Yargıtaydan: Tıp merkezinin sahte reçete düzenlemesiyle sağlık hizmeti sözleşmesine aykırılığı nedeniyle uygulanan cezai şartın tahsili ve itirazın iptali davası.
Özet: Sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi kapsamında, bir kamu kurumu tarafından tıbbi merkeze karşı açılan ve tıp merkezinin sahte muayene/reçete işlemleriyle haksız kazanç elde ettiğinin denetim raporları ve resmi belgede sahtecilikten kesinleşen mahkumiyetlerle tespit edildiği icra itirazının iptali davalarında, ilk derece mahkemesi, 50.000 TLlik cezai şartı tamamen geçerli bularak takibin devamına karar verirken, 60.000 TLlik diğer cezai şartı aynı döneme birden fazla ceza uygulanamayacağı gerekçesiyle 20.000 TLye düşürerek bu miktar üzerinden takibin devamına hükmetmiş, her iki davada da icra inkar tazminatı taleplerini reddetmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 10. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/... E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, Kurum Teftiş birimi tarafından hazırlanan 24.06.2011 tarihli ve 2 sayılı sayılı teftiş raporu ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucunda; davalı şirket tarafından işletilen ...Tıp Merkezinde, muayene kaydı olmadığı halde göz hastalıkları bölümünde muayene olmuş gibi gözlük reçetesi yazılan ya da farklı bölümlerde muayene olmuş gibi adlarına işlem yapılan hastaların olduğunun tespit edildiğini, yapılan tespitler üzerine davalı şirket hakkında 20 07... yılı Sözleşmelerinin (5.1.1.) maddesi uyarınca 60.000,00 TL cezai işlem uygulandığını, cezai şart bedelinin tahsili için 22.11.2013 tarihli bildirim belgesinin gönderildiğini, davalı tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; haksız itirazın iptalini ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.2.Birleşen davada davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, Kurum Teftiş birimi tarafından hazırlanan 30.04.2012 tarihli ve 2 sayılı sayılı teftiş raporunda; davalı şirket tarafından işletilen ...Tıp Merkezinde, muayene edilmedikleri halde sigortalı hak sahiplerinin bilgileri dışında gözlük reçetesi düzenlendiği ve reçete bedellerinin muayene ücretleriyle birlikte Kuruma fatura edildiğinin tespit edildiğini, yapılan tespitler üzerine davalı şirket hakkında 2009 yılı Sözleşmesinin (5.1.1.) maddesi uyarınca 50.000,00 TL cezai işlem uygulandığını, cezai şart bedelinin tahsili için 26.12.2012 tarihli bildirim belgesinin gönderildiğini, davalı tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; haksız itirazın iptalini ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; asıl davada müvekkili hakkında tahakkuk ettirlen cezanın ve yersiz ödemenin iadesi talebinin Ekim-Kasım dönemi için toplam 20.000,00 TL olması gerektiğini, müvekkili tarafından müfettiş raporuna istinaden talep edilen kamu zararının ödediğini, Kurum işleminin sözleşme ve mevzuata aykırı olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda 04.07.2019 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirket tarafından işletilen ...Tıp Merkezinin mesul müdürü ... ile hekim .... hakkında başlatılan soruşturma neticesinde, ... Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırıldıkları ve kararın 11.01.2017 tarihinde kesinleştiği, dava dosyasında Kurum yetkilerince düzenlenen raporların aksini gösteren bir bilgi ve belge bulunmadığı, birleşen davada; davalı hakkında uygulanan cezai işlemin 2010 yılı Nisan, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarına ait fatura dönemlerini kapsadığı, cezai şart bedeli her fatura dönemi için 10.000,00 TL olmak üzere 5 fatura dönemi için 50.000,00 TL olarak uygulandığı, uygulanan cezai şartın mevzuata uygun olduğu, asıl davada uygulanan cezai işlemin Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ait fatura dönemini kapsadığı, aynı döneme ait iki ayrı cezai işlem uygulanamayacağından daha önce cezai işlem uygulanmayan fatura dönemlerinden Ekim ve Kasım aylarını kapsayacak şekilde her fatura dönemi için 10.000,00 TL olmak üzere 20.000,00 TL cezai şart uygulanması gerektiği gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasına yaptığı itirazın 20.000,00 TL asıl alacak ile bu bedele 21.11.2013 tarihinden takip tarihi olan 15.01.2015 tarihine kadar işleyecek yasal faiz yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın kabulüne; davalının takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli kararıyla; Mahkemece, istinaf başvuru ve karar harcının eksik yatırıldığı gerekçesiyle davalı adına muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 344. maddesine uygun olduğu, davalının istinaf başvurusunun reddine yönelik verilen ek kararının doğru bulunduğu, itirazın iptali davasında özel dava şartlarının tespiti açısından ... 30. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı icra dosyasının dava dosyasına kazandırılması, Kuruma yazı yazılarak asıl davanın konusunu oluşturan cezai işlem miktarı olan 60.000,00 TL'nin ne şekilde belirlendiğinin açıklattırılması, takip dayanağı ... Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasının celp edilmesi ve taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazları karşılayacak şekilde bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ve eksik incelemeye dayalı karar verildiği gerekçesiyle; davalı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; önceki heyetten alınan ek bilirkişi raporu doğrultusunda, 2007-2009 yılı Sözleşmesinin (5.1.1.) maddesi uyarınca, 16 fatura döneminde sözleşme maddesinin ihlal edilmesi sebebiyle her bir fatura dönemi için 10.000,00 TL olmak üzere 160.000,00 TL cezai işlem uygulanması gerektiği, ancak Sözleşmesinin (5.5.) maddesi uyarınca her bir fatura dönemi için tek cezai işlem uygulanması gerektiği, daha önce 2010/Haziran, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ayları için 50.000,00 TL, sonrasında 2010/Nisan, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül ayları için 50.000,00 cezai işlem uygulandığından, çakışan 7 dönem nedeniyle, 90.000,00 TL cezai işlem uygulanması gerektiği, belirtilen ve daha önce uygulanan cezai işlemlerde bulunan 2010/Haziran, Ağustos, Eylül ayları için cezai işlem uygulandığından 30.000,00 TL tutarın mükerrer olarak uygulandığı, bu nedenle 60.000,00 TL cezai işlemin yasal faizi ile birlikte tahsilinin gerektiği, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkâr tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle; asıl davanın kabulüne, davalının takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine; birleşen davanın kabulüne, davalının takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili; gerek borç bildirim belgeleri, gerekse taraflar arasında yapılan yazışmalarda borç miktarının belli olduğunu, bu nedenle Kurum lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.2. Davalı vekili; hükme esas alınan raporun, Kurum teftiş raporu esas alınarak hazırlandığını, raporda şekli değerlendirme yapıldığını ve davalı aleyhine işlemlerin tek tek irdelenmediğini, Kurum zararının ödendiğini, ceza dosyasının bu dosyada delil teşkil etmeyeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeAsıl ve birleşen davada uyuşmazlık, Kurum alacağına dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun; taraflarca imzalanan sözleşme, ... hükümleri ile ceza mahkemesince tespit edilen maddi olgular doğrultusunda değerlendirme yapılarak hazırlandığının ve denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.