Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde şirketin ekonomik kriz ve kişisel kefillikler nedeniyle başvurduğu konkordato davasında, alacaklıların onayı alınsa da komiser raporu sermaye artışı ve borç karşılama yetersizliklerine dikkat çekti.
Özet: Ekonomik dalgalanmalar, artan maliyetler ve likidite sorunları nedeniyle mali darboğaza giren bir şirket ve ortakları, varlıklarını koruma ve faaliyetlerini sürdürme hedefiyle konkordato talebinde bulunmuş; alacaklılar toplantısında teklif çoğunlukla kabul edilerek olası bir iflasa kıyasla alacaklılar için daha avantajlı bulunmasına rağmen, komiser heyeti ödeme planındaki kesinlik eksikliğini ve şirket ortak sermaye artışının gerçekçiliğini sorgulamış, ayrıca öngörülen kaynakların dahi mevcut ve mühlet döneminde oluşan borçları karşılamaya yetersiz kaldığını rapor etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ..., ...'nin %60 pay sahibi ve ortağı olduğunun, müvekkilin şirketin borcuna da aynı zamanda müteselsil kefil olduğunun, Konkordato talep eden ... iflasa tabi bir kişi olmadığının, Müvekkil ..., ...'nin %40 pay sahibi ve ortağı olduğunun, şirketin borcuna da aynı zamanda müteselsil kefil olduğunun, şirketin borçlarının müteselsil kefili ve avali olması dolayısıyla şahsı üzerinden takiplere maruz kalacak ve şahsı üzerinden işletme ve diğer varlıklar haciz ve muhafaza riski altına gireceğinin, Ayrıca şirket hisselerinin haciz yolu ile satılması halinde müvekkil şirketin de başarıya ulaşma şansı kalmayacağının, Bu sebeple hem şahsi borçlarını ödeyebilmesi hem de şirketin konkordato teklifinin başarıya ulaşabilmesi için konkordato talep etme zorunluluğu doğduğunun, Müvekkil şirket; yüksek kapasite ile çalışan, işleyen, üretime devam eden ve ekonomik krize rağmen birçok aileye ekmek kapısı olan kuruluş olduğunun, Konkordato talebinde bulunan şirkette, genel ekonomik sistemde son dönemlerde yaşanan kur değişimleri, kredi faiz yüksekliği, diğer sıkıntılar ve darboğaz nedeniyle, şirketin yapısının değişen ekonomik çevre koşullarına göre uyarlanması ve yeni koşullara uyum sağlayarak daha sağlıklı bir şekilde faaliyetlerine devam edebilmek için bir konkordatoya başvurulduğunun, Gerek ülke ekonomisindeki dalgalanmalar gerekse dünya genelinde yaşanan likidite sıkıntısı müvekkil şirketleri olumsuz etkilediğinin, Bunun yanı sıra maliyetlerin artması, piyasa genelindeki talep düşüklüğü, yüksek faiz giderleri müvekkil şirketi finansal dar boğaza soktuğunun, bu nedenle Müvekkil şirketin ve şirket ortakları müvekkillerin faaliyetine devam edebilmesi ve mal varlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 287, 288, 294 ve 295. maddeleri ve devamı gereğince; öncelikle İcra ve İflas Kanunu’nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, geçici mühlet kararının iik.’nın 288. maddesi çerçevesinde ilanına; evvelce başlayan takiplerin -ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz, e-haciz kararları dâhil- durdurulmasına, davacıların konkordato taleplerinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararlarının aynen devamıyla yargılama sırasında kesin mühlet kararı verilmesi ile yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilesini talep etmiştir.
Konkordato Komiser Heyeti'nin ... tarihli raporlarında özetle;" Borçlu Haber Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin usulüne uygun gerçekleştirildiği düşünülen alacaklılar toplantısında, konkordato teklifi hakkında kaydedilmiş olan alacaklıların % 56,47’si ve alacakların % % 71,2’i itibariyle olumlu oy kullanılmış olduğu ve tasdik şartlarından teklifin kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını aşan çoğunlukla kabul edilmiş olma şartının sağlandığı; Şirketin muhtemel bir iflasında alacaklıların alacağının 43,25’unu tahsil edebileceklerinin tespit edildiği, Şirket nihai projesinde alacaklılara alacaklarını 30 aylık süreçte bir kereye mahsus % 25 faiziyle ödemeyi teklif ettiği, konkordatonun olası bir iflasa nazaran alacaklıların lehine olduğu; Komiser heyeti tasdik raporuna tutarlar bakımından sarih ödeme planı eklenmiş olmakla beraber, ödeme tarihlerinin sadece ay olarak ifade edildiği yani ödemenin ayın hangi günü yapılacağının belirlenmediği; ödemenin tarihinin kesin vade niteliğinde olması ve ödemenin yapılmamasının faiz işlemesi, konkordatonun feshini isteme hakkının doğumu, tasdik edilen ödeme planının ilam hükmünde belge niteliği gibi sonuçları dikkate alındığında gün olarak açıkça belirlenmesi gerektiği; Komiser heyeti tasdik raporunda yer verilen konkordato kaynaklarından “Alacakların Tahsilatı” “Stoklar” “Devrede KDV” ve “Sürdürülen Faaliyetlerden Kar” kalemlerinin aynı yönde gerçekçi ve sağlanabilir nitelikte bulunduğu ancak “Ortak Sermaye Artışı (Nakit Sermaye Artışı)” kaynağı bakımından ortağın 15.000.000 TL nakit sermaye artışını nasıl, hangi kaynaklarla sağlayacağı konusunda herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı; ortak sermaye artışının da gerçekçi ve sağlanabilir nitelikte görülebilmesi için somut verilerle desteklenmesi gerektiği; Şirketin faaliyetlerinin planlandığı gibi devam etmesi ve ortak sermaye girişi dahi tüm kaynak kalemlerinin gerçekleşmesi varsayımı altında dahi yaratılacak 215.858.934,22 TL olduğu ancak mühlet içinde oluşan borçlar ve hesaplanan faizler dahil borç tutarının 258.414.068,18 TL olduğu; borç tutarı bakımından Heyetimiz tespitleri ile tasdik raporu bakımından bir farklılık bulunmadığı; olası tüm kaynaklar dahil 215.858.934,22 TL konkordato kaynağı ve tüm borç kalemleri dahil 258.414.068,18 TL borç tutarı karşılaştırıldığında konkordato kaynaklarının borcu karşılamaya yeterli olmadığının anlaşıldığı; ayrıca somut ve gerçekçi konkordato kaynağı gösterilmediği sürece konkordato teklifinin kaynakları ile orantılı olmadığı ve konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin yeterince yüksek ve gerçekçi bulunmadığı; İİK m. 305/I d. bendinde teminat gösterilmesi gereken nihai komiser heyeti tutar tasdik raporu ile aynı yönde 41.893.021,07 TL olarak hesaplandığı; Harç hesabı bakımından komiser heyeti tasdik raporunda yer verilen alacak tutarı ile raporda hesaplanan borç tutarı aynı olduğundan 467.964,16 TL hesaplanan harç tutarında bir değişiklik bulunmadığı" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava, 7101 sayılı ile değişik İcra ve İflas Kanunun 285 ile devamı maddeleri uyarınca konkordato istemine ilişkindir.
Konkordato Projesinin Başarıya Ulaşma Şartları Değerlendirilmesi Bakımından :
İİK. madde 287 'Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.
Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun 286 ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilir.
Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. 290 ıncı madde bu konuda kıyasen uygulanır.
Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.
291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır. Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. ' hükmü ile 291 inci ve 292 nci maddelerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir.
İİK. MADDE 292 'İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder. ' hükmüyle konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa iflasa tabi borçluların resen iflasına karar verilmesi gerektiğini düzenlenmiştir.
Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup, İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.
Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir.
Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir.
İİK'nun 289/1 maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir.
İİK'nun 288/1 maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, İİK'nun 292.maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşecek durumlarda mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. "Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir.
İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiş olup, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;
İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (.... -Av....., sayfa ..., .... Cilt).
Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi Dosya No: .... Esas Karar No: ...)
Konkordatonun tasdiki için gerekli şartlardan biri de konkordato teklifinin borçlunun kaynakları ile orantılı olmasıdır. Bilindiği gibi konkordato, projeyi kabul etmeyen ve alacağını bildirmemiş alacaklılar için de bağlayıcı olduğundan orantılılık şartı büyük önem taşımaktadır. Zira bu suretle azınlıkta kalan alacaklıların menfaatleri korunmuş olur. Aslında konkordatonun tasdiki için aranan bu şartla gaye, borçluya ödeyebileceğinin azamisini ödettirmektir. Keza konkordatoda imkan oldukça borçlu tenzilat istememeli, imkanlarına göre ödeme gücünün zirvesine çıkmalıdır. Dikkat edilmelidir ki, bu tasdik şartı bağlamında Kanun’da teklif edilen tutarın borçlunun “mevcudu” ile değil “kaynakları” ile orantılı olması aranmıştır. “Kaynak” kavramı ödeme araçları ve geleceği de kapsar şekilde temin edilebilecek her türlü finansal kaynağı ifade etmekte olup bu yönüyle “mevcut” ibaresinden daha geniş bir içeriğe sahiptir. Tabii ki gösterilen tüm konkordato kaynaklarının gerçekçi ve makul olması ayrıca öngörülen tarihlerde elde edebileceğine dair somut delil ve emarelerin bulunması gerekir. Bu noktada, yukarıda yapılan teorik açıklamalar dikkate alınarak, borçlunun teklifinin kaynaklarıyla orantılı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, Mahkememizin .... Esas sayılı dosyasında ...'nin olası tüm kaynaklar dahil 215.858.934,22 TL konkordato kaynağı ve tüm borç kalemleri dahil 258.414.068,18 TL borç tutarı karşılaştırıldığında konkordato kaynaklarının borcu karşılamaya yeterli olmadığının anlaşıldığı; ayrıca somut ve gerçekçi konkordato kaynağı gösterilmediği sürece konkordato teklifinin kaynakları ile orantılı olmadığı ve konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin yeterince yüksek ve gerçekçi bulunmadığı anlaşıldığından rapora karşı sonrada sunulan kaynaklarla ilgili beyan dikkate alındığında şirketin mevcut mali kaynaklarının toplam borçları karşılamada yetersiz kaldığını ve yaklaşık 42,5 milyon TL tutarında bir kaynak açığı bulunduğunu tespit edilmiştir. Devri Teklif edilen taşınmazlarda rehin haciz gibi takyit olup olomadığından bahseldilmemiş olup taşınmazların tasdik sonrası devir edilmediği takdirde tasdik kapsamındaki borçların ödenip ödenmeyeceği hususu net olmamakla birlikte tasdik öncesi son teklif ve beyanlar gerçekçi görülmemiş olup konkordato geçen sürede bu tür işlemlerin yerine getirilmeyip tasdike hazır bir şekilde proje ve kaynak sunulmadığı da nazara alınmış Sermaye artırımı vaatlerinin somut belgelerle desteklenmediği vurgulanırken, teklif edilen ödeme planının borçlunun imkanlarıyla orantılı olmadığı mevcut finansal veriler ışığında konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin gerçekçi bulunmadığı kanaatine ulaşılmış konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş olup, hüküm ile birlikte mahkememiz tarafından verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına bu hususta ilgili kurumlara müzekkere yazılmasına, konkordato talebinin reddi kararının Ticaret sicili Gazetesinde ve Basın-ilân Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunmasına, komiserin görevine son verilmesine, konkordato komiseri olarak görevlendirilen komiserlerin karar tarihi itibariyle görevlerinin sona erdiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu'na bildirilmesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Konkordato talep eden 4540010036 Vergi Numaralı ...'nin KONKORDATO TALEBİNİN REDDİNE,
2-Konkordato Komiser Heyetinin görevine SON VERİLMESİNE,
3-Hüküm ile birlikte mahkememizce verilen tüm TEDBİRLERİN KALDIRILMASINA, bu hususta ilgili yerlere bildirimlerin yapılmasına,
4-Konkordato talebinin reddi kararının Ticaret Sicili Gazetesinde ve Basın-ilân Kurumunun resmî ilân portalında ilân OLUNMASINA,
5-Davacı tarafça yatırılması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,6-TL harcın davacı taraftan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-İİK.nun ilgili maddeleri uyarınca kararın re'sen taraflara/vekillerine TEBLİĞİNE,
8-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ....
¸e-imzalıdır
Üye ....
¸e-imzalıdır
Üye ....
¸e-imzalıdır
Katip ....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!