Danıştay, orman bütünlüğü ve tarım arazilerine yakınlık gerekçesiyle reddedilen kil madeni orman izni talebinin, ÇED raporu ve ağaçlandırma alanı dışı konumu nedeniyle Bölge İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmesini onadı.
Özet: Çanakkalede bir kil madeni sahası için talep edilen orman izninin idarece reddedilmesi üzerine açılan davada, ilk derece mahkemesi orman yangını sonrası ağaçlandırma önceliği ve orman bütünlüğünün bozulacağı gerekçeleriyle ret işlemini hukuka uygun bulmuştur. Ancak Bölge İdare Mahkemesi, arazide yapılan incelemelerde ağaçlandırma projesi sahasında yer almaması, projenin kamu yararı taşıması ve ÇED olumlu kararının bulunması nedeniyle ret işlemini iptal etmiştir. Danıştay, davalı idarenin temyiz taleplerini reddederek, Bölge İdare Mahkemesinin madencilik faaliyeti için orman izni talebinin reddine ilişkin işlemin iptali yönündeki kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR): 1- ...Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- ...Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı tarafından, Çanakkale ili, Ezine ilçesi hudutlarında bulunan İR:... ruhsat numaralı kil madeni sahasında toplam 71.643,75 m²'lik alana ilişkin orman izni verilmesi isteminin reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, davacı tarafından orman izni talebinde bulunulduğu alanda daha önceden orman yangını çıkması nedeniyle ağaçlandırma faaliyetlerine ağırlık verileceği ve orman izni verilecek alanın orman bütünlüğünü bozacak olduğu, bunun yanı sıra alanın tarım arazilerine yakın mesafede olduğu, söz konusu hususun davalı idare tarafından gönderilen kroki ve haritalarla ortaya konulduğu, bunun yanı sıra dava konusu alana ilişkin daha önceden verilen ruhsat ve izinlerin, orman izin talebinin olumlu yönde karar verileceği anlamına gelmediğini, ormanların devamlılığının sağlayacağı kamu yararı ile madencilik iznine ait kamu yararı kıyaslamasında ormanların devamlılığının üstün kamu yararı gösterdiği görüldüğünden, orman izni verilmemesine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: her ne kadar dava konusu işlem ile izin talep edilen alanın tarım arazilerine yakın mesafede oluşu, izin verilmesi halinde orman bütünlüğünün bozulacak olması ve █████/2018 tarihinde çıkan orman yangını sonrasında ağaçlandırma yükümlülüğüne öncelik verilmesi gerektiği değerlendirilerek izin talebinin reddine karar verilmişse de, davalı idarenin elemanları tarafından arazi üzerinde yapılan incelemede dava konusu alanın ağaçlandırma projesi sahasında yer almadığı, kaldı ki söz konusu projenin orman sahası dışında yapılmasının mümkün olmadığı ve gerçekleştirilmesinde kamu yararının bulunduğu yönünde tespitlere yer verildiği, bunun yanı sıra dava konusu maden projesine ilişkin ÇED Olumlu kararının mevcut olduğu, ÇED nihai raporunda tarım alanları ile orman sahasına yönelik detaylı incelemelerin ve değerlendirmelerin yer aldığı, ÇED süreci sonrasında gerekli tedbirlerin alınması halinde projenin gerçekleştirilmesinin çevresel etki yönünden olumlu olduğu yönünde karar verildiği görüldüğünden, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği, davaya konu talep alanının, ruhsata verilecek ilk izin olması, anılan alanın tarım arazilerine yakın mesafede oluşu, izin verilmesi halinde orman bütünlüğünün bozulacak olması ve █████/2018 tarihinde çıkan orman yangını sonrasında ağaçlandırma yükümlülüğüne öncelik verilmesi gerektiği değerlendirilerek davacının talebinin reddedildiği; Davalı Orman Genel Müdürlüğü tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, dava konusu işlemin orman yangını sonrası ağaçlandırma yükümlülüğüne ağırlık verme amacıyla tesis edildiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden davalı Tarım ve Orman Bakanlığına ait yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz istemlerinin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY :(X)- Dava, Çanakkale ili, Ezine ilçesi hudutlarında bulunan İR:... ruhsat numaralı kil madeni sahasında toplam 71.643,75 m²'lik alana ilişkin orman izni verilmesi isteminin reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğünün ...... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ormanların korunması ve geliştirilmesi" başlığını taşıyan 169. maddesinde "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz..." hükmüne yer verilmiştir.6831 sayılı Orman Kanunu'nun (işlem tarihinde yürürlükte bulunan hali ile) 16. maddesinde; "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz.Ruhsatname veya imtiyaz almış olanlarla, ruhsatname veya imtiyaz alacaklar, işe başlamadan evvel çalışma sahalarını orman idaresine haber vermeye ve ormana zarar gelebilecek hallerde, orman idaresinin göstereceği tedbirleri almaya ve yapmaya mecburdurlar.(Ek fıkra: 26/5/2004-███████ md.) Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle ilgili her türlü yer, yol, bina ile tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Bu takdirde kullanım bedeli, kullanım süresi, yapılan bina ve tesislerin devri gibi hususlar genel hükümlere uygun olarak taraflarca tespit edilir.(Ek fıkra: 10/6/2010-███████ md.) Madencilik faaliyetlerinin sona ermesi neticesinde idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanları rehabilite edilir. Rehabilite maksadı ile bu alanların orman yetiştirilmek üzere inşaat, yıkıntı ve hafriyat atıkları ile doldurularak ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi için büyükşehir mücavir alanlarında büyükşehir belediyelerine, diğer yerlerde ise il ve ilçe belediyelerine bedeli karşılığında izin verilebilir.(Ek fıkra: 10/6/2010-███████ md.) Maddenin uygulanması ile ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar yönetmelikle düzenlenir" hükmü yer almaktadır.Uyuşmazlıkta; davacı tarafından orman izni talebinde bulunulan alanda daha önceden orman yangını çıkması nedeniyle ağaçlandırma faaliyetlerine ağırlık verileceği bunun Anayasanın 169. maddesinin hükmü gereği bir zorunluluk olduğu ve orman izni verilecek alanın orman bütünlüğünü bozacak olduğu, bunun yanı sıra alanın tarım arazilerine yakın mesafede olduğu, söz konusu hususun davalı idare tarafından gönderilen kroki ve haritalarla ortaya konulduğu anlaşılmıştır.Ormanların devamlılığının sağlayacağı kamu yararı, yanan ormanların yerine yenilerinin yetiştirilmesi yükümlülüğü de gözönüne alınarak, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle aksi yönde oluşan karara katılmıyoruz.