22/a yenileme kadastrosu ile kaydı silinen tapusuz yeşil saha niteliğindeki taşınmazın, zilyetliğe dayalı yeniden tescil talebi ve önceki davanın kesin hükmünün hukuki değerlendirilmesi.
Özet: Davacıların, yirmi yılı aşkın süredir kullandıkları ve imar ettikleri, geçmişte yeşil saha olarak belirlenip tescil harici bırakılan tapusuz bir taşınmazın, 3402 sayılı Kanunun 22/a maddesi gereğince yapılan yenileme kadastrosuna itiraz ederek kendi adlarına tescilini talep ettiği; ancak davalıların, önceki benzer tescil davasının kesin hükümle reddedildiğini ve 22/a uygulamasının mülkiyet ihtilaflarını çözmekle sınırlı olmadığını savunduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirmede yenileme kadastrosunun teknik hataların düzeltilmesiyle sınırlı olduğu ve mülkiyete dair uyuşmazlıkları kapsamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilen tapusuz taşınmazın tescili istemidir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dava konusu bölümün ... ili ... yarımadası 77... nolu parsel (18.md uygulaması sonucu oluşan parsel) olduğu, yeşil saha olarak bırakıldığından tapuya tescili yapılmamış olduğu, daha sonra bu yer üzerindeki trafo yeri ayrılarak 77... nolu parsel olduğu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi gereği yenileme çalışmaları sonucu 2 43... nolu parsel olduğu, 77... nolu parselin yeşil
saha ve tescil harici olduğundan tapuya tescili yapılmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili; davacıların ... ili, ... ilçesi, ... yarımadası 77... parselin maliki olduğunu, bu parselin üzerinde otel binası ve eklentilerinin olduğunu, komşu 77... parsel sayılı taşınmazın ise tapuda malik hanesi boş olan ve tescil harici bırakılmış yerlerden olduğunu, davacıların maliki bulunduğu 10 parsel sayılı taşınmazda 02.05.1994 tarihinde otel binası inşaatı yapılırken 1 nolu parselin de malik sıfatıyla 20 yılı aşkın süredir imar-ihya edilerek kullanıldığını ve otelin eklentisi olarak müştemilatlar yapıldığını, en son çıkan imar affı kapsamında 77... parsele tekabül eden alan üzerine yapılan yapılar ile ilgili başvuruda bulunulduğunu, kabul edilerek yapı tescil belgelerinin alındığını, davacıların zilyedi bulunduğu 77... parsel ile ilgili davalı ... tarafından 22/a gereğince yenileme kadastrosu yapıldığını, bu kadastro uygulaması sonrasında 77... parselin tapudan silindiğini, bu parselin artık tapuda kayıtlı olmadığını, 3402 sayılı Kanun'un 22/a bendi gereğince mevcut parselin ortadan kaldırılması sonucunu doğuracak bir tespit yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, 22/a kapsamında yapılacak tescil harici alanların tespiti işlemlerinin, sadece 09.07.1987 tarihinden sonra tespit harici bırakılan alanlarda uygulanacağını, daha önceki tarihlerde yapılan çalışmalarda kadastro harici bırakılmış alanlarda uygulanamayacağını, dava konusu taşınmazlarda 20.03.1984 tarihinde kadastro tutanağı düzenlendiğini ve 77... parsel tescil harici bırakılmış olmakla bu parsel ile ilgili 22/a gereğince yenileme kadastrosunun uygulanma imkanı olmadığını, bu yerde ancak 3402 sayılı Yasa gereğince kadastro uygulanması gerektiğini ileri sürerek dava konusu taşınmaz hakkında düzenlenen 22/a yenileme kadastrosuna itirazlarının kabulü ile iptalini, taşınmazın yeniden tapuya tescilini, 77... parselin kadastro tespiti sırasında tespit dışı bırakılan bir taşınmaz olmasından dolayı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14... . maddesi hükümleri uyarınca davacılar adına tapuya tescilini istemiştir.
Davalı ... vekili; 6360 sayılı Yasa çerçevesinde husumet yöneltilmek suretiyle yasal hasım olarak davaya dahil edildiklerini, dahili davalı sıfatında gösterilmelerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, davacının iddialarının haksız, yersiz olduğunu, davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu yerin ilk kadastro düzenlemesinin yapıldığı tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması halinde davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; taraflarının 6360 sayılı Yasa gereği taraf olduklarını, davacının bu davayı taraflarına açmasının tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı ... aleyhine dava konusu yöneltilebilecek hukuka aykırı bir işlem olmadığını, davacının ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyası ile dava açtığını, dava konusu taşınmazın 534,42 m² alanının tapuda kendi adına tescil edilmesini istediğini, davanın esastan reddine karar verildiğini, bu yüzden davanın kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın Kadastro Mahkemesinde açılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; Mahkemenin 2014/5 27... /487 Karar sayılı dosyasında, davacılarının ... ve ... olduğu, davalılarının Maliye Hazinesi ve ... Belediyesi olduğu, davacıların Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesine göre tapu kütüğünde kayıtlı olmayan 77... parseli davasız ve aralıksız yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla elinde bulundurdukları iddiasıyla 77... parselin mülkiyetinin 1/2 hisse oranında kendi adlarına tesciline karar verilmesini talep ettiği, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği, 26.09.2018 tarihli kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 09.02.2022 tarih, █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun esastan ret kararının ONANMASI üzerine 09.02.2022 tarihinde kesinleştiği ve yenileme kadastrosunun konusu, teknik hataların giderilmesinden ibaret olduğundan mülkiyete ilişkin ihtilafların yenileme kadastrosunun kapsamı dışında olduğu değerlendirmesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında Hazine ve ... Belediyesini hasım göstererek eldeki dosyada ileri sürülen aynı iddialarla ve aynı taşınmaz için tescil talepli dava açtıkları, Mahkemece imar-ihya şartları bulunmadığından davanın reddine karar verildiği ve kararın istinaf edildiği, İlk Derece Mahkemesince istinafın süresinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun ek kararla süreden reddedildiği, bu ek kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 26.09.2019 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın davacılar vekili tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 09.02.2022 tarihli █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile esastan ret kararının onamasına kesin olarak karar verildiği ve davacıların aynı parsel hakkında aynı iddialarla açtıkları ve Mahkemece imar-ihya şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine yönelik kararın 09.02.2022 tarihinde kesinleştiği, kesin hükmün kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarından bulunduğu, bu ilamın davacılar, Hazine ve ... Belediyesi arasında kesin hüküm niteliği taşıdığı, davacılar her ne kadar uygulama kadastrosuna ait işlemlerden bahsetmekteyseler de malik olmadıkları taşınmazda uygulama kadastrosuna itiraz hakları bulunmadığı gibi hukuki nitelendirme hakkı hakime ait olup kesin hükmü aşmak için 22/a'ya ilişkin işlemlerden bahsettikleri, yukarıda bahsi geçen dosyada Büyükşehir Belediyesi taraf olmayıp eldeki dosyada dahili dava yolu ile taraf edilmişse de, bu durumun açıklanan ilamın yazılı taraflar yönünden kesin hüküm olma halini değiştirmeyeceği, ayrıca ... Büyükşehir Belediyesinin kendisi yönünden farklı bir gerekçe ile karar verilmesi istemiyle hükmü istinaf etmediği göz önüne alındığında istinaf edenin sıfatına göre İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus olmadığından davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de duruşma talebi değerden reddedildikten sonra kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!