfedilerek masumiyet karinesi ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, somut delil bulunmadan varsayımlara dayalı fişleme ve kurum kanaatiyle karar verildiğini, bu haliyle çalışma ve mahkemeye erişim hakları dahil birçok temel hakkın zedelendiğini ileri sürerek bölge idare mahkemesi kararının bozulmasını talep etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...'ya vesayeten ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde dosya içeriği ile uyuşmayan iddialara yer verildiği, söz konusu kararda yer alan ceza mahkemesi kararı içeriğinin başka bir kişiye ait olduğu, kendisi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarıldığı tarih itibarıyla hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, davalı idarenin iddiaları doğru kabul edilerek herhangi bir araştırma yapılmadan ve lehe olan hususlar değerlendirilmeden verilen kararın hukuka aykırı olduğu, Mahkeme kararında yer alan ByLock kullanım tespitlerinin şüpheli olduğu, ByLock kullanmadığı, Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında AİHM tarafından AİHS’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ve 7. maddesinde düzenlenen kanunsuz suç ve ceza ilkesinin ihlal edildiğine karar verildiği, söz konusu kararda belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, fişleme niteliği bulunan ve doğruluğu teyit edilmeyen kodlama bilgileri gerekçe gösterilerek verilen kararın hukuka aykırı olduğu, içeriğinde somut delil ve bilgi bulunmayan kurum kanaatinin gerçeği yansıtmadığı ve delil niteliğinin bulunmadığı, OHAL KHK'ları ile idarelere tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, kamu görevinden çıkarılmayı gerektirir somut nedenlerin açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerektiği, örgütle iltisakını veya irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, gerekçeli karar hakkının, ayrımcılık yasağının, çalışma hakkının, mahkemeye erişim hakkının ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.Öte yandan, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY ile bağının bulunup bulunmadığı hususunun incelendiği ve değerlendirildiği bölümde, "... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hapis cezası ile cezalandırıldığı, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, davanın temyiz aşamasında olduğu görülmektedir." yönünde tespitlere yer verildiği, Ağır Ceza Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince verilen karara ilişkin tarih, esas ve karar numaralarının, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen kararlara ilişkin tarih, esas ve karar numaraları ile aynı olduğu görülmekle birlikte; Mahkeme kararının, "anılan Mahkeme kararının tetkikinden, davacı ile ilgili olarak" şeklinde devam eden kısmında yer verilen tespitlerin ise başka bir kişinin ceza yargılamasında yer alan tespitlere ilişkin olduğu ve davacıya ilişkin olmadığı anlaşılmış olup; İdare Mahkemesince, "...Anılan Mahkeme kararının tetkikinden, davacı ile ilgili olarak; ' ... ' tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir..." kısmında yer verilen tespitlerin sehven yazıldığı ve kararın gerekçesinden çıkarılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle █████/2023 tarihinde kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, ''...sanığın FETÖ-PDY silahlı terör örgütüne müzahir gizli haberleşme programı olan bylock programını ... GSM numarası üzerinden (2010 yılından beri kullandığını beyan ettiği hat üzerinden) kullandığı, sanığın bylock kullanımına ilişkin Bylock - HTS Baz Raporu ile sanığa ait HTS kayıtlarının dosya içerisine alındığı, dosya içerisine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca gönderilen ve FETÖ/PDY üyeliği kapsamından ifadesi alınan polis memuru C.T.'ın ifade ve teşhis tutanağında sanığın 2012 yılında örgüte ait evde kaldığının bu kişice belirtilerek teşhis edildiği..'' tespitlerine yer verildiği görülmüştür.Bu durumda, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler ile Ceza Mahkemesi kararlarında yer alan davacı hakkındaki yukarıdaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.