Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari iş ilişkisinden doğan fatura dayalı bakiye alacak tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Davacı, davalı ile uzun süredir devam eden ticari ilişkisinden kaynaklanan, karşılıksız çıkan bir çekin başka bir icra dosyasına konu olmasının ardından kalan fatura alacaklarını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine davalının yetkiye ve borca haksız itiraz etmesi üzerine, bu itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmiş olup; davalının cevap dilekçesi sunmamasına karşın icra takibine yaptığı itirazda borcun olmadığını ve icra dairesinin yetkisiz olduğunu savunması üzerine, bilirkişi raporu davacının davalıdan 47.683,20 TL fatura alacaklı olduğunu doğrulamış ve mahkeme öncelikle yetki itirazını değerlendirmeye almıştır.

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: █████████ Esas - ████████
T.C. ANKARA BATI1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARTÜRK MİLLETİ ADINAESAS NO : █████████ KARAR NO: ████████HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026K.YAZIM TARİHİ : █████/2026Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA :Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında yıllara sari ticari ilişkinin bulunduğunu, davalının müvekkiline verdiği 3.919.924,80TL bedelli çekin de karşılıksız çıktığını, bu çekle ilgili olarak Ankara ..... Genel İcra Dairesinin ....E. sayılı dosyası ile takibe geçilmiş olduğundan mükerrer talep olmaması bakımından bu çeki aşan kısım yönünden davalı aleyhine Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, davalının yetkiye ve borca vaki haksız itirazının iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı şirket tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER :Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kaydı, tarafların 2025 yılına ait BA BS formları, Ankara .... Genel İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.Bilirkişi raporunda, dosya kapsamı ve taraf kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davacının Kahramankazan İcra Dairesi'nin █████████. sayılı dosyası jile davalıdan 08.08.2025 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emri ile davalıdan olan 47.683,20TL alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamındaki taraflara ait Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, dava konusu alacağın dayanağı faturaların alış-satış olarak karşılıklı olarak formlarda yer aldığı, davacının ticari defter kayıtlarında dava konusu alacağın dayanağı faturaların kayıtlarda yer aldığı, icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 47.683,20TL alacaklı olduğu, davaya cevap vermeyen ancak ticari defter adres beyanında bulunan davalının ticari defterlerine göre dava konusu alacağın dayanağı faturaların kayıtlarda yer aldığı, icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya bakiye 47.707,20TL borçlu olduğu, davalının davacıya verdiği çekin taraf kayıtlarında davacının toplam alacağından mahsup edildiği, bakiye tutarın işbu davada talep edildiği, taraf kayıtları arasındaki farkın davacı kayıtlarında yer alan 24,00TL tutarlı davalıdan alınan avans bakiyesinin davacı kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, nihai olarak davacı kayıtları kapsamında davacının davalıdan takipte ki alacak tutarı olan 47.683,20TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. GEREKÇE :Dava; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında faturalara dayalı bakiye alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturalara dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 13.08.2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 10.08.2025 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.Davacı yan taraflar arasında mal alım - satımından kaynaklanan ticari ilişki olduğunu, bu ilişki kapsamında davalı yana faturalar tanzim edildiğini, faturalardan kalan bakiye alacağı bulunduğunu, bu alacağın bir kısmı için çek alındığını, çekin ayrı bir icra dosyasına konu edildiğini, çekten kalan bakiye alacağı için ise uyuşmazlık konusu takibin başlatıldığını iddia ederek davalının takibe vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise usulüne uygun tebliğe rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığından savunması tespit edilememiş, ancak borca itiraz dilekçesi içeriğinden icra dairesinin yetkisine itiraz ederek borcunun bulunmadığını savunduğu tespit edilmiştir. Davalı borçlu tarafından icra takibine yapılan itirazda; Ankara İcra Dairelerinin yetkili olduğundan bahisle icra dairesinin yetkisine de itirazda bulunulmuştur. Mahkememizce öncelikle, İİK.nın 50. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi hususunda inceleme yapılmıştır. İcra takibinin yapılacağı yerin belirlenmesinde HMK hükümleri gereği tespit yapılacaktır. 6100 sayılı HMK'nun 6. maddesine göre; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” Aynı Kanunun 10. maddesine göre; “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.” TBK'nın 89.maddesinde de "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1.Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2.Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3.Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişki gözetildiğinde davacı alacaklının yerleşim yerinde takibin başlatıldığı anlaşılmakla yerinde olmayan itirazın reddine karar verilerek işin esasına girilmiştir. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2025 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına 5 adet belge karşılığında KDV hariç 3.306.360,00TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça davacı adına 5 adet belge karşılığında KDV hariç 3.306.360,00TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerin örtüştüğü tespit edilmiştir.Tarafların defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen █████/2026 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafça davalı adına düzenlenen faturaların ve davalı tarafça borca karşılık verilen çekin taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf defter ve kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 47.683,20TL alacaklı olduğu, kayıtlar arasında 24,00TL fark bulunduğu, bu farkın davacı kayıtlarında davalı hesabına alınan sipariş avansları hesabından aktarılan tutardan kaynaklandığı rapor edilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle soyut itirazlara itibar edilmeyerek rapor hükme esas alınmıştır.Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağından kaynaklanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; incelenen taraf ticari defter ve kayıtlarından ve taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimlerden anlaşıldığı üzere taraflar arasında mal alım - satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça yapılan mal satımına ilişkin düzenlenen faturaların davacı ve davalı kayıtlarına işlenmiş olduğu, düzenlenen faturaların vergi dairesine taraflarca bildirildiği, incelenen kayıtlar ve vergi dairesine yapılan bildirimler ile davacı yanın sözleşmesel ilişkiyi ve malın teslimi yönündeki iddiasını ispatladığı, tarafların defter ve kayıtlarına göre davacının tespit edilen 47.683,20TL alacağı karşısında davalı yanın ispatlanmış bir ödeme savunmasının bulunmadığı, davalının tacir olduğu ve basiretli davranma yükümlülüğü olduğu, teslim almadığı mala ilişkin düzenlenen faturayı kayıtlarına işlememesi gerektiği, süresi içerisinde faturalara itiraz da edilmediği, bu itibarla davalının takibe vaki itirazının haksız olduğu ve iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davacının davasının kabulüne, Kahramankazan İcra Dairesinin █████████ esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 9.536,64TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;DAVANIN KABULÜNE;1-Kahramankazan İcra Dairesinin ..... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 9.536,64TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 3.257,23TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 2.641,83TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacı tarafından yatırılan 615,40TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı, 87,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 121,00TL tebligat ve posta gideri ile 7.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.621,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ..... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı