Ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, HGS hesaplarında bakiye olmaması nedeniyle ödenmeyen otoyol geçiş ücretleri ve 6001 sayılı Kanun gereği uygulanan dört katı cezanın tahsili.
Özet: Davacı işletmeci şirket, davalı araç sahibinin ücret ödemeden yaptığı ihlalli köprü ve otoyol geçişleri nedeniyle 6001 sayılı Kanun uyarınca tahakkuk eden geçiş ücreti ve dört katı tutarındaki cezanın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olduğunu iddia ettiği itirazının iptalini ve takibin devamını talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "...’nun işletmesi Davacı Müvekkil Şirket tarafından yürütülmektedir. Davalı-Borçlu şirkete ait "... " plakalı araçlar ile █████/2024-█████/2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin muhtelif ihlalli geçişler yapılmıştır. Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verilmekte ise de, işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediği tespit edilmiştir. Geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine Müvekkil Şirketçe; Davalı-Borçlu Şirket aleyhine ... 23. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 “Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. ” hükmü uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 4 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla tarihinde icra takibi başlatılmış olup, Davalı-Borçlu Şirkete ödeme emri █████/2025 tarihinde ... aracılığıyla tebliğ edilmiştir. Ancak Davalı-Borçlu-Şirket, “yetkiye, borca ve tüm alacak kalemlerine" itiraz etmiş; İlgili İcra Müdürlüğünce de söz konusu itirazın süresinde olması nedeniyle takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Davalı-Borçlu Şirketin itirazları zaman kazanma amacı ile haksız ve kötüniyetle yapılmış olduğundan, tarafımızca süresi içerisinde itirazın iptali davası açılmaktadır. Davalı-borçlu, ikametgah adresinin ... İli ... İlçesinde bulunduğundan bahisle ... İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu yönündeki itirazı yerinde değildir. Zira, bilindiği üzere müvekkil şirketin seçimlik hakkına göre icra takibi hem genel hem de özel yetkili icra dairesinde açılabilecektir.
Davalı-Borçlu Şirkete ait "... " plakalı araçlar ile işletme hakkı Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirkete ait Otoyollardan █████/2024-█████/2025 tarihleri arasında ... vb. istasyonlardan) ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapılmıştır.Davalı-Borçlu Şirkete ait araçların Otoyolları kullandığı anlarda HGS hesapları müsait değildir. Takdir edileceği üzere HGS/OGS hesabını müsait tutmak ve geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiye bulundurmak Davalı-Borçlu Şirketin sorumluluğundadır.
Bununla birlikte Otoyoldaki tüm levha ve uyarılarla yolun genel durumuna dikkat ederek araç kullanmak araç sahiplerinin ve sürücülerin kendi sorumluluklarındadır. Benzer şekilde KGM ve Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket tarafından yapılan ilanlar da vatandaşa yeterli bilgilendirmeyi sağlamaktadır. Bu durumda ücretli otoyolları kullanan Davalı-Borçlu Şirket HGS hesabını müsait tutmayarak Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket’in sağladığı hizmetin karşılığında ücret ödeme yükümlülüğünü kendi kusuruyla ihlal etmiştir. Davalı-Borçlu Şirketin kendi ihmal ve kusurunun neticesini Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket’e yüklemeye çalışması kabul edilemez niteliktedir.
Ayrıca Davacı-Alacaklı Müvekkil şirketçe, Davalı-Borçlu Şirkete ait plakalara ilişkin provizyon sorgusu kontrolü yapılmış ve geçişlere ilişkin provizyon sorgusunun “İptal Ürün / Ürün Kara Listede/Ürün Sisteme Tanımlı Değil ” sonuçları ile döndüğü anlaşılmıştır.(CD içerisinde sunulacaktır.)
Hesabı müsait olmayan ve geçişe ilişkin banka provizyon sorgusu olumsuz dönen davalının HGS etiketinden geçiş ücreti çekilememiş ve ücreti ödenmeyen geçişleri için geçiş ücreti ve bu geçiş için yukarıda açıklandığı üzere ceza bedeli borçları tahakkuk ettirilmiştir. Yapılacak olan hesaplamayla da görüleceği üzere Müvekkil Şirket kanuna uygun olarak ihlalli geçiş ücreti tahakkuk ettirmiş ve cezai yaptırım uygulamıştır.
Ücret Ödemeden Geçiş Yaptığı Tespit Edilen Araç Sahiplerine İlişkin Tesis Edilen İşlemler, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’a Uygun Şekilde Yürütülmektedir. Bu Kapsamda Başvuranın Yaptığı İhlalli Geçişlerle İlgili Ceza Uygulanması Hukuka Uygundur.
... işletiminden sorumlu olan Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket, köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş ücretini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine ilişkin işlemleri, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü’nün Hizmetleri Hakkında Kanun’a (“6001 Sayılı Kanun”) uygun şekilde yürütmektedir. Söz konusu düzenlemeler kapsamında Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket tarafından, geçiş yapan araçlara ait OGS veya HGS hesaplarından geçiş ücreti tahsil edilmektedir. OGS veya HGS cihaz ve hesaplarının uygun olmaması halinde araç sahipleri, ihlalli geçiş tarihinden başlayarak on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilmektedirler. Belirtilen süre içinde ücreti ödemeyenler hakkında ise kanunun açık hükmü uyarınca ücretin dört katı tutarında ceza uygulanmaktadır. Davacı-Alacaklı Müvekkilin söz konusu cezayı uygulamaması kanuna aykırılık teşkil edeceğinden bu konuda müvekkil şirkete bir sorumluluk yüklenmesi hukuka aykırı olacaktır. Dosya kapsamındaki ihlalli geçiş tarihlerinde cezalar hakkında sorgulama yapılabilecek ve müvekkil şirkete ödeme yapılabilecek kanallar açıktır. ... Bankası, ... Bankası web sitesi ... ve mobil uygulamalar üzerinden hem sorgulama hem de Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket’e sanal pos aracılığı ile kredi kartı ve banka kartı vasıtasıyla ödeme yapılabilmektedir. Bundan bağımsız olarak Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket’in gerek 6001 sayılı Kanun uyarınca gerekse de başkaca ilgili mevzuat kapsamında ihlalli geçiş yapan araç sahiplerine, ihlalli geçiş yapıldığına ilişkin herhangi bir bildirim yapma yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Dolayısıyla basiretli tacir olarak davalı firmanın HGS hesaplaırnı müsait tutmakla yükümlü olacağı, nezdindeki araçların ihlalli geçişlerine dair her türlü sorgulamayı yapmasının mümkün olduğu açıktır. Bu bağlamda, müvekkil şirketin uyguladığı tüm işlemlerin mevzuata ve hakkaniyete uygun olduğu açıkça görülmektedir.
Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket’in -fazlaya ve faize ilişkin haklarımız saklı olmak üzere- işbu dava tarihi itibariyle dava konusu icra takibinden kaynaklı güncel dosya hesabı olan 727.625,73-TL alacağı bulunmaktadır.
Davalı-Borçlu Şirketin araçlarının ihlalli geçişlerine ilişkin Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirkete ödenmesi gereken borç, Davalı-Borçlu tarafından hiçbir haklı gerekçe olmaksızın ödenmeyerek dava açılmasına sebep olmuştur. Davalı-Borçlu Şirketin, Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket’in alacağını ödemekten kaçabileceği, huzurdaki dava neticesinde alınacak ilamı etkisiz hale getirmek için mal varlığı değerlerini elden çıkarma yoluna gidebileceği endişesini yaratmaktadır.
Ayrıca bahse konu davada Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket’in alacağı rehinle temin edilmemiş olup, Davalı-Borçlu Şirketin hiçbir açıklama göstermeksizin likit borcunun ödemekten kaçınması Davacı-Alacaklı Müvekkilin alacağına kavuşmasını zorlaştıracağını ve hatta imkânsız hale geleceğini göstermektedir.
Öncelikle rehin ile temin altına alınmamış müvekkil şirket alacağının tahsili için olası hak kaybının ve telafisi imkansız zararların önlenmesi adına davalı şirket hakkında; dava konusu icra dosyasının güncel kapak hesabı olan 727.625,73-TL tutarında borcuna yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının öncelikle teminatsız olarak, aksi takdirde ise uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine,
Davalı-Borçlunun ... 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
Davalı-Borçlu Şirketin İİK.m.67/2.maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin Davalı-Borçluya yükletilmesine, karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Davacı taraf, her ne kadar bir kısım otoyol geçiş ücreti ve ceza tutarına ilişkin huzurdaki davayı ve dayanak icra takibini ikame etmiş ise de, müvekkile ait herhangi bir aracın ilgili tarihlerde ve güzergahta ihlalli yahut ihlalsiz geçişi söz konusu değildir. Özellikle ticari nitelikteki bir kısım araçların, sahte plaka kullanmak suretiyle geçiş yapabildikleri, bu konuda basın yayın organlarında çıkan haberlerde ve muhtelif davalarda görülmektedir. Davacı tarafın milyarlarca doları bulun hacimleri gözetildiğinde daha teknolojik sorunsuz bir yol/yöntem uygulaması gerekirdi. Bu nedenle müvekkilin davacıya bir borcu bulunmamaktadır. Asla geçiş yapıldığını kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafın ilgili geçişler için bilgilendirme yaptığı iddiası da gerçek dışıdır. Müvekkil aracına verilmiş bir bilgi fişi de yoktur. Zaman zaman aşırı yağış yahut sair teknik aksaklıklar nedeniyle davacı gişelerinde teknik sorunlar yaşanabildiği, provizyon bakiyesi olduğu halde tutarın çekilmediği durumlar da olabildiği ve hatta mükerrer ödeme alındığı durumlar olduğu da yine basın yayın organlarında çıkan haberlerde ve muhtelif davalarda görülmektedir. Yine müvekkil aleyhine davacı tarafından açılan ... 12. ATM... E. Sayılı dosyada aldırılan bilirkişi raporunda bu husus açıkça tespit edilmiştir. Davacı tarafın bildirim yükümlülüğü olmadığına ilişkin hususu da asla kabul etmiyoruz. Müvekkilin yüzlerce aracı muhtelif otoyollardan muhtelif tarihlerde geçebilmektedir. İlgili teknik aksaklıklar dikkate alındığında, müvekkilin tüm geçişleri kontrol edebilmesi mümkün değildir. Davacı kendi kusurundan yahut teknik/iklimsel nedenlerden kaynaklı hususlardan dolayı müvekkilden alacak talep edemeyeceği gibi 1 yahut 4 kat tutarındaki cezaları da talep edemez.
Davacı yan otoyol işleten özel bir şirket olup, kamusal niteliği yoktur. 1 yahut 4 kat ceza da talep edemez. Kamusal niteliği olmayan, iki ticari şirket arasında ancak yazılı sözleşme var ise cezai şart yahut menfi zarar veya faiz talep edilebilir. müvekkil ile davacı arasında imzalanmış bir sözleşme de yoktur. Kaldı ki bir an için sözleşme olduğu kabul edilse dahi, bu tür ceza/zararlara ilişkin yüksek mahkeme içtihatları uyarınca kamusal niteliği olmayan iki tüzel şirket arasında fahiş cezai şart yahut zarar talepleri açıkça reddedilmektedir. Davacı bu nedenle müvekkilden alacak talep edemeyeceği gibi 1 yahut 4 kat tutarındaki cezaları da talep edemez. Belirtmek isteriz ki resmi tebligat yapamasa da adi yahut iadeli taahhütlü mektup gönderebileceği veya noterden ihtar gönderebileceği tartışmasızdır. Müvekkil şirketin temerrüde düşürülmesi, faiz, ceza gecikme zammı v.s. talep edilebilmesi için yazılı bildirim yapılması zorunludur. davacı taraf ile aramızda yapılmış bir yazılı sözleşme de yoktur. sözlü bir sözleşme de yoktur. hgs hesabına ilişkin sözleşme ilgili finans kurumu ile yapılır. davacı ile yapılmaz. bu nedenle davacının herhangi bir yolla müvekkile yazılı bildirimde bulunmaksızın asıl geçiş ücreti dışında bir tutar talep etmesi hukuken mümkün değildir. (Asla geçişlerin yapıldığını ve aleyhe hiçbir hususu kabul anlamına gelmemek üzere ) Bu nedenle davacı tarafın ne faiz, ne ceza ve ayrıca hem faiz hem ceza tutarını birlikte talep etmesi hukuken mümkün değildir.
Asla kabul anlamına gelmemek üzere davacı yan, bu geçiş ücretlerini usulüne uygun da müvekkile yazılı bildirmemiştir. SMS BİR YAZILI bildirim usulü değildir. yazılı delil başlangıcı farklı bir kavramdır, yazılı bildirim farklı bir kavram. tebligat kanunu hükümleri açıktır. davacı ile müvekkil arasında akdedilmiş bir sözleşme de yoktur. hgs sözleşmesi ptt yahut ilgili bankalar ile imzalanır. davacı ile değil. haliyle dava konusu takip ve alacağın takip öncesinde muaccel olması söz konusu değildir. ilgili bildirimin yapıldığını ispat yükü davacı üzerindedir.
5-)bahsedilen geçiş tarihlerinde dava konusu araçlar devir görmüştür. müvekkil mülkiyetinde değildir. davacı yan geçiş yapan araçların güncel maliklerine bakmaksızın ilk hesap tarihlerinde bildirilen müvekkil olduğu için takibi yeterli inceleme ve araştırmayı yapmaksızın doğrudan müvekkile yöneltmiştir. geçiş tarihlerinde bahsi geçen araçlar müvekkil mülkiyetinde değildir. örneğin müvekkilin tarihinde hiçbir zaman başakşehir - fenertepe güzergahında taşımacılığı bile olmamıştır. ilgili husus, dava ve takip husumetini ilgilendirdiğinden mahkemece re'sen araştırılması gerekir. araçlarımızı devralan maliklerin geçiş bedellerini ödemesi müvekkilden beklenemez. devralan malikler müvekkilin araçlarını işletenler de değildir.
Bunun dışında davacı taraf müvekkilin provizyon sorgularında iptal ürün/ ürün kara liste gbi gerekçelerle provizyon alınamadığını iddia etmiştir. Asla kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkilin başka geçişlerden kaynaklı ödenmemiş borcu için, dava konusu geçişler için hukuka aykırı şekilde müvekkilin bilgisi dışında davacı yahut ilgili kurumlar tarafından HGS'si iptal edildi ise yahut kara listeye alındı ise, bu doğrultuda hesapta bakiye olduğu halde provizyon çekilmedi ise, her geçiş bağımsız bir borç ilişkisi yaratacağından, burada müvekkilin bir sorumluluğunun doğmayacağı, ne geçiş tutarının ne ceza tutarıın ne de fer-i lerinin müvekkilden talep edilemeyeceği tartışmasızdır. Davacının tek taraflı işlemi ile müvekkilin önceki geçiş borçları nedeniyle, hem müvekkili kara listeye alıp, hem de kara listede olduğu için ücret çekmedik, provizyon almadık şeklindeki iddiası yasal olarak dinlenebilir değildir. Bununla birlikte davacı taraf dorse olarak tabir edilen ( römork/yarı römork ) cinsi araçlar için de geçiş ücreti talebinde bulunmaktadır. Bu tür araçlar trafikte tek başına seyir kabiliyeti olmayan, ancak bir çekici ile çekilebilen araçlar olduğundan, ilgili araçların bağlı olduğu çekicisinden ücret tahsil edildiği halde ayrıca römork için de geçiş ücreti talep edilip edilmediğinin, şayet sis, çamur, yağış gibi durumlardan çekici plakası okunamadığı için römork plakasına ücret yansıtıldı ise, ilgili römorkun bağlı olduğu çekicinin de provizyon kayıtlarının incelenmesi gerekmektedir. Bu hususlar incelendiği taktirde müvekkilin davacıya bir borcu bulunmadığı anlaşılacaktır.
HGS hesabımız, müvekkil şirket kullanımındaki kredi kartına bağlı olup, yapı kredi bankası beylikdüzü ticari şubesi ... numaralı kredi kartıdır. eğer davacı taraf hatalı olarak yapı ve kredi bankasından değil de dava dilekçesi ekindeki listede yer alan bankalardan provizyon çekmeye çalışmış ise bu hususta müvekkilin sorumluluğunun olmayacağı açıktır. Bununla birlikte dava dilekçesi ekinde sadece geçiş listesi yer almamakta olup, diğer sayfalar bulunmamaktadır. Davacı tarafa tüm geçişlere ilişkin liste sunmak üzere süre verilmiş olup, ilgili listenin tarafımıza tebliği ile diyeceklerimizin sorulmasını talep etmekteyiz. zira yine aynı davacının müvekkile karşı aynı konuda ikame ettiği ... 1. asliye ticaret mahkemesi ...e. sayılı dosyaya sunulan tam listede birçok usulsüzlük tespit edilmiş, ilgili listenin sistem tarafından değil davacı yahut vekili tarafından manuel hazırnlanmış olduğu haliyle delil değeri olmadığı ortaya çıkmıştır. (o dosyaya sunulan █████/2025 tarihli dilekçede ayrıntılı olarak usulsüzlükler izah edilmiştir.) huzurdaki davamızda da aynı hususların yaşanması pek muhtemel olup, davacı tarafından tüm liste sunulduğunda tarafımıza tebliğini talep etmekteyiz. Huzurdaki davamız itirazın iptali davası olup, ispat yükü davacı şirket üzerindedir. Bunun dışında davacının müvekkil şirkete keşide/tebliğ etmiş olduğu bir muacceliyet ihtarı da yoktur. Davacı faiz talebinde bulunamaz. Huzurdaki davanın ayrıca bu nedenle de reddi gerekmektedir. Ayrıca davacının haksız ve kötü niyetli olarak takibe giriştiği gözetildiğinde asıl alacak tutarının % 20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı talebimiz bulunmaktadır.
davanın reddini, % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 308. Maddesinde; "(1) Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir.
(2) Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. " şeklinde düzenleme yapılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 311. Maddesinde; "(1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 312. Maddesinde; "(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.
(2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davalı vekilinin █████/2026 tarihinde mahkememize beyan dilekçesi sunduğu ve beyan dilekçesinde, davacı tarafla sulh protokolü imzalandığını, protokol uyarınca davayı kabul ettiklerini, lehlerine icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini, ayrıca davacı tarafından ihtiyati haciz için yatırdıkları teminatın kendilerine iadesini talep ettiği anlaşıldı, okundu dosyasına konuldu.
Davacı tarafa davalı vekilinin sunmuş olduğu kabul beyanının tebliğ edilmiş olduğu anlaşıldı.
Davacı vekilinin █████/2026 tarihinde mahkememize beyan dilekçesi sunduğu ve beyan dilekçesinde taraflar arasında düzenlenen protokol ve davalının davayı kabul beyanına istinaden davalarının kabulüne, yargılama gideri ve arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline, ihtiyati haciz kararı için dosyaya depo edilen tutarın taraflarına iadesini talep ettiği anlaşıldı okundu dosyasına konuldu.
Davalı tarafça sunulan ve davacı tarafça kabul edilen protokolün incelenmesinde ise davacı tarafın yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı talebi bulunmadığı ancak bu anlaşmadan arabuluculuk ücretleri ile dava açıldıktan sonra çıkacak harçların müstesna tutulduğu anlaşılmış olmakla; taraflar arasında akdedilen protokol ile tarafların beyanları dikkate alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KABULÜNE,
1-Davalı tarafından ... 23. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 442.427,50 TL asıl alacak, 111.305,70 TL işlemiş faiz ve 22.261,38 TL KDV üzerinden takip talebindeki şartlarla DEVAMINA,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu md 22 gereğince alınması gereken 13.115,39 TL harçtan peşin alınan 9.836,55 TL'nin mahsup edilerek bakiye 3.278,84 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan teminatın davacıya iadesine,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi █████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!