İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, imza taklidi iddiasıyla ödenen tarımsal kredi alacağı ve manevi tazminat talebinin reddi kararına yönelik istinaf başvurusu.
Özet: Davacı, 2008 yılında imzasının taklit edilerek adına tarımsal kredi çekildiğini, bu borcu 2017de icra takibiyle öğrendiğini ve daha önce kefil olduğu farklı bir kredi zannederek icra tehdidi altında ödediğini iddia ederek fazladan ödenen bedelin ve manevi tazminatın iadesini talep etmiş; davalı banka ise kredinin davacı tarafından kullanıldığını, ipotek tesis edildiğini, borcun yapılandırılarak ödendiğini ve hak düşürücü sürenin geçtiğini savunmuş; ilk derece mahkemesi, bankacı ve grafoloji bilirkişi raporlarıyla davacının imzasının sözleşmelerde bulunduğunu ve krediyi kullandığını tespit ederek davanın reddine karar vermiş; davacı ise bu kararı, müvekkilinin icra süreçlerine yabancı bir çiftçi olması nedeniyle hataya düşürüldüğü gerekçesiyle istinaf etmiştir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2023NUMARASI : ████████ E. ████████ K. DAVANIN KONUSU : AlacakKARAR TARİHİ : 03.07.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03.07.2026 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.10.2023 tarih ████████ E. ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkili adına imzası taklit edilerek .... Bankası.... Şubesinden 19.11.2008 tarihli 7... numaralı sözleşme ile 01.11.2009 vade tarihli 32.000,00 TL bedelli tarımsal kredi çekildiğini, davacının bu durumu 2017 yılı Kasım ayında öğrendiğini, müvekkilinin böyle bir kredi çekmediğini, davalı banka tarafından müvekkili aleyhine bu krediye dayalı olarak bir icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin konuyu bilmediğinden, kefil olduğu krediden kaynaklandığını düşünerek iyi niyetle icra tehdidi altında, malvarlığına haciz konulduğundan bahisle yanılgı ve idare sakatlığı ile borcun tamamını ödediğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 70.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren banka mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi oranına göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, yetkili mahkemenin Menderes mahkemeleri olduğunu, davacının müvekkili bankadan 2008 yılı Kasım ayında 30.970,00 TL tutarında tarımsal kredi kullandığını, davacıya ait taşınmaza da bu kredi nedeniyle ipotek konulduğunu, kredinin geri ödemesi yapılmadığı için Menderes İcra Müdürlüğünün ████████ E. sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, 26.11.2011 tarihinde davacının kendi talebi ile kredi borcunun 5 eşit taksitte yapılandırıldığını, dosya borcunun 27.11.2014 tarihinde tamamen kapatıldığını, davacının icra takibi sırasında ve daha sonra yapılan işlemlerde dosya borcuna ve imzasına itiraz etmediğini, istirdat davasında bir yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiğini, davanın dayanaksız olduğunu savunarak reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece bankacı bilirkişiden alınan rapora göre, davacının davalı bankanın .... Şubesine çiftçilik belgesi ile müracaat ettiği ve ...Köyündeki gayrimenkulü üzerine 1. derece 64.000,00 TL'lik ipotek tesisi ile birlikte Tarımsal Kredi Sözleşmesi imzalandığı, 32.000,00 TL limitli tarımsal işletme kredisinin 21.11.2008 tarihinde davacıya ödendiği, kredi geri ödenmeyince 26.11.2011 tarihinde yapılandırarak 27.11.2014 tarihinde tüm borcun ödendiğinin bildirildiği; alınan ek raporda davacının kredinin ödemesine, ipotek tesis işlemlerine, muacceliyet ihtarlarına, yapılandırma protoküne itiraz etmediği, bu belgelerde imzalarının bulunduğu, İstanbul ATK Fizik İhtisas ve Grafoloji Bölümünden alınan 04.10.2022 tarihli raporda inceleme konusu sözleşmede davacı adına atılı sol baş taraftaki basit tersimli imzalar ile davacının mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel davacı .....'nin eli ürünü olduğunun bildirildiği, İstanbul ATK Fizik İhtisas ve Grafoloji bölümünden alınan 09.02.2023 tarihli ek raporda aynı görüşün tekrar edildiği; davacının davalı bankadan kullanmış olduğu krediler sebebiyle borçlu olduğu ve borçlu olduğu kredilerin ödenmesi sebebiyle istirdat talebinin ve manevi tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ilk derece mahkemesi kararının usule, kanuna yerleşik Yargıtay kararları ve Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olduğunu, müvekkilinin eğitimi bulunmayan köyde yaşayan çiftçilik yapan saf iyiniyetli ve mahkeme banka icra işlemlerine vakıf bulunmayan dürüst borcuna sadık olarak tanınan bilinen bir kişi olduğunu, müvekkilinin dava konusu krediden daha önceki tarihte, aynı bankada köydeki tanıdıklarının kefil ol ricasını kıramayarak dava konusu kredi sözleşmesiyle benzer 25.06.2008 tarihli 3... numaralı 01.06.2009 vade tarihli 42.000,00 TL tarımsal krediye kefil olduğunu, ancak asıl borçlu ve diğer kefil ödemediğinden müvekkilinin haciz tehdidi ile karşılaştığını, tarlasının haczedildiğini, tarlasının satılmaması için çabaladığını, kefil olduğu kredi borcunu ödemek zorunda kaldığını, davaya konu tarımsal krediyi ise asla kullanmadığını, bu krediyi de farketmeden daha önce kefil olduğu kredinin ödemesinin devamı olduğu kanaatiyle ödediğini, gerekçeli kararda davalı şubenin yazılmadığını, mahkemece delillerin toplanmadığını, Adli Tıp Kurumu raporunda imzanın müvekkili tarafından atıldığı hususunda net görüş bulunmadığını, dava konusu kredinin müvekkilinin bilgisi ve kendi imzasını ihtiva etmeden çekildiğini, kimin çektiğinin kime ödendiğinin sözleşmede kefil görünen kişilere mi ödendiğinin davacının imzasının kim tarafından taklit edildiğinin belli olmadığını, kredinin dayanağı evraklarla davacının mal varlığı ve iştigal konusu ile ilgili bütün bilgilerin de hatalı ve sahte olduğunu, bilirkişi raporunda davacının tacir olduğundan bahsedilmekte ise de, tacir olmadığını, kendi küçük tarlasını işlediğini ve eşiyle beraber başkalarına yevmiyeye gittiğini, davacının ... köyünde ömrü boyunca ne kendisinin ne eşinin ne çocuklarının tarlası tarım arazisi veya başka gayrimenkulü ve serasının bulunmadığını, müvekkilinin Menderes Tapu Müdürlüğü'ne giderek aldığı iddia edilen krediyle ilgili ipotek de vermediğini, belirtilen tarihte yapılan ipotek işlemi varsa imzaların ve işlemin müvekiline ait olmadığını, eksik ve hatalı belgeye dayalı bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, bilirkişi raporunda ismi geçen banka yetkilisi hakkında bahsedilen tarihlerdeki başka kişilerin işlemleriyle ilgili soruşturmalar ve uzaklaştırma ve yer değiştirme mevcut olduğunu, müvekkilinin 2008-2009 yıllarında verilen mazot gübre destek paralarını da çekmediği halde bunların da imzası taklit edilerek bankadan çekildiğini, raporda sadece 2020 ve 2021 yılında çekilen mazot gübre destek parasından söz edildiğini, ancak kredinin çekildiği yıl ve sonraki yılların 2008 2009 yıllarının mazot gübre destek ödemeleri hakkında açıklama bulunmadığını, müvekkilinin gerek tapuda gerek bankada gerek icrada yapılan işlem ve attırılan imzaları kefil olduğu kredi borcu için yaptığını sandığını, ciddi irade sakatlığı bulunduğunu, müvekkilinin cahilliği bilgisizliği ve iyiniyetinin kurbanı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, davalı bankadan kullanılan, irade sakatlığı ve icra tehdidi altında ödendiği iddia olunan tarımsal kredi borcunun davacıya ait olmadığının tespiti ile ödenen bedelin davalı bankadan istirdatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan ATK raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, dava konusu kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edilmiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacının istinaf itirazları yerinde değildir.Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026