Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak talepli itirazın iptali davasına ilişkin tarafların beyanlarını özetleyen gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, davacının ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takiplerine davalının itiraz etmesi üzerine açılmış olup, davacı müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşme uyarınca bakiye alacağının ödenmemesi ve haksız itirazlar nedeniyle takiplerin durduğunu iddia ederken, davalı ise davacının sözleşmesel yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesi sonucu Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından kendisine kesilen cezalar ve bloke edilen ödemeler nedeniyle davacıya ödemelerin orantısal olarak yapılacağını, dolayısıyla itirazlarının haklı olduğunu savunarak, itirazların iptali ve takiplerin devamı talebine karşı koymaktadır.

T.C. ...2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ............xx....
........xx........
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında 31.07.2023 tarihli sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin bakiye alacağı olan KDV hariç 786.135 TL'nın 30 gün içerisinde ödenmesi şeklinde kesin vade belirlendiğini ve davalı tarafından kesin vadede ödemenin taahhüt edildiğini, sözleşmeye konu alacak aslının ...5. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasından ve bu alacağın faturalarına ilişkin KDV alacağının da ...3. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasından takibe konulduğunu, davalı vekili tarafından takiplerde borca itiraz edildiğini ve takiplerin durduğunu, taraflar arasında akdedilen 31.07.2023 tarihli sözleşmenin 2. maddesi uyarınca davalının kesin vade ile belirlenen borcunu ferileri ile ödememesi ve kötüniyetli ve haksız olarak itirazlarla takipleri durdurması karşısında, istem gibi itirazların iptali ile takiplerin devamına karar verilmesini, öte yandan, davalı tarafından bu faturaların beyan edilmesi halinde başkaca bir araştırmaya gerek kalmayacağının sabit olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle; ...5. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile ...3. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasından itirazların iptali ile takiplerin devamına ve her iki takip dosyasından asıl alacakların %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından ikame edilen huzurdaki davanın haksız olduğunu, müvekkili Şirket ile davacı şirket arasında 18.04.2018 yürürlük tarihli HVL-SÖZ-██████ numaralı Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Modernizasyon Projesi Sözleşmesi imzalandığını, akabinde tarafların 13.11.2020 tarihinde Sözleşme Değişikliği üzerinde mutabık kaldıklarını, sözleşme kapsamında davacı şirketin, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Modernizasyon Projesi kapsamında ihtiyaç duyulan mühendislik, yazılım geliştirme, teslim, profesyonel teknik destek, eğitim, garanti ve sözleşme'de belirtilen diğer hizmetlerin yerine getirilmesini üstlenmiş bulunduğunu, anılan sözleşmenin 31.07.2023 tarihinde Karşılıklı Fesih Protokolü ile feshedildiğini, sözleşmenin 16.4 maddesinde sorumluluklar başlığı altında tarafların sorumluluklarının düzenlenmiş olduğunu, 16.4.5 maddesinde ise; “İşbu madde, Sözleşme'nin feshi veya sona ermesinden sonra da geçerliliğini koruyacaktır.” hükmünün amir olduğunu, sözleşmenin 2. maddesinde yer aldığı üzere davacının alt yüklenici olarak bir fazını yerine getirmeyi taahhüt ettiği işin işvereninin yani sözleşmenin diğer tarafının T.C. Savunma Sanayi Başkanlığı ve Müşterisi/son kullanıcısının Milli Savunma Bakanlığı olduğunu, davacı şirketin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediğini, bu durumun tespiti için müvekkili şirket ile işvereni Savunma Sanayi Başkanlığı arasında imzalanan ana sözleşme ve ana sözleşme değişiklikleri ve ilgili tüm dokümanların Savunma Sanayi Başkanlığı'ndan celbini talep ettiklerini, son kullanıcısı Milli Savunma Bakanlığı olan ve kamu kurumları tarafından tasniflendirilmiş proje kapsamında müvekkili şirketin gizlilik taahhütlerinin bulunmakta olduğunu, sayın Mahkemenin gerekli görmesi üzerinde ilgili kuramlardan talebi olmaksızın bu belgelerin dosyaya sunulmasının mümkün bulunmadığını, yukarıda izah edildiği üzere, davacı şirketin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemiş olması nedeni ile Sanayi Savunma Başkanlığı tarafından müvekkili şirkete yaklaşık 10 Milyon Türk Lirası ceza kesildiğini, ödemelerinin bloklandığını, bu durumun davacı şirket tarafından kendi kusuru ve/veya hatası nedeni ile müvekkili şirketin ödemelerini alamadığının bilinmekte olduğunu, müvekkili şirketin yetkili personeli tarafından protokolün imzalanmasından sonra davacı şirketin yetkilisine gönderilen 07.10.2023 tarihli mailde müvekkili şirkete kesilen faturaların, Sanayi Savunma Başkanlığı'nın müvekkili şirkete yaptığı ödemelere istinaden orantısal olarak ödeneceğini, belirli süreli periyodlar ile blokeler kaldırıldıkça davacı şirkete ödeme yapılacağı belirtildiğini, davacı şirket yetkilisinin cevabında KDV tutarlarının ödenmesi yönünde bir talebin iletildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin ödeme hususundaki bilgilendirilmesinin aksine bir talep/değerlendirme yapılmadığını, KDV tutarlarının ödenmesine yönelik taleplerinin de davacı şirket yetkilisine sözleşmenin 16.4 maddesinde "Sorumluluklar" başlığı altında tarafların sorumluluklarının düzenlendiğini, 16.4.5 maddesinde ise “İşbu madde, sözleşmenin feshi veya sona ermesinden sonra da geçerliliğini koruyacaktır.” hükmünün amir olduğunu, anılan madde kapsamında davacı şirketin sözleşme gerekleri çerçevesinde teslim edilen kalemlerin ve ifa edilen işlerin neticelerinden, kusurlu tasarımından, kusurlu malzeme ve kötü işçiliğinden, imalat hatalarından ve kusurlu hizmetlerinden doğacak tüm zarardan sorumlu olduğunun açıkça düzenlendiğini, aynı maddenin diğer bendinde ise müvekkili şirketin uğradığı her türlü zararı davacıdan tahsil etme hakkı olduğunun açık olduğunu, müvekkili şirkete kesilen yaklaşık 10 Milyon Türk Lirası cezanın da bir zarar olduğunun açık olduğunu, davacı ile imzalanan Fesih Protokolü'nün 4 no'lu bendinde geçici kabulü tamamlanan modüllerin tamamı ile kapanış kabulü yapılan modüllerin tamamlandığı beyan edilen kısımlarda herhangi bir eksiklik olması durumunda sorumluluklarının devam edeceği ve bu işlerin de davacı tarafından karşılanacağının belirtildiğini, bu işlemlere yönelik test faaliyetlerinin devam etmekte olduğunu, müvekkili şirketin Fesih Protokolünde davacının anılan sorumluluklarını içeren kısmı kapsamındaki zararının, eksik ve hatalı işlemlerinin neticelerinin yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacağını, usulüne uygun olarak yerine getirmediği işler için Protokolde yer alan bu hüküm ve müvekkili şirket ile olan e-posta yazışmaları birlikte değerlendirildiğinde davacının sözleşme konusu işteki sorumluluğunun devam ettiğini, işbu dava ve dava konusu icra takiplerini maddi gerçeğe aykırı biçimde ikame ettiğini, henüz müvekkili şirketin zararının dahi belirli/belirlenebilir olmadığını, bu durumun davacının da bilgisi ve kabulünde olduğunun yazılı deliller ile ispat edildiğini, bu husustaki fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile takas iddiaları bulunduğunu, müvekkili şirketin davacı şirket nedeni ile uğradığı zararın bilirkişi marifeti ile tespitini takiben faizi ile birlikte mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; davacı şirketin haksız ve hukuka aykırı ikame etmiş olduğu davanın reddine, davacı şirketin kötü niyetli icra takibi başlatması nedeni ile her dosya kapsamında ayrı ayrı alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı şirket aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
...5. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E.sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine, █████/2023 tarihli sözleşmeye dayalı 786.135,00 TL asıl alacak, 170.968,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 957.103,20 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlunun yasal süre içerisinde takibe konu borca ve fer'ilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu görülmüştür.
...3. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E.sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine, toplam 5 adet fatura KDV bedeli olan 157.227‬,00 TL asıl alacak, 34.574,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 191.801,89 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlunun yasal süre içerisinde takibe konu borca ve fer'ilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu görülmüştür.
█████/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davalı tarafından sunulan dilekçede, davacının sözleşme kapsamında yer alan edimlerini yerine getiremediği, zamanında modüllerin teslimlerinin yapılmadığı gibi argümanların ortaya konulduğu, ancak eksik olan kısımların ne olduğu ya da zamansal olarak modüllerin tam ne zaman teslim edilmesi gerektiği gibi bilgilerin yer almadığı, ana sözleşme madde 11.3.1 ve daha sonra ek sözleşme ile değiştirilen aynı maddede, ödeme yüzdesi şeklinde gösterilen avans (% 5), ara kabul (%20), geçici kabul (%60), kesin kabul (%5) olmak üzere %100'e denk getirilen modül kabullerinde, NCR raporlarındaki sorunların hangilerinin belirtilen 3 aşamada da devam ettiği ya da NCR raporlarında haftalık olarak sayısal değer olarak alınmış sorunların hangilerinin hangi aşamada çözüldüğü ya da çözülmediğinin tam olarak belli olmadığı, taraflar arasındaki e-mail yazışmalarında, gerçekleştirilen NCR raporları dikkatli şekilde irdelendiğinde, sayısal olarak belirtilen sorunların proje başlangıcından beri var olduğu ve bu sorunların birçoğunun fesih işlemine kadar devam ettiği ve çözülemediği, buna rağmen fesih raporu Ek A'da belirtilen ödeme tablosuna göre ödemelerin gerçekleştirildiği, yazılım mimarisi açısından, e-maillerde geçen NCR raporlarında kullanılan mimarinin hangi aşamalarında sorunlar olduğu, deployment (dağıtım), database (veri tabanı), interface (arayüzü), coding (kodlama) aşamalarının hangisinde sorunlar tespit edildiği, bunların hangilerinin çözüldüğü ya da çözülemediği hususlarında dava dosyası kapsamında yer almadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
█████/2025 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda özetle; ...5.Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E.sayılı dosyasında takibe konu edilen faturaların icra takip tarihine kadar işlemiş avans faizinin (01.09.2023-25.03.2024 dönemi için) 170.968,20 TL olarak hesaplandığı, ...3. İcra Genel Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasında, takibe konu edilen 15.07.2023 tarihli 157.227,00 TL KDV bedelli faturaların 01.09.2023 tarihinde icra takip tarihi olan 27.03.2024'e kadar işleyen avans faizinin ise 34.574,87 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
Dava itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın, taraflar arasında düzenlenen █████/2023 tarihli fesih protokolü kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise tutarı, davacının █████/2018-█████/2020 tarihli sözleşmeler ile üstlendiği edimleri zamanında yerine getirip getirmediği, bu nedenle davalının zarara uğrayıp uğramadığı, davalının sözleşmenin 16.4.5 maddesi uyarınca, davalının uğradığını iddia ettiği maddi zarardan davacının sorumlu olup olmayacağı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Yapılan incelemede; taraflar arasında █████/2018 yürürlük tarihli, "Milli Savunma Bakanlığı Modernizasyon Projesi Sözleşmesi" imzalandığı, █████/2020 tarihinde tarafların sözleşme değişikliği yoluna gittiği, iş bu sözleşmeler ile; davacı şirketin, Milli Savunma Bakanlığı Modernizasyon Projesi kapsamında ihtiyaç duyulan mühendislik, yazılım geliştirme, teslim, profesyonel teknik destek, eğitim, garanti ve sözleşme'de belirtilen diğer hizmetlerin yerine getirilmesi edimlerini üstlendiği, anılan sözleşmenin █████/2023 tarihinde karşılıklı fesih protokolü ile feshedildiği, davacı şirketin iş bu fesih protokolü ile belirlenen alacağı ve KDV'sinin tahsili amacı ile başlatılan icra takiplerine vaki davalı tarafın itirazlarının iptali ile takiplerin devamı istemi ile iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
█████/2023 tarihli fesih protokolünün 1.maddesinin; "LOBİ'ye Sözleşme kapsamında yapılmış olan ödemeler, modüllerin tamamlanma oranları ile bu oranlara karşılık kalan bakiye bedeller EK-A'da yer almaktadır."
2.maddesi; Söz konusu kalan bakiye bedel, işbu Protokolün imzalanmasını takiben 30 (otuz) gün içinde, Sözleşme'nin Madde 11.3'ü uyarınca ... tarafından LOBİ'nin Sözleşme'de belirtilen hesabına ödenecektir."
3.maddesi; "İşbu Protokol'ün imzalanmasını takiben 30 (otuz) gün içinde EK-B'de listesi yer alan Mevcut avans ve kesin teminat mektupları Sözleşme Madde 10'a uygun olarak LOBİ'ye iade edilecektir."
4.maddesi; "MSB Modemizasyonu Projesi kapsamında, Geçici Kabulü tamamlanan modüllerin tamamı ile Kapanış Kabulü yapılan modüllerin tamamlandığı beyan edilen kısımlarında herhangi bir eksiklik olması durumunda, LOBİ bu eksiklikleri bilabedel karşılayarak eksikliklerin kapatılacağını kabul beyan ve taahhüt eder."
6.maddesi; " Taraflar, EK-A'da belirtilen ödemelerin haricinde, Sözleşme kapsamında karşılıklı olarak birbirlerinden herhangi bir alacakları, hak edişleri ve benzeri mevcut olmadığını yine Sözleşme'nin sona ermesi nedeniyle birbirlerinden herhangi bir ad altında tazminat, kar kaybı, iş kaybı, personel ödemesi maddi, manevi tazminat ve alacakları olmadığını, karşılıklı olarak birbirlerini kat'iyen ve külliyen, koşulsuz şartsız, gayrikabili rücu ibra ettiklerini, kabul beyan ve taahhüt ederler."
7.maddesi; "Ancak ...'ın yükümlülüğü olmayan ve LOBİ'nin yükümlülüğü altındaki herhangi bir alacak veya tazminat ödemesini üçüncü kişilere yapmak zorunda kalması halinde LOBİ'ye rücu hakkı saklıdır." şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
Yukarıda açıklanan ve tarafların serbest iradeleri ile imza altına aldıkları fesih protokolü ve ekindeki tablolar ile davacının bakiye alacak tutarı ve iş bu alacağın protokolün imzalanmasını takiben 30 gün içinde ödeneceği hususlarında tarafların anlaştığı, davacının fesih protokolü ekinde yer alan faturalar üzerinden hesaplanan asıl alacağının tahsili için ...5.Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, asıl alacağın KDV'si için ise ...3. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E.sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, takibe konu faturaların her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflarca iş bu faturaların ilgili vergi dairelerine bildirildiği, yine protokolün 6.maddesi ile, tarafların, EK-A'da belirtilen ödemelerin haricinde, sözleşme kapsamında karşılıklı olarak birbirlerinden herhangi bir alacakları, hak edişleri ve benzeri alacaklarının mevcut olmadığı ve sözleşme'nin sona ermesi nedeniyle birbirlerini karşılıklı olarak ibra ettikleri anlaşılmış olmakla, davacının takibe konu edilen ve protokol ekinde ödeme tablosunda yer alan faturalardan kaynaklı olarak davalıdan alacaklı olduğu, taraflar arasında ödeme günü belirlendiğinden, herhangi bir ihtara gerek olmaksızın belirlenen tarihte davalının temerrüde düşeceği, bu suretle davacının, fesih protokolü ile belirlenen 30 günlük sürenin sonlandığı tarih olan █████/2023 tarihinden, takip tarihine kadar işlemiş faiz isteminin de hükme esas alınan ek bilirkişi raporu ile hesaplandığı üzere yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı taraf, davacı şirketin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediğini, bu nedenle Sanayi Savunma Başkanlığı tarafından davalı şirkete yaklaşık 10 Milyon Türk Lirası ceza kesildiğini, ödemelerinin bloklandığını iddia etmiş ve takas def'i ileri sürmüş ise de; hükme esas alınan kök bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, toplanan deliller kapsamında, bahse konu işin eksik olan kısımlarının belirlenemediği, fesih protokolünün 4. ve 7.maddesi kapsamında, davalının eksik iş nedeniyle, davacıdan muaccel bir alacağının bulunduğunun mevcut deliller ile ispat edilemediği, taraflar arasındaki yazışmalardan fesih tarihine kadar düzenlenen raporlardaki sayısal sorunların çözülemediğinin anlaşıldığı, ancak fesih protokolü ile davacının tamamladığı iş oranı dikkate alınarak davacıya yapılacak ödemenin belirlendiği, aynı protokol ile yapılan ödeme ile birlikte tarafların birbirlerinden karşılıklı hiçbir alacak/borçlarının kalmadığı noktasında uzlaştıkları ve birbirlerini ibra ettikleri dikkate alınarak, davalının bu yöndeki iddiası ve takas def'i yerinde görülmemiş ve davacının fesih protokolü ile belirlenen tutar üzerinden davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın faturaya dayalı olması suretiyle likit olduğu ve yasal koşulların oluştuğu kabul edilerek, kabul edilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın kabulü ile;
A) ...5. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarla devamına,
Kabul edilen alacağın %20'si oranında (191.420,64 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B) ...3. Genel İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarla devamına,
Kabul edilen alacağın %20'si oranında (38.360,37 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 78.481,71 TL harçtan peşin alınan 14.834,91 TL harcın mahsubu ile bakiye 63.646,8‬0 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 14.834,91 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 172.846,71 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 18.649,4‬0 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:
Bilirkişi Ücreti : 18.000‬,00 TL
Posta Masrafı : 161‬,00 TL
Başvurma Harcı : 427,60 TL
Vekalet Harcı : 60,80 TL

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!