Şasi numarası değiştirilmiş ayıplı araç satışından doğan tüketici davasında, satın alma bedelinin ispatına ilişkin delillerin eksik incelenmesi nedeniyle ilk derece kararı bozuldu.
Özet: Bir tüketici, davalı şirketten satın aldığı aracın şasi numarasının sonradan yetkisizce değiştirilmiş ve gerçek şasi numarasında haciz kaydı olduğunun tespit edilmesi üzerine, ayıplı mal nedeniyle ödediği bedelin iadesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının kısmi alacağını noter satış bedeli üzerinden kabul ederken, davacının satış bedelinden yüksek ödeme iddiasına ilişkin sunduğu ek belgeleri (dekontlar, mesajlar) yeterince değerlendirmeden tanık dinletme talebini reddettiği için bölge adliye mahkemesi kararı bozmuş ve eksik inceleme nedeniyle dosyayı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine iade etmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Tüketici MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 29.11.2021 tarihinde davalı şirketten 06... plakalı ... marka 20 11... aracı satın aldığını, o tarihten beri aracın mülkiyetinin müvekkilinde olduğunu, aracını satmak istemesi üzerine 28.02.2023 tarihinde muayenesi için yetkili kuruluşa başvurduğunda aracın ağır kusurlu olduğunun, araç şasi numarasının tescil kuruluşuna bildirilmeden izinsiz değiştirildiğinin tespit edildiğini ve aracın muayeneden geçemediğini, muayene istasyonunca durumun Emniyete bildirildiğini, Emniyetin ilgili birimlerince aracın incelendiğini ve aracın şasi numarasının değiştirildiğinin, aracın gerçek şasi numarasında haciz ve yakalama kaydının olduğunun raporlandığını, araçta bulunan gizli ayıp nedeniyle zararın giderilmesi için davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, ancak zararın giderilmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 300.000,00 TL'nin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 16.11.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 390.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin davaya konu aracı 19.11.2021 tarihinde dava dışı ...dan noter satışı ile devraldığını, aracı satın aldıktan sonra aracın kimliği niteliğinde olan şasi numarasında ve araca ait diğer özelliklerde hiçbir değişiklik yapmadan aracı davacıya devrettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 29.11.2023 tarihli kararıyla; davalının, satış öncesinde aracın nitelikleri konusunda davacıyı bilgilendirdiği veya alıcının bu hususları bildiğini kanıtlayamadığı, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu, bu durumda davacının 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 11. maddesinde yer alan seçimlik haklarını kullanabileceği, aracın davacıya satışından önce şasi numarasının değiştirilmesi nedeniyle ayıbın davacıdan kaynaklanmadığı, tüketicinin malın ayıplı olduğu iddiasıyla seçimlik haklarından faydalanabilmesi için ayıbı belirli bir süre içerisinde ihbar etme yükümlülüğünün bulunmadığı, kaldı ki davacı tarafça davalı şirkete ... 51. Noterliğinin 22.03.2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edilerek 950.000,00 TL bedelin iki gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarın davalıya tebliğine ilişkin belgenin dosyada yer almadığı, ancak davalı tarafın söz konusu bedeli ödemeyeceğini beyan ettiği 29.03.2022 tarihli cevabi ihtarnamenin temerrüt tarihi olarak esas alınması gerektiği, davacı tüketicinin 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesinde tanınan seçimlik haklardan sözleşmeden dönme ve bedel iadesi hakkını kullandığı, her ne kadar davacı, dava konusu araç için 390.000,00 TL ödendiği belirtilmiş ise de, sunulan dekont örneklerinde ödemelerin söz konusu araca ilişkin olduğuna dair bir açıklamanın yer almadığı, bu nedenle resmi senet olan Noter satış senedindeki bedelin geçerli kabul edildiği, dava konusu uyuşmazlığın niteliği ve miktarı dikkate alındığında senet ve kesin delille ispat zorunluluğunun bulunduğu, bu nedenle davacının tanık dinletme talebinin reddinin gerektiği, davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, davacı tarafın yemin delilini kullanmak istemediği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 307.500,00 TL’nin 29.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2024 tarihli kararıyla; davacının, davaya konu aracı davalıdan hangi bedelle aldığını ispat etmesi gerektiği, davacının aracı 390.000,00 TL bedelle satın aldığını, noter satış sözleşmesinde bedelin 307.500,00 TL olarak gösterildiğini, kalan 82.000,00 TL'nin davalı şirketin şahsi hesabı olan ...ye gönderildiğini, 500,00 TL'sinin ise ...ye gönderildiğini, buna ilişkin dekont ve ... yazışma belgelerinin bulunduğunu bildirdiği, bu durumda Mahkemece, davacının sunduğu dekontların ve ... mesajlarının hukuki niteliğinin tartışılıp, bu belgelerin delil başlangıcı olarak kabulü halinde davacının tanık deliline de dayandığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle; istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının, satış öncesinde aracın nitelikleri konusunda davacıyı bilgilendirdiği veya alıcının bu hususları bildiğini kanıtlayamadığı, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu, bu durumda davacının 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 11. maddesinde yer alan seçimlik haklarını kullanabileceği, aracın davacıya satışından önce şasi numarasının değiştirilmesi nedeniyle ayıbın davacıdan kaynaklanmadığı, tüketicinin malın ayıplı olduğu iddiasıyla seçimlik haklarından faydalanabilmesi için ayıbı belirli bir süre içerisinde ihbar etme yükümlülüğünün bulunmadığı, kaldı ki davacı tarafça davalı şirkete ... 51. Noterliğinin 22.03.2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edilerek 950.000,00 TL bedelin iki gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarın davalıya tebliğine ilişkin belgenin dosyada yer almadığı, ancak davalı tarafın söz konusu bedeli ödemeyeceğini beyan ettiği 29.03.2022 tarihli cevabi ihtarnamenin temerrüt tarihi olarak esas alınması gerektiği, davacı tüketicinin 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesinde tanınan seçimlik haklardan sözleşmeden dönme ve bedel iadesi hakkını kullandığı, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile dinlenilen tanık anlatımından, davacının dava konusu araç için davalıya 390.000,00 TL ödendiği, öte yandan dava konusu sözleşmeden dönülmesi nedeniyle tarafların sözleşme gereği birbirlerinden aldıklarını karşılıklı olarak geri verme durumunda oldukları gerekçesiyle; davanın kabulüne, 390.000,00 TL’nin 29.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu aracın davalıya teslimine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; araç satış sözleşmeleri karşılaştırıldığında değişikliğin, aracın müvekkilin mülkiyetinde bulunduğu 10 günlük sürede yapılmadığının anlaşıldığını, davacı tarafça hem araç başında hem de eksper nezdinde yapılan incelemede iddia edilenin aksine araçta herhangi bir kusur bulunmadığının araç muayene raporuyla sabit olduğunu, kaldı ki ekspertiz raporunun durumu doğru yansıtmaması halinde sorumluğun müvekkilinde olmadığını, şasi numarası müvekkili tarafından değiştirilmiş olsaydı aracın muayeneden geçemeyeceğini, aracın şasi numarasının değiştirilmiş olmasından müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ayıplı araç nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davaya konu aracın orijinal şasi numarasının değiştirilmek suretiyle araç üzerinde sahtecilik yapıldığının sabit olduğunun, satıcı olan davalının, araçtaki gizli ayıp nedeniyle sorumluluğunun bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.