Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak, eksik ve ayıplı ifa ile gecikme cezai şartı taleplerine ilişkin istinaf başvurusunu incelediği bir karardır.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı ile davalı arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, yerel mahkemenin davalının çelik konstrüksiyon merdiveninin cam küpeşte yapım işini eksik ve ayıplı ifa etmesi nedeniyle 5.080 TL zarara ve 6.292 TL gecikme cezasına hükmederek toplam 11.372 TL alacağın davacıya ödenmesine dair kısmen kabul kararını, davacının hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yaptığı istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemeyi içermektedir.

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ
T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A ... HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO : KARAR NO : BAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO : KARAR TARİHİ : İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... -VEKİLİ : Av. ... - DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)B.A.M. KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresinde taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin müvekkiline ait fabrika inşaatının yönetim binasının çelik konstrüksiyon merdiveninin cam küpeşte yapım işini üstlendiğini, sözleşme gereği bu iş için 22.000,00.-TL peşinat gönderildiğini, kalan ödemenin ise sözleşmenin 5.maddesi gereği imalat tam ve niteliklere uygun olarak teslim edilmediğinden ödenemediğini, davalının buna rağmen kalan ödemeyi talep ettiğini, Bursa 10.Noterliği’nden 043792 yevmiye nolu █████/2017 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, Bursa .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin .......değişik iş dosyasında tespit yaptırıldığını, alınan bilirkişi raporunda tespit edilen statik bozukluğun davalının yaptığı imalatın hatalı ve eksik olduğunun saptandığını, davalının imalatı kullanılır bir şekilde teslim etmediğini, bu nedenle taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 6.8.maddesi gereğince günlük %01 tutarında cezai şartı ödemekle yükümlü olduğundan bahisle sözleşmenin feshi ile Bursa ....Asliye Hukuk Mahkemesi’nin .......... d.iş sayılı dosyasının tespit masrafı olan 722,60.-TL.’sının, 122,68.-TL.ihtar masrafının ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 7.000,00.-TL.gecikme tazminatı ile feshedilen sözleşme nedeniyle ödenen 22.000,00.-TL.’sı olmak üzere toplam 29.845,28.-TL’sının ihtar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde müvekkilinin taraflar arasında imzalanan sözleşmeye konu işte sadece cam kaplama ve korkuluk işini yaptığını, sözleşmeden anlaşılacağı üzere taahhüt edilen işin merdiven üzerindeki basamaklara cam kaplama ve merdivenin yan taraflarına korkuluk yapmaktan ibaret olduğunu, müvekkilinin merdivenin altyapısına ilişkin herhangi bir tasarrufunun bulunmadığını, tespit sonucu alınan bilirkişi raporunun kusur bakımından açıklanmaya muhtaç durumda olduğunu, tespiti istenen konunun “merdivenin zamanında bitirilip bitirilmediği, merdiven imalatının tekniğe uygun yapılıp yapılmadığı, yapılan imalattaki eksiklikler ve hataların bulunup bulunmadığı, merdiven cam kaplama işinin zamanında bitirilip bitirilmediği” konusu olduğunu, davacı tarafla imzalanan sözleşme gereği işin teslimatının sözleşme imzalanmasına müteakiben 30 gün olarak belirlendiğini, ancak müvekkilinin davacı iş yerinde son çalışmasını █████/2017 tarihinde yaptığını, sözleşme gereği █████/2017 tarihinde işin yapılıp teslim edilmesi gerekmekteyken müvekkilinin dışında gelişen olaylardan dolayı teslimatın geciktiğini, davacı tarafın gecikmeye ilişkin herhangi bir bildirimde bulunmadığını, bilirkişi raporunda tespiti istenen ikinci hususun ise merdivenin tekniğe uygun yapılıp yapılmadığının olduğunu, ancak sözleşmenin ise metal profil alt yapısının davacı tarafından önceden yapılmış bir merdivenin cam kaplama ve korkuluk sistemlerinin yapım işi olduğunu, bu merdivenin yapımı aşamasında müvekkilinden başka en az dört farklı işlem daha yapıldığını, yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, sözleşme konusu işin %93'ünün yerine getirildiği, 3.080,00.-TL eksik işin yapıldığı ve U profili olarak yapılması gerektiği halde Q52mm çapında kanalı olan paslanmaz boru kullanılması sebebiyle 2.000,00.-TL ayıplı işin yapıldığı, bu nedenle toplamda 5.080,00.-TL eksik ve ayıplı iş yapılması nedeniyle zararın olduğu, işin mahiyeti eksik ifa ve ayıp derecesi dikkate alınarak eserdeki bedelden indirim yapılmasının uygun olduğu, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca davalının işi zamanında yapmaması nedeniyle 6.292,00.-TL gecikme cezai şart alacağının olması sebebiyle davacının 11.372,00.-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.292,00.-TLgecikme tazminatı, 5.080,00.-TL ayıp sebebiyle meydana gelen zarar olmak üzere 11.372,00.-TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hukuka aykırı olduğunu, değerlendirme kısmının kelimesi kelimesine önceki rapordan alıntı yapılarak itiraz edilen hususların değerlendirilmediğini, ilk bilirkişi raporunda belirtilen statik açıdan güvenli olmadığı ibaresinin cam korkuluklarla alakalı olduğunu, bu husususun bilirkişiler tarafından gerekse yerel mahkemece göz ardı edildiğini, davalının yaptığı imalatın hatalı ve eksik olduğunu, ilk raporda imalattaki ayıpların giderilmesi için belirlenen tutarın 35.772,16.-TL iken, son alınan raporda belirtilen tutarın 3.080,00.-TL olarak belirlenen bilirkişi raporunun her yönü ile eksik ve dayanaktan yoksun olduğunu beyanla davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, sulh hukuk mahkemesince alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın açılmasının haksız ve hukuksuz olduğunu, alınan 2 bilirkişi raporunda da müvekkiline herhangi bir sorumluluk yüklenmediğini, merdiven üzerinde müvekkilinin iş yükümlülüğünün sadece cam kaplama ve korkuluk işi yapmak olduğunu, alınan 2 bilirkişi raporunda da gerekli statik uygulamaların yanlış yapıldığı ve bu konuda ki sorumluluğunun davacıdan kaynaklandığını ve dava dışı kişilerce yapılan bir uygulama olduğunun açıkça belirtildiğini, sözleşme konusu işin neredeyse tamamının bitirildiğini, işin tamamlanmasının müvekkilinden bağımsız şekilde geciktiğini ve davacı tarafından tamamlanmasının engellendiğinden bahisle yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, öncelikle davalı tarafın süresinde olmayan istinaf talebinin reddine, davalı tarafla aralarında imzalanan sözleşme gereğince alçı, sıva, mermer taahhüt dışında ise de, “ Yüklenici gözetimi ve sorumluluğunda yapılıp bedeli işveren tarafından ödenecektir.” hükmü uyarınca davalı tarafın kendisinden bağımsız şekilde yapım sürecinin uzadığını iddia edemeyeceğini ve istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, 6098 sayılı TBK' nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen ve konusu anahtar teslim suretle cam merdiven yapım işi olan eser sözleşmesine dayalı olarak ödenen ücretin iadesi ile cezai şartın tahsili istemidir. Taraflar arasındaki sözleşmede yönetim binasının projesinde gösterilen şekilde anahtar teslim suretiyle cam merdiven yapım işine ilişkin eser sözleşmesi yapıldığı, davacı tarafın iş-eser sahibi; davalı şirketin yüklenici olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın geçerli olarak kurulan sözleşme nedeniyle tarafların üzerlerine düşen yükümlülükleri sözleşmeye uygun şekilde yerine getirip getirmedikleri, edimlerin yerine getirilmemesinde tarafların kusurlarının bulunup bulunmadığı, sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı ve cezai şart istenmesi koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.6098 sayılı TBK'nun 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinde işin uzmanı sayılan yüklenici yapımını yüklendiği işi özen borcu gereği olarak fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun şekilde yapmakla ödevlidir. Eser sözleşmesini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli özelliklerden birisi sonuç sorumluluğu yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici tarafından bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Zira; eser sözleşmesinde bir eserin yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir. Bu borcun altına giren taraf yani yüklenici, işin mahiyeti gereği işi sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Eser sözleşmesinde yüklenici, belli bir sonucu taahhüt ettiğinden sonuç gerçekleşirse yüklenici borcunu ifa etmiş sayılır. Yüklenicinin temerrüde düşmesi için bir takım şartların meydana gelmesi gerekir. Bu şartlar borcun muaccel hale gelmesi, ifa imkansızlığının bulunmaması, henüz ifada bulunulmamış olması, gecikmeyi haklı kılan bir olgu bulunmaması ve yükleniciye ihtar edilmesidir. Eserin zamanında teslim edilmemesini haklı gösterecek bir sebep varsa yüklenicinin temerrüdünden söz edilemeyecektir. TBK'nun 472/3 hükmünde eser meydana getirirken iş sahiplerin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğunun anlaşılması veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durumun ortaya çıkması halinde yüklenicinin bu durumu hemen iş sahibine bildirmek zorunda olduğu, bildirmediği takdirde bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Anılan hükme göre yüklenicinin özen borcu gereğince ihbar yükümlülüğünü zamanında yerine getirmemesi halinde bundan doğacak zarardan özellikle gecikmeden doğan zarardan sorumlu olur. Vaktinde ihbar yapılması halinde iş sahibi yüklenicinin zararını karşılamak suretiyle akdi feshedebileceği gibi işe devam edilmesini de isteyebilir ki, bu durumda 483/2 hükmü uygulanır. Yüklenici yaptığı işin bedelini ve bu bedelde olmayan diğer masrafları ve iş sahibinin kusurlu olması halinde zararın tazminini talep edebilir. İş sahibinin işe devam hususundaki ısrarı hasarı ona geçirir. Sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesindeki kusurun hangi tarafa ait olduğunun tespiti yapılırken sözleşme konusu işi yüklenen yüklenicinin o işin ehli bulunduğu ve o işin yerine getirilmesinin de her türlü önlemleri öncelikle alması ve istemesi gereken hususları zamanında işverene bildirmesi gerektiği göz önünde tutulmalıdır. Bu borcu gereği gibi zamanında yerine getirmeyen yüklenici kusurlu sayılır. Mahkemece iki ayrı heyetten bilirkişi raporu alınmıştır. Ancak alınan bilirkişi raporlarında taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenen " alçı, sıva, mermer taahhüt dışında ise de, yüklenici gözetimi ve sorumluluğunda yapılıp bedeli işveren tarafından ödenecektir "hükmü uyarınca değerlendirme yapılmadığı gibi itiraza uğrayan tespit raporunda merdivenin statik açıdan güvenli olmadığı bildirilmiş olup, bu hususlar bilirkişi raporunda değerlendirilmemiştir.Mahkemece, davalı yüklenicinin işe başlamadan önce ve sonra yapılan merdiven, alçı, sıva ve mermer işlemlerine ilişkin sözleşmelerin istenilerek taraflar arasındaki sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle mermer kaplaması kararlaştırılan merdivenlerin yapılmasına ilişkin sözleşmelerin getirtilip buna ilişkin işlemlere hangi tarihte başlanıldığı ve sözleşmenin düzenlendiği tarih itibariyle bitirilip bitirilmediği, sözleşmenin 3. maddesinin buna göre değerlendirilmesi, ayrıca merdivenlerle ilgili proje ve ruhsatlar getirtilerek sonrasında tespit raporu itiraza uğradığından dosyaya rapor sunan her iki heyetten birlikte yukarıda belirtilen hususların değerlendirilerek davalının yapımını üstlendiği işlerde statik tehlikenin ne şekilde olduğu, bu tehlikenin alt yapıdan meydana geldiği gelip gelmediği, ayıp ve eksikliklerin bulunup bulunmadığı, davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, ihbar yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği hususlarında ek rapor alınarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, taraf vekillerinin istinaf istemi yerinde görülmüştür.HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan verilen karar usul ve yasaya aykırı olup taraf vekillerinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... tarih ve ........ sayılı kararının KALDIRILMASINA,Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvuran taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ...Başkan... ...Üye... ...Üye... ...Katip...