Sağlık hizmeti satın alma sözleşmesine aykırılık iddiasıyla uygulanan cezai şart ve yazılı uyarı işlemlerinin iptali ile haksız kesintilerin iadesi talepli temyiz uyuşmazlığı.
Özet: Sağlık hizmeti satın alma sözleşmesine aykırılık iddiaları üzerine davalı kurumun uyguladığı cezai şart, yazılı uyarı ve hakediş kesintilerinin iptali ile iadesini talep eden davada; ilk derece mahkemesinin kısmi kabul ve reddine dair kararının, yetersiz bilirkişi raporu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmasının ardından, yeniden alınan bilirkişi raporu uyarınca yine kısmi kabulle sonuçlanan yargılamada, hem davacı hem de davalının bilirkişi raporlarının denetime elverişliliği, kesintilerin hukuka uygunluğu ve vekalet ücreti hususlarında temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmaktadır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 16. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/... E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, davalı Kurumun 19.10.2021 tarihli yazısıyla; dava dışı ..., ...., .... ve ... isimli hastalardan yasal sınırın üzerinde ilave ücret alındığı gerekçesiyle, 2018 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (12.9.) maddesi uyarınca 217.100,00 TL cezai şart, 02.11.2021 tarihli yazıyla; dava dışı .... isimli hastaya sağlık hizmeti sunulmadığı halde Kuruma fatura edildiği gerekçesiyle, 2018 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (12.13.), (11.1.) ve (13.5.) maddeleri uyarınca yazılı uyarı, 74.724,20 TL cezai şart uygulandığının ve 7.472,42 TL yersiz ödeme bedelinin tahsil edileceğinin bildirildiğini, Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; cezai şart ve yazılı uyarı işleminin iptalini ve müvekkilinin davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, 17.01.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle, davaya konu cezai şart ve yersiz ödemenin müvekkilinin hak edişlerinden mahsup edildiğini belirterek; yapılan 337.150,09 TL kesintinin, kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Kurum tarafından uygulanan cezai işlemlerin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı Kuruma 74.731,02 TL borçlu olmadığının tespitine, kesinti yapılmış ise toplam 74.731,02 TL haksız kesintinin, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli kararıyla; Mahkemece, davalı Kurum tarafından davacı hakkında uygulanan uyarı işleminin iptali talebine ilişkin olumlu ya da olumsuz karar verilmediği, hükme esas alınan rapordaki bilirkişi heyetinin, kesinti işlemine esas tetkik ve tedavi işlemlerinin uygulandığı uzmanlık alanlarından oluşturulmadığı ve raporun bu haliyle yetersiz olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yeniden alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı Kuruma toplam 60.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, kesinti yapılmış ise toplam 60.000,00 TL haksız kesintinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve uyarı işleminin haksız olarak tesis edildiğinin tespitine ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olarak hazırlanması nedeniyle hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ayrıca mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, kesintilerin sözleşmeye aykırı olduğunu, ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın tam kabulünün gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.2. Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, hastane kayıtları incelenmeksizin dava dışı hastalar ... ve ... isimli hastalardan ilave ücret alındığına dair faturaların mevcut olmaması nedeniyle Kurum işleminin yerinde olmadığının belirtildiğini, bilirkişi raporunun ayrıntılı, açıklayıcı, denetime uygun olmadığını, reddedilen tutar üzerinden müvekkili lehine maktu vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sağlık hizmeti satın alma sözleşmesine aykırı davranıldığı iddiasıyla davalı Kurum tarafından uygulanan cezai şart ve yazılı uyarı işlemlerinin iptali ile yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkindir.1.Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun, taraflarca imzalanan sözleşme ile ... hükümleri ve ilgili mevzuata göre her işlem bazında gerekçesiyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığının ve denetime elverişli olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.2. Somut uyuşmazlıkta; davacı, dava dilekçesinde, davalı Kurum tarafından uygulanan 299.296,62 TL kesintinin iptali ile davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, 17.01.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle, davaya konu cezai şart ve yersiz ödemenin müvekkilinin hak edişlerinden işlemiş faiziyle birlikte mahsup edildiğini belirterek, yapılan 337.150,09 TL kesintinin, kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. O halde, İlk Derece Mahkemesince; iptaline karar verilen 60.000,00 TL tutarındaki cezai şart bedelinin, işlemiş faizi ile birlikte davacının alacaklarından mahsup edildiği gözetilerek, bu tutara ilişkin yapılan faiz kesintisi yönünden de Kurum işleminin iptaline ve davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.3. Bundan ayrı; davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, davanın reddedilen kısmı yönünden davalı yararına nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması da usul ve kanuna aykırıdır.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;1. Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca taraflar yararına BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.