T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, tatlı imalatı yapan davacı şirketin ticari satımdan kaynaklı cari hesap alacağı için icra takibine yapılan itirazın iptali ve inkar tazminatı talebi.
Özet: Bu hukuki evrak, ticari ilişkiden kaynaklanan ve ödenmeyen cari hesap alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle bir tatlı imalatçısı şirket tarafından açılan davanın dilekçe aşamasını özetlemektedir; davalının savunma sunmadığı, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığı ve davacının takibin devamı ile icra inkar tazminatı taleplerini içeren dosya, mahkeme tarafından ticari davaların hukuki niteliği çerçevesinde değerlendirilmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin tatlı imalatı ve ticareti yapan bir şirket olduğunu, davalı şirket ile da aralarında cari hesaba dayanan bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalı tarafla bu ticareti nedeniyle takip tarihi itibariyle tahakkuk etmiş olduğunu ve muaccel hale gelmiş toplam 19.481,12-TL cari hesap alacağı ödenmediğini, davalının bu borcunu ödememekte ısrar edince bu alacağın tahsili için dayanak cari hesap ekstresi ve faturalar da eklenerek davalı taraf hakkında Büyükçekmece İcra Dairesinin ... E. Sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe haksız surette ve kötü niyetle itiraz ederek takibi durdurduğunu, icra dosyasına sunulan dayanak cari hesap dökümü, fatura ve irsaliyelerin dava dilekçesi ekinde ayrıca sunulduğunu, itiraz ile takibin durması üzerine bu kez zorunlu dava şartı ara buluculuk başvurusunda bulunulduğunu, Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosunun ...
numaralı arabuluculuk dosyası ile yapılan görüşmelerde davalı taraf ile uzlaşma sağlanamadığını ve █████/2026 tarihli anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, QR kodlu, e imzalı arabuluculuk tutanağı ekte sunulduğunu, alacak talebinin haklı olduğuunu, bu alacağın ispatına yarar defter, belge, sair muhasebe kayıtlar ve alacağın dayandığı cari hesap kayıtları ile fatura ve irsaliyelerin bulunmakta olduğunu, bu kayıtlar üzerinde yerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde alacağın ispat edileceğini, takibe davalı tarafça kötü niyetle itiraz edilmesi ve arabuluculuk yoluyla anlaşma sağlanamaması üzerine, takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı borçlunun takip konusu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi için iş bu davanın açılması gerektiğini, davanın kabulüyle, davalı borçlunun Büyükçekmece İcra Dairesinin ... E. Sayılı icra dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun takip konusu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalının icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Taraflar arasındaki alacağa konu ilişkinin münhasıran 6102 sayılı TTK'da düzenlenen ticari işlerden olmadığı anlaşılmakla davalı yönünden tacir araştırması yapılmış olup, ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, Ticaret Sicil Müdürlüğü verdiği müzekkere cevabında davalının tacir olarak ticaret sicil kaydı olmadığını bildirmiştir.
Mahkememizce vergi dairesine müzekkere yazılmış, VUK 176-177. Maddesi gereğince davalının işletmesinin tacir işletmesi mi esnaf işletmesi mi sınırlarında kaldığı hususunun bildirilmesi istenilmiş, vergi dairesi tarafından verilen .... tarihli müzekkere cevabında davalının işletme esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği görülmüştür. Bilindiği üzere VUK 176-177. Maddesi gereğince işletme esasına göre ticari defter tutulması durumunda ilgili kişi tacir olarak kabul edilemeyecek olup, tacir olanların bilanço esasına göre defter tutmasının gerektiği, işletme esasına göre defter tutanların ise VUK 176-177. Maddesi gereğince esnaf statüsünde olduğu anlaşılmakla davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır.
Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi .... Esas, ..... Karar sayılı ilamında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.
Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.
Somut olayda davacı, otoyol geçiş hizmeti nedeniyle alacak talebinde bulunmuş olup dosya kapsamına ve vergi dairesinin yazı cevaplarına göre davalının tacir sıfatının bulunmadığı, ticari işletme kaydının bulunmadığı, faaliyetinin esnaf boyutunda olduğu , taraflar arasındaki uyuşmazlığın da mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." (aynı yönde İstanbul BAM .....HD. ....Esas, .... Karar, İstanbul BAM .....HD. .... Esas, .... Karar sayılı ilamları)
Somut olayda, davacı tarafça fatura alacağına dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğünün █████/2026 tarihli cevabi yazısından, davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu bildirilmiş olup, davalının tacir sıfatının bulunmadığı, faaliyetinin esnaf boyutunda olduğu uyuşmazlığın mutlak ticari davalardan olmadığı, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi için her iki tarafın tacir olması gerektiği, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla; davacı vekilinin davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklana nedenlerle;
1-Davacı vekilinin davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, (Davalı tarafa ihtarat yapıldı)
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra davanın görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2 maddesince bir karar verileceğinin ihtarına, (Davalı tarafa ihtarat yapıldı)
5-Harç, masraf ve vekalet ücretinin HMK.nun 323/1-ğ ve 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemesince değerlendirilmesine,
Dair; kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davalı asilin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
¸e-imza
Hakim ....
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!