İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Ticari Satımdan Kaynaklanan Menfi Tespit Davasında Hatır Çeki İddiası, Keşide Tarihi Tahrifatı ve İyiniyetli Hamil Savunması.
Özet: Dava, davacının hatır çeki olarak verdiğini iddia ettiği, ancak keşide tarihi üzerinde tahrifat yapıldığı ve sahte imza ile paraflanarak bankaya ibraz edildiği ileri sürülen 50.000 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olup; davalı taraf ise çeki alacağına karşılık iyiniyetli hamil sıfatıyla ciro yoluyla edindiğini, çekte sahtecilik emareleri bulunmadığını ve keşideci ile lehtar arasındaki ilişkinin kendisini bağlamadığını savunarak, davacının kötüniyetli olduğunu iddia etmekte ve davanın reddini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2015
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkili şirketin ...’ne ait ... tarihli, ... nolu ve 50.000,00 TL. bedelli çeki hatır çeki olarak davalılardan ... Şti.’ye verdiğini, çek günü geldiği halde yani 10.05.2015 tarihinde bankaya ibraz edilmediğini, müvekkilinin hatır çekinin iade edilmesini, bankaya iade edeceğini söylemesine rağmen sürekli oyalandığını, iade edilmeyen hatır çekinin keşide tarihi olan 16.04.2015 tarihi üzerinde tahrifat yapılarak 16.09.2015 tarihi haline getirildiğini, sahte imza ile paraflanmış ve tahsil için bankaya ibraz edildiğini, çekin keşide tarihi tahrif edilmiş son hali ekte sunulduğunu, tahrif edilen keşide tarihinin yanına atılan imza da müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, sahte imza atıldığını, müvekkili şirketin, davalıların hiçbiri ile ticari ilişkisi olmadığını, sadece hatıra binaen davalılardan .... Şti,’ne dava konusu çeki verdiğini, bu hatır çeki de gününde bankaya ibraz edilmediğini, keşide tarihinde tahrifat yapılarak sahte imza atılması sonucu dava konusu çek hükümsüz hale geldiğini, keşide tarihinde tahrifat yapılan ve sahte imza ile paraflanan dava konusu ...Şubesine ait 16.04.2015 tarihli, ... nolu ve 50,000,00 TL bedelli hatır çekinden dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitini, davalılar kötüniyetli olduğundan asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... LTD. ŞTİ. Vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkilinin söz konusu çeki alacağına karşılık ciro yolu ile almış olup iyiniyetli hamil olduğunu, müvekkilinin keşideciyi ve lehtarı tanımamakta olup tanımasının da gerekmediğini, keşideci ve lehtar arasındaki hukuki ilişkinin müvekkilini bağlamadığını, çekte görüldüğü üzere ciro silsilesinde müvekkilinden önce birçok ciranta bulunduğunu, müvekkilinin de çeki alacağına karşılık ... A.Ş. den aldığını, davacı tarafın çekin hatır çeki olarak verildiğine ilişkin iddialarının da gerçekleri yansıtmadığını, Yargıtay kararları gereğince davacı tarafın bu iddiasını yazılı ve kesin delillerle ispat etmesi gerektiğini, ancak davacı taraf dosyaya bu yönde de bir belge sunmadığını, iyi niyetli hamil olan müvekkiline karşı iddiaların hukuken kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafın, hatır olarak vermiş olduğu çek nedeniyle sahtecilik-tahrifata ilişkin işbu davayı açmış olmakla kötüniyetli olduğunun anlaşıldığını, takip konusu çekin, TTK ‘nın 780 maddesinde yazılı geçerlilik koşullarını taşıdığını, müvekkilinin TTK 686 maddesine göre; senedi elinde bulunduran kimse olarak yalnız kendi hakkını saptamak bakımından ciro silsilesini incelemekle yükümlü olup, bunun dışında bir araştırma yükümlülüğünün de bulunmadığını, kaldı ki dava konusu çekte vade tarihi paraf edilmiş olduğundan ve parafın sahte olduğunu gösterir hiçbir emare olmadığından müvekkilinin ticari alacağına karşılık çeki almasında bir engel bulunmadığını, müvekkilinin, vadesinde çeki bankaya ibraz ettiğini, paraf tutmadığından bankaca işlem yapılmadığından tahsilat yapamadığını, müvekkilinde aslı bulunan çek incelendiğinde parafın keşideci imzasına benzediği sabit olduğunu, davacının bilerek bankaya itirazda bulunduğu, maksadın zaman kazanmak ve/veya borcu ödememek olduğunun anlaşıldığını, aradan geçen zamana rağmen alacağını tahsil etmeyen, ödeneceği vaatlerine rağmen bir türlü ödenmeyen çek için müvekkilinin iyi niyetinin kötüye kullanıldığını anlamış olduğundan müvekkilinin çekteki tüm borçlular hakkında yasal işlem başlatılacağını, davacı tarafın iddia ettiği gibi çekin keşide tarihinin keşidecinin rızası dışında değiştirilmiş olsa bile müvekkili iyiniyetli hamil olduğundan davacı tarafın %20 tazminat talebinin ve yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinin müvekkili açısından reddi gerektiğini, davacı taraf aleyhine %20' den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar ... ŞTİ., ... (... ŞTİ., ...A.Ş.'ye dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, bu davalılarca davaya cevap verilmemiştir, yokluklarında yargılamaya devam edilerek yokluklarında karar verilmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporları, dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Kıymetli Evraktan Kaynaklı Menfi Tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizin █████/2017 tarihli duruşmasının ara kararı gereğince dosya mali müşavir ve konusunda uzman bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından ibraz edilen █████/2018 teslim tarihli raporda özetle;a) Dava konusu çekin hatır (teminat) amacıyla düzenlendiğine ilişkin iddianın yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, davacının bu yönde herhangi bir yazılı delil sunmadığı, b) Davalıların, dava konusu çeki, müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla iktisap etmiş oldukları, c) Kambiyo senetlerinde, taraflar arasındaki ilişkilerden doğan defilerin kişisel defiler olduğu, d) Temel ilişkiden kaynaklanan kişisel defilerin hamile karşı ileri sürülebilmesinin tek istisnasının, hamilin senedi iktisap ederken “bile bile borçlunun zararına hareket etmiş” yani kötüniyetli olarak hareket etmiş olması hali olduğu, e) Davacının dava konusu çekin hatır amacıyla verildiğine ve yine davalıların çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduklarına ilişkin herhangi bir delil sunmamış olması nedeniyle davacının iddiasının kabulüne olanak bulunmadığı yönünde görüş ve kanaatte bulunmuşlardır.
Mahkememizin █████/2018 tarihli duruşmasının ara kararı gereğince mahkeme kasasında bulunan davaya konu çekteki paraf imzasının ve düzeltmelerin davacı şirket yetkilisi ...'in eli ürünü olup olmadığı ve imzanın ...'e ait olup olmadığı hususunda dosyada bulunan mukayesi imzalarla ve yazılarla karşılaştıralarak rapor hazırlanması için grafolg bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen █████/2018 teslim tarihli raporda özetle;İnceleme konusu çekteki keşideci imzalarının scan görünümü, İnceleme konusu çekin keşide tarihinde yapılan düzeltme ve onay imzasının scan görünümü, Keşide tarihi kısmında yapılan değişikliğin ve altına atılan onay imzasının S523 document dedector cihazı kullanılarak değişik dalga boylarında elde edilen görüntü örnekleri, KARŞILAŞTIRMA BELGELERİNDEKİ ...’E AİT İMZA ÖRNEKLERİ, SONUÇ: Yazı ve imza incelemelerinde geçerli tüm grafolojik tanı yöntemleri dikkate alınarak; lup, stereomikroskop, S523 document dedector ve bilgisayar/scan kullanılarak yapılan incelemelerde;1- İnceleme konusu çekteki ...’e atfen atılmış keşideci imzasının ...’in eli ürünü OLDUĞU, tarih kısmına atılan onay imzasının (paraf) da, yukarıda ayrıntılı olarak gösterilen nedenlerden dolayı ...’in eli ürünü OLDUĞUNUN KABULÜ GEREKTİĞİ, 2- İnceleme konusu çekte keşide tarihinin önce “16/4/2015” iken, ay hanesindeki “4” rakamının üzerinden gidilerek keşide tarihinin “16/9/2015” olarak değiştirilmiş olduğu, ancak altına atılan onay imzası (paraf), ...’in eli ürünü olduğundan keşide tarihinde yapılan değişikliğin TASHİHAT NİTELİĞİNDE OLDUĞU yönünde görüş ve kanaatte bulunmuştur.
Mahkememizin █████/2019 tarihli duruşmasının ara kararı gereğince;Grafolog bilirkişinin ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalında görevli öğretim üyesi olup bilirkişi rapor muhteviyatı itibariyle bilirkişi raporu mahkememizce yeterli görüldüğünden davacı vekilinin imza incelemesi hususunda İstanbul ATK dan rapor alınması talebinin reddine karar verilmiştir.
Yargılama sırasında grafolog bilirkişiden alınan bilirkişi raporu ve mali müşavir ve uzman bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporu mahkememizcede yeterli görülüp itibar edilmiştir.
Dava konusu ... A.Ş. ...Şubesi’ne ait ... çek nolu, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 16.09.2015 (okunur), miktarı 50.000,00 TL olan; .... Şti. emrine düzenlenmiş, ...Şti.’ye atfen atılmış keşideci imzasını ve arka yüzünde altı adet ciranta imzasını içeren çek aslı üzerinde inceleme yapılarak çekteki paraf imzasının ve düzeltmelerin davacı şirket yetkilisi ...'in eli ürünü olup olmadığı ve imzanın ...'e ait olup olmadığı hususunda dosyada bulunan mukayesi imzalarla ve yazılarla karşılaştıralarak rapor hazırlanması için grafolg bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen rapora göre, İnceleme konusu çekte keşide tarihinin önce “16/4/2015” iken, ay hanesindeki “4” rakamının üzerinden gidilerek keşide tarihinin “16/9/2015” olarak değiştirilmiş olduğu, ancak altına atılan onay imzası (paraf), davacı şirket yetkilisi ...’in eli ürünü olduğundan keşide tarihinde yapılan değişikliğin TASHİHAT NİTELİĞİNDE OLDUĞU'nun anlaşıldığı, ... 19 İcra Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında grafoloğ bilirkişiden alınan raporda dava konusu çekteki paraf imzasının keşideci şirket yetkilisi ...'in eli ürünü olmadığı yönünde rapor düzenlenmiş ise de ... 19 İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki çek ile derdest dosyamızın dava konusu çekin aynı çek olmadığı, farklı çek olduğu ve davalılarıda aynı olmadığından bu dosyadan alınan rapor mahkememizce değerlendirilmemiştir.
Davacının dava konusu çeki düzenleyerek davalılardan ... Şirketi’ne verdiği, bu şirketin anılan çeki, davalılardan...’e (...) ciro ettiği hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasında ihtilaf konusu olan davacı ile davalılardan ... Şirketi arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan defilerin diğer davalılara karşı ileri sürülebilip sürülemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizin ... esas ... Karar sayılı █████/2019 tarihli kararı ile;"Davanın Reddine, Davacının kötüniyeti ve ağır kusuru tespit edilmediğinden ve şartları oluşmadığından davalı Benlioğlu şirket vekilinin tazminat talebinin reddine ." dair karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesine gönderilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ...Karar sayılı █████/2022 tarihli ilamı ile;
"... davacının imza inkarı konusunda çekin düzenlendiği tarihte tahrifat iddiasına ilişkin tahrifat iddia edilen 14.09.2015 tarihine yakın tarihlerde davacı tarafından resmi (seçim, nüfus, muhtarlık, emniyet, noter, tapu, adli, ...vb.) veya özel (banka, ... vb.) merciler huzurunda atılmış kıyasa elverişli ıslak imza örnekleri celp edilmeksizin, çek üzerindeki keşideci ıslak imzası ile dosyaya kazandırılacak kıyaslama imzaları mukayese edilmeksizin neticeten teknik inceleme yaptırılmaksızın sadece bir kıyasa elverişli belge ile tek bir grafolog tarafından düzenlenen raporun esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde bulunmamıştır." değerlendirmesiyle kaldırılmakla Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
BAM kaldırma ilamında belirtilen eksiklikler tamamlandıktan sonra imza incelemesi yapılması için dosyamız İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli raporda özetle;
"6.1. İnceleme konusu çek üzerinde bulunan keşideci imzası ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'in eli ürünü olduğu,
6.2. İnceleme konusu çek üzerinde keşide tarihi altında atılı düzeltme imzası ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı..." mütalaa olunmuştur.
Senede karşı mutlak defiler senede hamil olan herkese karşı ileri sürülebilir. Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defiler, senet ve eklentilerinden anlaşılsın anlaşılmasın bütün veya bir kısım sorunları bakımından hükümsüz sayılmasını gerektiren defilerdir. Kanunda öngörülüp açık bir hükümle düzenlenen bu durumların dışında gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir (Yargıtay HGK'nın █████/2015 tarihli, ...Esas ve ...Karar sayılı ilamı).
Somut olayda alınan ATK raporunda, inceleme konusu çek üzerinde bulunan keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olduğu ancak tahrifat iddiasına konu keşide tarihi altında atılı düzeltme imzasının şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiştir. Buna göre senette tahrifat yapıldığı, davacının mutlak def'i niteliğindeki bu iddiasını alacaklı hamil konumunda bulunan davalı dahil herkese karşı ileri sürülebileceği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulü ile davaya konu █████/2015 tarihli ( tahrifat öncesi █████/2015 tarihli) 50.000,00-TL bedelli çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, dosya kapsamında tahrifatın kim tarafından yapılığının anlaşılamadığı göz önünde bulundurularak davacının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın kabulü ile, davaya konu █████/2015 tarihli ( tahrifat öncesi █████/2015 tarihli) 50.000,00-TL bedelli çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine,
3-Karar tarihine göre alınması gereken 3.415,50 TL harçtan peşin alınan 853,88 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭2.561,62 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvuru harcı, 4,10-TL vekalet harcı, 853,88 TL peşin harç, 1.850,00 TL bilirkişi ücreti, 2.584,25 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 5.319,93‬ TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı ve davalılar tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı iflas masası vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı.█████/2026
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!