Yüksek gerilim hattı yakınındaki ceviz ağacında elektrik akımına kapılarak meydana gelen ölüm olayında, enerji şirketinin kusursuz sorumluluğu ile maddi ve manevi tazminat talepleri ve yargılamadaki kusur indirimi usulsüzlükleri.
Özet: Ceviz toplarken elektrik akımına kapılarak vefat eden kişinin mirasçıları tarafından elektrik şirketine karşı açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporuyla belirlenen %50 muris kusuru üzerinden tazminata hükmetmiş; ancak bölge adliye mahkemesi, davalı şirketin kusursuz sorumluluğunu onaylarken, ilk derece mahkemesinin kusur indirimi ve taşeron kusuru hesaplamasında yaptığı hatalar ile manevi tazminat miktarının az olduğu gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunu reddederek davacılar vekilinin istinaf başvurusunu kısmen kabul etmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/... E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/... E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; müvekkili ...'nın eşi ve müvekkilleri ... ve ...'nin babaları...'in 25.10.2020 tarihinde ceviz ağacında elinde uzun bir ... ile ağacın üst kısımlarında ceviz topladığı esnada, ceviz ağacının dalları arasından geçen elektrik tellerine elinde bulunan çubuğun değmesi neticesinde elektrik akımına kapılarak hayatını kaybettiğini, olay yerinde yapılan incelemede davalı şirkete ait bir elektrik direğinin olduğu ve bu direğe bağlı 3 adet yüksek gerilim tellerinin bulunduğunun tespit edildiğini, olayın meydana geldiği ceviz ağacının ise elektrik direğine 4-5 metre mesafede bulunduğunu, ölüm olayının meydana gelmesinde davalı şirketin kusurlu olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, her bir müvekkili için şimdilik 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının müvekkillerinden ... için 75.000,00 TL, ... ve ...'nin her biri için 50.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 20.09.2023 tarihli talep arttırım dilekçesi ile de müvekkillerinden ... için 812.263,62 TL, ... için 126.442,72 TL, müvekkili ... için 93.429,58 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı şirket vekili; meydana gelen ölüm olayından müvekkilinin kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, tarafların kusur durumları dikkate alınarak indirim yapıldığı ve maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, yine mevcut kusur durumuna, kazanın ölümle neticelenmesine ve davacıların ölenle yakınlık derecelerine göre, davacılar lehine manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesiyle, davacılardan ... için 243.976,086 TL, ... için 37.932,816 TL, ... için 28.028,874 TL olmak üzere toplam 309.940,776 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile ... için 50.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuştur.IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... şirketinin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, davacıların murisinin ölümünün enerji nakil hattından kaynaklandığı, dolayısıyla uygun illiyet bağının bulunduğu dikkate alınarak davalı şirketin sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, alınan bilirkişi raporu ile destek...'in olayın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, sağ kalan eşin evlenme ihtimalinin rapor tarihindeki yaşa göre değerlendirilmesi gerektiği ve rapor tarihinde 38 yaşında olduğu değerlendirildiğinde evlenme ihtimalinin sıfır olarak kabulünün doğru olduğu, olayın 25.10.2020 tarihinde meydana gelmiş olması ve davanın 24.06.2021 tarihinde açılması nedeniyle davalının zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, davalı vekilinin iddia ettiği ölenin illiyet bağını kesen ağır kusurunun ispatlanamadığı, davalı vekili her ne kadar destek payı hesaplanırken anne babaya pay ayrılması gerektiğini belirtmiş ise de, anne babanın nüfus kayıtlarının incelenmesinde ölü olduğu, bu sebeple pay ayrılmamasının yerinde olduğu, davacıların davasını belirsiz alacak davası olarak açmış olması nedeniyle olay tarihinden itibaren faiz uygulanması yerinde olduğu, davacılara karşı davalı ile taşeron firma arasındaki kusur oranının bölünmesinin mümkün olmadığı, davalı ile ihbar edilenin kusurunun tamamından davalının sorumlu olduğu, hesap bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken davacının %50 kusuru nazara alınmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince raporda belirlenen tazminat miktarı üzerinden tekrar %50 kusur indirimi ve onun üzerinden %20 taşeron şirketin kusur indirimi yapılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacılar yönünden hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğu gerekçesiyle; davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davacılardan ... için 813.263,62 TL, ... için 126.442,72 TL, ... için 93.429,58 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile ... için 75.000,00 TL, ... ve ...'nin her biri için 50.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; müvekkili şirket elektrik dağıtım tesislerinin bakım ve onarımı işlerini yüklenici firmalar tarafından gerçekleştirildiğinden kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, desteğin ağır kusurunun illiyet bağını kestiğini, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında ceza soruşturması kapsamındaki olay yerine ait fotoğraflar ve belgelerin ve değerlendirilmeye alınmamasının hatalı olduğunu, alınan kusur raporunun olayın teknik boyutlarını ve illiyet bağının varlığını irdelemekten uzak, denetime elverişsiz ve yetersiz olduğunu, değesteğin kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, manevi tazminat miktarında indirim yapılması gerektiğini, davacılar vekili tarafından 20.09.2023 tarihli talep arttırım dilekçesi ile davalı ... adına destekten yoksun kalma tazminatı olarak 812.263,62 TL'nin davalıdan tahsili talep edilmiş olmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince 813.263,62 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen miktar açısından dava tarihinden, harç tamamlatılan miktar açısından da harç tamamlama tarihinden itibaren faize hükmedilmemesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaplamaları hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, elektrik çarpması sonucu desteğin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.1. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, olayın meydana geliş şekline, davalı ... şirketinin kusursuz sorumlu bulunmasına, davacıların desteğinin ölümünün enerji nakil hattından kaynaklanması nedeniyle olay ile zarar arasında illiyet bağının bulunmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasına, hükmedilen manevi tazminatların hakkaniyete uygun olduğu gibi hüküm altına alınan tazminatlara olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.2. Somut olay incelendiğinde; davacı vekili tarafından sunulan 20.09.2023 tarihli talep arttırım dilekçesinde, davacı ... için 812.263,62 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş olmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden kurulan hükümde, davacı ... için 813.263,62 TL tazminata hükmedilerek talepten fazlasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370/2 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının ''B'' başlıklı kısmının ''1'' numaralı bendinin çıkartılarak yerine; ''1-Davacı ... için 812.263,62 TL destekten yoksun kalma tazminatının olayın meydana geldiği 25.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine'' bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.