Kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil ile bedel talebinin, hak düşürücü süre ve zamanaşımı gerekçeleriyle reddedilerek Yargıtayca onanması.
Özet: Bu dava, davacının dedesinden kaldığını iddia ettiği taşınmazlar üzerindeki kadastro öncesi mülkiyet iddiasına dayanarak tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel talebiyle açılmış; ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından, kadastro tespitinin kesinleşmesinden bu yana on yıldan fazla hak düşürücü süre geçtiği ve davacının mülkiyet hakkını ispat edemediği gerekçeleriyle tüm taleplerin reddedilmesi üzerine, Yargıtay da bölge adliye mahkemesinin bu ret kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/9 E., ████████ K.Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkindir.Kadastro çalışmaları sonucunda; dava konusu Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 07... parsel ve 1 02... parsel sayılı taşınmazların yörede 1988 yılında yapılan kadastro tespiti sırasında belgesizden davalılar murisi ... ... adına tespit gördüğü, ... Kadastro Mahkemesine tespitin iptali davası açıldığı ve davanın 06.09.1993 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı vekili; dava konusu taşınmazların evveliyatının dedesi ... ve ...'dan olma ...'ın tapusuzdan malı ve onun tasarrufu altında iken 1956 yılında ölümü ile evlatları ... ..., ... ve ... ...'a kaldığı, bilahare ... ... mirasçılarından Mahmut ... tarafından taşınmazlarda annesi olan ... ...'nın miras hakkı bulunduğu ve bu yerlerin taksime tabi tutulmadığını ancak kadastro ekiplerince yanlış bilgi ve beyanlar karşısında bu taşınmazların davalı ... ... adına tespit edildiğini beyan ederek tespitin iptali ile dosyada mevcut veraset ilâmlarına göre mirasçılar adına tapuya tesciline karar verilmesi talepli olarak ... Kadastro Mahkemesinin 1993/5 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını ve Mahkemece 19.04.1993 tarihli ve ████████ Karar sayılı ilamı ile davacının davasının kabulü ile taşınmazların 1/3 hissesinin ... ... mirasçıları adına tesciline, kalan payın ... ... üzerinde bırakılmasına karar verildiğini ancak davacının murisi ...'ın hissesi verilmeyerek davalı ... ... üzerinde bırakıldığını ileri sürerek yapılan yolsuz tescillerin iptalini ve ... Noterliğinin 15.01.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki muris ... mirasçıları adına tescilini, olmadığı takdirde miras payı oranında bedel istemiştir.Davalı ... vekili; davanın, kadastro tespitinden sonra 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ve davaya konu taşınmazların usule uygun bir şekilde davalılara intikal etmesi nedeniyle davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; kadastro tutanağının kesinleşmesi ile dava tarihi arasında 10 yıldan fazla zaman geçtiği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin hak düşürücü süre nedeniyle, terditli bedele ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin kesinleştiği 06.09.1993 tarihinden itibaren eldeki davanın açıldığı 15.01.2024 tarihine kadar hak düşürücü sürenin geçmiş olmasına, uyuşmazlık konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı olduğunu ispat etme olanağı bulunmayan davacının tazminat da isteyemeyecek olmasına ve taşınmazların kadastro tespitinde senetsizden tespit görmüş menkul mal hükmünde olması nedeniyle muvazaa iddiasının dinlenilmesinin de hukuken mümkün bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.